Advertisement

Piyasalarda veri ve Merkez Bankaları faiz kararı yörüngesinde kritik bir haftanın içerisindeyiz. Ama bugün çanlar, ABD için çalıyor. Önce ADP Özel sektör istihdam değişimi (Beklenti : 180 bin, önceki: 188 bin), ardından ABD büyüme verisi (beklenti %1 önceki: %1.8) ve Türkiye saatiyle 21:00’da FOMC faiz kararını bekliyor olacağız.

Pozitif senaryolar arasında Enflasyon için hali hazırda % 2 lik hedefin % 1.5’a, işsizlik için % 6.5’luk hedefin ise % 6’ya çekilmesi beklentisi var. Aynı zamanda Enflasyon için bir üst sınırın yanı sıra, bir alt sınırın eklenmesini öngörenler de var. Bunun gerçekleşmesi halinde, yatırımcılar, “parasal genişlemenin bitirilmesi ertelendi” gibi algılayabilecekleri gibi “faizlerin ne zaman artışa geçeceği adına daha net sinyal verildi” olarak da algılayabilir. Bernanke son konuşmalarında, tahvil alım programının azaltılmasının ve faizlerin yükseltilmesinin birbirinden iki bağımsız olay olarak vurgulaması dikkat çekiyordu. Bu anlamda piyasa, 2. Seçeneği benimsemişe benziyor. İşsizlik tahmini % 6.5’un altına gevşemesi durumunda ise, piyasanın alacağı mesaj “faiz artışı ötelendi” şeklinde olacağa benziyor.

Piyasaların yukarı yönlü hareketine neden olabilecek bir diğer nokta ise, Fed’in “ekonomide kırılganlıkların hala sürüyor açıklaması” olabilir. Büyüme ve enflasyon cephesindeki gelişmelerin geçici değil de kalıcı olarak nitelendirilmesi bu noktada önemli olabilir. Ancak tahvil alım programının bitirilmesinin ekonomideki iyimserlikten değil de, yararlarının maliyetlerinden daha düşük olması dolayısıyla olduğu uzun bir süredir zaten tartışılıyor. ABD'nin büyüme hesaplamalarında revizyona gideceği haberleriyle birlikte, ABD ekonomisinin bir Belçika kadar daha genişler beklentisi de bir kenara not edilmeli. Hesaplamadaki metadolojik değişikliğin ABD Borç/büyüme oranını aşağı çekmesi aşikar görünüyor.

Bir diğer konu ise, hiç şüphesiz Obama’nın genelde karşı çıktığı, şirketlerin yurtdışı karlarının bir kereye mahsus düşük oranla vergilendirilmesi konusunun yeniden masaya yatırılması. Bu olay aslında yeni değil, Bush döneminden bu yana konuşuluyor. Bu beklentiyle birlikte dolarda talebin arttığını söylemek mümkün. Buradaki esas düşünce, başka para birimlerinde tutulan şirket karlarının, dolara çevrilerek ülkeye geri dönmesi beklentisi.

Tüm bu veriler öncesinde, piyasalardaki son duruma bakılacak olursa, Euro/Dolar 1,3256, Altının onsu 1333 dolarda, ABD vadeliler ise şimdilik yatay bir seyir sürüyor. İş Yatırım Uluslararası Piyasalar Müdür Şant Manukyan, “Euro ve Altının sıkışması bize sert bir hareketin öncesinde olduğumuzu gösteriyor. (AUD'da 90.40 desteğindeyiz kapanışa dikkat). Ben FOMC'ye Nasdaq üzerinden bakmayı tercih ediyorum. NQU3 yani mini Nasdaq eylül vadede 3096 seviyesine stop alış bırakıyorum. 3000 seviyesi de stop loss. Emir gerçekleşirse riske edilen miktar 1920 dolar. Şayet FED yumuşak bir açıklama yaparsa Euro ve altında da 1.34 ve 1350 ile sınırlı kalmayacak büyüklükte yukarı bir hareket yaşanacaktır. Aksi durumlarda ise ara destekleri göz ardı ederek Euroda 1.3090 ve Altında 1270 seviyeleri kritik olacak diyebiliriz. “ yorumunda bulundu.

Ayşe İyigündoğdu

BloombergHT Araştırma Bölümü

aiyigundogdu@bloomberg.net