Advertisement

Euro Bölgesi'ndeki krizin çözümü kapsamında Avrupa Merkez Bankası'nın tahvil alacağına dair beklentiler, AMB Başkanı Mario Draghi'nin yetkililerinin dışına çıkamayacağını söylemesiyle bir kez daha ortadan kalktı.

Financial Times gazetesine konuşan Draghi, insanların, AMB'nin her zaman yetkileri ve yasal şartlar kapsamında hareket ettiğini ve edeceğini kabul etmesi gerektiğini savunarak, "önemli olan hem yatırımcıların hem de vatandaşların güvenini korumak. Bunu da AMB'nin kredibilitesine zarar vererek yapamayız" dedi.

AMB, borç krizinin çözümünün hükümetler tarafından bulunması gerektiğini savunarak, tahvil alımlarına yönelik artan baskılara direniyor. Tahvil alımları yerinde bankacılık sektörüne odaklanmayı tercih eden merkez bankası, bu hafta Euro Bölgesi'ndeki finansal kuruluşlara 3 yıllık sınırsız kredi desteği sağlayacaklarını açıklayacak. Draghi, alacakları likidite desteğinin nasıl kullanılacağına bankaların kendilerinin karar vereceğini söyledi.

"Bankalar bu parayla ülke tahvili satın alabilirler" diyen Draghi, ancak bunun yalnızca seçeneklerden biri olduğunu ve bunun AMB'nin tahvil alım programı başlatması gibi bir şey olmadığını söyledi. AMB Başkanı, "beklentilerden biri bankaların küçük ve orta ölçekli şirketlere destek olarak reel ekonomiye finansman sağlamanması yönünde" dedi.

Bankaların, AMB'nin 20 Aralık'ta 3 yıllık kredileri sunduğu zaman teminat olarak kullanmak üzere İspanyol ve İtalyan tahvili satın aldığına ilişkin spekülasyonların etkisiyle İspanya ve İtalya'nın tahvilleri geçtiğimiz hafta yükseldi. 2 yıllık İspanyol tahvillerinin getirisi yüzde 3.45'le 4 ayın en düşük seviyesine geriledi. 2 yıllık İtalyan tahvillerinin getirisi ise 61 baz puanlık düşüşle yüzde 5.35 seviyesine gerileyerek, 28 Kasım'da yüzde 8.12 seviyesinden kaydetmiş olduğu euro dönemi rekorundan düşüşünü sürdürdü.

AMB'nin tahvil alım programının "ilahi ve sonsuz" olmadığının altını çizen Draghi, programın AMB'nin faiz oranlarının piyasadaki etkisinin zayıf olduğu sürece kullanılacağını belirtti. Draghi, faizlere tavan seviyesi de belirlemeyeceklerini söyledi.