Advertisement

AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, AB sürecinin zor bir süreç olduğunu ve Türkiye'yi bu yolda engellemek isteyenler olabileceğini belirterek, "Ama şunu da çok iyi biliyoruz, yanlış hesap mutlaka ve mutlaka Bağdat'tan da döner, Brüksel'den de döner, Şam'dan da döner, Kahire'den de döner" dedi.

AB Bakanı Bağış,TBMM Dışişleri Komisyonu ve AB Uyum Komisyonu üyesi milletvekilleri, AB üyesi ülkelerin Ankara'daki büyükelçileri, kamu kurum ve kuruluşlarının AB daimi temas noktaları ile medya kuruluşlarının Ankara temsilcileri, diplomasi muhabirleri, farklı inanç gruplarının temsilcileri ve AB Bakanlığı, Ulusal Ajans ve Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) çalışanlarına Cer Modern'de iftar yemeği verdi.

Cer Modern'in bahçesinde başlayan iftar yemeği, aniden bastıran şiddetli yağmur nedeniyle bir süre kesintiye uğradı. Konukların müze binasının içine alınmasının ardından yemek kapalı mekanda devam etti.

Konuklara burada seslenen Bağış, "Bu akşam bir muhabbet sofrasında beraber olalım istemiştik. Birlikte olduk ama muhabbetimiz de bereketlendi. Yağmurla birlikte daha farklı, belki de hiçbir zaman unutamayacağımız bir iftar programı yaşamış olduk" diye konuştu.

Dünyanın Gazze, Mısır, Arakan gibi çeşitli bölgelerinde ramazanın bereketini yaşayamayan milyonlarca insan olduğuna işaret eden Bağış, Martin Luther King'in "Kuşlar gibi uçmasını, balıklar gibi yüzmesini öğrendik. Ancak bu arada çok basit bir sanatı unuttuk; kardeş olarak yaşamayı" sözünden alıntı yaparak, "İşte ramazan bize kardeş olarak yaşamayı hatırlatan çok önemli bir dönem" ifadesini kullandı.

Türkiye'nin her geçen gün güçlendiğini ve ilerlediğini, demokrasisi, ekonomisi ve sosyal politikalarıyla çok farklı bir noktaya ulaştığını kaydeden Bağış, AB sürecinin kolay bir süreç olmadığını vurgulayarak, şöyle konuştu:

"Ne 1959'da başladığında bu süreç kolaydı, ne 1963'de Ankara Anlaşması yapıldığında kolaydı, ne müzakareler kolay, ne de AB sürecinde bir iftar yapmak kolay. Ama şunu da biliyoruz ki, gecenin ne kadar uzun olduğunu güneşe hasret olanlar bilir. Biz de ülkemizin kalkınması için, reformu için, zenginleşmesi için AB sürecinin son derece önemli olduğunu biliyoruz ve 'gecenin en karanlık olduğu an sabahın en yakın olduğu andır' diyerek, hiçbir zaman azmimizden, kararlılığımızdan geri adım atmadan, doğru olanı, ülkemizin yasal standartlarını yükseltmek için atılması gereken reform adımlarını mutlaka atıyoruz."

Türkiye'nin bu süreçte engellemelerle karşılaşabileceğini dile getiren Bağış, "Bu süreçte bizi durdurmak isteyenler olabilir, engellemek isteyenler olabilir. Ama şunu da çok iyi biliyoruz, yanlış hesap mutlaka ve mutlaka Bağdat'tan da döner, Brüksel'den de döner, Şam'dan da döner, Kahire'den de döner. Onun için kimse yanlış hesap yapmasın" dedi.

- "AB Bakanı olarak sizlerle birlikte son iftarım olabilir"

AB Bakanı Bağış, konuşmasında, çalışma arkadaşlarına yönelik olarak da şu ifadelere yer verdi:

"Biz siyasiler bu görevlere belirli bir süre için seçiliyoruz, ondan sonra o görevi tekrar edip etmeyeceğimizi bilemiyoruz. Belki bu benim AB Bakanı olarak sizlerle birlikte son iftarım olabilir, ama bundan sonraki her iftarda da ben arkadaşlarımla birlikte olmaya çalışacağım. Bu vesileyle, herhangi birinin de kalbini kırmışsam onlardan da özür dilemek isterim ve böylesine nitelikli bir grupla çalışmış olmaktan ne kadar kendimi şanslı hissettiğimi de bu vesileyle özellikle vurgulamak isterim."

Yola beraber çıktığı arkadaşlarıyla daha uzun yıllar birlikte önemli reformlara imza atacaklarını ve ülkenin kalkınması için çalışacaklarını vurgulayan Bağış, "İnşallah bu akşam bu anlamlı, değişik, hiçbir zaman unutulamayacak iftar sofrasında sizler için de güzel bir anı olmuştur" diyerek sözlerini tamamladı.

 

AA

BU HABERE YORUM YAZ
 
16 Temmuz 2013 Salı, 17:03 Misafir şimdi anlıyorum ki; sokaktaki sade vatandaşın görüp te devletin görmediğini sandığımız pek çok basit bugünden yarına çözülebilir pek çok düzenleme aslında devlet tarafından çok iyi görülüyor ama dokunulmuyor, neden? ab müktesebatı gereği ne ise onu yaparız diyerek adeta her konuda tembellik yapılıyor. bir çok ama bir çok örneği var buraya sığmaz. biz en iyisi patlak ab yi bırakalım kendi müktesebatımızı yazalım ve en iyi standartlarda olan abd 'den örnek alalım ab den değil.ab ile imtiyazlı ortaklıkta kalalım (ah ah buna hazırken adamlar kaçırdık, üyelikten daha avantajlı olurdu).bi düşün...