Advertisement

 Patlayıcı Mühendisliği Derneği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na, kentsel dönüşüm kapsamında binaların dozerler yerine mühendislik ilkeleri gözetilerek, patlayıcılarla yıkılması önerisini içeren yazı gönderdi.

Derneğin Yönetim Kurulu Başkanı ve Okan Üniversitesi Patlayıcı Madde Mühendisliği Yüksek Lisans Programı Koordinatörü Prof. Dr. Ali Kahriman, kamuoyunda kentsel dönüşüm olarak bilinen yasanın TBMM'de kabul edilmesinin ardından yıkımların hangi yöntemlerle gerçekleştirileceğinin tartışıldığını söyledi.

Tünel, metro, baraj, otoyol inşaatlarında, temel kazılarında ve bina yıkımlarında patlatma modelinin kullanılabileceğini belirten Kahriman, bu yöntem sayesinde, Osmanlı'dan günümüze kadar yapılan tünel ve metroların en az 10 katı kadar iş yapılabildiğine dikkati çekti.

Riskli yapıların klasik yöntemlerle yıkılmasının, zaman ve kaynak israfı, görsel çevre kirliliğiyle ulaşım problemleri yaratacağına işaret eden Kahriman, ''Bu olumsuzlukların uzun yıllara yayılması, toplumsal tepkilerin kontrol edilemez noktalara taşınmasına neden olacaktır'' dedi.

Maden ve enerji ham madde üretiminde, baraj inşaatlarında çok sayıda patlayıcı uygulamasının olduğunu ifade eden Kahriman, ''Burada, mühendisliğin inceliği ve akademik boyutu öne çıkıyor. Patlayıcı miktarından ziyade bunun simülasyon ve bilgisayar ortamındaki uygulamaları önemli'' dedi.



-Kritik noktalara patlayıcı yerleştiriliyor

Kahriman, kentsel dönüşüm kapsamında 20-30 yıllık süreçte 7 milyon binanın yıkılmasının planlandığını anımsatarak, şöyle konuştu:

''Bu 20 yıldaki yıkımı, 1 yılda yapmaya kalksak dahi tüketilecek patlayıcının on katını zaten her yıl başka sektörlerde kullanıyoruz. Binaların yıkımında kullanılacak patlayıcı miktarı düşünülen kadar çok değil. Yıkımlarda, binanın her tarafına patlayıcı yerleştirmiyoruz. Binanın temel ve kritik noktalarına özellikle zemine, alt katlarına yerleştiriyoruz. Alt katı alınca bina kendiliğinden düşüyor, çıkan materyaller dağılıyor. Dağıldığı için de geri kazanımı kolaylaşıyor. Kumu, çimentoyu, demiri sıyırıp almış oluyoruz. Klasik metotlarla bunu yapamıyorsunuz. Bu, uzmanlık, bilim ve teknoloji işidir. Herkes bunu yapamaz.''



-''Mevcut mevzuat yeterli değil''

Mevcut mevzuatın yeterli olmadığını ifade eden Kahriman, konuyla ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na yazı göndererek, öneride bulunduklarını anlattı.

Yazıda, tüzük ve yönetmelik gibi uygulama mevzuatının geliştirilmesi, teknik uygulama kriterleri, patlayıcı ruhsat ve kullanımı esaslarının belirlenmesi için dernek üyelerinin, Çevre ve Şehircilik, İçişleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlıklarıyla Jandarma Genel Komutanlığı yetkilileri, patlayıcı üreticileri ve akademisyenlerle bir araya gelmesi gerektiğini vurguladıklarını anlatan Kahriman, mevcut yöntemlerle, el yordamıyla bu işin yapılmasının büyük risk taşıdığına dikkati çekti.

Kahriman, şöyle devam etti:

''20 katlı bir binayı zaten makineyle yıkamazsınız. Ayrıca kullanılacak patlayıcı madde, diğer klasik yöntemlerin en az yarısı kadar ucuzdur. Patlayıcılar daha hızlı, temkinli ve kurallı yıkım sağlar. Patlayıcı yöntemiyle hazırlık yaparsınız, aynı anda yüzlerce, binlerce binayı yıkarsınız.

Üstelik, patlayıcı türlerinin dedesi olarak tanımlanan dinamit, çok eski usuldür. Dinamitlerin yerini alan, son teknoloji ürünü, uzaktan kumandalı ve bilgisayar destekli güvenilir yöntemler var. Dinamitlerin yeni jenerasyonları var. Daha modern, endüstriyel ve çevre dostu ürünler üretildi. Dünyadaki teknoloji ne ise Türkiye'de de bu yapılabiliyor. Gelişmiş ülkelerde kullanılan patlayıcılarla bina yıkımı, temel kazısı, altyapı gibi çalışmalar ekonomik, hızlı ve güvenli şekilde Türkiye'de de artık uygulanıyor. İstanbul'da köprünün hemen yakınlarında, Boğaz'ın hemen yanında patlayıcı kullanılarak, 30 yılda yapılacak temel kazılar bir ayda yapılabilir hale geldi. Yıkımlarda patlayıcılar kullanılmazsa Türkiye makine mezarlığına döner. Bakanlığın önerilerimizi dikkate alacağına inanıyoruz.''



-''Tek elden yürütülmeli''

Kahriman, bu faaliyetlerin, yetkin kişi ve kuruluşlarca belirli kural ve kaidelerle yaptırılmasının önemini vurgulayarak, çalışmaların Bakanlık veya yerel yönetim gibi kamusal nitelikli bir birimce yönetilmesi ve tek elden disipline edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

AA