Advertisement

(A.A) 1 Mayıs 1977'de Taksim Meydanı'ndaki kutlamalarda hayatını kaybedenlerin anısına Kazancı Yokuşu'nda saygı duruşunda bulunuldu ve Taksim Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bırakıldı.

DİSK Genel Başkanı Erol Ekici, KESK Genel Başkanı Lami Özgen, DSP Genel Başkanı Masum Türker, Avukat Eşber Yağmurdereli ve çeşitli sendikalardan işçilerin yer aldığı grup, 1 Mayıs 1977'deki kutlamalar sırasında hayatını kaybedenler için ilk olarak Kazancı Yokuşu'nda saygı duruşunda bulunuldu.

Burada bir açıklama yapan DİSK Genel Başkanı Ekici, 1 Mayıs'ı anlamına uygun olarak kutlamak isteyen tüm bileşenlerle Taksim Meydanı'nda bulunduklarını söyledi.

Başta 1 Mayıs 1977 olmak üzere değişik tarihlerdeki kutlamalarda yaşamını yitiren ''1 Mayıs şehitlerine'' olan borçlarını ödemenin mutluluğunu yaşadıklarını belirten Ekici, yasaklanan 1 Mayıs Taksim alanını özgürleştirmenin, Türkiye işçi ve emekçi haklarının kürsüsünü kurmanın onuruyla onlara olan borçlarını ödemenin gururunu yaşadıklarını söyledi.

Ekici, ''Bundan sonra başta 1977, 1986 ve 1996'da 1 Mayıs'ta şehit olan yoldaşlarımızın katilleri bulunup hesap verene kadar ısrarımız devam edecek. Tüm şehitlerimize bıraktığınız mirasa sahip çıkanlar var. Siz rahat uyuyun diyorum'' şeklinde konuştu.

Saygı duruşunun ardından, DİSK Genel Başkanı Ekici, KESK Genel Başkanı Özgen, DSP Genel Başkanı Türker, CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu ve bir grup işçi, arama noktasından geçerek, bariyerle çevrilmiş olan Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bıraktı.

Daha sonra, gazetecilere açıklama yapan KESK Genel Başkanı Özgen, 1 Mayıs'ı birlik ve dayanışma ruhuyla kutlamanın coşkusu içinde olduklarını söyledi.

Bu mücadelede yılardır emek veren, çeşitli dönemlerde yaralanan ve hayatını kaybedenlerin onurlarına bağlılıklarını ifade eden Özgen, 1 Mayıs'ı Taksim Meydanı'nda kutlamanın onurunu yaşadıklarını kaydetti.

Özgen, dayanışma ve mücadele günü olan 1 Mayıs'ın Türkiye'ye, dünya halklarına kardeşlik, barış ve özgürlük getirmesini temenni etti.

İstanbul'da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, kutlamaları sonunda Türkçe ve Kürtçe okunan bildiride, ''İşçi sınıfının, ezilen halkların kurtuluşu, birlikte mücadeleyle kapitalizme, emperyalizme ve işbirlikçi uşaklarına karşı kazanacağı zaferdedir. Sınıfsız, sömürüsüz bir dünyadadır'' denildi.

DİSK, KESK, TMMOB, TTB ve Gazetecilere Özgürlük Platformu öncülüğünde Taksim Meydanı'nda kutlanan 1 Mayıs İşçi ve Dayanışma Günü sonunda hazırlanan bildiri, Türkçe ve Kürtçe okundu.

Bildiride, Taksim'i kazanmak için yürütülen direnişteki taleplerden biri olan 1977'nin 1 Mayıs katliamcılarının yargılanmasının takipçisi olunacağı belirtildi.

Taksim Meydanı'nın adının, ''Taksim 1 Mayıs Meydanı'' olarak değiştirilmesi istenen bildiride, miadını doldurmuş kapitalizmin, varlığını sürdürebilmesi için insana dair ne varsa saldırdığı, özgür ve insanca yaşanabilir bir dünya, bir toplum umudunu yok etmek istediği zamanların yaşandığı kaydedildi.

Emperyalizmin, bütün dünyaya kendi istediği şekli vermek istediğine yer verilen bildiride, şöyle denildi:

''En küçük pürüzü bile yok etmek, dünyanın her karışını kendi ağ alanına çevirmek istediği günlerdeyiz. Bölgemizde emperyalist saldırganlık ve işkencenin, Libya'dan sonra Suriye ve İran'ı hedef aldığı, bölgemizin bir ateş topuna çevrilmek istenildiği günlerdeyiz. İşçi sınıfının neredeyse yarısının en küçük bir güvence olmaksızın köle gibi çalıştırıldığı, hemen her gün madenlerden, tersanelerden, inşaatlardan yeni iş cinayeti haberlerinin geldiği zamanlardayız. Ulusal istihdam strateji adı altında kıdem tazminatından kiralık iş bürolarına, bölgesel asgari ücrete kadar saldırılarla işçi sınıfının tüm kazanılmış haklarının gasbedilmek istendiği, özellikle bölgesel asgari ücretle Kürt illerinde çocuk ve kadınların köleleştirilmek istendiği ve buna karşı mücadele edebilecek sendikaların çıkarılmak istenen yasalarla yok edilmeye çalışıldığı günlerdeyiz.''

Nükleerden termiğe, güneşten rüzgara enerji politikalarının tamamen kar için gündeme getirildiği, bunun için doğanın, ormanların, kıyıların, yaşam alanlarının yok edilmek istendiği belirtilen bildiride, afet yasası, kentsel dönüşüm projeleri adı altında halkın yaşadığı bölgelerin ranta ve yağmaya açıldığı, yoksul halkın barınma hakkının gasbedildiği günlerin yaşandığını kaydedildi.

Bildiride, ırkçılık ve milliyetçiliğin körüklendiği savunularak, Kürt halkının demokratik haklarının yok sayıldığı, baskıların sürdüğü kaydedildi.

Kadını aile içinde kocaya bağlı kabul eden, kadın cinayetlerinin arttığı günlerin yaşandığı ifade edilen bildiride, darbeci zihniyetle hesaplaştığını söyleyen AK Parti iktidarı döneminde, düzmece iddia ve komplolarla sendikacı, gazeteci, öğrenci, akademisyenlerin hapishanelere doldurulduğu savunuldu.

Bildiride, ''Tüm bu gelişmelere karşı sesimiz daha gür çıkmaya başladı. Daha örgütlü, daha öfkeli ve daha da gür çıkacağı günlerdeyiz. İşçi sınıfının, ezilen halkların kurtuluşu birlikte mücadeleyle kapitalizme, emperyalizme ve işbirlikçi uşaklarına karşı kazanacağı zaferdedir. Sınıfsız, sömürüsüz bir dünyadadır'' denildi.

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB'nin öncülüğünde Taksim Meydanı'nda düzenlenen 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlamalarına katılanlar, alandaki etkinliğin tamamlanması üzerine dağılmaya başladı.

Gruplar, kortej halinde geldikleri alandan, yine aynı güzergahı izleyerek ayrılıyor.

Bu arada, Taksim Meydanı ve çevresinde ulaşıma kapatılan yollar da kademeli olarak araç trafiğine açılıyor.

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlamalarının ardından meydanda temizlik çalışmaları başladı.

Beyoğlu Belediyesi'ne bağlı çok sayıdaki temizlik görevlisi tarafından toplanan meydandaki çöpler, araçlara yükleniyor.

Meydan ve caddeler, belediye görevlilerince tazyikli suyla yıkanıyor.

Bu arada, Taksim Metrosu da seferlerine başladı.