Advertisement

Türkiye Ekonomi Kurumu Başkanı ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Uygur, Türkiye'de teşvik verme kurallarının geçmişte yeterince dikkate alınmadığını belirterek, ''Etkin ve etkili olması için bunlara çok daha sıkı kurallar getirilebilir'' dedi.

Yerli üretimi teşvik politikalarına ilişkin A.A muhabirine bilgi veren Prof. Dr. Uygur, cari açığın bir kısmının tüketici talebinden bir kısmının da şirket kesiminden geldiğini anımsatarak, şirket kesiminde karları artırmak için dağıtılmayan karların vergi oranının, dağıtılan karlara göre düşük tutulabileceğini söyledi. Üretim ölçeği arttıkça maliyetlerin de azaldığını hatırlatan Uygur, büyük ölçekli üretimin çeşitli yöntemlerle teşvik edilebileceğini dile getirdi.

Türkiye'nin birçok bakımdan teşvikleri sınırlama noktasında kendisini uluslararası anlaşmalarla bağladığına dikkati çeken Uygur, ''Örneğin Türkiye, Avrupa Birliği ile yaptığı Gümrük Birliği Anlaşması gereği, ihracatçı sanayilere ayrı teşvik veremez. Dünya Ticaret Örgütü ile yaptığı anlaşma gereği, eğer ithal ürünlere bir vergi koyacaksa yerli ürünlere de koymak zorundadır. Yani ithal ürün, yerli ürün ayrımı yapamaz. Teşvik konusunda bir takım uluslararası anlaşmalarla Türkiye'nin hareket alanının sınırlı olduğunu söylememiz gerekir'' diye konuştu.

AB'nin zaman zaman anlaşmaya aykırı teşvik yapıldığı konusunda Türkiye'yi uyardığını anımsatan Uygur, ''Türkiye de maalesef geri çekilir. Buna karşın, başta Avrupa Birliği ve ABD olmak üzere her ülke bölgesel teşvikler adı altında yatırım ve sanayileşme teşvikleri uygular. Asya'da ise bu teşviklerin çok daha kuvvetli, çok daha vurgulanmış hali uygulanır. Bu ülkeler sanayilerini teşvik etmek için çok dolaylı teşvikler uygularlar'' şeklinde konuştu.

Teşviklerin ekonomik etkinliği ve etkisinin olması için, teşvik politikası kurallarına uyulması gerektiğine işaret eden Uygur, teşvik karşılığı söz verilen faaliyetin hedeflere ulaşıp ulaşmadığının sık sık kontrol edilmesi, sonuçların çok sık değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Bazı ülkelerde teşviklerin amacına uygun kullanılıp kullanılmadığının, yaptırımlarla kontrol edildiğini vurgulayan Uygur, ''Mesela Güney Kore'de, aldığı teşviklerin gereğini yapmayan şirketler kamuoyuna ilan ediliyor. Bazı ülkelerde verilen teşvik geri alınıyor. Teşvik verdiğiniz konuda firma veya sektör gerekli hususları yapamamışsa, o teşvik geri alınır. Aksi takdirde teşvikler etkili, etkin olmaz. Bunun, Türkiye'de en azından geçmişte yeterince dikkate alındığını sanmıyorum. Teşvik verme kurallarını geçmişte yeterince dikkate almadık. Etkin ve etkili olması için bunlara çok daha sıkı kurallar getirilebilir'' görüşünü ifade etti.

Prof. Dr. Korkut Boratav ise, cari açık sorununun yeni teşvik sistemiyle çözülemeyeceğini savunarak, ''Doğrudan doğruya selektif (seçici) planlamaya geçmeleri lazım. Sektörler üzerinde selektif planlama yapılacak, koruma mekanizmaları ve teşvikleri verilecek. Dünya Ticaret Örgütü'nün kurallarının bütün esnekliklerinin sonuna kadar kullanılması mümkün. Gümrük Birliği buna engeldir. Ama Dünya Ticaret Örgütü kurallarının savunma mekanizmaları sağlayacak esneklikleri vardır. Onların kullanılması mümkündür'' yorumunda bulundu.