Advertisement

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, kasım ayı işsizlik rakamlarının Türkiye'nin bugüne kadarki en düşük kasım ayı işsizlik rakamı olduğunu belirterek, rakamların Türkiye ekonomisinin ne kadar dinamik, güçlü ve istihdam odaklı bir yapıya sahip olduğunun göstergesi olduğunu kaydetti.

Bakan Çağlayan, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından düzenlenen Türkiye-Güney Afrika İş Forumu'nda, Türkiye'de 2011 yılı Kasım ayında işsizlik oranının, bir önceki yılın aynı ayına göre 1,9 puan azalarak, yüzde 9,1 olarak gerçekleşmesini değerlendirdi.

Rakamların Türkiye'nin bugüne kadarki en düşük kasım ayı işsizlik oranı olduğuna işaret eden Çağlayan, Türkiye'nin çevredeki bu kadar sıkıntıya, ihracatının yüzde 75'ini yaptığı pazarlarda yaşanan bu denli probleme karşın kasım ayı işsizlik rakamlarının yüzde 9,1 olmasının Türkiye ekonomisinin ne kadar dinamik ne kadar güçlü ve istihdam odaklı bir ekonomik yapıya sahip olduğunun göstergesi olduğunu vurguladı.

Çağlayan, ''Bunu zaten herkes görüyor. Biz kendimize rüzgar, gaz verip kendimizi götürmek niyetinde değiliz ama ülkemizin, ülke ekonomisinin farkındayız. Bugün gelmiş olduğumuz ekonomik istikrarı biz değil bütün ülkeler aynı şekilde takdir ediyor. Bugün Türkiye 75 milyon nüfusu, 28 yaş ortalaması, 25 milyon insanın istihdam edildiği bir ülke, dünyanın 246 gümrük bölgesine yüzde 92'si sanayi ürünlerinden oluşan bir ihracat yaparken, her yıl iş gücüne katılan yaklaşık bir milyon insana iş buluyor'' diye konuştu.

Bakan Çağlayan, Türkiye'nin mevcut işsizlere istihdam yarattığını, uyguladığı dışa açık, dünyanın tüm bölgeleriyle olan ticaretinin, stratejisinin bir parçası olarak görülmesi gerektiğini kaydetti.

-''Önümüzdeki yıllara ilişkin önemli işaretler veriyor''-

2010 yılı kasım ayı işsizlik rakamlarının Türkiye ekonomisinin dinamizmini, gücünü, istihdam yaratan bir sistemle ekonomisini oluşturmasının çok net bir göstergesi olduğuna değinen Çağlayan, şunları söyledi:

''Bu bize 2012 ve önümüzdeki yıllara ilişkin de önemli işaret veriyor. Türkiye ekonomisinin yakalamış olduğu büyüme performansının istihdama nasıl yansıdığının en önemli kanıtlarından biri. Bizim 2012 yılı itibariyle işsizlik rakamı beklentimiz aslında biraz yüksekti. Ben ümit ediyorum ve tahmin ediyorum ki biz böyle gidersek Orta Vadeli Programda koymuş olduğumuz işsizlik rakamı hedefini yeniden aşağı yönlü revize etmek imkanına sahip olacağız.

2011 yılında ekonomik büyüme bilhassa yılın ikinci yarısında, ilk yarısına göre düşüşe geçmesine rağmen işsizliğin yüzde 9,1 rakamına gelmesi üzerinde önemli durulması gereken bir noktadır. Biz 2011'in ilk 6 ayında önce yüzde 12 civarında bir büyüme arkasından, sonra 3. çeyrekte 9,6 büyüme yakalamıştık. İkinci yarıdaki büyüme ilk yarının altındaydı. Buna rağmen işsizlik rakamları yüzde 9,1'e gelmiş...''

-''IMF Tahminin revize edecek''-

Zafer Çağlayan, Türkiye ekonomisinin dinamizmini kaybetmeden büyümeye devam ettiğini vurgulayarak, Bu yıl yüzde 4 büyüme hedefini aşacağımızı bugünden söylemek istiyorum. Türkiye büyümesine ilişkin tahminlerde bulunan IMF'de ciddi bir yanılgı içine girecektir. IMF Türkiye ekonomisi ile ilgili yaptığı tahminlerini son iki yıldır sürekli revize ediyor. Türkiye ile ilgili büyüme tahminini de yukarı revize edecektir'' dedi.

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Türkiye ile Güney Afrika'nın 5-10 milyar dolarlık dış ticareti çok rahat yapabilecek güce, ekonomiye sahip olduğunu kaydetti.

Bakan Çağlayan, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından düzenlenen Türkiye-Güney Afrika İş Forumu'nda, Türkiye'nin dünyanın 17'inci, Güney Afrika'nın da dünyanın 27'inci büyük ekonomisi olduğunu ancak her iki ülke arasındaki ticaret hacminin potansiyelin çok altında olduğunu kaydetti.

Her iki ülkenin toplam Gayri Safi Milli Hasılası'nın (GSMH) 1,2 trilyon doları geçtiğini, her iki ülkenin toplam dış ticaret rakamlarının 560 milyar dolar olduğunu dile getiren Çağlayan, Türkiye'nin 135 milyar dolar ihracat yaptığını, Güney Afrika'nın ise ihracat rakamının 90 milyar dolar seviyesinde olduğunu anlattı.

Çağlayan, iki ülkenin 560 milyar dolar olan dış ticaret rakamlarındaki iki ülkenin ortak ticaret payının yüzde 1 dahi olmadığını, bu oranın binde 5 seviyesinde gerçekleştiğini kaydetti.

Türkiye ile Güney Afrika arasındaki dış ticaretin Türkiye aleyhine olduğuna işaret eden Çağlayan, ''Bu durum tabii bizi mutlu etmiyor. Biz istiyoruz ki ticaretimiz dengeli olsun. Otomobili 4 teker üzerinde götürmek gerekiyor. Ticaretin dengesiz olduğu yerlerde ben hep örnek verirken, otomobilin sağlıklı gitmediğini, balans bozukluğundan dolayı bir tarafa yatmış, iki teker üzerine gittiğini hep ifade ediyorum. Bugün Türkiye Güney Afrika ile 5-10 milyar dolarlık dış ticareti çok rahat yapabilecek bir güce ve ekonomiye sahiptir'' diye konuştu.

-Serbest Ticaret Anlaşması-

Zafer Çağlayan, her iki ülke iş adamlarının birlikte üçüncü ülkelerde iş yapabileceklerini dile getirerek, her iki ülke iş adamları için bu yönde çok büyük avantaların olabileceğini söyledi.

Güney Afrika'nın, Afrika kıtasında Türkiye'nin üçüncü büyük ticaret partneri olduğunu ve Türkiye ihracatında 6. ihracat pazarını oluşturduğunu dile getiren Çağlayan, dünya ticaretinin yön değiştirmeye başladığı bir ortamda iki ülkenin farkındalıkla yapabilecek çok önemli işbirliklerinin olduğunu kaydetti.

Bakan Çağlayan, ''Türkiye'nin AB ile olan Gümrük Birliği anlaşması noktasında 11 yıldır haksız rekabete maruz kalmış olduğu Güney Afrika, Avrupa arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması'nın (STA) ve bunun sanayicilere getirmiş olduğu adeta pazara giriş engelinin kaldırılması noktasında artık bir mesafe kat edeceğimizi ümit ediyorum bugün yapmış olduğumuz görüşmeden. Teknik heyetlerimiz bir araya gelecekler, bilhassa belli sektörlerde ve ürünlerde neler yapılacağını görüşecekler. Her iki iş adamları da bizden böyle bir şey bekliyor'' diye konuştu.

-''Biz sizi kendimize rakip değil, partner olarak görüyoruz''

Türkiye'nin 17 yıldır Gümrük Birliği anlaşması dolayısıyla sanayi ürünlerine maksimum ortalama yüzde 4,2 vergi uyguladığını anımsatan Çağlayan, ''Ama maalesef STA'nın olmadığı bir çok ülkede pazara girişte bir çok ürünlerimiz çok ciddi gümrük duvarları ile engellerle karşı karşıya kalıyor. Bunu centilmenlik ve ticarette haksız rekabeti önleyecek bir yapıya getirmek hükümetlerin görevi'' dedi.

Türkiye ile Güney Afrika'nın birbirine rakip iki ülke olmadığına işaret eden Çağlayan, Güney Afrikalı iş adamlarından, Türk sanayicisini, Türk yatırımcısını kendilerine rakip görmemesini istedi.

Çağlayan, ''Biz sizi rakip olarak görmüyoruz, biz sizi ortak, partner olarak görüyoruz. Biz sizlerle gerek ülkelerimizde gerek üçüncü ülkelerde işbirliği yapalım istiyoruz. Sanayi ve ticaret yapımıza baktığımız zaman birbirimizi tamamlar mahiyette bir dokuya sahip olduğumuzu görüyoruz. İki ülkenin yatırımlarının, ticaretinin artırılması güzel doğru ama yetmez. Gelin biz Türk iş adamları ile Güney Afrikalı kardeşlerimizi üçüncü ülkelerde iş birliği yaptıralım. Bu konuda biz Türkiye ve iş adamları olarak her türlü iş biriliğine hazırız.'' şeklinde konuştu.

Global anlamda yaşanan ekonomik krizlerle birlikte dünyanın eksenini kaydığını ifade eden Çağlayan, önceden gelişmiş ülkelerin, gelişmekte olan ülkelere mal sattığını ancak son dönemde bu olgunun tam tersi yönünde değiştiğini anlattı.

Bakan Çağlayan, bundan 10 yıl önce gelişmiş ülkelerin dünya ticaretinde yüzde 60 oranında paya sahip olduğunu anımsatarak, son dönemde bu oranın yüzde 50'şer olarak, gelişmiş ülkelerle, gelişmekte olan ülkeler arasında gerçekleştiğini sözlerine ekledi.