Advertisement

ABD Ticaret Odası Başkanı Tom Donohue geçtiğimiz hafta yüksek vergiler ve artan yeni düzenlemelerin, hâlihazırda vasatın altında kalan ekonomiye zarar vereceğinin altını çizerek, "Birçok anlamda geri gidiyoruz" dedi.

Ancak ABD Başkanı Barack Obama'nın ilk başkanlık dönemi boyunca birçok kurumsal yönetici tarafından da dile getirilen şikayetler çelişkili bir gerçeğe dikkat çekiyor: Amerikan iş dünyası hiç bu kadar iyi durumda olmamıştı.

ABD'deki kurumların vergi sonraso kârları Obama döneminde yüzde 171 tırmanarak, 2. Dünya Savaşı'ndan sonraki hiçbir başkanda görülmemiş bir artışa işaret etti. Kuruluşların kârlarının, ekonominin büyüklüğüne oranı 1947'de kayıt tutmaya başlandığı 1947'den bu yana görülmemiş bir düzeyi ortaya koyuyor.

Kâr rakamları Ronald Reagan dönemindeki zirvenin 2 katına ve 1990 sonrası internet patlamasının olduğu dönemdeki tüm seviyelerin de yüzde 50 üzerine işaret ediyor.

İş dünyası liderleri kârların altında yatan sebepler arasında yüksek işsizlik dönemindeki düşük işgücü maliyetleri, Fed'in gevşek para politikaları ve yönetimlerin kâr arayışlarını gösteriyor. Liderler, bolluğun "Başkan Obama sayesinde" değil; "Başkan Obama'ya rağmen" yükseldiğini savunuyor.

Washington'daki CEO'lar Birliği'nin Başkanı John Engler, Obama'nın kârlarda bir payının olmadığını söyledi.

Ekonomistler ise aynı görüşü paylaşmıyor. Şubat 2012'de yapılan bir ankete göre, kıdemli ekonomi profesörlerinin yüzde 80'i Obama'nın teşvik harcamaları olmasaydı 2010'daki işsizliğin daha kötü durumda olacağına inanıyor. Eski Fed Başkan yardımcılarından Alan Blinder ve Moodys's analisti Mark Zandi'nin Temmuz 2010 tarihli çalışması ise teşvikler, banka kurtarmaları ve Fed politikalarının, 2008 krizinin "Büyük Depresyon 2.0" olmasını önlediğini savunuyor.