Advertisement

Arap Birliği Türkiye Misyon Başkanı Muhammed el-Fatih Naciri, Suriye'deki insani kriz konusunda hareketsiz kalan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni (BMGK) eleştirerek, "BMGK Suriye'de akan kanı durdurmak için harekete geçmekten aciz. Tampon bölge gerekli. Çünkü Suriye'yi terk eden insanların sayısı her gün artmakta" dedi.

Naciri, Suriye'deki son gelişmeleri değerlendirdi. Naciri, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun Suriyeli sığınmacıların durumu konusunda Birlemiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) yaptığı son konuşmayı olumlu karşıladıklarını belirterek, konuşmada yer alan taleplerin "çok açık" olduğunu ifade etti.

Davutoğlu'nun konuşmasında BMGK'ya eleştiri yöneltmesini haklı bulduğunu dile getiren Naciri, "Çünkü BMGK Suriye'de akan kanı durdurmak için harekete geçmekten aciz. Tampon bölge gerekli. Çünkü Suriye'yi terk eden insanların sayısı her gün artmakta. Türkiye ve diğer komşu ülkelerin kapasitesi aşıldı ve bu ülkeler daha fazla sığınmacı kabul edemeyecektir. Bu bir insanlık felaketidir. Bu bir kaos halidir. Batı ve uluslararası toplum bu sorunu çözme noktasında aciz kalmıştır" diye konuştu.

Naciri, BMGK toplantısının ardından "güvenli bölge" ve "tampon bölge" gibi önerilerin gündemden çıktığı yönündeki görüşlere katılmadığını belirterek, uluslararası toplum ve ABD'nin harekete geçme konusunda isteksiz davrandığı dile getirdi. Naciri, şöyle devam etti:

"ABD, Rusya ve Çin Dışişleri Bakanları (BMGK) toplantıya katılmadı. Ama kendileri daha düşük düzeydeki toplantılara katılmışlardı. Bu iyi bir işaret değildir. ABD, seçimden önce harekete geçmez. Bu çok açık. Avrupa, kriz içinde. Fransızlar geçiş hükümetini tanıyabileceklerini söylüyor. Ancak bunlar somut adımlar değil. İlk yapılacak şey, akan kanı durdurmaktır. Kan akmaya devam etmektedir. Rejim, durumun en büyük sorumlusudur. Fakat Beşşar Esed, uluslararası toplumun ciddi adımlar atmadığını gördükçe, devam edecektir."

"ABD başkanlık seçimlerinden sonra harekete geçecek"

Kasımdaki ABD başkanlık seçimlerinin ardından, Suriye konusunda ciddi adımlar atılacağını ve krizin daha da ağırlaşması durumunda Amerikan yönetiminin harekete geçeceğini savunan Naciri, şöyle konuştu:

"Çok büyük bir felaket olmadığı takdirde Kasım'dan sonra hareketin olacağını düşünüyorum. ABD'nin müdahalesi muhtemelen NATO ile birlikte olacaktır. Ancak ABD, Suriye'de iki kırmızı çizgiye sahip. Bunlardan ilki, El-Kaide'nin ve radikal grupların Suriye'ye girmesidir. Bu hem ABD için hem Suriye için hem de bölge için oldukça endişe verici bir durum. Çünkü rejim sona erdiğinde ve Esed yönetimi terk ettiğinde, bu gruplarla ne yapabilirsiniz? Hiçbir silahın bu grupların eline geçmesini istemiyorlar, bunu takip ediyorlar.

Diğer kırmızı çizgi ise kimyasal silahlardır. Rejim kimyasal silahları kullanırsa, Obama ne yapılacağı konusunda oldukça açık. Dolayısıyla, bu iki kırmızı çizgi ABD, bölge, Türkiye ve bütün komşu ülkeler için çok önemli. Ancak (ABD) başkanlık seçimleri yapıldığında, Suriye konusunda karar alması daha kolay olacaktır."

"100 milyon dolarlık fon oluşturacağız"

Arap Birliği'nin Suriye'deki insani krizle yakından ilgilendiğini anlatan Naciri, insani yardım kuruluşları ile irtibat halinde olduklarını ve 100 milyon dolarlık bir fon oluşturma kararı aldıklarını açıkladı. Suriye'deki şiddetten kaçanları kabul eden ve ağırlayan komşu ülkelere yardım etmek için Arap Birliği olarak ellerinden geleni yaptıklarını vurgulayan Naciri, çalışmalarının devam edeceğini ifade etti.

Suriye sorununa BMGK dışında çözüm aranması için Mısır, Irak ve İran'dan çeşitli öneriler geldiğini hatırlatan Naciri, bu tekliflere genel olarak ilgi duyulmadığını belirtti. Naciri, "Bu bölgenin sorunu, bölge insanının uluslararası toplumun baskısına maruz kalmadan, onlar bölgeye girmeden, hareket etmek için yeterli sorumluluk bilincine sahip olmamasıdır" değerlendirmesinde bulundu.

"Suriye sorunu tüm düşmanlıkları ihtiva ediyor"

BM ve Arap Birliği Suriye Özel Temsilcisi El-Ahtar el-İbrahimi'yi iyi tanıdığını belirten Naciri, El-İbrahimi ile birçok kez bir araya geldiklerini, kendisinin çok deneyimli bir diplomat olduğunu vurguladı. El-İbrahimi'nin başarılı bir geçmişi olduğunu anlatan Naciri, "Fakat bugüne kadar kendi ifadelerinden görülen, Suriye sorununun çözümünü garanti edemediğidir. Suriye sorunu bütün bölgesel ve uluslararası düşmanlıkları ihtiva ediyor. Ben kendisine başarılar diliyorum. El-İbrahimi'nin misyonu imkansız değilse de çok zor. Bu benim yorumum" dedi.

El-İbrahimi'nin krizin çözümü için henüz yeni bir planı olmadığına işaret eden Naciri, "Akan kanı durduramazsak, çalışabilecek hiçbir plan olamaz. Kanı durdurursanız her şeyi çözebilirsiniz. Fakat kanı durdurmazsanız, bu zulüm devam edecektir ve komşu ülkelere taşarak Orta Doğu'yu istikrarsızlaştıracak ve tüm uluslararası toplumu olumsuz etkileyecektir" diye konuştu.