Advertisement

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Başaran Ulusoy, turizm açısından Türkiye'nin dünyanın ana oyuncularından biri olduğunu belirterek, ''Zamanla bu konumunu daha ileri noktalara taşıyacak potansiyele ve yeteneklere sahip bulunuyor. 2012'de ülkemize gelecek olan turist sayısının 32 milyon civarında olacağı tahmin ediliyor'' dedi.

Ulusoy, Türkiye'nin, cumhuriyetin kuruluşunun 100. yıl dönümü olan 2023'te yabancı turist sayısı ve gelir bakımından ilk 5 içerisinde yer alacağına olan inancını vurguladı.

Ulusoy, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yayınlanan verilere göre, 2012'nin Ocak-Mart döneminde, yabancı ziyaretçilerden elde edilen turizm gelirinin, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 10,5 oranında azalarak, 2 milyar 3 milyon 547 bin dolar seviyesine gerilediğini hatırlattı.

Yurt dışında yaşayan vatandaşlardan elde edilen gelirlerin ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7,5 oranında azalarak, 796 milyon 197 bin dolar seviyesine gerilediğini anımsatan Ulusoy, şöyle konuştu:

''Toplam gelirdeki azalma oranı yüzde 9,7. 2012'nin Ocak-Mayıs döneminde gelen yabancı ziyaretçi sayısı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,38 oranında düşerek, 8 milyon 841 bin 386'ya geriledi. Ancak, bu yıl sonu itibariyle genel değerlendirmede 2012'de ülkemize gelecek olan turist sayısının 32 milyon civarında olacağı tahmin ediliyor.

2002 yılında 396 bin 148 işletme belgeli yatak kapasitesine sahip olan Türkiye bu sayıyı yüzde 71,7 oranında artarak, 2011 yılında 680 bin 323 yatak kapasitesine ulaştı. Yatırım belgeli konaklama tesisleriyle birlikte toplam yatak kapasitesi 945 bin 48'e yükseldi.''



-İran ve Suriye'deki siyasi kriz Türk turizmini olumsuz etkiledi''

Ulusoy, İran ve Suriye'de yaşanan siyasi krizin doğal olarak Türk turizmini bir miktar olumsuz etkilediğini belirterek, ''2012 Ocak-Mayıs verilerine göre, Ortadoğu ülkelerinden ülkemize gelen ziyaretçi sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 24,20 oranında düşerek, 1 milyon 44 bin 411 kişiye geriledi. Şayet bir düzelme olmazsa bu durum yıl sonu itibariyle de aynı olacak. Önemli olan, bu siyasi ve ekonomik krizden Türkiye'nin en az şekilde etkilenmesini sağlamaktır'' diye konuştu.



-''Yunanistan, İtalya ve İspanya'daki kriz büyüme frekansını bozabilir''

Euro Bölgesinde yaşanan krize de değinen Ulusoy, ''Avrupa ülkelerinde yaşanan ekonomik kriz, doğal olarak Türk turizmini bir miktar olumsuz etkiliyor. Komşumuz Yunanistan başta olmak üzere İspanya ve İtalya'da yaşanan ekonomik kriz nedeniyle bu ülkelerin turizm işletmecilerinin fiyatlarını aşağıya çekmesi pazar rekabetinin artmasına yol açıyor. Bu, ülkemizin yakalamış olduğu yüksek büyüme frekansını olumsuz etkileyebilir'' uyarısında bulundu.

Türkiye'nin söz konusu ülkelerle rekabetinin tek boyutunun fiyat olmadığını vurgulayan Ulusoy, ''Türkiye uzun yıllardır istikrarlı bir şekilde turizm yatırımlarına devam ediyor. Tesislerinin yeni oluşu ve servis gibi rekabetteki diğer parametrelerde çok ciddi farkla Türkiye öne geçmiş durumda ve bu avantajını da uzun yıllar sürdürecek güç ve potansiyele sahip'' şeklinde konuştu.



-''Türkiye, yabancı turist sayısında dünya 6'ncısı''

Ulusoy, Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütünün 2011 verilerine göre, Türkiye'nin uluslararası turist gelişleri itibariyle dünyada 6'ıncı, turizm gelirleri itibariyle de 11'inci sırada yer aldığını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Turizm açısından Türkiye dünyanın ana oyuncularından biri konumunda. Zamanla bu konumunu daha ileri noktalara taşıyacak potansiyele ve yeteneklere sahip bulunuyor. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yıl dönümü olan 2023'te uluslararası turist gelişleri ve turizm gelirleri açısından ilk 5 içerisinde yer alacağımız iddiasında ve inancındayız.

Türkiye'de turizm deyince akla gelen deniz, kum ve güneşti. Zaman içerisinde yapılan çalışmalar neticesinde bu algı değişmeye başladı. Türkiye, alternatif turizm çeşitleriyle kültür turizmi, kongre ve toplantı turizmi, incentive turlar, alışveriş turizmi, sağlık turizmi, kruvaziyer turizmi, inanç turizmiyle, turizmi bütün yıla yaymayı kısmen de olsa başardı.''



-''Önce yüzde 80'lik doluluk elde edelim, sonra otel yatırımlarına devam ederiz''

Turistik Otelciler, İşletmeciler ve Yatırımcılar Birliği (TUROB) Yönetim Kurulu Başkanı Timur Bayındır da, artık Türkiye'ye gelen turistin ülkeden memnun ayrıldığını, bundan sonraki aşamanın ise gelen turiste ülkede daha uzun kalarak, daha çok harcayabileceği destinasyonlar yaratmak olduğunu söyledi.

Bayındır, bir dönem aynen tekstil sektöründe olduğu gibi otelcilikte de aklına esenin otel yaptığını belirterek, şunları kaydetti:

''Biz önce yüzde 80'lik bir doluluk oranı elde edelim, sonra otel yatırımlarına devam ederiz. İstanbul'un belgeli yatak sayısı bugün 70 bin civarında, 20 bin yatak da yolda. Antalya'da da gereğinden fazla otel yapıldığını söylemiştik vaktinde. Nitekim haklı da çıktık. Antalya'da oteller sürekli fiyat kırıyor.

İstanbul da aynen Antalya gibi böyle bir tehlikeyle karşı karşıya. Özetle, otel yapımına girişen yatırımcı 'realist fizibilite' raporları hazırlamadığı takdirde hüsrana uğrayabilir. Otel inşaatına girişen yabancı yatırımcıdan ziyade işletme hakkını alan yabancı otel markaları var. Şu anda yatak kapasitemiz 1 milyon, yeterli sayıda tesis var. Artık turist sayısında artış konusuna ağırlık vermemiz gerekiyor.''



-''Haziran-Ağustos dönemiyle 2010 rakamlarını da geçeriz''

TUROB olarak, turizmde Haziran-Ağustos dönemiyle birlikte 2010 rakamlarını da geçeceklerini öngördüklerini vurgulayan Bayındır, ''Türkiye de turizm gelirlerini Haziran-Ağustos dönemini temel alarak değerlendirmek lazım. TUROB olarak, şehir otelciliği konusunda çalışıyoruz. İstanbul'u temel olarak değerlendirdiğimizde İstanbul, turizmde tercih edilen yerler sıralamasında 5. sıraya yükseldi'' dedi.

Bayındır, geçen yıl Türkiye'nin komşuları nedeniyle yaşadığı ekstra bir turizm artışı olduğunu, Arap Baharı nedeniyle Tunus, Mısır'a gidemeyen turistin Türkiye'ye aktığını ancak, bu yıl ülkelerin iç sorunlarını aşmalarıyla birlikte o bölgelerden gelen turist sayısında düşme yaşandığını kaydetti.

Türkiye'de turizmin ucuz olduğunu, komşu ülkelerin ise fiyatlarını ve tur paketlerini Türkiye'ye göre belirlediklerini anlatan Bayındır, İtalya ve Yunanistan'daki ekonomik krize dikkati çekti.

Krizin maliyetleri artırdığına işaret eden Bayındır, yaşanan sıkıntıları şöyle sıraladı:

''Her işletme en azından sabit giderlerini karşılayacak oranda bir kar seviyesine ulaşmaya çabalıyor. Dolar üzerinden Rus Rublesi yüzde 20, Avro ise yüzde 5 değer kaybetti. Turistlerin rakip ülkeleri tercih etme nedeni tamamen döviz kurlarına endeksli.

Dünya Turizm Organizasyonu'nun ülkeye giren turist sayısı ve harcama oranına göre yapılan araştırmasında sıralamaya giren diğer on ülke mevcut durumunu korurken, Türkiye 29 milyon turist girişiyle 7. sıradan 6. sıraya çıkarak, Birleşik Krallık'ı gerisinde bıraktı.

Turizmde kademeli büyüme dönemi yaşıyoruz. Avrupa'daki ekonomik kriz gelişmeyi önleyecek. Rekabete açığız, rekabet fiyat politikasını aşağı çekiyor. Müşteri potansiyelini canlı tutmak için en iyiyi en uygun fiyata sunan her zaman bir adım önde olacak. Türkiye coğrafi konumu ve her mevsim, her bütçeye uygun turistik seçenekleri ile dünya sıralamasında gün geçtikçe yükseliyor.''



-50 milyon turist, 50 milyar dolar gelir

Turizmin Türkiye'nin can damarı olduğuna vurgu yapan Bayındır, ''2023 yılında hedef 50 milyon turist ve 50 milyar dolar gelir. 2011 yılını 31,5 milyon turist ve 23 milyar dolar ile kapattık. 2012 yılının ilk üç ayında gelirde yüzde 10'luk bir düşüş kaydedildi. Buna karşılık İstanbul'a gelen turist sayısında yüzde 17'lik bir artış var'' diye konuştu.

Bayındır, sektörün en önemli gündem maddesinin Turizm Bakanlığının turizmle ilgili tüm yetkileri kendinde toplaması olduğuna dikkati çekerek, ''Bakanlık tüm bu yetkilerle donatıldığında sektörün rahatlayacağını düşünüyoruz'' dedi.



-''Yılda en az 100 milyon yolcu kapasiteli havaalanı inşasına başlanmalı''

Bayındır, ''Ayrıca ülkemizin havacılık sektörünün geleceği, turizmde sürdürülebilirlik ve rakip destinasyonlardaki gelişmeler dikkate alınarak, İstanbul Atatürk Havaalanı'nda günümüzde yaşanan sıkıntıların çözümü amacıyla yetkililerin bir an önce yılda en az 100 milyon yolcu kapasiteli havaalanı inşasına başlamaları önemli ve gerekli'' önerisinde bulundu.

Ülkeye gelen turistin ihtiyaçlarına cevap veren bir hizmet anlayışıyla hareket edildiğini anlatan Bayındır, ''Türkiye inanç, sağlık ve kültür turizmi gibi özel ilgi gerektiren alanlarda da kendini sürekli yeniliyor. Ülkemize sağlık ve tedavi amacıyla gelecek turist sayısında önemli potansiyel görülüyor'' dedi.



-Ramazan'da Arap turist sayısını artırabiliriz''

Bayındır, Türkiye'nin Ortadoğu'da yakaladığı en önemli avantajları da din, ortak kültür, doğa, vizelerin kaldırılması, ulaşım seçeneklerinin fazla olması ve Türk dizi filmlerinin televizyonlarda sıkça gösterilmesi olarak sıraladı.

Ortadoğu'dan Ramazan ayında yurt dışı çıkışların arttığına işaret eden Bayındır, sözlerini şöyle tamamladı:

''Türkiye'nin etkin tanıtımla bu dönemde ziyaretçi sayısını artırmasının mümkün olduğu görülüyor. Bölgeden turist tercihlerinde İstanbul'u, Yalova, Bursa, Bolu, Trabzon ve Ordu illeri takip ediyor. 2012 itibariyle şartlarda olağanüstü değişim olmaması halinde Ortadoğu'dan ülkemize gelecek turist sayısının yüzde 10 oranında artacağı, Suriye ve İran'dan gelecek turist sayısında ise azalma olacağı tahmin ediliyor.''

BU HABERE YORUM YAZ
 
18 Temmuz 2012 Çarşamba, 10:26 Misafir dünyanın 6. büyük yabancı turist sayısını alan ülkemizde hangi cadde ve sokakta aynı zamanda ingilizce tabela var. türkçe tabela bile olmayan ülkede ingilizce tabela aramak ahh ahhh. bu belediyelerin vizyonsuzluklarını seyretmeye devam mı edeceğiz, yoksa bir devlet kurumu çıkıp da bazı normları geliştirecek mi. türkiye nin her yerine türkçe ve ingilizce levhalar koymalıyız. türkiye bir dünya ülkesi olmalı.daha başkentin ortasında kızılay meydanında binaların kapı numarası yok...hiç bir rest ve cafede ingilizce resimli menü yok. 32 milyon değil 60 milyon turist alırız da kafa lazım.
Kapat