Advertisement

AB liderlerinin Salı günü üzerinde uzlaştığı toparlanma anlaşması Avrupa Komisyonunun borçlanarak ve harcama yaparak ekonomiyi canlandırması ekseninde şekilleniyor. Anlaşma hakkında en çok merak edilen konulardan biriyse planlanan yatırımların ne kadarlık bir kısmının ‘yeşil toparlanma’ kapsamında olacağıydı.

Açıklanan detaylar ile birlikte, planlanan hibeler ve kredilerin ‘Multiannual Financial Framework’ (MFF) ve ‘Next Generation EU’ (NGEU) programlarının enstrümanları aracılığıyla verileceği ve bu programların AB’nin gelecekteki politikalarının bel kemiği olacağı açıkça görülüyor.

Bu programlar temel olarak Avrupa Yeşil Anlaşması, dijital dönüşüm ve ekonomilerin dayanıklılıklarının artırılması kapsamındaki programlar ile uyum içerisinde hareket edecek. Bunun anlamı da ayrılan bütçenin neredeyse tamamının AB’nin ‘iklime zarar verme’ prensibiyle uyuşacağı ve ‘prensipte’ yeşil olmayan yatırımcılar için kullanılmayacağı.

Fakat iklime zarar verme aslında pasif bir prensip. Yatırımların iklim sorunlarıyla mücadele etmek için yönlendirilmesini değil, yapılacak yatırımların olan durumu daha da kötüye götürmemesini amaçlıyor. Aktif olarak ise AB bütçesinin ve canlandırma paketinin %30’luk bir kısmının iklimle mücadeleyi direkt hedef alan yatırımlar için kullanılacağı düşünülüyor.

Yatırımlar Hangi Programlar Aracılığıyla Kullanılacak?

Toplam 750 milyar euro tutarındaki anlaşmanın 672.5 milyarlık kısmı toparlanma ve dayanıklılık artırma programı çerçevesinde kullanılacak. 47.5 milyarlık kısmı ‘ReactEU’ programı aracılığıyla pandemiden ciddi derecede etkilenen üye devletlerin kararlı bir şekilde toparlanması için kullanılacak.

5 milyarlık kısmı ‘Horizon Europe’ programıyla bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin fonlanması için kullanılacak. 5.6 milyarlık kısmı ‘InvestEU’ aracılığıyla kamu ve özel sektör yatırımlarının birliğin hedefleri doğrultusunda yönlendirilmesi için kullanılacak.

7.5 milyarlık kısmı ‘Rural Development’ programı kapsamında tarım ve ormancılığın geliştirilmesi ve kırsal alanlarda ekonomik çeşitliliğin artırılması için harekete geçirilecek. 10 milyarlık bölümü ‘Just Transition Fund’ ile yeşil dönüşüm yaşanırken karşılaşılabilecek sosyal ve ekonomik zorlukların giderilmesi için kullanılacak. Son olarak ‘RescEU’ programıyla da 1.9 milyar euro farklı teşvikler için kullanılacak.

Yeşil Dönüşüm İçin Neler Öngörülüyor?

Anlaşma kapsamında AB’nin toparlanma uygulamalarının Paris İklim Anlaşması ve Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleriyle uyumlu olacağı belirtiliyor. Bunun yanında AB bütçesinin ve NGEU harcamalarının en az %30’unun iklim hedeflerine ulaşmak için harekete geçirileceği de sonuç belgesinde yer alıyor.

AB harcamalarının Paris İklim Anlaşmasının hedefleri ve Avrupa Yeşil Anlaşmasının ‘iklime zarar verme’ prensipleriyle uyumlu olacağının da altı çiziliyor.

Anlaşmada ‘Karbon Sınırı’ uygulamasının da 1 Ocak 2023 itibariyle yürürlüğe koyulacağı belirtiliyor. Karbon sınırı uygulaması AB’nin belirlediği karbon salınım hedeflerine uymadan üretim yapan ülkelerin ürünlerine ek vergi uygulanmasını öngörüyor.

Anlaşma temiz ve sürdürülebilir teknolojiler için ayrılan en büyük destek paketlerinden biri olarak görülüyor. Ekonomistler 750 milyar euro değerindeki paket tartışılırken ne kadarlık bir bölümünün yeşil dönüşüm için ayrılacağının net olarak belirtilmemesinden dolayı anlaşmanın ‘yeşil’ kimliğine şüpheyle yaklaşıyorlardı.

Fakat şu an açıklanan sonuç belgesinde sayılarla nicel ve nitel olarak yeşil dönüşümün sınırlarının kesin olarak belirlenmesi çevre dostu fonlar ve ESG üzerine yoğunlaşan yatırımcıların önünü görebilmesini sağlayacak gibi duruyor.

Erol Oytun ERCAN