Advertisement

IMF Türkiye Daimi Temsilcisi Mark Lewis, bütçeye ve petrol fiyatlarına bakıldığında Türkiye ekonomisinin gayet istikrarlı gittiğini belirterek, ''Enflasyon beklediğimizden biraz yüksek gibi ama bu yiyecek ve enerji fiyatlarına bağlı diyebiliriz'' dedi.

Ege Genç İşadamları Derneği tarafından Swiss Otel'de düzenlenen 65. Ege Toplantısı'na katılan Lewis, dünya ve Türkiye ekonomisi hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Dünya ekonomisinde sermaye akışlarının büyümekte olan pazarlarda istikrarsızlığa neden olduğunu söyleyen Lewis, Brezilya ve Türkiye gibi ülkelerin sermaye akışı dalgalanmasından kaynaklanan problemleri çözmesi gerektiğini ifade etti.

Lewis, Avrupa ekonomilerinde ise kamu borcundaki artış ve kredi hacminin daralmasının büyümeyi aşağı çektiğini, iyileşmenin zaman alacağının görüldüğünü kaydetti.

Avro bölgesinde yaşanan sorunlara rağmen, Türkiye'nin bu sorunlardan etkilenme oranının Doğu Avrupa ülkelerine göre çok düşük kaldığını, Türkiye'nin ihracat pazarlarını çeşitlendirme konusunda bir başarı hikayesi yazdığını dile getirdi.

Yumuşak iniş

IMF'in Türkiye ile ilgili öngördüğü senaryonun ''yumuşak bir inişi'' gösterdiğini, bunun Türkiye ekonomisi için iyi bir senaryo olduğunu belirten Lewis, şunları kaydetti:

''Türkiye 2010 yılında yüzde 8,5 gibi büyük bir ilerleme kaydetti. Ama daha yavaş bir büyüme bekleniyordu. Yavaş bir büyüme olursa bu sefer de daha az bir bütçe açığı olur diye bakılmalı. Öngörülen veriler şu zamana kadarki rakamlarla gayet istikrarlı gidiyor. Yumuşak inişle büyümede belki azalma olacak ama mali açıkta, bütçe açığında da bir yavaşlama olacağını düşünüyoruz.

Kredi büyümesinin de gayet istikrarlı gittiğini görüyoruz. Şu andaki gidiş bütçeye baktığınızda ve de petrol fiyatlarına baktığınızda gayet istikrarlı gidiyor. Enflasyon beklediğimizden biraz yüksek gibi ama bu, yiyecek ve enerji fiyatlarına bağlı diyebiliriz, bunları kenara bırakırsak daha iyi bir durum söz konusu.

Faiz oranları politikasını, yüksek faiz oranlarını beğenmeyenler olabilir. Bu, kredi büyümesini yavaşlatıyor, yine yumuşak inişi sağlıyor. Türkiye için öngörülen ekonomik bakış buydu.''

Türkiye'nin başarılı, çeşitlendirilmiş bir ticaretinin bulunduğunu, yeni ihracat pazarlarında başarı kaydedildiğini belirten Lewis, özellikle Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesinde büyük başarı yakalandığını, Uzak Doğu pazarında da bir artışın gözlendiğini ifade etti.

Kredi derecelendirme kuruluşları

Lewis, kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye hakkında verdiği notlar ve Türkiye'nin kendi derecelendirme kuruluşunu kurması tartışmalarına ilişkin sorulara, bu konularda yorum yapamayacağı, her kurumun kendine göre metodolojilerinin olduğu, IMF'nin daha farklı çalıştığı karşılığını verdi.

Türkiye'nin IMF'ye borçlarının bitme noktasına gelmesinin, IMF'nin Türkiye'deki faaliyetlerinin sonlanmasına neden olup olmayacağı yönündeki bir soru üzerine ise Lewis, IMF'nin görevinin Türkiye'de borç veren kurum olarak bilindiğini, ancak asıl görevinin ekonomik politikalara destek vermek ve araştırmalar yapmak olduğunu vurguladı.

''Küresel ve bölgesel konularda Türkiye önemli bir role sahip''

Lewis, IMF üyesi 188 ülkeden 50'sinin IMF'den borç para aldığını, borç almayan ülkelerde de güçlü ilişkilerinin bulunduğunu belirterek, ''Türkiye ile de böyle olur, yine güçlü ilişkilerimiz olur. Küresel ve bölgesel konularda Türkiye önemli bir role sahip. Bu rol, IMF açısından çok değerli. Mükemmel bir ilişkiye sahip olduğumuzu düşünüyorum. Türkiye'de eğitim, araştırma ve istatistikler konusunda çalışmaya devam edeceğiz'' diye konuştu.

Türkiye'ye yabancı sermayenin çekilmesi anlamında son dönemde yaşanan sorunun Türkiye'den değil, Avrupa'daki krizden kaynaklandığını ifade eden Lewis, ''Türkiye de bazı şeyler yapıyor. Umuyorum teşvikler işe yarar'' dedi.