Advertisement

Uluslararası piyasalar bu haftaya 4 ana gündem maddesiyle başladı: 3 ülkede teşvik ve indirimler (Japonya'da ek varlık alımı, Hindistan'da munzam karşılık oranlarındaki indirim ve İsrail'de politika faizinde indirim), Berlusconi’nin Monti desteğini çekmesi ve hapis istemi, ABD’yi etkisi altına alan ve hisse senetleri ve tahvil piyasalarının kapanmasına neden olan Sandy kasırgası ve beklenenden iyi çıkan Avrupa şirket karları.

Yurtiçi piyasalarda İMKB 100 Endeksi tatil sonrası güne yatay bir açılışla 70,676 seviyesinden başlarken, küresel piyasalar ise Kurban Bayramı boyunca genel olarak kritik destek seviyeleri üzerinde yatay seyretti.  Geçtiğimiz hafta Halkbank’ın beklentilerin üzerinde net kar açıklaması İMKB’yi 5 Ocak 2011’den bu yana en yüksek seviyesine taşıdı.

Özellikle Fitch’in 8 Kasımda İstanbul’da yapacağı toplantı öncesinde görünümü pozitife yükselteceği beklentisinin piyasalarda konuşulmaya devam ediyor. BloombergHT Sabah Raporu programına katılan Akbank Ekonomik Araştırmalar Piyasa Stratejileri Yöneticisi, Evren Kırıkoğlu, not artırımıyla ilgili, "Not artırımı konusunda neyin fiyatlanıp neyin fiyatlanmadığını söylemek zor. Kesin olarak böyle bir beklentinin olduğu ve bunun fiyatlanmaya devam edeceğine yönelik kesin bir yargıda bulunamayız. İçerdeki görünüm MB’den gelecek adımlar ve Fitch açıklamaları şeklinde olacak" dedi.
Tatil sonrası tahvil piyasası sakin bir açılışla güne başladı. Gösterge faiz güne 24 Ekim’de son işlemlerdeki % 7.17 seviyesinden başladı. Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'nın enflasyon raporunu açıkladığı çarşamba günkü basın toplantısında, gerekirse ağırlıklı fonlama maliyetini politika faizinin altında belirleyebileceklerini açıklamasıyla, gösterge tahvilin bileşik faizinde düşük işlem hacmiyle birlikte gerileme görüldü.

Bayram tatili sebebiyle kapalı olan yurt içi piyasalarda elektronik işlemlerde önemli bir hareket görülmezken, kur cephesi tatil sonrası dolarda sakin bir açılışla, 1,8050 seviyesinden güne başladı. Sandy kasırgası sebebiyle durgun olan dünkü seansta Euro yatay seyrederken, Euro/Dolar paritesi güne 1.2900 seviyesinden başladı.

Akbank Ekonomik Araştırmalar Piyasa Stratejileri Yöneticisi, Evren Kırıkoğlu’na göre bu hafta gündemi belirleyecek unsurlar şu şekilde; "Bundan sonra izlenecek noktalar yurt içinde Merkez Bankası'nın adımları olacak. Geçtiğimiz hafta yarım gün açık olan piyasalarda MB enflasyon raporu ve yine aynı gün  FED faiz kararı açıklaması sonrası bir sonraki toplantıya yönelik beklentiler ön plana çıkıyor. Yurtiçinde piyasaların olumlu seyretmesine destek olmasına sebep olacak şu noktada bir gelişme yok gibi gözüküyor."

Kırıkoğlu, geçtiğimiz hafta Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’nın konuşmasındaki en ilginç noktayı ise şu şekilde açıkladı: ‘Başçı'nın açıklamalarındaki en önemli nokta politik adımların artık bundan sonra daha sınırlı ve daha ölçülü seviyelerde olacağı söylemeseydi. Enflasyon tarafında da yukarı yönlü riskler talep kaynaklı olarak yok, arz tarafındada gıda ve enerji fiyatlarıyla vergi artışı ön planda olsa da çekirdek enflasyona yansımış herhangi bir hareket yok, yani daha uzun vadeli beklentilere yansımış bir hareket yok. Dolayısıyla politika yapıcıların büyümeyi destekleyici adımlarının sürmesini bekleyebiliriz.’

Küresel piyasalara da değinen Kırıkoğlu, "Yurtdışı tarafta ise FED toplantısı hiç önemli değildi, dolayısıyla bu haftaya bir yansıması olmayacaktır. Fakat FED’in Aralık ayı toplantısı çok kritik olacak. Burda çünkü hem Operation Twist programı sona erecek, sona ermesiyle birlikte, en son toplantıda açıklanan QE3 alımları, Operation Twist programının uzun vadeli alımlarının yerini doldurabilecek mi? Dolduracaksa ne kadarı edebilecek? Yine 40 milyar olarak mı devam edecek? Eğer yerini dolduracak ise bunlar devlet tahvillerine mi, yoksa mortgage destekli menkul kıymet bazlı bonolara mı odaklanacak?, gibi konular ön planda olacak. Aralık ayında belki de en önemli konu ABD’deki mali uçurum konusu. Bu taraftaki seyir, ABD başkanlık seçimlerinin Aralık ayında geride kalmasıyla tekrar mali uçurum konusuna dönecektir ve bu da küresel piyasalar üzerinde belirleyici olacaktır. Yurtdışı taraftan destek beklememeliyiz dememin sebebi de aslında bu faktör" dedi.

BloombergHT Araştırma Bölümü

Ayşe İyigündoğdu

aiyigundogdu@bloomberght.com