Advertisement

Japonya'nın ihracat odaklı ekonomi mucizesine 10 yıllardır benzemeye çalışan Çin, Japonya'nın 20 yıl sonra uyanmaya çalıştığı ekonomik komanın benzerini de yaşama tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor.

Çin, daha gelişmiş olan komşusundan edindiği, büyüme için ihracat ve kredi destekli yatırıma dayanma alışkanlığından kurtulmaya çalışıyor. Ekonomistler bu durumun Çin ekonomisini, emlaktaki aşırı yatırım ve maliyet avantajını yitiren endüstrilerle birlikte dengesiz hâle getirdiğini söylüyor. Dünyanın en büyük ikinci ekonomisi Çin'de ücretler artıyor ve yatırım getirileri azalıyor.

Büyümenin yavaşlamasıyla Çin Başkanı Xi Jinping ve Başbakanı Li Keqiang, yaygın yolsuzluk ve istihdam kayıplarıyla birlikte tamamlanan ABD'ninki türünde bir finansal krizi önlemeye kararlı görünüyor.

Ancak ekonomistler, böyle bir krizin önlenmesinin sorunlu sektörleri mumyalayarak, büyümeyi daha sürdürülebilir hâle getirme çabalarına zarar verebileceğini ve Japon ekonomisini berbat eden zombi şirket ve bankalar gibi kuruluşlar yaratabileceğine dikkat çekiyor.

Japonya'dan daha hızlı yaşlanan nüfus faktörü de eklenince ekonomistler Çin'in de tıpkı Japonya'nın imkansız hatalarını tekrarlamasından endişe ediyor.

Hong Kong'taki Morgan Stanley'nin baş Asya ekonomisti Chetan Ahya, çok fazla inkarın olduğunu ve insanların dempgrafinin önemsiz olduğunu sandığının altını çizerek, kendisinin deflasyonist risklerden endişe ettiğini belirtiyor.

Deflasyon şu an yüzde 7.5 büyüyen ve tüketici fiyatlarının yıllık yüzde 2.7 arttığı bir ekonomi için ihtimal dahilinde görünmese de ekonomistler, Çin'in birçok yönden Japonya'nın 1991'deki krizinin 2 yıl öncesindeki zamanlarını hatırlattığını söylüyor.