Advertisement

Ukrayna krizinde Batı ile Rusya arasındaki restleşmenin son perdesinde Moskova Yönetimi’nin Avrupa ve ABD’den tarımsal ürünlere yönelik ithalat yasağı ile gözler Türkiye’ye çevrildi.

2013 yılında Rusya’ya 900 milyon doları yaş meyve ve sebze olmak üzere 1.2 milyar dolarlık tarımsal ürün ihraç eden Türkiye açısından akla gelen ilk soru, mevcut ihracat potansiyelinin ne kadar artış göstereceği yönündeydi.

Geçtiğimiz hafta Rusya’nın Avrupa Birliği ve ABD başta olmak üzere Kanada, Avustralya, Norveç gibi kendisine yaptırım uygulayan ülkelerden et, meyve, sebze, süt ve süt ürünleri ile balık gibi su ürünleri ithalatını yasaklama kararı almasının ardından söz konusu ihracat potansiyeline Türkiye açısından değinmiştik.

Türkiye’nin mevcut ihracat rakamlarında bir artış yaşanabileceğini ve daha önce ihraç etme şansı bulamadığı bazı ürünlere Rusya kapısının açılabileceğini dile getirmiştik. Burada dikkat çeken ürünlerin başında süt ve süt ürünleri ile birlikte tavuk ve yumurtanın da yer aldığı kanatlı sektörü öne çıkıyor.

- Gıda enflasyonu kaygı yaratıyor - 

Ancak bu gelişmelerin bir de Türkiye açısından enflasyon boyutu var.

Rusya’ya gerçekleşen tarımsal ihracattaki olası bir artışa paralel iç piyasada yaşanacak fiyat dalgalanmaları Merkez Bankası’nın enflasyon hedeflerinde negatif bir etki yaratabilir.

Herkesin bildiği üzere bu yıl Türkiye başta don, dolu ve kuraklık olmak üzere olumsuz iklim koşulları yüzünden tarımsal ürünlerde rekolte kayıpları yaşadı.

Fındık, kayısı, kiraz gibi meyveler başta olmak üzere 19 farklı meyve ve sebze olumsuz iklim koşullarından etkilendi.

Bunun tüketici fiyatlarına yansıması kısa sürede etiketlerde kendini gösterdi.

Bu gelişmelere paralel olarak Merkez Bankası, son dönemlerde özellikle gıda enflasyonu tarafında beklentileri aşan rakamlarla karşılaştı.

-  “İlk etapta fiyatlar olumsuz etkilenebilir”-

Tekstilbank Ekonomisti Ayşegül Aykol Kocabaş, Tarım Bakanı Mehdi Eker’inRusya’ya yönelik ihracat potansiyelini değerlendirirken sarfettiği  “Kapasitemizi, üretimimizi ama mutlak surette orta ve uzun vadedeki etki analizini de dikkate almak suretiyle yapmak durumundayız” sözünün kritik önemde ve  olumlu bir yaklaşım olduğu görüşünde.

Ayşegül Aykol Kocabaş, ilk etapta ihracatın artmasının fiyatlar üzerinde olumsuz etki yaratabileceğini dile getirirken, “Arz talep ilişkisi açısından orta vadede üretim dengelendiği sürece ihracatımızın artması olumlu olacaktır.  Enflasyonu ne kadar etkileyeceği de bu programın ya da planlamanın ne kadar iyi yapılacağı ile ilgili olacak. Kısa vadeli bir etki olursa bu zaten iletişimle beklentilere yansımadan belki atlatılabilir. Dolayısıyla kısa vadede bir artış olsa bile bu çok da olumsuz olmaz” dedi.

-  “Rusya’ya ihracattan çok, üretim ve rekolte önemli”-

Anadolu Yatırım Strateji Müdürü Tuncay Turşucu ise bu yıl tarımı olumsuz yönde etkileyen pek çok faktör yaşandığını hatırlatarak doğal afetler, aşırı yağış gibi olayların sonucunu tüketicinin oldukça fazla hissettiğini söyledi. Turşucu, “Bunlar üretici fiyatlarını etkiliyor. O da direk TÜFE’yi etkiliyor. Bu noktada Rusya’ya ihracatımızın çok fazla etkisi olmayabilir. Fiyatı belirleyecek şey Rusya’ya satıştan çok üretim ve rekolte noktasında. Çekirdek enflasyon sürekli yükseliyor. Özellikle gıdada çözülemeyen bir enflasyon var. Olumsuz tarımsal koşulların etkisiyle bu bir türlü yumuşamıyor” diye konuştu.

Dün de Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ile ortaklaşa gerçekleştirdiği Tarım Ürünleri İhracatı Değerlendirme Toplantısı’nda bu konuya değindi.  

- Mehdi Eker: Bütün parametrelere dikkate almak durumundayız-

Mehdi Eker, Rusya’ya ihracatın artması noktasında kendilerini ilgilendiren noktayı şöyle açıkladı: “Biz burada diğer pazarlarımızı da dikkate almak suretiyle bir ilave tedarik yapabilip yapamayacağımıza bakıp değerlendireceğiz. Sektör mensuplarımızla da değerlendirip onların görüşünü alacağız. Kapasitemizi, üretimimizi ama mutlak surette orta ve uzun vadedeki etki analizini de dikkate almak suretiyle yapmak durumundayız. Çünkü bu tek boyutlu bir şey değil. Doğrusal olmayan bir denklem. Bütün parametreleri hepsinin katsayılarını dikkate almak durumundayız” dedi.

Gıda ihracatında uzun vadeli sistemin oluşturulmasını istediklerini dile getiren Eker,  Türkiye’den Rusya’ya tarım ürünleri ihracatına stratejik yönden bakılması gerektiğini söyledi.

- Nihat Zeybekci: ‘Yurtdışına ihracat enflasyonu artırır’ yaklaşımı 30 yıl öncesine gitmek demek- 

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ise “Rusya’ya  yapılan gıda ihracatının enflasyon üzerinde olumsuz etkisi olur mu?" sorusuna ise şu yanıtı verdi: “Piyasayı dengeleme, piyasayı spekülasyonlardan koruma, ani hareketleri engelleme adına Tarım Bakanlığımızın elinde güçlü enstrümanlar var. Olaya ‘Yurtdışına ihracatımız enflasyonu attırır’ anlayışıyla bakmak yaklaşık 25-30 yıl öncesine gitmek demek olur. Yani bunu böyle bir yaklaşım olarak asla görmüyoruz. Enflasyonu biz bir şekilde hallederiz. Yani bunu her şeyin önüne koymakta biraz konuyu ıskalamış oluruz.''

Bloomberg HT Editörü

İrfan Donat

idonat@bloomberght.com