Advertisement

Gelişmiş ekonomilerdeki ılımlı ilerlemeler olduğuna işaret eden Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) son çalışması yüksek borç seviyeleriyle zorlanan Batılı ekonomilere bir miktar rahat nefes aldırdı. Ancak Avrupa'da devam eden resesyon ve genç nüfustaki yüksek işsizlik oranları ve uzun vadeli işsizlik, büyümeyi tehdit ediyor.

OECD, uzun vadeli işsizlikteki artışın, her geçen gün daha fazla işsizin, işsizlik sigortalarını sosyal yardımlara kaydırmasından ötürü yoksulluk ve eşitsizliği artırdığını söyledi.

Talebin tükenmesinin, ekonomistlerin "kaçış hızı" olarak niteledikleri noktaya ulaşmadan önce toparlanmayı aşağı çekebilir. Öte yandan politika yapıcılar için de yüksek işsizliğin uzaması, sorunların giderilmesini zorlaştırıyor.

ABD'deki işsizlerin yüzde 40'tan fazlası 6 ay ile 2. Dünya Savaşı sonrasının 2 katı süredir iş bulamıyor.

Politika yapıcılar ve küresel yatırımcılar, ekonominin toparlanmasının ardından da genç nüfus işsizliğinin devam etmesinin, sosyal ve siyasi istikrarı tehdit edebileceğinden endişe ediyor.