Advertisement

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, 5 aylık ihracat rakamlarına ilişkin, "Orta vadeli hedefimiz geçen sene 152 milyar dolardı, bu sene 166 milyar dolarlık bir hedefimiz var. Sevinçle belirteyim ki şu an ilk 5 aylık ortalamamız yüzde 10 seviyesinde olacaktır. Bu demektir ki Türkiye olarak 166 milyar doları geçeceğiz, 170 milyar dolar seviyesine inşallah ulaşacağız" dedi.

Gazetecilerin 5 aylık ihracat rakamlarının hedeflenen miktara ulaşıp ulaşmadığı yönündeki sorularını yanıtlayan Zeybekci, "Orta vadeli hedefimiz geçen sene 152 milyar dolardı, bu sene 166 milyar dolarlık bir hedefimiz var. Sevinçle belirteyim ki şu an ilk 5 aylık ortalamamız yüzde 10 seviyesinde olacaktır. Bu demektir ki Türkiye olarak 166 milyar doları geçeceğiz, 170 milyar dolar seviyesine inşallah ulaşacağız" diye konuştu.

Zeybekci, ihracatın yüzde 10 artmasıyla Türkiye'de üretimin, istihdamın, sabit gelirlilerin sayısının, refah seviyesinin artacağını dile getirerek, bu durumun ülke ekonomisinin daha da canlanmasını, yatırımın artmasını sağlayacağını ifade etti.

Kapasitenin, işgücünün, hammaddenin ve zenginliklerin kullanılarak ihracatın artırılmasıyla elde edilecek gelirin son derece önemli olduğunu vurgulayan Zeybekci, şöyle devam etti:

"Ülkemizin 2023 hedefleri onun için bizim son derece önemlidir. Yani 500 milyar dolarlık ihracat ve 150 milyar dolarlık hizmet gelirleri Türkiye için çok büyük anlamlar ifade ediyor. 25 bin dolarlık milli gelir, 2 trilyon doları aşmış olan gayrisafi yurtiçi hasıla, Türkiye'nin dünyada ilk 10 ekonomiden biri olması, Avrupa'nın üçüncü büyük ekonomisi olması için gerekli olan şeydir ihracat. 'İlle de ihracat' diyoruz. O yüzden Türkiye'deki ekonomik iklimi bu şekliyle uygun buluyoruz ve bunun bozulmaması için Türkiye'nin yeni düzende kurların bu seviyede devam etmesi ve Türkiye'nin hedeflerine ulaşması için son derece uygun buluyoruz."


- En iyi kur seviyesi

Bakan Zeybekci, "Merkez Bankası'nın kur seviyesini nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna ise en iyi kuru hesaplayan bir hesap makinesinin olmadığını belirtti. Zeybekci, şunları söyledi:

"Son 15 yılın kurunu, enflasyon artı büyüme üst üste koyduğumuz zaman bulduğumuz bir rakam var ama asıl önemli olan bu kadar hesaplanan kur seviyesinden ziyade belli bir kur düşünün ki ithalat etmediğiniz zaman ekonominin hiç etkilenmediği, ithal etmekten kolaylıkla vazgeçebileceğimiz tüketim ürünlerinin ithalatının yavaşladığı ve durduğu ama diğer taraftan ihracatın teşvik ettiği kışkırtıcı, ithalatı cazip olmaktan çıkarıcı kur seviyesi Türkiye için en iyi kur seviyesidir. Bunu piyasa belirler. O da bizim gördüğümüz kadarıyla ihracatçılarla yaptığımız anketlerde, ihracatlarını destekleyen, ithalatta üründe yavaşlatan kur seviyesini 2,15- 2,25 aralarında görüyoruz. Şu andaki 2,10 seviyesi de uygundur ama tabandır. Bunun biraz daha üzerinde olmasını biz en iyi kur olarak görüyoruz. Türk lirasının değerleri bu seviyede olduğu sürece önümüzdeki dönemde ihracat bunun karşılığını görecektir. En iyi kur bu seviyedir."

Bir gazetecinin, "Bakanlardan Ali Babacan ile Mehmet Şimşek'in Merkez Bankası'nın çalışmalarını eleştirmesini nasıl değerlendiriyorsunuz, fikir ayrılığı mı var?" sorusu üzerine Zeybekci, aynı şeyleri söylediklerini aktardı.

Merkez Bankası'nın bağımsız, özerk bir yapıya sahip olduğunu anımsatan Zeybekci, şunları kaydetti:


"Bu demek değildir ki Merkez Bankası'nın görüşlerine, uygulamalarına katılmak zorunda da değiliz. Şu an Türkiye'de yaşayan hiçbir vatandaş, ekonominin reel aktörü olan hiçbir vatandaş Türkiye'de, işsizliğin artmasıyla ihracatın artmasıyla faizlerin yükselmesiyle yatırımların düşmesiyle büyümenin düşmesiyle millete hesap veren hiçbir siyasi Türkiye'de faizlerin yüksek olmasını Türk ekonomisi için uygun bulmaz. Sayın Babacan ve Şimşek de Türkiye'de faizlerin yüksek olmasını söylemiyor. O yöndeki fikirlerimiz aynıdır. Faizlerin şu andaki seviyesi yüksektir. Reel faiz yüksek. Bugünden bir yıl sonra geleceğe baktığımızda enflasyon beklentimiz eğer yüzde 7'ler seviyesindeyse ve bugünden geleceğe aldığınız tüketici veya ticari kredi yüzde 15'ler seviyesindeyse arada yüzde 7 varsa bu, bir reel faizdir. Reel faiz çok yüksek bir reel faizdir. Onun için biz, bugün Türkiye tarafından hak edilen bir faiz olduğunu düşünmüyoruz. Türkiye'de üretimi engelleyen, yatırımı engelleyen, büyümeyi engelleyen, tüketimi engelleyen bir yapısı vardı. Onun için bir an önce bu reel faizin gelecekteki enflasyon beklentisi doğrultusunda aşağı gelmesinin uygun olacağına inanıyoruz. Bunun da altını çizerek söylüyoruz ama kanunlar çerçevesinde özerkliği belirlenmiş olan Merkez Bankası'na kimsenin bir şey dediği yoktur."