Advertisement

Piyasa uzmanları, bugünkü Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı öncesi, BloombergHT.com'a değerlendirmelerde bulundu.

Şu anki piyasa koşullarına bakıldığında, PPK toplantısından önce % 6.41 seviyesindeki gösterge faizin % 6.23’lere çekilmesiyle birlikte, "reel efektif kur 130 seviyelerine gelmeden de, Merkez Bankası koridorun alt bandında ve politika faizinde değişikliğe gider mi" sorusuna karşılık;

TEB Stratejisti Erkin Işık, "Bu beklentiye bir ölçüde katılıyorum. Merkez Bankası'nın müdahale ederim dediği seviyenin biraz altındayız. Altında olmamızın nedeni ise Erdem Başçı’nın sözlü müdahalesi. Eğer bugünkü toplantıdan sınırlı bir karar veya majör bir değişiklik çıkmazsa, mesela koridorun alt bandında 25–50 baz puanlık bir indirim veya politika faizinde değişim olmamasıyla bu seviye geri alınabilir. Bu noktada kafalar biraz karışık, çünkü acaba Aralık ayına mı ertelenir gibi bir durum var. Reel efektif kurda dikkat edilmesi gereken bir nokta var. Bu kur enflasyon farklarından da etkileniyor. Kur aynı kalsa da biz endeksin birkaç ay sonra yükseldiğini görebiliriz. 120 seviyesindeki reel efektif kur için sepet kuru 2,02 hesaplıyoruz. Enflasyon farklarından dolayı sepet kur bu sene sonu,  %6 seviyesindeki enflasyon hesaplaması doğrultusunda, 2.03’e, 2013 sonu ise 2.07 ve 2.08 seviyelerine doğru çıkacak . Merkez Bankası’nın değişkenleri dengeye oturtacağı noktada politika faizinde indirimi de içereceğini düşünüyorum. Biraz daha kuru yukarı götürecek bir hamle yani biraz daha erken hareketler görebiliriz.

ING Bank Başekonomisti Sengül Dağdeviren ise konuyla ilgili, "İhtimal tabi var ama ben beklemiyorum. MB’nin özellikle son yaptığı açıklamalarda, Türkiye’de şu an için yüksek faize duyulan ihtiyaç git gide azaldığını işaret ediyor. Bunu Fitch’in not artırımından sonrada bir miktar konuşmuştuk. Dolayısıyla yakın dönemde olmasa da kademeli faiz indirimini 2013 yılında beklemek gerekir. Orada dikkat çekilmesi gereken bir nokta var, MB’nin Ekim 2011’deki sıkılaştırma politikası. Bankacılık faizi üzerinde düşüş çok daha düşük ve kademeli oluyor. O yüzden yarın Merkez Bankası’nın söyleminin de önemli olacağını düşünüyorum. 2 yönde de esneklik sözünü koruyor olması, bir miktar bu ayrışma için çok belirleyici olacak, bu söylemin kalkıp kalkmayacağını ben önemsiyorum. Alt bantta ve politika faizine dokunma ihtimalini ben düşük görüyorum şu anda" dedi.

Bankalarası piyasalarda faiz oranları, mevduat faizleri, kredi faizleri aşağı yönlü indirimde daha ısrarcı, daha zamana yayılmış vaziyette. Tahvil/bono tarafı çok hızlı fiyatlama yapıyor, burada yerli yatırımcıdan çok yabancı yatırımcının mı öne çıktığını görüyoruz? Ya da önümüzdeki seneki beklentiler bu sene mi fiyatlanıyor? Eğer hiçbir ekonomist alt banttaki indirimi fiyatlamıyorsa, kim ne için fiyatlıyor? sorularını ise Dağdeviren, "İyimserlik biraz önceden satın alınıyor. Yabancı yatırımcı etkisi olduğunu düşünüyorum. Faizdeki düşüşün dönemine baktığımız zaman Merkez Bankası'nın açıkladığı verilerle yurt dışı yerleşiklerin çok hızlı alımlarının olduğu dönemler birebir örtüşüyor. Piyasa fiyatlamaları dönemsellik içeriyor. Önceden fiyatlamanın da dikkate alındığını düşünecek olursak, yeni bir şey gündeme gelinceye kadar, belki bu eğilim korunmaya çalışılabilinir. Önümüzdeki yıl enflasyonun Merkez Bankası'nın belirttiği tahmine yaklaşması piyasa beklentileri açısından çok önemli. O noktada mıyız, bence değiliz? Çekirdek enflasyonunda altında bir faiz seyri bana çok kalıcı gelmiyor" şeklinde yanıtladı.

Garanti Hazine Sabit Getirili Menkul Kıymetler Masası’ndan Yaprak Oral ise konuyla ilgili "Gösterge faizdeki gerilemenin bir ihtimalde olsa koridorun alt bandında indirim beklentisine bağlıyorum.  Koridorun alt bandında ve politika faizinde değişiklik beklemiyorum, çünkü reel efektif kur henüz o aralıkta değil. Ama koridorun üst bandında indirim ve ROK’ta artış beklerim" dedi.

Piyasa beklentilerinin aksine % 5’lik alt bantta bir indirim gelirse, kısa ve uzun vadeli tahviller nasıl etkilenir, sorusuna, Yaprak Oral, "Şayet koridorun alt bandında sürpriz bir değişiklik olması durumunda, kısa vadeli tahvillerde bir miktar daha alım olabilir ama uzun vadeli tahvillere alım geleceğini düşünmüyorum, hatta tersi bir durum olarak satış gelebilir" yanıtını verdi. Öte yandan uzun vadeli tahvillerde, enflasyon hedefe yaklaşmadığı için faizleri düşürmek enflasyonun artık bir çıpa olmadığı algısı yaratabilir mi, sorusuna ise Oral, "Enflasyon bir süredir kontrol altında, bu durumda öncelik büyümedir diye düşünürüz" yorumunda bulundu.

Genel beklentilerinden farklı olarak, politika faizinde 50 baz puan indirim bekleyen VTB Capital Türkiye Direktörü Akın Tüzün ise, "Merkez Bankası'nın sürpriz yaparak politika faizini de, üst koridoru da 50 baz puan indirmesini bekliyorum.  Dünkü piyasa hareketi 25 baz puan indirimi fiyatladı, yani % 5.75’ten % 5.50’ye. Politika faizinde 50 baz puan indirim olması durumunda gösterge faizde % 6 seviyelerini görüp tekrar yukarı çıkabiliriz. Alt koridorda ise TL tarafı kuvvetlenmeden, bir adım atmasını beklemiyorum. Ama ROK’ları yukarı çekebilir" dedi.

Akbank Sabit Getirili Menkul Kıymetler Masasından Sercan Kılıçlar, konuyla ilgili, "İlk aşamada herkes MB Başkanı'nın geçen haftaki konuşmasına odaklandı. Açıklamalar piyasalar için sürpriz oldu bir anlamda. Kurun bu seviyeden böyle bir tepki vermesi beklenmiyordu. Politika faizi piyasa seviyeleri dışında kaldığı için ve MB açıklamaları sonrası kurda değer kaybı yaşandığı için, henüz alt banda ilişkin bir beklentim yok. Daha çok politika faizini aşağı alıp overnight faizlerini yakınlaştırmasını beklerim. Son dönemde MB haftalık borçlanma ihalelerine çok talep gelmiyordu. Bu, bu şekilde biraz daha dengelenmiş oldu. Alt bantla ilgili bir sinyal vermesini beklerim, yani kurdaki değerlenmeye karşın alt bantla ilgili bir sinyal vermesini beklerim. Böyle bir durumun piyasada çok tepki yaratacağını düşünmüyorum. Mevcut fiyatlamaları değiştirecek asıl etken MB’nin son dönemdeki söylemlerinden çok azını yapıyor olması. Örneğin alt banda çok sert bir reaksiyon veya faize dokunmayan MB fiyatlamaları etkiler. Bunun haricinde alt bandın değişmeyeceğini, politika faizinin bir miktar aşağı gelebileceğini bekliyorum" dedi.

Kısa vadeli ve uzun vadeli tahvil makası 120–130 baz puanın altına inmemesiyle, piyasa alt bandın inmemesini mi fiyatlıyor, sorusuna ise Kılıçlar, "Aslında tamamen piyasada bunun fiyatlandığını söylemek güç.  Çünkü 1 yıl ve 6 ay vadeli swap piyasasına ve bono piyasasına baktığımızda, alt banttaki faiz indirimin fiyatlara bir miktar yansıdığını görüyoruz. Ama bugünkü olası gelmeyecek bir faiz indirimi için, piyasanın dinamiklerini tersine çevirmesini beklemem. Alt banda yönelik olası bir sinyal önemli olacaktır. Kısa vadeli swaplarda fiyatlamalara bir miktar girdiğini söylemem mümkün" yorumunda bulundu.


BloombergHT Araştırma Bölümü

Ayşe İyigündoğdu

aiyigundogdu@bloomberght.com