Advertisement

G-20 zirveleri her zaman nabzı hızlandıracak kadar dikkat çekmese de, bu hafta Moskova'da yapılacak olan maliye bakanları ve merkez bankasıları toplantısının finansal piyasaların dikkatini çekmesi bekleniyor.
 
Fed'in her ay 85 milyar dolar yaratan tahvil alım programını önce azaltıp, ardından sonlandırma niyetinde olması ve Pekin'in dünyanın en dinamik ekonomisini dengelemeye çalışmasıyla birlikte politika yapıcılar kritik bir dönemde bir araya geliyor.

Çin'in büyümesi finansal piyasalarda çalkantılara neden olmasının ardından ikinci çeyrekte ılımlı oranda yavaşlarken, Fed Başkanı Ben Bernanke de ABD ekonomisinin toparlandığına yönelik daha güçlü kanıtların görülmesi hâlinde yalnızca tahvil alımlarını sonlandırılacağını vurguladı.

Ancak G-20'nin önde gelen ekonomileri, hiçbirinin planı bozamayacağı bir güvence arayışında olacak.

Gelişen piyasa ekonomileri Fed'in çıkış planını açıklamasından bu yana büyük ölçekli yatırım çıkışlarıyla karşı karşıya kaldı. Endonezya ve Brezilya faiz artırırken, Hindistan da rupinin rekor düşüğe gerilemesiyle likiditesini sıkılaştırdı ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası da lirayı korumak için müdahale etti.

IMF Başkanı Christine Lagarde, "İleriye dönük en önemli nokta, sıradışı para politikasından çıkış ve dikkatli safhalara ayırma ve net iletişimin kritik olacağını söyledi.

Güney Kore Maliye Bakanlığı, Fed'in hamlelerinin küresel etkilerini de düşünerek harekete geçmesi gerektiğini söyleyerek endişelerini dile getirdi.

Japonya'da üst düzey bir finansal diplomat da benzer sorulamaları Çin Merkez Bankası için yaparak, bankanın hamlelerinin geniş çaplı etkilerini göz önünde bulundurması gerektiğini söyledi.

Diğer tarafta bir başka G-20 kaynağı da birçok üyenin Jağponya konusunda sabrının tükenmeye başladığını ve üyelerin "somut yapısal reformları görmek istediğini" ifade etti.