Advertisement

İlk olarak Brezilya Maliye Bakanı Guido Mantega'nın ilan ettiği kur savaşları, rekabetçi devalüasyondan çok "yangından kaçarcasına" büyüme sağlama savaşına benzemeye başladı.

Merkez bankalarının teşvik önlemlerini artıracağı düşüncesiyle yen ve sterlin zayıflar, Güney Kore wonu ve Şili pezosu güçlenirken, Döviz piyasalarındaki volatilite son 10 yıldaki ortalamasının altında seyrediyor ve küresel hisseler de 2013'ün başından bu yana 2.15 trilyon dolar kazandı. Yabancı rezervlerin son 4 yılın en düşük hızında büyümesiyle politika yapıcılar son 12 ayda müdahalelerini azalttı.

Brezilya'nın 2010'da sanayileşmiş ülkelerin para birimlerini zayıflatma politikalarını eleştirmek için "savaş" terminolojisini kullanmış olan Maliye Bakanı Mantega bile reali zayıflatma çabalarından vazgeçtiğini söylüyor. Fed Başkanı Ben S. Bernanke ve diğer politika yapıcılar geçtiğimiz hafta kurların büyümeyi kabul edilemeyecek düzeylerden yukarı taşımak için uygulanan politikaların "hedefi" değil, "neticesi" olduğunu söyledi. Morgan Stanley daha önce Fed'in 3. tur parasal genişleme programını "Büyük Parasal Genişleme" şeklinde nitelemişti.

Merkez bankalarının büyümeyi canlandırmak ve enflasyonu tetiklemek için çalışacağını, çünkü aksi takdirde deflasyon riskinin öne çıkacağını belirten Hermes Fund Managers'ın ekonomi araştırmaları müdürü Neil William, politikalarını en fazla gevşeten ülkelerin, en zayıf para birimlerine sahip olduğunun altını çizerek, "Bu diğerlerinden daha fazla büyüme yarışı değil. Sadece tüm ülkelerin aynı anda aynı şeyi yağması" dedi.