Advertisement

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, kredi derecelendirme kuruluşlarının düşük faiz oranları ve ivme kazanan çözüm süreciyle Türkiye'nin farkına varmaya başladıklarına işaret ederek, "Tahmin ediyorum ki önümüzdeki günlerde kendi itibarlarını kurtarmak adına bir düzeltme yapacaklardır" dedi.

Forum İstanbul'un 2. günü açılış konuşmasını yapan Çağlayan, düşük faiz oranları, kredi derecelendirme kuruluşları ve ABD ile Avrupa Birliği (AB) arasında imzalanması beklenen Serbest Ticaret Anlaşması'nın (STA) Türkiye'ye etkileri konusunda açıklamalarda bulundu.

Kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye'ye karşı ön yargılı olmasına rağmen yaşanan gelişmeleri göz ardı edemediğine dikkati çeken Çağlayan, "Son 3-4 aydır çözüm sürecinin sağladığı ekonomik katkıyı bize karşı en cimri davranan, iki yüzlü davranan kredi derecelendirme kuruluşları bile artık görmeye başladılar.

Bunların göz ayarları bozuktur, göremezler her yerde söylüyorum. Bugün Türkiye'yi bu gelişmiş alt yapısına rağmen Romanya ile, Filipinler ile, Endonezya ile, aynı kategoriye sokarlar ama tahmin ediyorum ki önümüzdeki günlerde kendi itibarlarını kurtarmak adına bir düzeltme yapacaklardır" diye konuştu.

Türkiye'de faiz oranlarının Cumhuriyet döneminde hiç yaşanmamış şekilde düştüğünü ifade eden Çağlayan, borçlanma faizi oranlarının yüzde 5'in altına gerilediğini ve Türkiye'nin 10 sene önceki aylık borçlanma faiziyle artık yıllık olarak borçlanılabildiğini dile getirdi.

Bankaların her geçen gün kredi hacimlerini artırdıklarını, an itibariyle 852 milyar lira kredi kullandırdıklarını söyleyen Çağlayan, 10 yıl önce böyle bir imkanın bulunmadığını ve devletin, milli gelirinin yüzde 75'i kadar borçlu durumda olduğunu hatırlattı.

-"Merkez Bankası geçte olsa doğruları görmeye başladı"-

Faizlerin düşmesinin bankalar tarafından KOBİ'lere yeterince yansıtılmamasını eleştiren Çağlayan, "Merkez Bankası (MB) yeni yeni, geçte olsa doğruları görmeye başladı. MB'nin yapmış olduğu gösterge faizlerdeki indirim neticesinde, Türkiye'de borçlanma faizlerinde bu gelişmeyi gördük.

Türkiye ekonomisinin bel kemiği dünyada olduğu gibi KOBİ'lerdir. Yeni bir teşvik sistemini sunduğumuz bir dönemde KOBİ'lerin ihtiyaçlarına bankacılık sisteminin destek vereceği gün, bugündür" ifadelerini kullandı.

-"AB'nin riyakar yaklaşımlarından kendimizi korumaya çalışıyoruz"-

ABD ile AB arasında imzalanması beklenen STA için AB'nin tutumunu eleştiren Çağlayan, şunları söyledi:
"Bir taraftan ihracatla uğraşırken diğer taraftan ticaret diplomasisi konusunda önemli işler yapıyoruz, AB'nin bize yapmış olduğu riyakar yaklaşımlardan kendimizi korumaya çalışıyoruz. Bir taraftan ABD - AB arasında başlayacak Serbest Ticaret Anlaşması dışında kalmamaya ve ABD ile bu işi paralel götürmeye çalışırken diğer taraftan da Japonya ile Trans Pasifik anlaşmasını da aynı dönemde bu işle paralel başlatmak için çok yoğun mesai harcıyoruz."

Çağlayan, Türkiye'nin anlaşmaya taraf edilememesinin haksız rekabet oluşturduğunu belirterek, bu anlaşmanın ülke ekonomisine ve ihracatına ciddi zararlar vereceğini ve önümüzdeki hafta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD ziyaretinde bu konunun gündeme getirileceğini bildirdi.

-"Yasa tasarısına bir madde koyarak bu alanı (kredi kapatma faizleri) başı boş bırakmayacağız"-

Faizlerin rekor oranda düştüğü bir dönemde bankacılık sisteminin daha insaflı davranması gerektiğini vurgulayan Çağlayan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) oturduğu yerde oturmaması gereken, ciddi ciddi çalışması gereken bir döneme girildi. Buradan BDDK'ya sesleniyorum; uyuma BDDK! Bakın böyle bir imkan gelmiş bugün bankacılık sisteminin bir kısmı halen geçmişteki alışkanlıklarını devam ettiriyor.

Değişen faizi revize etmek isteyen KOBİ'ye yüzde 4 gibi kapatma faizi isteyen bankalar var. Allah'tan korkmak lazım."

Bankacılıkta tüketicilere kullandırılan faiz oranlarına ilişkin yeni bir düzenlemenin hükümetin gündeminde olduğunu da belirten Çağlayan, "Yasa tasarısına bir madde koyarak bu alanı başı boş bırakmayacağız. Buna bir sınır getiriyoruz. Yapılacak yeni düzenlemeyle buna bir maksimum tavan fiyat getiriyoruz. Böyle bir sürece bankaların, finans kuruluşlarının önem vermesi gerekiyor" diye konuştu.

Konuşmasında Türkiye'nin ihracatta kat ettiği mesafeyle imrenilen bir ülke haline geldiğine değinen Çağlayan, Türkiye'nin küresel ekonomiler içinde müstesna bir yeri olduğunu dile getirdi.

Türkiye'nin dünyada sadece Mikronezya ve Nauru'ya ihracatının bulunmadığını anımsatan Çağlayan, ihracatçılara konuyla ilgili çağrıda da bulunduğunu belirterek, "Dünyada Türk malı girmeyen pazar bırakmayacağız" ifadesini kullandı.