Advertisement

Banka bilançoları 24 Temmuz’da Halkbank ile start veriyor ve 8 Ağustos’taki Bayram tatili öncesinde ise tamamlanması bekleniyor. %35-40 kredi büyümesi ortamında, kredilerin fiyatlandığı koridorun üst bandında 75 baz puanlık yukarı hareket sonrası, FED politikasının yarattığı belirsizliklerin ekonomiye kredi tarafından yansıma riskli öngörülürken, görece yükselen faiz ortamında, bankacılık sektörüne ilişkin beklentiler şöyle:

HSBC’ye göre 2.çeyrek bankacılık sektörü için artan faizler nedeniyle, 2013 yılında kuvvetli karlılığın son çeyreği olacak. Geçtiğimiz yıl aynı döneme göre bankaların net karında, artan net faiz marjının etkisiyle % 22 yükseliş öngören kurum, düşen gelirler ve artan karşılık giderleri nedeniyle bir önceki çeyreğe göre o kadar pozitif öngörüde bulunmayarak % 6 seviyesinde azalma beklediğini belirtti.

Ak Yatırım, 2.çeyrekte, çeyreksel bazda % 8,9 net kar daralması bekliyor. Temettü netleştirildiğinde ise % 12,5 düşüş olarak hesaplamalarını yapıyor. Genel olarak çeyrekte, enflasyona endeksli bono getirilerindeki sert düşüşle oluşan daralma ve çeyreksel bazda kredi-mevduat getiri arasındaki farkta daralma kaynaklı olarak, Ak Yatırım, bankaların net faiz marjında çeyreksel olarak % 1.1 daralma tahmin ediyor. 2013’ün 2.yarısındaki tahminler paralelinde ise 2013 ve 2014 kar büyümesi öngörülerini sırasıyla % 5,9 ve %6,2 olarak belirtiyor. Olumlu bilanço açıklaması beklediği büyük piyasa değerli bankalar arasında Yapı Kredi, küçük piyasa değerli bankalar arasında ise Bank Asya ve TSKB’nin daha olumlu bilanço açıklaması öngörülüyor. Çeyreksel bazda iki haneli kar düşüşü öngörülen bankaları ise Vakıfbank, TEB ve İş Bankası olarak sıralıyorlar.

BNP Paribas’nın 2.çeyrekte bankacılık sektörüyle ilgili öne çıkardığı noktalar şu şekilde; kredilerde çeyreksel bazda %10’nun üzerindeki artışla birlikte, genel karşılık maliyetlerindeki artış, kredi-mevduat makasındaki bozulmayla net faiz marjlarında bozulma ve enflasyona endeksli bono getirileri üzerinde mevsimsellik etkisi. Operasyonel net kar anlamında İş Bankası, Akbank ve TSKB’nin yıllık bazda sırasıyla % 38, % 26 ve % 25 artış kaydetmesini öngörürken, net faiz marjlarında 40 baz puanlık bir düşüş bekliyor.

Garanti Yatırım, 2. Çeyrekte kapsamlarındaki bankalar için 3,6 milyar net kar beklentisi içerisinde. Bu rakam 2013’ün ilk çeyreğine göre çeyreklik bazda % 5 daralma, geçen yılın aynı dönemine göre ise yıllık bazda % 22 artış anlamına geliyor. Ticari işlemler ve karşılıklar tarafında sektörde olumlu anlamda kar sürprizleri beklentisi içerisinde olan kurum, Akbank, TSKB ve Yapı Kredi’nin çeyreklik bazda net karlarını artırıp öne çıkan bankalar olacaklarını belirtiyorlar. Ticari işlemler kazançlarının net karı desteklemeye devam etmesi öngörülürken, bundan soraki çeyreklerde ise etkisinin daha sınırlı olması bekleniyor. Kurum ayrıca, Haziran ayında yaşanan hızlı faiz artışının, fonlama vadeleri açısından 2.çeyrek bilançolara sınırlı olumsuz etki yaratacağını, bu nedenle asıl etkinin yaşanacağı periyodun 3 çeyrek ve 4 çeyrek olacağını ve  bankalar için maliyet anlamında zorlayıcı çeyreklerin bunlar olacağını vurguluyor.

Ekspres Yatırım, 2.çeyrek marjlarının , fonlama maliyetlerinin çeyreğin sonuna doğru artmasından dolayı yıllın 2.yarısı için gösterge olmayacağını belirtti.

Deutsche Bank’ın Türkiye Bankacılık raporuna bakıldığında ise, bu yılın 2.çeyreğinin önümüzdeki çeyreklerde sektörün zorlu patikasından önceki son çeyrek olduğunu belirtildiği görülüyor. Çeyreksel anlamda ise karşılıklardaki artışın alım satım karlarıyla kompanse edilmesi kurum tarafından bekleniyor.

Ayşe İyigündoğdu

BloombergHT Araştırma Bölümü

aiyigundogdu@bloomberght.com