Advertisement

OSTİM Sanayici ve İşadamları Derneği (OSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Keskin, ''Türkiye ekonomisinin hızla büyümediğini, hızla şişmanladığını'' savunarak, ''Şişmanlayan ekonomilerde en büyük risk, yüksek büyümelerde, yani koşması gereken ritmin dışındaki koşmalarda yaşanan aritmilerdir'' dedi.

Keskin, yıllardır ''Dövizin baskı altında tutulduğu için yükselmediğini, bu konuda Türkiye'de ciddi sıkıntılar olduğunu, dövizdeki yükselişe engel olunduğu için küçük ve orta ölçekli işletmelerin mallarını satamaz duruma geldiğini iddia ettiklerini'' kaydetti.

Sonuçta kendi iddialarının doğru çıktığını anlatan Keskin, ''Döviz, Merkez Bankasının satışlarına rağmen 2011 yılında yüzde 25'in üzerinde artış kaydetti'' dedi.

Son 5-6 yıllık süreç içerisinde dövize dayalı satış yapan yan sanayi işletmelerinin ürünlerini üretemez duruma geldiklerini dile getiren Keskin, bunun nedeninin ürünlerin maliyetinin yükselmesine karşın dövizin yükselmemesi nedeniyle insanların dış piyasaya yönelerek söz konusu ürünleri Çin ve uzakdoğu piyasasından ithal etmesi olduğunu söyledi.

Bunun sonucunda Türkiye'nin bu yıl ''tarihi dış ticaret açığı'' verdiğini ifade eden Keskin, ''Türkiye Cumhuriyeti neredeyse 2001 yılında devralınan dış ticaret hacmi kadar dış ticaret açığı verdi'' diye konuştu.

''Türkiye ekonomisinin hızla büyümediğini, hızla şişmanladığını'' savunan Keskin, ''Şişmanlayan ekonomilerde en büyük risk, yüksek büyümelerde, yani koşması gereken ritmin dışındaki koşmalarda yaşanan aritmilerdir. Bunlar da ekonomiler için çok büyük risklerdir. Belli bir süre sonra ekonomik kaygılar başlar ve güven endeksleri düşer'' dedi.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın dövizle borçlanılmaması yönündeki uyarılarını hatırlatarak, 2012 yılı için yapılan bu uyarıyı kendilerinin yaklaşık 5 yıldır dile getirdiklerini belirten Keskin, ''Çünkü bunun mücadelesi içinde olan ve rekabet koşullarında bunun sıkıntısını çeken KOBİ'lerdir. Büyük işletmeler döviz bazında borçlanırlar, yurtdışına döviz bazında mallarını satarlar. Onlar için dövizin büyümesi fayda sağlar. Çünkü iç piyasadaki mallara TL bazında ödeme yaparlar. Ama yurtdışına döviz bazında satarlar'' yorumunu yaptı.



-''Sıcak paranın yanaşacağı limanı kimse bilemez''-



Yurt içinden sağlanması mümkün olan malların yurt dışından ithal edilmesine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Keskin, otomotiv yedek parça sektörü örneğini vererek bu alanda bütün yedek parçaların Türkiye'de üretilebildiğini söyledi.

Yıllardır bu konuda mücadele ettiğini ve işadamı olarak ithalat yapmamaya çalıştığını, ancak bugün itibariyle bu durumu sürdürmenin mümkün olmadığını anlatan Keskin, ''Geçen hafta Şangay'da otomotiv yedek parça fuarındaydım. Üzülerek söylüyorum, Türkiye'deki bütün otomotiv yedek parça satıcılarının hepsi oradaydı. Hepsi mal bağlantısı yaptılar, imzalarını attılar. Maalesef herkes mal getiriyor'' dedi.

Türkiye'nin 2011 yılında üç konuda rekor kırdığını, bunların ithalat, ihracat ve dış ticaret açığı rakamları olduğunu vurgulayan Keskin, dış ticaret açığının Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinden gelen sıcak para ile finanse edildiğini kaydetti.

Sıcak paranın yönü, bayrağı ve milliyeti olmadığına dikkati çeken Keskin, ''Sıcak paranın ne zaman, hangi limana yanaşacağını hiç kimse kestiremez. Sıcak para, en kolay liman değiştiren emtiadır'' diye konuştu.

Dış ticaret açığını finanse etmek için kalıcı finans kaynaklarına ihtiyaç duyulduğunu anlatan Keskin, bunun ancak Türkiye ile ilgili ''güvenilir, huzurlu ve ekonomisi ayakta bir ülke'' imajı verildiği takdirde mümkün olduğunu dile getirdi.

Yurt dışındaki girişimcilerin ancak bu şekilde Türkiye'ye yatırım yapacağını kaydeden Keskin, bu yatırımların da dış ticaret açığının kapanmasına yardımcı olacağını belirtti.

Bu yılın ekonomi alanında yaşanan bazı gelişmelerin 2012 yansımalarının ne şekilde olacağına ilişkin görüşlerini de paylaşan Keskin, 2012 yılında enflasyonun çift haneli olmasını beklediklerini bildirdi.

Bütçe giderleri artacağı için bütçenin enflasyondaki bu gelişmeye göre ayarlanması gerektiğine dikkati çeken Keskin, bütçe giderlerinin karşılanması için ÖTV oranlarına artış yapılmasından endişe duyduklarını söyledi.



-''Asya-Pasifik'in ithalatında yer almalıyız''-



2012 yılına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Keskin, gelecek yıl krizle boğuşan Avrupa ülkelerinin toparlanamayacaklarını tahmin ettiğini söyledi.

Bu yüzden, Türkiye ile AB'nin ekonomik entegrasyonunun ciddi sekteye uğrayacağını kaydeden Keskin, yaklaşık, 1 trilyon 200 milyar dolarlık ithalat yapan Çin ve Hindistan gibi ülkelerin ithalat paylarının içerisinde Türkiye'nin de yer alması gerektiğine dikkati çekti.

Söz konusu pazarlara satılacak malların katma değeri yüksek ürünler olmasının önemine değinen Keskin, ''Bununla ilgili olarak bilişim sektörü ve savunma sanayi sektöründe ciddi yatırımlar yapılmalı. Ülkeyi bilişime ve savunma sanayisine yöneltecek çalışmalar içerisine girilmeli'' dedi.

Afganistan, Hindistan, Pakistan üçgeniyle Türkiye'nin bir dönem ciddi oranda ticari ilişkileri olduğunu, ancak ABD'nin Afganistan'a girmesinin ardından bu ilişkilerin zayıfladığını dile getiren Keskin, şunları söyledi:

''Ama Türkiye öyle bir lojistik konuma sahip ki İran'a, Afganistan'a, Hindistan'a ve Türk Cumhuriyetlere gidecek bütün ürünler Türkiye'den geçmek zorunda. Türkiye, çok ciddi bir lojistik üs olabilir. Özellikle Mersin limanına çok ciddi yatırımlar yapılmalıdır. Bunun dışında Trabzon'dan Batum'a çok ciddi geçiş limanları ve lojistik üsler yapılarak o ülkelerin ihtiyaçlarının sağlanmasıyla ülkemizin çok ciddi gelirler elde edeceğine inanıyorum.''