Advertisement

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, bazı bankalar tarafından alınan kredi kapatma komisyonuna tavan getirilmesi için yasal bir düzenleme yapılacağını bildirdi.

Hürriyet Gazetesi'nin Antalya'da bir otelde düzenlediği Bölge Buluşmaları Toplantısına katılan Çağlayan, bazı bankalar tarafından alınan kredi kapatma komisyonlarını eleştirerek, "Allah gözlerini doyursun bunların. Ben, bankacılık sistemi zarar etsin demiyorum ama her şeyin bir ölçüsü var. Bu noktada bıçağı kemiğe dayandıran bazı vampirler var" dedi.

Konuyu geçen pazartesi günü yapılan Bakanlar Kurulu'nda dile getirdiğini anlatan Çağlayan, Başbakan Erdoğan'ın aynı Bakanlar Kurulu toplantısında konuyla ilgili yasal düzenleme yapılması için ilgili bakanlara talimat verdiğini bildirdi. Çağlayan, "Buna bir tavan getirmesi için yasal bir düzenleme yapılacak" diye konuştu.

-Temel fıkrasıyla Merkez Bankasına eleştiri-

Ekonomideki "gaz, fren" tartışmalarına değinen Çağlayan, frenle bir aracın bir yere götürülemeyeceğini, o yüzden kendisinin "frenci değil, gazcı" olduğunu söyledi.

Türkiye ekonomisinin geçen yıl büyük bir başarı örneği gösterdiğini ve Avrupa'da, Estonya'dan sonra en yüksek büyüme oranına sahip ikinci ülke olduğunu belirten Çağlayan, bu başarı karşısında Türkiye'ye karşı çok cimri olan kredi derecelendirme kuruluşlarının bile notlarını az da olsa revize etmeye başladıklarını dile getirdi.

Merkez Bankası'nın da artık korkuyu bırakıp biraz daha cesaretli hale gelerek gösterge faizlerini düşürdüğünü ifade eden Çağlayan, "Keşke geçen sene söylediğimiz zaman bunları yapsaydı" dedi.

Dört yıl öncesini hayatı boyunca unutamayacağını anlatan Çağlayan, ABD, Japonya, Avrupa merkez bankalarının faiz indirdiği dönemde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının tam tersi hareket ederek faizleri yüzde 16,25'e kadar yükselttiğini kaydetti.

Çağlayan, şöyle devam etti:

"Temel yıllarca Almanya'da çalışmış, birikimleriyle çok güzel bir araba almış. Geçmiş direksiyonunun başına, bir taraftan da radyoyu açmış, keyifli keyifle müzik dinliyor, otobanda gidiyor. Bir anda radyodan bir anons geçiyor (dikkat dikkat, şu numaralı otobanda bir araç ters yöne gitmektedir). Temel de dönüp (ne bir aracı ya bunların hepsi ters yönde gidiyor) demiş. Bizim Merkez Bankası da o tarihte böyle yaptı, Temel gibi. Şimdi o tarihten bu tarihe Türkiye çok şey kaybetti. Şimdi Merkez Bankası bir hareket yaptı. Geç kalmış olmakla beraber, takdir ediyorum."

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, bankacılık sektörünün Merkez Bankasının faiz indirimini tüketicilere yansıtmadığını belirterek, "Kapatma komisyonu tam bir kasti faul, çelme atma modeli. Allah korkusu olsun biraz insanda, dünyanın hiçbir yerinde böyle bir usul yok" dedi.

Hürriyet Gazetesi'nin Antalya'da bir otelde düzenlediği Bölge Buluşmaları Toplantısında konuşan Bakan Çağlayan, siyasete atılmadan önce 27 yıl sanayicilik yaptığını, Antalya'nın kendi iş hayatında bir dönüm noktası oluşturduğunu söyledi.

Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın turizme getirdiği desteklerin kendi şirketinin gelişmesine çok katkı sağladığını anlatan Çağlayan, "Antalya'da turizmin dünyaya açılmasıyla benim firmamın hassasiyeti ortaya çıktı. Antalya'nın birçok büyük tesisini benim firmam yaptı. Rahmetli Özal, o tarihte bu teşvikleri getirmeseydi biz hala babamızdan, dedemizden kalan sistemlerle sanayiye devam edecektik" diye konuştu.

Turizmin yanı sıra tarım, ticaret, sanayide de adından söz ettiren Antalya'nın yıllık ihracatının 978 milyon dolar düzeyinde olduğunu belirten Çağlayan, "Antalya, Türkiye'nin 17'nci büyük ihracatçı ili. Ben, Antalya'ya 17'nciliği yakıştıramıyorum. İstiyorum ki Antalya, ihracatta ilk 10'da olsun, 1 milyar doları devirsin" dedi.

-241 gümrük bölgesine ihracat yapan ülke-

Çağlayan, Türkiye ihracatının takdire şayan bir gelişme içinde olduğunu, ekonomik büyümeye büyük katkı sağladığını anlatarak, bugün dünyanın 241 gümrük bölgesine ihracat yapılır hale gelindiğini bildirdi.
Avrupa'nın, Türkiye ihracatı içindeki payının yüzde 50'lerden yüzde 38'lere kadar düştüğünü ifade eden Çağlayan, "Bunu fellik fellik, adım adım tüm dünyayı dolaşarak yaptık. Son 4 yıldaki pazar çeşitlendirmesini yapmamış olsaydık bugün ihracatta 42 milyar doları bile elde edemezdik" diye konuştu.

Çağlayan, "Bugün Türkiye'nin dünyada ihracat yapmadığı iki ülke kaldı; Mikronezya ve Nauro. Bilmem bileniniz var mı nerede olduğunu. Asya Pasifik'te toplu iğne başı büyüklüğünde iki ülke ama bu iki ülkeye bu yıl içinde mutlaka ihracat yapacağız ve dünyada Türk ürününün girmediği hiçbir gümrük bölgesi bırakmayacağız" dedi.

-"KOBİ'lerin desteklenmesi gerekiyor"-

KOBİ'lerin, ekonominin fidanlığı olduğunu kaydeden Çağlayan, bu fidanlığa ne kadar iyi bakılırsa o kadar iyi bir orman oluşturulabileceğini söyledi.

KOBİ'lerin ucuz finansmana erişmekte biraz zorlandığını dile getiren Çağlayan, bankacılık sektörünün mutlaka KOBİ'leri desteklemesi gerektiğini kaydetti.

Merkez Bankasının yaptığı faiz indirimi ile aynı gün Borsanın 92 bine çıktığını, kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye ile ilgili pozitif şeyler söylemeye başladıklarını, bankaların bunu görmeleri gerektiğine işaret eden Çağlayan, şöyle devam etti:

"Bankacılık sektörü Merkez Bankasının yaptığı faiz indirimini, kendilerinden kredi kullanan vatandaş ve işletmelere yansıtmıyor. İstedikleri faizi dayatıyorlar. Gözünü aşırı hırs bürümüş, kar etmekten başka hiçbir şey düşünmeyen bankacılık sektörünün biraz vicdana gelmesi gerekir. Artık BDDK'nın da uykudan uyanması gerekiyor. Bankalar, hala eski alışkanlıklarını devam ettirmek istiyor. Faizlerin düşmesiyle kredisini revize etmeye çalışanların önüne koca bir set koyuyorlar. Kapatma komisyonu tam bir kasti faul, çelme atma modeli. Allah korkusu olsun biraz insanda, dünyanın hiçbir yerinde böyle bir usul yok."

-"14 Mayıs'ta Türkiye, IMF'den boşanıyor"-

Türkiye ekonomisinin fren yapmadığı, gaza bastığı sürece büyümesini devam ettireceğine işaret eden Çağlayan, şunları söyledi:

"Dünyadaki gelişmeler elbette etkileyecek ama ümit ediyorum Türkiye hızla dünyadan ayrışacak. 5-6 gün sonra Türkiye yeni bir bağımsızlığı yaşayacak. Ben, IMF'den 1 milyar dolar borç alabilmek için bir uçak dolusu iş adamı olarak ABD'ye gitmiş insanlardan biriyim. Türkiye o tarihte IMF'den 1 milyar dolar borç almasa memurunun maaşını ödeyemeyecekti. Sokaktaki simitçi bile IMF'nin Türkiye'deki 9'uncu sıradaki memurunun adını bilirdi. Carlo Cotarelli'yi bilmeyen yoktur Türkiye'de. Şimdi size soruyorum, IMF'nin Türkiye'deki temsilcisinin adını biliyor musunuz? samimiyetimle söylüyorum, ben bilmiyorum.

Bugün dünyada birçok ülkenin IMF bastonuyla ayakta durduğu bir ortamda Türkiye, 14 Mayıs'ta IMF'den boşanıyor. Önümüzdeki hafta masadaki roller değişiyor, IMF'nin kapısında borçlanmak için bekleyen bir ülke yok artık. Bırakın borç almayı, 5 milyar dolar borç verebilecek ülke haline geldik. Bunları hayal bile edemezdik."

-Çözüm süreci-

Çözüm süreciyle ilgili de değerlendirmelerde bulunan Bakan Çağlayan, Türkiye'de bundan 30 yıl kadar önce Türk-Kürt, Alevi-Sünni gibi ayrımların bulunmadığını, bunların 30 yılda Türkiye'nin önüne konulmuş bir tuzak olduğunu ifade ederek, "İnşallah bu Anneler Günü öyle bir gün olacak ki artık anaların gözünün yaşı akmayacak" dedi.

Türkiye'nin bugün böyle bir fırsatı yakaladığını belirten Çağlayan, bu imkanla Türkiye'nin terör belasından kurtulacağını, 2023 gelmeden 2023 hedeflerinin yakalayacağına inandığını sözlerine ekledi.

Toplantıya Çağlayan'ın yanı sıra AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Menderes Türel, Hürriyet Gazetesi'nin yöneticileri, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ve çok sayıda iş adamı katıldı.

AA