Advertisement

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, herhangi bir kriz senaryolarının olmadığını söyledi.

Babacan, Türkiye Bankalar Birliği Yönetimiyle bir araya geldiği basına kapalı toplantının ardından gazetecilere açıklama yaparak soruları yanıtladı.

Bu yıl dünya konjonktürünün çok değiştiğini ve krizin yeni bir safhasına girildiğini söyleyen Babacan, ''Kriz senaryosu üzerine mi konuştunuz?'' sorusu üzerine, ''Herhangi bir kriz senaryomuz yok. Türkiye'nin önümüzdeki yılla ilgili pozitif bir büyüme beklentisi zaten var. Avrupa'nın resesyona girmekte olduğu da bir gerçek. Avrupa'da, dünyada olup bitenin farkında olarak, 'biz neler yapmalıyız, biz nasıl makul büyüme oranlarını Türkiye'de sürdürebiliriz? Bu tablo içinde bankacılık sektörünün rolü, sorumlulukları nedir?' bunları görüşmüş olduk'' diye konuştu.

Babacan, gelecek yıla ilişkin büyüme rakamlarındaki beklentiler konusunda, orta vadeli programdaki yüzde 4'lük büyüme rakamının, Avrupa'da işlerin orta halli gittiği bir senaryoya göre hazırlandığını, işlerin iyi gitmesi durumunda yukarı yönlü, kötü gitmesi durumunda aşağı yönlü revize edilebileceğini kaydetti. Ali Babacan, her halükarda Türkiye'nin AB'nin en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri olacağını söyledi.

 

-"Tek limit" zaman alacak

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, kredi kartlarında tek limit uygulaması konusunun şu anda BDDK tarafından çalışıldığını belirterek, ''Ama uygulaması kuşkusuz zaman alacak bir konu. Teknik detayların iyi çalışılması lazım. Uygulamada sorunların olmaması lazım. Dolayısıyla şu anda gündemimizde. Ama bu hemen yarın, ertesi gün uygulanacak bir konu değil'' dedi.

Kredi kartında tek limit konusuna ilişkin bir soru üzerine Babacan, ''Bu konu şu anda BDDK tarafından çalışılan bir konu. Ama uygulaması kuşkusuz zaman alacak bir konu. Teknik detayların iyi çalışılması lazım. Uygulamada sorunların olmaması lazım. Dolayısıyla şu anda gündemimizde. Ama bu hemen yarın, ertesi gün uygulanacak bir konu değil'' diye konuştu.

Ali Babacan, kredi kartlarında tek limit uygulamasının hayata geçirileceği zamana ilişkin de şu anda bir takvimin olmadığını bildirdi.

Zorunlu karşılıklara faiz verilmemesi dahil bankacılık sektörüne yönelik düzenlemelerin 8 milyar liralık ek yük getirdiği, dolayısıyla zorunlu karşılıklarda bir indirimin söz konusu olup olmayacağı yönündeki bir soruyu Babacan, şöyle yanıtladı:

''Bunu biz doğrusu bir yük olarak değerlendirmiyoruz. Tam tersine işlerin iyi gittiği dönemde olası zor dönemler için yapılmış bir hazırlık olarak görüyoruz. Bunlar bir yedek akçedir. Zorunlu karşılıkların bir yere gittiği yoktur. Merkez Bankamızda gayet emniyetli bir şekilde durmaktadır. Zaten şartlar gerektiği zaman Merkez Bankamız zorunlu karşılık oranlarını düşürerek, BDDK genel karşılık oranını düşürerek bankalarımıza her türlü desteği verecektir. Ama gerektiği zaman... Şu anda böyle bir gereklilik yok. Şartlar onu gerektirirse bu da yapılabilir. Bunlar Türkiye'nin değerleridir. Hep söylüyoruz; ak akçe kara gün içindir. Buna böyle bakmak lazım.''



-İstanbul Finans Merkezi eylem planının gerektirdiği yasal düzenlemeleri hazırlamak üzereyiz

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, İstanbul Finans Merkezi eylem planının gerektirdiği yasal düzenlemeleri şu anda hazırlamak üzere olduklarını belirterek, ''Önümüzdeki 1-2 ay içinde TBMM'ye sunmayı düşünüyoruz'' dedi.

Babacan, Türkiye Bankalar Birliği yönetimiyle bir araya geldiği toplantının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

İstanbul Finans Merkezi (İFM) projesiyle ilgili paket hazırlığının hangi aşamaya geldiğine ilişkin bir soru üzerine Babacan, İFM konusunda daha önce açıklanmış bir eylem planı bulunduğunu anımsatarak, ''Bu eylem planının gerektirdiği yasal düzenlemeleri şu anda hazırlamak üzereyiz ve önümüzdeki 1-2 ay içinde TBMM'ye sunmayı düşünüyoruz'' dedi.

Babacan, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nın (İMKB) yeni yönetimi konusundaki kararı, önümüzdeki hafta sonuna kadar oluşturarak kamuoyuna açıklayacaklarını söyledi.

Bankalar Birliği ile geçen yıl ve bu yıl gerçekleştirdikleri toplantıların gündem farklılıklarına ilişkin bir soruya verdiği yanıtta Babacan, geçen yıl dünyada ekonominin toparlandığı ve Türkiye ekonomisinin çok hızlı bir şekilde büyüdüğü bir dönemde toplandıkları için bu büyümeyi nasıl yönetecekleri, kredi hacmindeki genişlemeyi nasıl belli bir çerçevede tutacakları konularını konuştuklarını anlattı.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Türkiye'de bankaların hem ihtiyatlı bir şekilde hem de son derece özgüvenli bir şekilde 2011'i tamamladığını belirterek, ''2010 ve 2011 yılı pek çok ülkede bankacılık sektörü için son derece sıkıntılı yıllarken, bizim bankalarımız hem 2010'da hem 2011'de güzel bir performans ortaya koydular'' dedi.

Bu yıl da hem 2011 yılını değerlendirmek, hem de 2012'nin beklentilerini ele almak üzere Bankalar Birliğinin Yönetim Kurulu ile Finansal İstikrar Komitesini bir araya getirdiklerini belirten Babacan, bugünkü toplantının Bankalar Birliğinin daveti üzerine gerçekleştiğini söyledi.

Ali Babacan, toplantıda dünyadaki gelişmeler ile ağırlıklı olarak önümüzdeki dönemde, özellikle 2012 yılında bankacılık sektörünü nelerin beklediği, sektörle ilgili neler yapılması ve hangi konularda reformların gerçekleştirilmesi gerektiğini konuştuklarını, uygulamayla ilgili gündem maddelerini ele aldıklarını ve karşılıklı değerlendirmeler yaptıklarını kaydetti.

Toplantıya Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Tevfik Bilgin, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Şakir Ercan Gül ile Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Vedat Akgiray'ın da katıldığını anımsatan Babacan, böylelikle hem hükümet olarak, hem de bağımsız kuruluşlar olarak bankacılık sektörü konularını genel olarak değerlendirdiklerini ifade etti.

Böyle bir toplantının Avrupa veya Amerika'da yapılması halinde çok farklı konuların, çok farklı gündem maddelerinin ele alınacağına değinen Babacan, Türkiye'de güçlü bir siyasi istikrarın verdiği özgüven ve makroekonomik istikrarın sağladığı olumlu bir ortamda bu toplantıyı gerçekleştirdiklerini vurguladı.



-Hep beraber ustalık dönemini yaşıyoruz

Başbakan Yardımcısı Babacan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Bankalarımız, hem ihtiyatlı bir şekilde hem de son derece özgüvenli bir şekilde 2011'i tamamlamış oldu. 2012 ile ilgili kuşkusuz dünyada riskler var. Ama bu risklere, karşımıza çıkacak farklı senaryolara karşı hazır olmak da bir gereklilik. Ancak biz hükümet olarak ve bankacılık sektörümüz, artık hep beraber ustalık dönemini yaşıyoruz. Bankalarımız zor dönemleri en iyi şekilde geçirmeyi başardılar. 2010 ve 2011 yılı pek çok ülkede bankacılık sektörü için son derece sıkıntılı yıllarken, bizim bankalarımız hem 2010'da hem 2011'de güzel bir performans ortaya koydular. Sağlam bilanço yapıları, makro karlılık oranları var. Bakıyorsunuz takipteki alacaklar neredeyse tarihi düşük seviyelere inmiş durumda. Sermaye yeterliliği tüm dünya ile mukayese ettiğimizde son derece yüksek oranlarda. Dolayısıyla bir yandan dünyadaki ve Avrupa'daki kötü şartlar, bir yandan güçlü bankacılık sistemimiz, bundan sonra neler yapacağımız... Bütün bunları değerlendirdiğimiz bir toplantı oldu.''

BU HABERE YORUM YAZ
 
23 Aralık 2011 Cuma, 14:01 Misafir tek limit ne demek ortak limit de bari, merkez belirlediği limit neye göre olacak , limit düşerse ne olacak borçu olan zaten ödeyebilse kartı komple kapatacak, esnafların tamamı nerdeyse mallarını kartla alıyor nasıl iş çevirecek, çok saçma amaç vatandaşı korumaksa bundan sonra limit artırmayın, borçu olanı tefeciye mahkum edecekler