Advertisement

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) açıkladığı Mart ayına ilişkin Sanayi Üretim Endeksi verileri ile ilgili, "Bu veriler bile Türkiye'nin yüzde 4'lük büyüme hedefinden sapmadan yoluna devam edebileceğini gösteriyor" dedi.

Ergün, Türk Standardları Enstitüsünün (TSE) 52'nci Olağan Genel Kurulu sırasında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Mart ayına ilişkin Sanayi Üretim Endeksi'nin beklentilerden az arttığının belirtilmesi üzerine Ergün, bu yıl için öngörülen yüzde 4 büyüme hedefine, ertelenmiş yatırımların da devreye girmesiyle ulaşılabileceğini söyledi.

Verilerin Türkiye'nin imalat sanayisinde çarklarının döndüğünü gösterdiğini anlatan Ergün, "Dönemsel düşünürseniz, aylık düşünürseniz bu aya bakarak geleceğe dair karar verirseniz yanlış karar vermiş olursunuz. Dolayısıyla, bu ayki veriler veya bu çeyreğin verileri işin tamamını ifade eden veriler değildir. Ama bu veriler bile Türkiye'nin yüzde 4'lük büyüme hedefinden sapmadan yoluna devam edebileceğini gösteren verilerdir" dedi.

-Çözüm süreci-

Terör örgütü PKK'nın çekilme takvimi ile ilgili bir soruyu da yanıtlayan Ergün, çözüm süreci başladığından bu yana kamuoyunda son derece iyimser bir hava oluştuğunu söyledi.

Güneydoğu'daki turizm potansiyelinin bir anda kendini göstermeye başladığını dile getiren Ergün, OSB'lerde neredeyse tahsis edecek yer kalmadığını ifade etti.

Çözüm sürecinin, toplumun ve yatırımcıların motivasyonunu yükselttiğini belirten Ergün, terörün olmadığı bir ortamda insanların nasıl harekete geçtiğinin görüldüğünü kaydetti.

Terörün hiçbir sorunun çaresi olmadığına dikkati çeken Ergün, "Türkiye, demokratikleşme konusunda adımlarını daha hızlı atamadıysa terör nedeniyledir. Bazı meselelerini konuşamadıysa, bazı yatırımları yapamadıysa terör nedeniyledir. Terör olmadığı zaman toplum her problemini çözmeye daha yatkın olur. Demokrasi içinde konuşulmayacak hiçbir konu, çözülmeyecek hiçbir problem yoktur. O yüzden terör örgütünün, silahlı gruplarını Türkiye'den çekiyor olması başlı başına önemli bir konudur. Bunun çekilmeyle sonuçlanması yeterli değildir. Bir silah bırakma, terörden vazgeçme, sorunların demokrasi yoluyla çözümüne angaje olması gerekir. Yoksa eliniz tetikte durduğu müddetçe yine Türkiye'de birtakım şeylerin konuşulmasının, birtakım hizmetlerin yapılmasının önünde psikolojik ortam engel olur."

-Not artırımı beklentisi-

Kredi derecelendirme kuruluşlarının yapacağı not artırımı beklentisine ilişkinde değerlendirmeleri sorulan Ergün, bu kuruluşların Türkiye'ye not artırımı konusunda geçmişten beri cimri davrandıklarını ifade etti.

Büyük bunalımlar, bütçe açıkları, borçlar içinde olan ülkelere bile iyi notlar verilirken, Türkiye gibi makroekonomik veriler ve bütçe konusunda olumlu gelişmeler kaydeden bir ülkeye cimri davranılmasını her zaman eleştirdiklerini dile getiren Ergün, "Şimdi kredi derecelendirme kuruluşlarının notlarından ziyade biz kendi durumumuzu, kendimiz değerlendiriyoruz ve yatırımcıların Türkiye'nin gerçek durumunu görmeleri için Türkiye'yi görmelerini istiyoruz" diye konuştu.

Türkiye'nin notunun artırılması gerektiğini kaydeden Ergün, dünyada not artışını hak eden birkaç ülkeden birinin Türkiye olduğuna işaret etti.

Kredi faizlerindeki düşüşe ilişkin görüşlerini de paylaşan Ergün, düşüş eğiliminin sadece tüketici kredileri açısından değil ticari krediler açısından da olması gerektiğini söyledi.

Ergün, kredi faizlerinin daha da düşeceğini ve faizin artık bir kazanç kapısı olarak görülmeyeceğini düşündüğünü dile getirdi.

Faiz gelirlerinin gerçek bir ekonomiyi yansıtmadığına işaret eden Ergün, merhum iş adamı Sakıp Sabancı'nın holdingin faaliyet dışı gelirlerinin faaliyet gelirlerinden fazla olmasından utandığını söylediğini aktardı.

AA