Advertisement

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) üyelik sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Acaba Türkiye mi AB'ye ihtiyacı olan bir ülkedir, yoksa bir medeniyetler ittifakı olan Türkiye'nin AB'de olması mı AB'nin lehinedir? Aslında sorunun cevabı, sorunun kendi içinde. Bugün Türkiyesiz bir AB kayıptadır" dedi.

Çağlayan, Türkiye-Lüksemburg İş Forumu'nda konuşmasına, Lüksemburg'lu yekililere Türkiye'nin AB üyeliği sürecinde verdikleri destekten dolayı teşekkür ederek başladı. Bu kapsamda Lüksemburg Dış Ticaret Bakanı Etienne Scheider ile yaptığı görüşmeye de dikkati çeken Çağlayan, Scheider'in Türkiye'ye verdiği destekten bahsederek şöyle konuştu:

"Acaba Türkiye mi AB'ye ihtiyacı olan bir ülkedir, yoksa bugün 76 milyon nüfusu, dinamik bir yapıya sahip 30 yaş gibi genç bir nüfusa sahip ve adeta dünyadaki krize meydan okuyan, ekonomisi her geçen gün gelişen, Boğu ile Batı arasında önemli bir köprü, bir medeniyetler ittifakı olan Türkiye'nin AB'de olması mı AB'nin lehinedir? Aslında sorunun cevabı, sorunun kendi içinde. Bugün Türkiye'siz bir AB kayıptadır."

Krizin Avrupa'ya getirdiği en büyük ekonomik çöküntünün 5 milyondan fazla Avrupalı'nın işini kaybetmesi olduğunu dile getiren Çağlayan, aynı dönemde Türkiye'nin 6 milyondan fazla insanı istihdam etme başarısı gösterdiğine işaret etti.

Türkiye'nin büyüme ve ihracat rakamları ile ilgili katılımcıları bilgilendiren Çağlayan, şöyle devam etti:

"Böyle bir ortamda AB'nin Türkiyesiz olması, AB'nin aleyhinedir. 17 yıldır Gümrük Birliği anlaşmamız devam ediyor ancak 17 yıldır devam eden bu önemli anlaşmaya karşın AB, Türkiye'ye hakettiği şekilde davranmıyor. Türk iş dünyasına Avrupa'ya girişte uygulanan vize uygulamasını ben ayrımcılık, haksız bir zulüm olarak değerlendiriyorum. Dünyanın her yerinde yatırımları olan Türk iş dünyasının Avrupa'ya vizeyle girmesini, haksız bir rekabet unsuru ve ticarette bir bariyer, engel olarak görüyorum."

Serbest ticaret koşulları, şeffaflık gibi politikaları AB'nin her fırsatta dile getirdiğini anlatan Çağlayan, "Maalesef Türkiye'ye, gerek vize konusunda, gerek transit geçişlerde uygulanan kotalarla, gerek üçüncü ülkelerle yaptığı müzakerelere Türkiye'yi dahil etmemesiyle, en önemlisi de Serbest Ticaret Anlaşması yapmış olduğu ülkelere Türkiye'yi de taraf tutmamasıyla büyük bir haksızlık yapıyor. Türkiye bu haksızlığı haketmiyor" dedi.

Türkiye'nin lojistik ve ekonomik açıdan Doğu ile Batı arasında önemli bir köprü olduğunu, son 10 yılda Türkiye'ye gelen uluslararası doğrudan yatırımların 1923-2003 arasında gelenin 9 katından fazla olduğunu aktaran Çağlayan, konuşmasında Türkiye ile Lüksemburg ticaret hacmine ilişkin verileri de paylaştı.

Lüksemburg'un Türkiye'ye yaptığı yatırımlardan duyduğu memnuniyeti dile getiren, Türkiye'deki yatırım ortamının avantajları hakkında katılımcıları bilgilendiren ve Türkiye'nin artık uluslararası dev şirketler için bölgesel yönetim merkezi olma özelliğine sahip bir ülke olduğunu ifade eden Çağlayan, "Lüksemburg, ülkemizde 6. sırada yatırım yapan ve 6,7 milyar dolarlık yatırımı olan bir ülke olma özelliği gösteriyor" dedi.

-"Lüksemburglu firmalar, Türkiye'deki yatırım fırsatlarından yararlansın"-

Zafer Çağlayan birikim ve tecrübelerin Lüksemburg iş dünyasıyla birleştirilmesini istediklerini belirterek,"İki ülke iş dünyasının, bugün burada olduğu gibi, üçüncü ülkelerde birlikte iş yapmasının daha önemli olduğuna inanıyorum. Bu konuda gelin birbirimizin avantajlarından birlikte faydalanalım. Birlikte çalışmakla çok büyük kazanımlar elde edeceğiz" çağrısı yaptı.


Türkiye'nin 2023 hedefleri hakkında bilgi veren Zafer Çağlayan, Lüksemburglu firmaların Türkiye'deki yatırım fırsatlarından yararlanması gerektiğine dikkati çekerek, "Türkiye enerji alanında 150 milyar dolara yakın yatırım yapılacak bir ülkedir. Lojistik sektöründe önümüzdeki 10 yılda 110 milyar dolara yakın, bilgi teknolojilerinde 10 milyar dolardan fazla altyapı yatırımları yapılacak. Sadece 3 sektörü hesap ettiğimiz zaman 280 milyar dolarlık bir pastadan bahsediyorum. Bu anlamda Türkiye'nin yapacağı bu yatırımlardan paylarını almak için Lüksemburg'lu firmalar gerekli girişimleri sanırım yapacaklardır" diye konuştu.

AA