Advertisement

Dört çöl maratonunu aynı takvim yılı içinde bitirilmesiyle kazanılan "Grand Slam" unvanını alan ilk Türk olan Alper Dalkılıç, dünyanın en zorlu ve en soğuk ultra maratonuna hazırlanıyor.


Dalkılıç, özel bir bankanın iletişim biriminde çalıştığını söyledi.


Üniversite yıllarında başlayan atletizm, dağcılık, bisiklet, fotoğrafçılık ve paraşüt tutkusunun yaşamı boyunca kendisini maceralara sürüklediğini dile getiren Dalkılıç, Türkiye ve yurt dışındaki zirvelere tırmanışlar yaptığını, farklı rotalarda bisiklet turlarına çıktığını belirtti.


İstanbul, Antalya ve Atina'da maratonlarda yer aldığına işaret eden Dalkılıç, 2009'da Selanik yakınlarındaki Olimpos Dağı'nda dağ maratonuna katıldığını kaydetti.


Dalkılıç, 2010'da ilk Likya Yolu ultra maratonuna katıldığını ve 6 günde 240 kilometre koştuğunu ifade ederek, "Sonraki yıllarda 3 kez katıldım. Bu süreçte çöl sevdası başladı. 2011'de katıldığım Gobi Çölü maratonu sonrasında sırasıyla Güney Amerika-Atakama Çölü, Asya-Gobi Çölü, Afrika-Sahara Çölü ve Antarktika'da gerçekleşen ve 1 hafta süren 250 kilometrelik 4 ultra çöl maratonuna katıldım. 4 kıtada 4 ultra çöl maratonu koşup bir Türk sporcunun adını Grand Slam'a yazdırdım" şeklinde konuştu.


-"Tüm malzemeler yanınızda"


Ultra maratonların her birinin 250 kilometre mesafe olduğunu ve 1 hafta içinde koşulduğunu vurgulayan Dalkılıç, şöyle devam etti:


"Tüm malzemeleri yanınızda taşımak durumundasınız. Organizasyon size sadece içme suyu, yemek hazırlamak için sıcak su ve çadır veriyor. Kalan tüm malzemeleri sırtınızdaki çantada taşıyorsunuz. Koştuğum kıtalar arasında 5'incisi olan Avustralya'da 520 kilometreyi katederek dünyanın en uzun ultra maratonlarından birini bitirdim. Sonraki süreçte 6. kıta olarak İzlanda ultra maratonunu tamamladım. 7. ve son kıtam Kuzey Amerika'daki Grand Canyon Ultra Maratonu'nda 273 kilometre koşarak seriyi tamamladım."


-Maraton maceralarını beyaz perdeye taşıdı


Dalkılıç, maratonlarda çekilen görüntülerini birleştirerek, Eksi-Artı adlı kısa film hazırladığını belirterek, bununla İstanbul, Ankara ve İzmir'de gerçekleşen Dağ Filmleri Festivali'ne katıldığını anlattı.


"7 Kıta 7 Ultra Maraton Projesi"ni tamamlayan ilk Türk sporcu olmaktan gurur duyduğunu ifade eden Dalkılıç, koşularını TEMA yararına "Meşeler Yuva Arıyor" projesi için gerçekleştirdiğini söyledi.


-Dünyanın en soğuk ve zorlu ultra maratonu


Dalkılıç, sponsor bulabilirse Yukon ultra maratonunu tamamlamak istediğini kaydederek, şu ifadeleri kullandı:


"Yeni hedefim, TEMA için dünyanın en soğuk ve zorlu ultra maratonu kabul edilen Yukon Arctic Ultra'da koşmak. 300 millik mesafedekine katılmak istiyorum. 192 saat, 8 gün içinde bu mesafeyi katetmeliyim. Gerçekleştirirsem bu etkinliği başaran ilk Türk sporcu olacağım. Diğer maratonlardan farklı olarak yanımda taşımam gereken malzemeleri sırt çantam değil, pulka adı verilen kızakta çekerek götüreceğim."

AA