Advertisement

Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Türkiye'nin AB üyelik sürecine ilişkin olarak, "Herhangi bir tarih öngörülmemiştir. Günün birinde bütün fasıllar tamamlanınca, sonra ilgili halkların kararına göre, bir hipotez olarak üyelik düşünülebilir. Her halükarda bu, Fransa'da referanduma tabidir" dedi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Fransız mevkidaşı Hollande, Çankaya Köşkü'nde başbaşa ve heyetlerarası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Burada gazetecilerin sorularını yanıtlayan Hollande, AB müzakere sürecine ilişkin soru üzerine, zaman zaman zor konuların gündeme gelebileceğini belirterek, şunları kaydetti:

"Nasıl bitecektir bu süreç? Herhangi bir tarih öngörülmemiştir. Günün birinde bütün fasıllar tamamlanınca, sonra ilgili halkların kararına göre, bir hipotez olarak üyelik düşünülebilir. Her halükarda bu, Fransa'da referanduma tabidir. Dolayısıyla, gereksiz yere bir takım korkuları ajite etmeye çalışmanın bir anlamı yoktur. Bu konuda nihai kararı Fransız halkı alacaktır."

Üyelik tarihi konusuna değinen Hollande, "Tarih konusu gündeme bile gelmemiştir, bu tarihten uzağız" ifadesini kullandı. Sürecin devamının önemini vurgulayan Hollande, "Fakat ben bu sürecin sürmesi gerektiğine inanıyorum. Yoksa hiçbir işe yaramamış olur. Başta onu öngörüp de sonra onu engellemenin nasıl bir anlamı olabilir?" diye konuştu.

Fransa'da önceki cumhurbaşkanlığı döneminde bloke edilmiş başlıklar olduğuna dikkati çeken Hollande, şöyle devam etti:

"Zannediyorum açılabilecek olan fasıllar konusunda, özellikle Türkiye'de bugün görüşülen konuları da ilgilendiren, mesela erklerin ayrımı konusu var, temel haklar var, hukuk devleti, adalet gibi konular var. Bu süreç de Türkiye'ye destek olacaktır. Türkiye neleri başarabileceğini de ispatlayabilecektir."

-1915 olayları

Hollande, Fransa'nın 1915 olaylarına yönelik tavrına ilişkin soru üzerine, tarihle ilgili çalışmaların acılı olabileceğini ancak yapılması gerektiğini söyledi. "Yapmamız gereken, barışmayı, anlaşmayı sağlamaktır" diyen Hollande, "Daha önce olmuş olanların araştırılması, yapılmış olanların tanınmasıyla ilgili bir çalışma yapmamız gerekiyor" diye konuştu.

1915 olaylarının gündeme geleceği bir zaman dilimine girildiğine işaret eden Hollande, şunları kaydetti:

"Bana bir soru soruyorsunuz ne yapacağımız konusunda. Doğru olanı yapacağız, hakikati arayacağız ve herkesin konuyu anlamasını sağlamaya çalışacağız. Fransa'da bir kanun oylandı ve hukuka geçti. Bu noktadan itibaren, hem hukuk konusunda hem Avrupa'nın bu konudaki kararlarının uygulanması gerekiyor. Soykırımın inkarını cezai müeyyideye tabi tutan bir çerçeve karar var. Dolayısıyla, uluslararası anlaşmalar çerçevesinde bu hukukun da en iyi şekilde uygulanması gerekecek."

Hollande, Türkiye ziyaretine ilişkin olarak, "Bu, iki ülke arasında tarihi bir yakınlaşmadır, özellikle de geleceğe dönük ve kıtamızın geleceğiyle ilgili bir yakınlaşma" dedi.

Konuşmasına ziyaretinin çok önemli olduğunu belirterek başlayan Hollande, en son 22 yıl önce Fransa'dan bir cumhurbaşkanının Türkiye'ye geldiğini hatırlattı. İki ülke arasındaki dostluğun 16. yüzyılın ortalarına dayandığını söyleyen Hollande, Türkiye'nin çok önemli siyasi potansiyele sahip olması ve çok önemli ekonomik kalkınma göstermiş olması nedeniyle ziyaretinin aynı zamanda geleceğe dönük olduğunun altını çizdi.

İki ülke arasındaki siyasi ilişkilerin "oluşmuş ve sağlam" olduğuna dikkati çeken Hollande, stratejik işbirliği anlaşması imzalandığını, iki dışişleri bakanının düzenli olarak görüşeceğini ve bu anlaşmayı tamamlayıcı mahiyette savunma alanında da çalışmalar yürütüleceğini aktardı. Türkiye ile Fransa arasında üst düzey bir ilişki olduğunu vurgulayan Hollande, NATO düzeyinde müttefik olan iki ülkenin, birçok konuda ortak görüşe sahip olduğunu dile getirdi.

-"Suriye'de çok zaman kaybedildi"

Suriye konusunda ilk kez görüştüklerinde daha farklı ve savaşa gitmeden geçiş sağlanacak bir Suriye'nin mümkün olduğunu ifade eden Hollande, "Ama çok zaman kaybedildi ve bugün bunun çok vahim sonuçlarını görüyoruz. Bunlar, katliamlar, kimyasal silah kullanımı, göçmenlerdir. 700 bin Suriyeli göçmen Türkiye'de ağırlandı. Bu konuda Türkiye'yi sitayişle anmak istiyorum. Çünkü bu mültecileri ağırlamak ve insani bir kriz çıkmaması için milyarlarca avro kullanılıyor" ifadelerini kullandı.

Suriyeli göçmenlerin başka ülkelere de gittiğini, Fransa'nın bu konuda dayanışma göstermek ve harekete geçmek istediğini belirten konuk cumhurbaşkanı, devam eden Cenevre-2 Konferansı'nın tek amacının da bu bağlamda siyasi geçişi hazırlamak olduğunu vurguladı. Hollande, "Bu, lafta kalacak, iktidarda olan rejime iktidarda olabilirsiniz mesajının verileceği, sadece güzel sözlerin söyleneceği bir toplantı olmamalı" dedi.

Suriye'de henüz barışın sağlanamamasının birtakım köktendinci, aşırı uçtaki hareketlerin oluşmasıyla sonuçlandığını ve bu hareketlerin Avrupa'daki gençleri de kendine çektiğini anlatan Hollande, sahip oldukları sorumluluklar nedeniyle, Gül ile görüşmelerinde istihbarat, denetim, bilgi teatisi konularını gündeme getirdiklerini kaydetti.

-"Türkiye, ekonomik anlamda etkileyici büyüme hızına sahip"

François Hollande, Türkiye ile Fransa'nın, Akdeniz'in kaderi konusunda sorumlulukları olduğunu ve siyasi ve ekonomik açıdan bu sorumlulukları yerine getirmeleri gerektiğini de söyledi. "Türkiye, ekonomik anlamda son yıllarda etkileyici bir büyüme hızına sahip" diye konuşan Hollande, Fransa'nın da buna katkıda bulunduğuna dikkati çekti.

İki ülke arasında ilişkilerin yine de arzu edilen seviyede olmadığına işaret eden Hollande, 20 milyar avroluk bir düzeye ulaşmak istediklerini, bunun için de şirket ve devletlerin sivil nükleer enerji alanında harekete geçmeleri gerektiğini ifade etti. Hollande, şöyle devam etti:

"Sadece nükleer değil, yenilenebilir enerji, ulaştırma, hızlı trenler, hava ve karayolu ulaşımı, gıda ve tarım alanlarında çok büyük kapasitelerimiz var. İşte bu ziyaretin böyle bir boyutu da var ama sadece ticaretle sınırlı değil anlaşmalarımız. Çünkü, Türkiye kalkınmakta olan bir ülke olmanın ötesinde, çok önemli bir gelişme düzeyi yakalamış, dünyanın 17. büyük ekonomik gücüdür ve ilk 10 üke arasında olmak istiyor."

-"Müzakere mutlaka tam üyelik değildir"

Türkiye'nin AB müzakerelerinin Fransa'nın eski cumhurbaşkanlarınan Jacques Chirac döneminde başladığını dile getiren Hollande, müzakerelerin şeffaflık, iyi niyet ve saygı çerçevesinde devam etmesi gerektiğini belirtti. Hollande, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Müzakere mutlaka tam üyelik değildir ve bu işin sonucu sürecin sonucunda görülecektir. Zamanı geldiğinde Fransa tarafından üyelik konusu bir referandumla kararlaştırılacaktır. Zaten bu konuda bu kuralı koyan tek ülke de biz değiliz. Ama bu, müzakerelerin, görüşmelerimizin sürmesini, fasıl fasıl görülmesini engellememelidir.

Şimdiye kadar bölgesel politikalar konusunda blokajın kalkmasıyla yeni bir fasıl açıldı. 35 fasıl var ve daha yapılacak çok şey var. Özellikle hukukun üstünlüğü, hukuk devleti, temel haklar, yargı bağımsızlığı gibi başlıklar açılmalı. Birlikte neler yapabiliriz onlara bakalım ki, bakmak da faydalı olacaktır. Türkiye'nin sorumluluğu ve taahhütleri konusunda da faydalı olacaktır. Bütün bu konularda ilerlemek mümkündür. Biz her halükarda buna hazırız.

Türkiye ile Avrupa arasında zaten çok hassas olan göç konularında bir geri kabul anlaşması imzalandı. AB'ye yönelik yasadışı göç var ve bunun bir bölümü Türkiye'den geçiyor ve Türkiye'den de gelen bir göç var. Böyle bir denetim gerekliydi ve Türkiye bu konuda çok önemli bir adım attı."

İlişkilerin uzun vadeli bir perspektifte, güven çerçevesinde yerleşmesi ve ekonomik konularda karşılıklı daha iyi sonuçlar almak gerektiğini kaydeden Hollande, konuşmasını "Bu, iki ülke arasında tarihi bir yakınlaşmadır, özellikle de geleceğe dönük ve kıtamızın geleceğiyle ilgili bir yakınlaşma" sözleriyle tamamladı.

-Türkiye'ye teşekkür

Fransa Cumhurbaşkanı Hollande, Suriye'ye girmeye çalışırken yakalanan iki Fransız gencine ilişkin soruya verdiği yanıtta, uluslararası toplum adına Türkiye'ye Suriyeli göçmenleri kabul etmesi ve istihbarat servisleriyle yaptığı çalışmalar nedeniyle teşekkür etti.

Turist olarak gelen bir kişinin Suriye'ye geçip geçemeyeceğinin bilinemeyeceğini belirten François Hollande, şöyle konuştu:

"15 yaşındaki çocuğun izini kaybetmiştik. Türkiye'de bulundu, babası geldi ve şimdi oğlunu geri götürebilecek ve artık ona Suriye'de yapacak işi olmadığını anlatabilecek. Çünkü bu çocuk Suriye'ye gitmek istiyormuş. Bu çocuk her halükarda reşit değil. Hiçbir gencin bu tür şeylere kapılmamasını sağlamamız gerekiyor. Birtakım aşırı uçtaki gruplar savaşıyor orada. Hiçbir dava bunu haklı çıkaramaz. Gençlerimizi korumamız gerekiyor. Türkiye'ye bu geri dönüşü sağladıkları için teşekkür ediyorum."

Hollande, ülkesinde açıklanacak işsizlik rakamlarına ilişkin olarak da bu konuda birkaç aydır istikrar yaşandığını vurguladı. Bunun bir istatistik meselesi olmadığını söyleyen Hollande, iş arayan insanların bazen ümitsizliğe düştüğünü belirterek, şunları kaydetti:

"Fransız şirketlerine neden sorumluluk anlaşmasını önerdim? Çünkü yüksek bir kalkınma oranı yoksa, işsizlik azalmayacaktır. Bu anlaşmanın gerçek anlamı bu konuda şirketlerle, girişimcilerle harekete geçmemiz. Çünkü, istihdam şirketlerde yaratılacak ve çeşitli sosyal oyuncuların da buna katılması gerekiyor ve bazı kesintilerin azalması karşılığında karşı tarafın da çaba göstermesi gerekiyor. Bu, istihdamın lehine olacaktır. Sayılar konusunda çıkarabileceğimiz tek sonuç şu, bu sorumluluk anlaşması hepimizin görevidir ve hükümet bunun taahhüdünü vermiştir. Bütün oyuncuların buna katılmalarını bekliyoruz. Bunu hızlı bir şekilde uygulamak gerekir."

AA

BU HABERE YORUM YAZ
 
28 Ocak 2014 Salı, 00:24 Misafir turk olarak harici ulke insanlarin kendi gelecegimizin belirlenmesinde karar mercii olmaması lazim. ayrıca tarihimizle bizi yargilamaya kimsenin hakki yoktur