Advertisement

Bloomberg Markets Haziran ayında Türkiye ekonomisinin "umut vaadeden" taraflarıyla barındırdığı riskleri mercek altına aldı.

2010 ve 2011 yıllarında Türk ekonomisi yıllık yüzde 9'a yakın bir oranda büyüyor ve 10 yıllık kesintisiz bir genişleme gerçekleştiriyordu. Bugünse, büyüme hızı yarıya inmiş durumda ve yavaşlamanın sürmesi bekleniyor. Bloomberg'in anketine katılan ekonomistlerin tahmin medyanı, büyüme hızının 2014'te yüzde 2.6'e ineceği yönünde.

Türkiye'nin cari işlemler açığı, GSYİH'nın neredeyse yüzde 8'ine yükseldi. Bu oran Türkiye'yi Morgan Stanley'nin, yüksek küresel faiz oranlarına karşı en kırılgan gelişmekte olan ekonomilerden oluşturduğu 'Kırılgan Beşli' listesine eklemeye yetti.

Geçtiğimiz yıl yaşanan protestolar ve siyasi belirsizlik ortamı yatırımcıları durup düşünmeye yöneltti. BIST 100 Endeksi 30 Mayıs 2013'te başlayan Gezi Parkı olayları sonrasında düşüşe geçti. 30 Mayıs - 30 Mart döneminde Borsa yüzde 21 düştü, Türk lirası yüzde 14 değer kaybetti.

Öte yandan yatırımcılar yine de,  nüfusun yarısının 30 yaşın altında olduğu, kökleşmiş geniş bir orta sınıfa sahip ülkenin, uzun vadeli görünümüyle ilgili iyimserliğini koruyor.

GSYİH'dan inşaata ayrılan pay 2002 yılında yüzde 3.5 iken, bu oran  2013'te ikiye katlanarak yüzde 7'ye çıktı. İstanbul'un tarihi camilerine artık şehrin siluetinde sayıları giderek artan gökdelenler eşlik ediyor. Garanti Bankası, önümüzdeki 5 yılda 100 milyar dolar tutarında hükümet sözleşmeli inşaat projesinin tamamlanmasını tahmin ediyor.

Bloomberg tarafından görüşü alınan 350 milyon dolarlık otel ve kongre merkezi yatırımının sahibi Saray Group Başkan Yardımcısı Murat Saraylı, "Birkaç yıllık düşük büyüme rakamı bir felaket değil. Evet, bir düzeltme yaşanabilir. Ancak ben ortada bir kriz görmüyorum" diyor.

Türkiye'nin giderek artan turist sayısı da yatırımcıların iştahını kabartan faktörlerden. Geçen yıl Türkiye'yi 39 milyon kişi ziyaret etti. Yıllık turist sayısı 2002'den bu yana her sene ortalama yüzde 10'un üzerinde artıyor. Bu da Murat Saraylı gibi işadamlarını turizm ve otelcilik alanında yatırımlara yöneltiyor.

Londra merkezli Hermez Fund Managers yöneticilerinden Gary Greenberg, Türkiye'nin küresel rekabetteki avantajlarını "ülkenin kıskandırıcı coğrafi konumu ve Avrupa Birliği'yle varolan gümrük anlaşmasına ek olarak yüksek iş gücü" olarak sıralıyor.

BIST 100 24 Nisan itibariyle, 3 Mart'ta görülen en düşük seviyenin yüzde 25 üzerine çıktı. Aynı dönemde MSCI Emerging Markets Index'te yaşanan yükseliş yüzde 5.6 olmuştu.

2002 yılında 5900 dolar olan kişi başına düşen milli gelir, 2012'de 8500 dolara yükseldi. Ancak Türkiye, geçtiğimiz on yıllık dönemde yine de IMF'nin ülkelere göre kişi başına düşen milli gelir sıralamasında 67. sırada olmayı sürdürüyor.