Advertisement

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Türkiye'nin büyüme performansının büyük bir başarı olduğunu belirtti.

Babacan, Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö, eski Cumhurbaşkanı Tarja Halonen ile görüştükten sonra basın mensuplarına açıklama yaptı.

Türkiye'nin büyüme performansını herkesin hayretle karşıladığını ifade eden Babacan, ''Türkiye ekonomisinin hele Avrupa'nın bu kadar zor bir dönemde dünyanın zor bir döneminde ortaya koyduğu büyük bir başarıdır. Bu büyüme performansı herkesin bir bakıma gıpta ettiği özellikle Avrupa'dan bakıldığında hem hayretle karşılanan hem de gıpta edilen bir rakam. Değil yüzde 8,5, bunun yarısı, bunun yarısının yarısını alalım, hatta yüzde yarımlık, yüzde 1'lik bir büyüme için yoğun çaba sarf eden o kadar çok ülke var ki şu anda Avrupa'nın genelinde. Tabii bu son derece olumlu bir sonuç'' dedi.

Özellikle bu büyümenin özel sektör aktivitesinden gelmesinin dikkatin çekilmesi gereken bir olduğunu vurgulayan Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Burada kamu harcamalarının büyümeye bir katkısı yok. Zaten 2009'dan bu yana, yani krizin başladığından bu yana hep iddiamız şu olmuştur. Böyle bir dönemde kamu harcamalarını artırarak büyümeyi sağlayamazsınız, bunu deneyen Avrupa ülkelerinin hepsi şu anda krizin daha da derinlerinde. Çok daha sert harcama kısıcı tedbirlerle o derinlerden su üstüne çıkmaya çalışıyorlar. Dolayısıyla bu gelişmeler aslında bizim ta 2009'dan bu yana 'kriz nasıl yönetilir' tezini bir bakıma doğrulamış oluyor. Biz ne dedik; 'siz devlete güveni sağlayacaksınız, kamu borç stokunuzu kontrol altında tutacaksınız, bütçenizi kontrol altında tutacaksınız, güven ortamında büyüme özel sektör eliyle olacak'. Bu şu anda gerçekleşmiş durumda. 2010 yılında yüzde 9'luk bir büyüme, 2011 yılında yüzde 8,5 oranında bir büyüme, kuşkusuz bu çok sevindirici. Öte yandan açıklanan GSYH rakamlarıyla beraber değerlendirdiğimizde şunu da memnuniyetle görüyoruz ki kamu borcunun milli gelire oranı Türkiye'de yüzde 39,4'e düşmüş durumda. Özellikle kamunun net Döviz cinsinden borcu milli gelirin yüzde 1'inin bile altına inmiş durumda. Sadece 0,8. Döviz cinsinden kamunun net borcuna baktığımız zaman sadece binde 8'i kadar rakama inmiş durumda.''

Bu kamu maliyesi göstergelerinin ne kadar sağlam ve sıhhatli bir yapıda olduğunu gösterdiğini ifade eden Babacan, ''Geçen sene yine 1,4'lük bir bütçe açığıyla kapattık. Yüzde 34'lük bir kamu borç stoku bu Avrupa ortalamalarının yarısının da aşağıda bir rakam'' şeklinde konuştu.

Türkiye'nin enflasyonunun bu aralar nispeten yüksek olduğunu, cari açığının da yüksek olduğunu belirten Babacan, ''Buna rağmen Türkiye'de istikrar varsa buna rağmen Türkiye büyümeyi elde ediyorsa bu ağırlık olarak bizim kamu maliyesinde sağladığımız disiplin ve borç stokundaki ve bütçe açığındaki ortaya koyduğumuz sorumlu, titiz duruşun sonucudur. Bu sonuçlar bizi mutlu ediyor, ancak şunu da görmek lazım'' dedi.

Ali Babacan, 2012 yılında Türkiye'nin büyüme hızının 2011'e göre biraz daha düşük olacağına dikkati çekerek, ''Buna da hazır olmamız gerekiyor. Çünkü büyümenin hızı önemli. Aynı zamanda sürdürülebilir oluşu da son derece önemli. Bundan sonraki dönemde her zaman istikrar önceliğimiz olacak. Güven ortamını korumak önceliğimiz olacak ve yine ağırlıklı olarak özel sektör yatırımlarıyla büyüme Türkiye'nin temel çizgisini oluşturacak'' ifadesini kullandı.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, son dönemde özellikle jeopolitik risklerin artmasıyla beraber petrol fiyatlarının arttığını bunun da akaryakıt ve doğalgaz fiyatlarına yansıdığını belirterek, ''Bu kaçınılmaz bir sonuç'' dedi.

Babacan, Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö, eski Cumhurbaşkanı Tarja Halonen ile görüştükten sonra basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Türkiye'nin petrol ve doğalgazını dışarıdan ithal ettiğine işaret ederek, ''Petrol ve doğalgazın fiyatı da dünya piyasalarında oluşuyor. Oluşan fiyattan biz bunu ithal ediyoruz. Son dönemlerde özellikle jeopolitik risklerin artmasıyla beraber petrol fiyatları da arttı. Bunun da kuşkusuz hem akaryakıt ve doğalgaz fiyatlarına yansıması oluyor. Bu kaçınılmaz bir sonuç. Dışardan ithal ettiğimiz bir ürün. Hem de dolar bazında yükseliyor. Bir de bunun kurdaki artışı da göz önünde bulundurulduğunda bizim enerji ile ilgili şirketlerin zararına iş yapıyor olması tabii bizim kabul edemeyeceğimiz bir gelişme. Dolayısıyla bunun iç piyasaya yansıması doğal. Elektriğimizin yaklaşık yarısı doğalgazdan üretiliyor'' şeklinde konuştu.

''Doğalgazda olan maliyet artışının elektrik fiyatlarına yansıması kaçınılmaz bir sonuç. Bunlar bizim arzu ettiğimiz, görmek istediğimiz gelişmeler değil. Hem cari açık açısından hem enflasyon açısından enerji fiyatlarının yükselmesi bizim arzu ettiğimiz bir gelişme değil'' diyen Babacan, öte yandan dünya piyasalarının Türkiye'nin iç piyasasına yansımasının kaçınılmaz olduğunu kaydetti.

Babacan, bunun enflasyona bir etkisi olup olmayacağı yönündeki bir soruya da ''Bugün için daha erken ama bizim bu yılki enflasyon tahminlerinde doğalgaz, elektrik ve akaryakıta gelebilecek olası artışlar belli ölçüde varsayımlarla girmişti zaten. Yılın ortasına daha varmadık. Bundan sonraki dönemlerde fiyatlar nasıl gelişecek, petrol fiyatları ne yöne seyredecek, Ortadoğu ile ilgili gelişmeler, özellikle İran ile ilgili gelişmeler hangi yöne gidecek, bunlar kuşkusuz petrol fiyatları üzerine belirleyici unsurlar'' karşılığını verdi.

-Enflasyon hedefi-

Ali Babacan, enflasyon hedeflerinin revize edilip edilmeyeceği yönündeki bir soru üzerine de ''Bugün itibariyle değil ama biliyorsunuz Merkez Bankamız her üç ayda bir enflasyon tahminlerini tekrar yeniliyor ve tekrar yayınlıyor. Eğer bir revizyon gerekiyorsa bunu Merkez Bankamız yapacaktır. Biz hükümet olarak enflasyon tahmini yıl içinde yayınlamıyoruz. Orta vadeli programda yılda bir kez enflasyon tahmini ortaya koyuyoruz. Ama Merkez Bankamız 3 ayda bir muntazam olarak enflasyon tahminini yeniliyor'' şeklinde konuştu.

Üst kurullara başkan atamalarıyla ilgili olarak da Başbakan Yardımcısı Babacan, ''Şakir Bey'in (TMSF Başkanı Şakir Gül) süresi doldu. Tevfik Bey'in de (Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı Tevfik Bilgin) 11 Nisan'da dolacak. Hem TMSF, hem BDDK ile ilgili kararlarımızı önümüzdeki haftalarda alacağız. Bugün için açıklama yapmak erken'' dedi.

Yatırımcıların merakla beklediği teşvik paketinin ne zaman açıklanacağı konusuyla ilgili bir soruya karşılık da Babacan, ''Büyük ihtimalle sayın Başbakanımızın başkanlığında bizim Koordinasyon Kurulu (Ekonomi Koordinasyon Kurulu) üyelerinin de yer aldığı bir basın toplantısıyla öyle zannediyorum ki bu hafta içinde açıklarız. Bu hafta çalışmalar biter diye düşünüyorum'' şeklinde yanıt verdi.

İstanbul'da düzenlenen Suriye Halkının Dostları Grubu toplantısıyla ilgili olarak da Babacan, ''Suriye toplantısı gerçekten önemliydi. Dünyanın her yerinde çok ses getirdi. 83 ülke ve çok sayıda uluslararası kuruluş katıldı ve temsil edildi. Önemli olan toplantıda uluslararası toplumun tek vücut olarak güçlü bir duruş, siyasi bir duruş ortaya koyabilmesiydi. Bu da gerçekleşti diye düşünüyorum'' dedi.

Oldukça başarılı bir toplantı gerçekleştirildiğini ifade eden Babacan, Türkiye'nin bu konuda ortaya koyduğu liderlik ve öncülüğün Suriye halkının yanında yer alışının dünyanın her yerinde takdir edildiğini kaydetti.

BU HABERE YORUM YAZ
 
02 Nisan 2012 Pazartesi, 14:56 Misafir sayın bakan türkiye büyüyor evet ama istihdamsız büyüyor. gerçek işsizlik bu ülkede - bandında. bunları neden söylemiyorsunuz? ülkede bu kadar işsizlik ve zamlar varken türkiye'nin %8.5 büyümesi bize itibar kazandırmaz!!
02 Nisan 2012 Pazartesi, 14:52 Misafir biz büyümede dünya 3. sü olmuşuz yok bilmem dünyanin en iyi 16. nci ekonomisi olmuşuz da geçin bunlari biz benzinde doğalgaz da elektirikte dünya birincisiyiz gögsünüz kabara kabara çikip bunu bir basin toplantisiyla açiklasaniza sayin bakan ha bide enerji ve tabii kaynaklar bakanlığımız var hiçbir doğal kaynağı işletemeyen fakat dışarıdan ithal eden bir bakanlık adına ithalat bakanlığı deseniz ya şuna kimi kandırıyorsunuz otamatik fiyetlandırmaymış (zammın adını değiştirdiler) memur zamlarına da %20 zam bekliyoruz...