Advertisement

Cuma günkü ABD tarım dışı istihdam verisi, hafta içinde hayal kırıklığı yaratan ISM İmalat ve İmalat-Dışı verileri ile birlikte piyasada sert fiyatlamalara neden oldu. Hatta, son dönemde istihdamda görülen toparlanmaya karşın sektörel gelişimin daha geriden geldiği veri olarak kabul edildiğinde, tarımdışı istihdamın etkisi daha da sert oldu. Bu sert etkiyi kısaca özetleyecek olursak, en sert tepkinin emtia tarafında görüldüğünü söylemek gerek. Kıymetli metal hariç tüm emtia fiyatları bu veri ile talep yönlü beklentilerin daha da kötümserleşmesi ile baskılandı. Hatta Brent petrol, 2013 yılında görülmeyen seviye olan 105 USD/varil'in altına çekildi. Çin'de ithalat artsa da, ithalatın ancak stoku arttırdığı endüstriyel metaller veri ile bir darbe daha yedi. Yılbaşından bu yana bakıldığında, pamuk hariç pozitif getirisi olan emtia yok. Pamuk da zaten 2012'nin en çok değeri düşen emtiası olarak kayıplarını geri alıyor.

Emtia fiyatlarındaki sert geri çekilme, hem emtia ihraç eden ülkelerdeki hisse senedi piyasalarını etkiledi, hem de başta BIST-100 olmak üzere, emtiada yükselişten negatif etkilenen endeksleri de aşağı çekti. BIST-100 özelinde söyleyecek olursak, endeks değerleme açısından net pahalı durumda.  Hatta rakamlara dönüştürürsek, 11.2 x F/K'13 çarpanı ile benzerlerine kıyasla %8 primli. 1.6x PD/DD'13 çarpanı ise %15 yukarıda. Bu kıyaslamayı şunun için yapmak gerek; BIST-100'ün primli görüntüsü, artık tek başına pozitif ayrışma görüntüsünü sınırlıyor. Hatta böyle bir ayrışma olsa dahi, bunu prim yükü olarak kabul edersek, düzeltmeninin sertliğini artırıcı şekilde olarak yorumlayabiliriz. Dolayısı ile gelişmekte olan ülke hisse senedi fonlarına yeni girişler olmadığında BIST'in pozitif ayrışması düşüşün de yüzdesini ve hızını artıracaktır. Yani emtia fiyatlarındaki toparlanma her ne kadar kısa vadede BIST-negatif olsa da daha sağlıklı ve diğer benzer endekslerle eşgüdümlü hareket için pozitif olacaktır.

Aşağıdaki grafikte, emtia ve tahvil endeksi arasındaki ayrışma net şekilde görülüyor. ABD verilerinin yeniden kararsızlık taşıması riski, emtia kaynaklı enflasyon beklentisini ve düşük faiz periyoduna yönelik vadeyi arttırdığından, tahvil fiyatlamaları kendiliğinden ucuz hale geliyor. İki haftadır piyasadaki fiyatlama bu şekilde. Bir süredir güvenli liman olarak görülen tahviller hariç negatif ayrışan tahvillere, bu nedenle yeniden ilginin arttığı görülüyor. Emtianın baskılanan talebin göstergesi şeklinde dönüştürülmesi ile hisse senedi piyasaları da bundan negatif etkileniyor.

Cihan Başkal

cbaskal@bloomberght.com