Advertisement

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin İstanbul İl Gençlik Kolları'nın 3. olağan kongresine telekonferans yöntemiyle katılarak, ''Bugün aranızda bulunmayı oradaki heyecanı, coşkuyu sizlerle birlikte yaşamayı çok arzu ediyordum. Ancak bildiğiniz gibi 26 Kasım'da geçirdiğim operasyonun nihai aşaması ve rutin parçası olan son durum nedeniyle doktorlarımızın tavsiyesi üzerine evimde istirahate devam ediyorum. Geçen hafta içinde rutin çalışmalarımıza kısmen başladık. İnşallah bu hafta itibariyle de rutin mesaiye başlayacak ve millete hizmet mücadelemizi artan bir ivmeyle devam ettireceğiz'' dedi.

Erdoğan, AK Parti İstanbul İl Gençlik Kolları'nın Abdi İpekçi Spor Salonu'nda gerçekleştirilen 3. Olağan Kongresi'ne Üsküdar Kısıklı'daki konutundan telekonferans yöntemiyle katıldı.

Başbakan Erdoğan'a telekonferans yöntemiyle bağlantı sağlandıktan sonra kongreye katılanlar, ''Aynı yoldan geçmişiz biz, aynı sudan içmişiz biz'' sözlerini de içeren şarkıyı seslendirdi.

''Söz şimdi büyük ustada'' diye sunulan Erdoğan, katılımcıları hasret ve muhabbetle selamladığını belirterek, Gençlik Kolları'nın 3. Olağan Kongresi'ne başarı diledi.

Erdoğan, ''Bugün aranızda bulunmayı oradaki heyecanı, coşkuyu sizlerle birlikte yaşamayı çok arzu ediyordum. Ancak bildiğiniz gibi 26 Kasım'da geçirdiğim operasyonun nihai aşaması ve rutin parçası olan son durum nedeniyle doktorlarımızın tavsiyesi üzerine evimde istirahate devam ediyorum. Geçen hafta içinde rutin çalışmalarımıza kısmen başladık. İnşallah bu hafta itibariyle de rutin mesaiye başlayacak ve millete hizmet mücadelemizi artan bir ivmeyle devam ettireceğiz'' dedi.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Biz bu ülkede gayrimeşruluğa izin vermeyiz. Hiçbir zaman seçilmişleri, atanmışlara kul etmeyiz'' dedi.

Erdoğan, AK Parti İstanbul İl Gençlik Kolları'nın Abdi İpekçi Spor Salonu'nda gerçekleştirilen 3. Olağan Kongresi'ne, Üsküdar Kısıklı'daki konutundan telekonferans yöntemiyle katıldı.

Erdoğan, partisinin değişimin ve demokratikleşmenin lokomotif hareketi olarak tarihi bir sorumluluk üstlendiğini belirterek, AK Parti'yi yolundan saptırmaya yönelik her türlü girişimin Türkiye'nin rotasına müdahale anlamına geldiğini söyledi.

Demokraside, yasamanın, yürütmenin, yargının yetki ve sınırlarının belli olduğunu ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

''Sınırları aşan her türlü girişim, yetki gasbıdır, millet iradesinin çiğnenmesidir. Gücünü milletten almayan, milletle aynı yöne, aynı istikamete bakmayan her girişim millet nezdinde, anayasa ve yasalar nezdinde gayrimeşrudur. Biz bu ülkede gayrimeşruluğa izin vermeyiz. Hiçbir zaman seçilmişleri, atanmışlara kul etmeyiz. 9 yıl boyunca gerek yasama, yürütme ve yargının gerek kurumların uyum ve koordinasyon içinde çalışabilmesi için tam bir hassasiyet içinde olduk. Reformlarla uyguladığımız kararlı politikalarla gerçekleştirdiğimiz sessiz devrim niteliğindeki değişim ve dönüşümle, kurumların uyum ve koordinasyonunu en güçlü şekilde temin ettik. Hiç kimse ellerini ovuşturmasın, hiç kimse fitne ve fesat tohumlarının yeşereceği umuduna kapılmasın, hiç kimse kriz duasına çıkmasın, hiç kimse kaos ve çatışma hayalleri kurmasın. Bu ülkenin tüm kurumları tarihte hiç görüşmemiş ölçüde uyum ve motivasyon içinde görevlerini yapıyorlar.''

Recep Tayyip Erdoğan, yargı, emniyet, asker ve istihbaratın büyük bir koordinasyon içinde millet adına ve millet için özveriyle vazifelerini yerine getirdiklerini vurgulayarak, herhangi bir kurumu yıpratmanın, kurumlar arasında uyumsuzluk varmış gibi lanse etmenin, kaosa hizmet etmenin, ülkeye de millete de hayır getirmeyeceğini söyledi.

Münferit hadiseleri abartanların, farklı mecralara sevk etmek isteyenlerin ne ülkeye ne de millete hizmet etmiş olmayacaklarını bilmesi gerektiğini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

''Tam tersine bunlar Türkiye'nin hasımlarına, düşmanlarına hizmet etmiş, onların değirmenine su taşımış olurlar. Açık söylüyorum, ne devletin kurumları arasında ne de bu milletin evlatları arasında bir çatışma, bir husumet, anlaşmazlık yoktur ve olamaz. Bu ülkenin aydınlarını, yazarlarını, medyasını, özellikle de siyasetçilerini daha sağduyulu ve daha sorumlu davranmaya davet ediyorum. Sağduyuyu telkin etmek yerine, kışkırtmaya tercih edenler, millet önünde mahcup olurlar ve mahcup olacaklardır.

Hükümetin, TBMM'nin tasarrufunu, sağduyulu girişimlerini, millet idaresini yücelten adımlarını farklı yerlere çekenler, millet huzurunda büyük utanç yaşarlar. Bizler, ülkemize, sevgi tohumları ekmenin, kardeşlik iklimi geliştirmenin mücadelesi içindeyiz. Hiçbir provokasyona, hiçbir tezgaha, hiç bir fitne girişimine fırsat vermeyiz, alet olmayız. Kimse AK Parti'yi gönülden seven kesimlerin gönül dünyasını kirletemez, samimiyetini zedeleyemez, kardeşlik dünyasını zehirleyemez. Bizler, basiretle, ferasetle, inanç ve muhabbetle yolumuza devam edeceğiz.''

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dünya ile rekabet edebilen, dünyayı yakından takip eden, meselelere sahip çıkan, bir ayağı bu topraklarda, diğer ayağı ile alemleri gezen bir gençlik tahayyül ettiklerini belirterek, ''En önemlisi de milli, manevi değerlerine sahip çıkan, onları yaşatan, geleceğini geçmişinden aldığı güç, gurur ve ilhamla şekillendiren bir gençlik tasavvur ediyoruz. Altını çiziyorum; modern, dindar bir gençlikten bahsediyorum. Dininin, dilinin, beyninin, ilminin, ırzının, evinin, kalbinin davacısı bir gençlikten bahsediyorum'' dedi.

Erdoğan, AK Parti İstanbul İl Gençlik Kolları'nın Abdi İpekçi Spor Salonu'nda gerçekleştirilen 3. Olağan Kongresi'ne Üsküdar Kısıklı'daki konutundan telekonferans yöntemiyle katıldı.

Başbakan Erdoğan, Ağustos 2001'de, AK Parti'yi kurulduğu günden bu güne kadar her fırsat ve zeminde, her platformda üzerine basa basa, altını kalın çizgilerle çize çize ifade ettiği bazı hususları özellikle gençlere bir kez daha hatırlatmak istediğini söyledi.

''Lütfen bu sözlerimi iyi dinleyiniz. Bu sözlerimi yürekten, gönülden idrak etmenizi, sözlerim üzerinde tefekkür etmenizi ve sözlerimi ulaşabildiğiniz herkese iletmenizi sizlerden özellikle rica ediyorum'' diyen Erdoğan, 14 Ağustos 2001 tarihinde AK Parti'yi milletin kurduğunu, harcını milletin kardığını, tuğlasını milletin döşediğini, kilimini milletin dokuduğunu, hamurunu milletin yoğurduğunu kaydetti.

AK Parti'nin milletin partisi olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

''AK Parti, yegane sahibi millet olan bir siyasi parti, yegane temsilcisi millet olan bir siyasi harekettir. AK Parti yoksulların, yolda kalmışların, fakir fukaranın, garip gurebanın partisidir. AK Parti, Eyüp'teki işçinin, Kağıthane'deki yoksulun, Bakırköylü esnafın, Pendik'te zanaatkarın, Çatalca'da sanayicinin, Üsküdar'da öğrencinin, Sarıyer'de hanım kardeşlerimizin, Fatih'te gençlerin partisidir. AK Parti, 81 vilayette Türk'ün, Kürt'ün, Çerkez'in, Boşnak'ın, Arap'ın, Laz'ın, Gürcü'nün, Roman'ın, Sünni'nin, Alevi'nin, kısacası tüm etnik grupların, tüm inanç gruplarının, tüm renklerin partisidir. AK Parti, Gazze'deki, Bağdat'taki, Saraybosna'daki, Kabil'deki, Mogadişu'daki, Trablus'taki, Kahire'deki, Şam, Halep, Lazkiye, Humus'taki mazlumların, mağdurların oralardaki kardeşlerimizin umudu bir partidir. Altını çizerek ifade ediyorum, AK Parti, belli zümrelerin partisi değildir. AK Parti seçkinlerin partisi değildir. AK Parti belli çevrelerin hele hele çetelerin partisi hiç değildir.''

AK Parti'yi nasıl millet kurduysa, ona istikamet çizen, rota çizen, kılavuzluk edenin de sadece ve sadece millet, milletin mahşeri vicdanı, ortak aklı olduğunu herkesin bilmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, şunları ifade etti:

''Bizim milletin huzurunda boynumuz kıldan incedir. Onun haricinde hiç kimsenin huzurunda eğilmeyiz, hiç kimsenin önünde boynumuzu bükmeyiz, hiç kimseye eyvallah demeyiz. Milletin emanetini taşıyoruz. Biz omzumuzda kutsal, mübarek ve son derece kıymetli ve hassas bir emanet taşıyoruz. Biz her zaman diyoruz ki, Türkiye kazanacaksa biz kaybetmeye razıyız. Biz hiçbir zaman AK Parti'nin politik kazanımını düşünerek basit siyasi hesaplarla hareket etmedik. Her zaman Türkiye'nin menfaatini, selametini düşünerek hareket ettik. 9 yıl boyunca milletten aldığımız güç ve yetkiyle milletin emanetine uzanan elleri elimizin tersiyle ittik, bundan sonra da böyle olacak. Her ne pahasına olursa olsun milletin emanetine sahip çıkmaya, milletin çıkarını her türlü siyasi hesabın üzerinde tutmaya devam edeceğiz. 9 yıl içinde kirli senaryoları deşifre ettik, 9 yıl boyunca demokrasiye müdahale girişimlerini boşa çıkardık, 9 yıl boyunca çetelerle yılmadan, yıkılmadan mücadele ettik. Unutmayın, bugün Türkiye demokratikleşiyorsa, şeffaflaşıyorsa çetelerle, karanlık odaklarla terör örgütleriyle amansız bir mücadele veriliyorsa tamamen AK Parti iktidarının kararlı iradesinin cesaret ve azminin bir neticesidir. Türkiye'nin demokratikleşme mücadelesi sadece iktidar partisinin değil, tüm partilerin, sivil toplum örgütlerinin, medyanın, iş dünyasının, tek tek tüm vatandaşların içinde yer almaları gereken bir süreçtir.''

-Modern ve dindar bir gençlik-

Başbakan Erdoğan, bu ülkede geçmişte yapılan hataların millete ve ülkeye de çok ağır bedeller ödettiğini belirterek, bu bedellerin de tekrar tekrar ödenmesine, millete yeniden ağır faturalar ödetilmesine razı olmayacaklarını söyledi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''İşte onun için 'gençlik' diyoruz. İşte onun için en büyük yatırımı yeni nesillere, gençlere yapıyoruz. İyi eğitim almış, en modern altyapıya kavuşmuş, bilgi ve hikmetle donanmış bir gençlik için tüm imkanları seferber ediyoruz. Dünya ile rekabet edebilen, dünyayı yakından takip eden, meselelere sahip çıkan, bir ayağı bu topraklarda, diğer ayağı ile alemleri gezen bir gençlik tahayyül ediyoruz. En önemlisi de milli, manevi değerlerine sahip çıkan, onları yaşatan, geleceğini geçmişinden aldığı güç, gurur ve ilhamla şekillendiren bir gençlik tasavvur ediyoruz. Altını çiziyorum; modern, dindar bir gençlikten bahsediyorum. Dininin, dilinin, beyninin, ilminin, ırzının, evinin, kalbinin davacısı bir gençlikten bahsediyorum. Kökü ezelde, dalı ebedde bir sistemin aşkına, vecdine, diyalektiğine, estetiğine, irfanına, idrakine sahip bir gençlikten bahsediyorum. Ben şu anda Abdi İpekçi Kapalı Spor Salonu'ndaki gençliği böyle bir gençlik olarak karşımda görüyorum. Türkiye'nin aydınlık gençliğini ve geleceğini bir daha selamlıyorum. AK Parti İstanbul gençliğini, sizin şahsınızda ülkemin tüm gençlerini muhabbetle selamlıyorum. İstanbul İl Gençlik Kollarının Kongresine başarılar diliyorum. Yeni görev alacak kardeşimize Allah yar ve yardımcısı olsun. Yolunuz ve bahtınız açık olsun.''