Advertisement

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, 2011 yılının ilk aylarında cari açığın biraz yüksek çıktığını belirterek, ''Bunun çeşitli sebepleri var ama en büyük sebebi, Merkez Bankasının eski yönetiminin geçen yıl tüm ikazlarımıza rağmen, almakta adeta direndiği, bir yerde muhalefet ettiği Para Politikası Kurulunun zamanında almadığı tedbirlerden dolayı TL'nin aşırı değerlenmesi sonucu olarak ortaya çıkan bir ithalat ve cari açık rakamıydı'' dedi.

İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliğinin Marriott Otel'de yapılan 2012 Yılı Seçimli Olağanüstü Genel Kuruluna katılan Çağlayan, burada yaptığı konuşmada, bugün açıklanan ödemeler dengesi rakamlarını değerlendirdi.

Bakan Çağlayan, 2011 yılı Kasım ayında cari açığın 5,19 milyar dolar olduğunu belirterek, bunun 2011 yılının en düşük üçüncü rakamı olduğunu ifade etti.

Geçen yılın aynı ayına göre, cari açıkta yüzde 13 oranında azalma olduğunu dile getiren Çağlayan, ''2011 yılının ilk aylarında cari açık biraz yüksek çıktı. Bunun çeşitli sebepleri var ama en büyük sebebi, Merkez Bankasının eski yönetiminin geçen yıl tüm ikazlarımıza rağmen, almakta adeta direndiği, bir yerde muhalefet ettiği Para Politikası Kurulunun zamanında almadığı tedbirlerden dolayı TL'nin aşırı değerlenmesi sonucu olarak ortaya çıkan bir ithalat ve cari açık rakamıydı'' diye konuştu.

Geçen yılın ilk 6 ayının cari açık ortalamasının 7,5 milyar dolar olduğunu anımsatan Çağlayan, şunları kaydetti:

''Son 5 ayın, 2011'den bahsediyorum cari açık ortalaması 5 milyar dolara düşmüştür ve 11 aylık cari açık rakamı 70,2 milyar dolar olmuştur. Cari açık, ödemeler dengesi derken sadece mal ticareti değil, hizmet ticareti de son derece önemli bir kalemdir. Döviz kazandırıcı hizmetler çok önemli bir kalemdir. Cari açığın bir çok sebebi var. Türk lirasının aşırı değerlenmesi bunu en büyük tetikleyen yapılardan biridir. Bunu otomobil sektöründe geçen sene gördük. Tenkit etmiyorum arkadaşlarımı ama önemli olan, tenkit edilmesi gereken Türk lirasını bu kadar aşırı değerlendirip, suni cennet yaratanlara benim sitemim.''

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, ''2011 yılının 11 ayında Türkiye'ye gelen doğrudan yatırım miktarı 12,1 milyar dolar oldu. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 70 artış var. Türkiye'ye gelen 2011'in 11 ayında gelen doğrudan yatırım miktarının yüzde 86'sı Avrupa'dan geliyor'' dedi.

Çağlayan, İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği'nin, Marriot Otel'de yapılan Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, iklimlendirme sektörünün Türkiye için önemini vurguladı.

Sektörde faaliyet gösteren firmaların her geçen yıl dış ticaret açığına olumlu yönde katkı sağlayacak yatırımlar gerçekleştirdiğini dile getiren Çağlayan, İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliğinin kurulmasıyla bu ivmenin artacağını ifade etti.

Bakan Çağlayan, sektörü en iyi bilenlerden biri olduğunu belirterek, üniversitedeki diploma projesinin ısıtma ve havalandırma olduğunu söyledi.

Geçen yılın ilk 11 ayını içeren verilere bakıldığında, sektörün 5,1 milyar dolarlık ithalatı, buna karşılık 4,6 milyar dolarlık ihracatı olduğunu aktaran Çağlayan, arada 500 milyon dolar civarında bir dış ticaret açığının bulunduğunu bildirdi.

Sektörde dış ticaret açığının azaltılması yönünde önemli adımların atıldığını dile getiren Çağlayan, ''2012 yılında inşallah bu birliğin niye kurulduğunu göstererek, artıya geçeceğiz'' dedi.

İklimlendirme sektörünün dünyada 70 milyar dolar civarında hacme sahip olduğunu aktaran Çağlayan, şunları kaydetti:

''Önümüzdeki iki yılda yaklaşık 84-85 milyar dolar seviyesine çıkacağı öngörülen bir sektör ve biliyoruz ki ülkemizde de sektörün gerek yurtiçindeki payı gerek yurtdışındaki payı artacaktır. Sektörün 2023 yılı hedefi 20 milyar dolardır. Yani 500 milyar dolarlık ihracat hedefi içinde 20 milyar dolarlık bir paydır, ama ben ümit ediyorum ki bu 20 milyar doları daha da artıracağız. Yaklaşık o tarihlerde Türkiye'nin 30-35 milyar dolarlık iç pazarı oluşacaktır. Yani sektör o yıllara geldiğimizde çok önemli bir güce sahip olacaktır.''

-''Yapılanları tüm Türkiye takdir ediyor''

Sektörün ihracatının artmasında en önemli etkenlerden birinin müteahhitlik, müşavirlik ve mühendislik sektörü ile birlikte yapılacak çalışmalar olduğunu vurgulayan Bakan Çağlayan, bu sektörlerin çok yakın çalışma içinde olması gerektiğini ifade etti.

Türk özel sektörünün yaşadığı gelişmeyi çok yakından takip ettiğini dile getiren Çağlayan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Önemli dönemlerden geçiyoruz. Muhalefet yapmak isteyenleri mutlu etmese de ben tüm ihracatçılara teşekkür ediyorum. Özellikle böylesine zor bir ortamda, ihracatta Türkiye'nin yüzünü güldürdüğünüz için size teşekkür ediyorum. Siz, iki kere ikiyi üç göstermek isteyenlere hiç itibar etmeyin. Şunu bilin ki yapılanları tüm Türkiye takdir ediyor, biz takdir ediyoruz.

Şimdi bunun üzerine evvelallah yenilerini ilave edeceğiz. Sizi sırf muhalefet yapma adına eleştirenlere, kurdan dolayı ihracat yapmamakla sizi farklı noktalara getirmek isteyenlere vereceğiniz en büyük cevap, 2012 yılında ihracatı 150 milyar dolar seviyesine çıkarmaktır. Ben size fazlasıyla güveniyorum. Biz tüm bakanlık olarak sizin emrinizde, hizmetinizdeyiz.''

-''Sadece ithalat rakamları açıklanıyor'' eleştirisi-

Türkiye'nin ithalat yapısına değinen Çağlayan, ''Sayın Bakan sadece ithalat rakamlarını söylüyor, ithalat rakamlarını söylemiyor'' şeklinde eleştiriler yapıldığını hatırlattı.

İthalat verilerinin de tamamen şeffaf şekilde açıklandığını ve kendisinin bu verilerin analizini geniş katılımlı basın toplantısıyla yaptığını söyleyen Çağlayan, bu yıl da 2011 verilerinin ardından, ithalat rakamlarını geniş katılımlı bir basın toplantısıyla değerlendireceğini dile getirdi.

Çağlayan, ''Hani ağzı olup konuşanlar var ya... Cari açıktan, ithalattan bahsedenler... Bunların cari açıktaki ve ithalattaki, dış ticaret açığındaki rollerini sizinle paylaşacağım. Acaba toplumun bu konudaki genel konsepti ne? Çok fazla değil, 15-20 gün sonradan bahsediyorum. Taşların yerinden oynadığı açıklamalar olacak. Yoksa niye saklayalım'' diye konuştu.

Dış ticaret açığı konusunda Türk sanayinin önce zihinsel ve ardından yapısal dönüşüme ihtiyacı olduğunu anlatan Çağlayan, bugünkü dünyada eski üretim yapısıyla yola devam edilemeyeceğini söyledi.

-''Yüksek katma değer ihtiva etmeyen yatırımlar asla desteklenmeyecek''-

''Yüksek teknoloji, yüksek katma değer ihtiva etmeyen yatırımlar asla tarafımızdan desteklenmeyecektir'' diyen Çağlayan, AK Parti Hükümeti'nin, dünyanın hiç biryerinde olmayan en iddialı ARGE teşvik yasasını çıkardığını belirtti.

Artık Türk sanayicisi ve ihracatçısının ''hammallık'' yapmaması, yükte hafif pahada ağır ihracata yönelmesi gerektiğini ifade eden Çağlayan, Türkiye'nin ihracat yapısının, ithalat yapılan ülkelerin ithalat yapısına göre belirlenmesinin önemine değindi.

-''Ekonomi dibe vurduğunda cari açık da vermiyoruz''-

Çağlayan, şöyle konuştu:

''Türkiye'nin ihracatı şu anda ithalatının yüzde 56,6'sını karşılıyor. Yüzde 75'lere çıktığı dönemler var. Ama bunlar cari açığın değil, cari fazlanın olduğu dönemlerdir. Bu da ekonomi dibe vurduğu dönemlerde olmuş. Bakın 1994'e, 2001'e, bakın 2008'e, benzer hareketleri göreceksiniz. Ama Türkiye büyümek zorunda. 500 milyar dolar ihracat hedefimiz var.

İşte bakın Avrupa'nın haline. Avrupa'nın ekonomi havası buz gibi. Ve bakın doğrudan yatırım sermaye girişlerine. Avrupa'daki, soğuktaki kardeşlerimizi de Türkiye'ye davet ediyorum. Gelin, bizim sıcak iklimimizden faydalanın. Yatırımlarınızı buraya getirin. Ve bunun da geldiğini görüyoruz.

-Doğrudan yatırımların yüzde 86'sı Avrupa'dan''-

2011 yılının 11 ayında Türkiye'ye gelen doğrudan yatırım miktarı 12,1 milyar dolar oldu. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 70 artış var. Türkiye'ye gelen 2011'in 11 ayında gelen doğrudan yatırım miktarının yüzde 86'sı Avrupa'dan geliyor.''

Çağlayan, Türkiye'nin yatırım açısından en sıcak, en iyi iklim olduğunu vurguladı.

Türkiye'de üretimi olmayan, ithal edilen ürünlerin Türkiye'de üretilmesinin teşvik edilmesi konusunda çok önemli değişikliklerin görüleceğine işaret eden Çağlayan, ''Cari açık Türkiye'nin kaderi değil'' dedi.

-''Hizmet ticaretinde fazla veriyoruz''-

Bu noktada hizmet ticaretinin de belirleyici bir unsur olduğunu kaydeden Çağlayan, Türkiye'nin mal ticaretinde açık verdiğini anımsattı. Türkiye'nin hizmet ticaretinde net döviz girişi sağlayan bir ülke olduğunun altını çizen Çağlayan, şunları kaydetti:

''Geçen yılın 11 ayında hizmet ihracatı 37 milyar dolar olmuştur. Turizm, sağlık, lojistik, bankacılık gibi alanlarda yapılan hizmet ihracatı geçen yılın 11 ayında 37 milyar dolardır. 2010 yılın tamamında bu rakam 34 milyar dolardı. 2011'de, 2010'a göre artış yüzde 15'tir. 11 aylık hizmet ithalatı ise 18,8 milyar dolardır. Hizmet ticaretinde ithalatı kadar dış ticaret fazlası veren bir ülke haline geldik. 11 ayda net 18,2 milyar dolar dış ticaret fazlamız var. Bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 24'lük bir artış. Bunlar cari açık açısından son derece önemli rakamlar.''

Hizmet ticaretinin kapsamını olabildiğince genişleteceklerini dile getiren Çağlayan, bu konuda yapacakları bir basın toplantısında da, Türkiye'nin hizmet ticaretinde nasıl önemli bir oyuncu olacağını kamuoyuyla paylaşacaklarını anlattı.

Çağlayan, 2010'da 3,7 trilyon dolarlık global hizmet ticaretinden Türkiye'nin yüzde 1'e yakın pay aldığını, bu rakamın mal ticaretinde ise yüzde 0,80-85 civarında olduğunu belirtti.

2012 yılının, cari açığın azaltılmasında önemli bir eylemin başladığı bir yıl olacağına dikkati çeken Çağlayan, Türkiye'nin üretimde ölçek sorunuyla tasarruf problemi bulunduğunu kaydetti.

Yeni teşvik sisteminin bu sorunları hedef alacağını aktaran Çağlayan, teşvik sisteminin sadece ithalatı azaltacak bir sistem olmayacağını, ihracat ve döviz girişini artıracak bir sistem de olacağını dile getirdi.

-''31 Avrupa ülkesinden 19'u cari açık veriyor''-

Çağlayan, cari açıktan korkmanın bir anlamı olmadığına, bugün Avrupa'nın 31 ülkesinden 19'unun cari açık verdiğine de işaret etti.

Çağlayan, İklimlendirme Sanayi İhracatçı Birliği'nin de cari açık konusunda üstüne düşeni yapacağını dile getirdi.

Bu yılın Ocak ayında ihracatın tam gaz devam ettiğini vurgulayan Çağlayan, ''1-10 Ocak 2012 tarihlerinde Türkiye'nin ihracatı 2,8 milyar dolar olmuştur. Ki bu, 8 iş gününe tekabül ediyor. Bu ihracat artışı, tarihi rekor kırdığımız 2011 yılının 1-10 Ocak tarihine göre yüzde 21,9 daha fazladır. Ocak ayına da bereketli başladık, şükürler olsun. Hani derler ya 'Perşembe'nin gelişi Çarşamba'dan belli olur' diye'' değerlendirmesinde bulundu.

-''İhracatçıya gaz da veriyoruz, gazını da alıyoruz''-

246 gümrük bölgesine ihracat yapmanın her babayiğidin harcı olmadığını kaydeden Çağlayan, ''Bakın bunları size gaz vermek için söylemiyorum. İhtiyacınız olduğunda gaz da vereceğiz size. Zaman zaman da gazınızı alıyoruz'' esprisini yaptı.

Çağlayan, Türkiye'nin şu anda sadece Kiribati ve Palau gümrük bölgelerine ihracat yapamadığını da sözlerine ekledi.

Bakan Çağlayan daha sonra, İklimlendirme Sanayii İhracatçıları Birliğine ilk üye olan firma ile ilk ihracatı gerçekleştiren birlik üyesine ödüllerini verdi.

-''Sektörümüzün 2023 hedeflerine emin adımlarla yürüyor''-

İklimlendirme Sanayii İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Levent Aydın da birliğin 1 Aralık 2011 tarihinde gerçekleştirilen genel kurul ile faaliyetine başladığını anımsattı.

Kuruluş Genel Kurulu'ndan bugüne kadar geçen 40 günlük sürede üye kayıt işlemlerinin başlatıldığını ve 6 Ocak itibariyle 167 firmanın birliğe üyeliğinin tamamlandığını belirten Aydın, şöyle konuştu:

''Birliğimiz kuruluşu akabinde sektörümüzün iştigal alanındaki ürünler ile ilgili Ekonomi Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunmuş ve Bakanlıkça tarafımıza iştigal sahamız bildirilmiştir. İştigal sahamız içindeki ihracat rakamları 2010 yılı için 3,6 milyar dolar iken 2011 yılında bu rakam yüzde 29,5 oranında artışla 4,65 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. Sektörümüzün 2023 ihracat hedefi 25 milyar dolar olarak belirlenmiştir. 2010 yılı ihracat verileri başlangıç olarak gözönüne alındığında sektörümüzün yıllık ortalama yüzde 16'lık bir büyüme ile bu hedefe ulaşabileceği öngörülürken, 2011 yılı ihracat rakamlarının yüzde 29,5 oranında artarak gerçekleşmesi sektörümüzün 2023 hedefleri doğrultusunda emin adımlarla yürüdüğünün kanıtıdır.''

-Yönetim Kurulu Listesi-

Konuşmaların ardından geçilen ve tek liste ile girilen seçimde, Yönetim Kurulu Başkanlığına AFS Flexible Kanal Tic. Ltd. Şti. Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Poyraz seçildi.

Yönetim Kurulu Asil Üyeleri ise şu firmalar oldu:

''Friterm Termik Cihazlar San. ve Tic. A.Ş, Panel Sistem Soğutma San. ve Tic. A.Ş, Üntes Isıtma Klima ve Soğutma San. ve Tic. A.Ş, Alarko Carrier San. ve Tic. A.Ş, Bosch Termoteknik Isıtma Klima Tic.A.Ş, Ahmet Yar Soğutma San. ve Tic. A.Ş, Klas Isıtma Soğutma Klima San. ve Tic. Ltd. Şti, Niba Su Soğutma Kuleleri San. Tic. A.Ş, Faf Vana San. ve Tic. Ltd. Şti ve Türk Demir Döküm Fabrikaları A.Ş.''

Seçimin ardından firmalar, yönetim kurulunda kendilerini temsil edecek kişilerin bilgilerini birliğe ayrıca bildirecek.

BU HABERE YORUM YAZ
 
11 Ocak 2012 Çarşamba, 14:54 Misafir adam haklı