Advertisement

Brent petrol nereye koşuyor?

Brent petrolün hafta başındaki 115 dolar seviyesinden 117 dolara olan sert yükselişi, küresel piyasalarda hareketlilik yarattı. Rusya ve Brezilya gibi emtia üreticisi olan ülkeler, petroldeki yükselişten faydalanırken, İMKB’ye olan yansıması ise sert düşüş şeklinde oldu.

Brent petrolün son 5 yıldaki ilk çeyrekteki seyrine bakıldığında, yatırımcısına %10 getiri sağladığı görülüyor. Son 10 yıla bakılacak olursa, negatif getirinin olmadığı göze çarpıyor. Diğer hiçbir emtiada benzer bir durum görülmüyor. Arz talep dengesine bakıldığında, OPEC,  30 milyon varil ile Aralık'ta üretimi en düşük seviyede tutuyor. Petrol üretimi Nisan 2012’de 31 milyon varil ile tavan yapmıştı. OPEC’in üretiminin % 4.5 azaltmasının arkasında Suudi Arabistan’ın üretimindeki % 5’lik düşük büyük rol oynuyor.

Nordea Bank petrol analisti Thina Saltvedt ve Jeffries Menkul Değerler Petrol Broker’ı Christopher Bellew, BloombergHT Araştırma Bölümü'ne değerlendirmelerde bulundu. Genel hatlarıyla bakıldığında analistler, OPEC ve beraberinde Suudi Arabistan’ın petrol talebini yürütmekte çok başarılı olduğunu belirttiler. Hatırlanacağı üzere, diğer oyuncuların üretimi düşürmesiyle, küresel petrol talebini karşılamak adına OPEC geçtiğimiz yıl üretimi artırmıştı. Bu yıl ise üretimde bir miktar kısmaya gitmeyi planlıyorlar. Tüm bunlar brent petrolün 110–117 dolar arasındaki hareketini destekledi. Son bir haftada brent petrolün hareket bandının genişlediğini söylemek mümkün. “Peki ya bundan sonra? “ 3 ana başlıkta toplanabilir.

Brent Petrol 120 $’ın üzerine çıkar mı?

Çin ve ABD cephesindeki petrol talebinin artması ve bunun sonucu küresel ekonomilerdeki pozitif seyrin negatife dönme riskinin ortaya çıkması durumunda, emtia analistleri, Suudi Arabistan’ın piyasadaki fiyatların yukarı gidişini dengelemek adına üretimi artırmaya gideceğini düşünüyorlar. Bunun küresel ekonomilerdeki pozitif seyri bir anda negatife çevirmesi mümkün.

Şubat sonu itibariyle ABD borç tavanına ilişkin tartışmaların yeniden alevlenmesinin gündeme gelmesinin yatırımcıların risk iştahını olumsuz etkilemesi ihtimaller içerisinde. Yılın ilk ayındaki pozitif hava ve hisse senetlerindeki kazançların, petrol piyasasına da yansıyarak fiyatlamaları desteklediği görülüyor. Bunun yanı sıra, petrol talebinin mevsimsellikten ötürü nisan aylarında baş göstermesiyle, Suudi Arabistan’ın tam da bahar aylarında üretimi kısmayı planladığı konuşuluyor.

Nordea Bank'tan Thina Saltvedt petrol fiyatlarına yönelik, “İran’ın nükleer programı ajandalarda yeniden gündeme gelmesi ve Almanya’nın İran ile anlaşmak için masaya oturması bekleniyor. İlk toplantıya ilişkin herhangi bir gelişme beklemiyoruz. Ancak politik risklerin yeniden yükselmesi fiyatlamalara da yansıyabilir. Özellikle İsrail ve Suriye arasındaki gerginlik ve MENA bölgesinde Cezayir’de tansiyonun yeniden yükselmesi,  politik riskler adına ön plana çıkanlar,” dedi.

Brent Petrol’ün 100$’ın altına inme ihtimali var mı?

OPEC in 100 dolar üzerindeki fiyatlamaları değerlemesine alması açısından yakın vadede petrol fiyatlarının bu seviyelerin altına inmesi analistlerin tahminleri dâhilinde değil. OPEC üyesi ülkelerin bütçelerini dengelemesi açısından petrol fiyatlarındaki düşük seviyeler onlara dezavantaj getiriyor. Petrol gelirinde başa baş noktası 5 yıl önce 35 dolar iken geçtiğimiz yıl 85 dolara kadar yükseldi. Küresel ekonomilerdeki güçlenme sinyalleri doğrultusunda, petrol talebinde artış beklentisi devam ediyor. ABD, Kanada ve Irak'taki petrol arzındaki sağlıklı yükselişe rağmen, OPEC atıl kapasitesinde halen düşük seviyesini koruyor. Arz tarafına ilişkin endişeler, petrol fiyatlarını baskılamaya devam ediyor. OPEC dışı üretimin artması atıl kapasiteyi çok düşük seviyelerden yukarı taşıyabilir.

Peki ya WTI-Brent petrol makasındaki genişleme…

WTI ve Brent petrol arasındaki makas son 1 haftadır genişlemeye devam ediyor. Analistler Brent-WTI makasında daralma olasılığını, ABD’deki deniz yolu petrol hattının full kapasite çalışması durumuna bağlıyor. Politik gelişmelerin de spreadler üzerindeki etkisininin yadsınamayacağına dikkat çekiliyor. Özellikle MENA bölgesindeki politik risklerin yükselmesi,  ihracatçı konumundaki Avrupa piyasalarını yakından ilgilendiriyor. ABD’deki denizyolu petrol hattının spreadler üzerindeki etkisinin yanı sıra, bu hattaki alt yapı eksikliği ABD içi petrol transferinde tıkanıklık noktası olarak göze çarpıyor. Bu nedenle, deniz yolu petrol hattının full kapasite çalışmasının yanı sıra, ulaştırma kapasitesindeki artışın da spreadler üzerinde etkisini göz ardı etmemek gerekiyor. Jeffries Menkul Değerler Petrol Broker’ı Christopher Bellew, petrol fiyatlarındaki seyre yönelik, "Euronun değerlenmesi, petrol fiyatlarını destekledi. Rafineri ve stokların durumuna bağlı olarak WTI-Brent arasındaki marj yüksek seviyelerini koruyabilir. Petrol’de trend dışı fiyat hareketleri görebiliriz,“ yorumunda bulundu.


BloombergHT Araştırma

Ayşe İyigündoğdu

aiyigundogdu@bloomberg.net