Advertisement

Türkiye'de son günlerde GDO'lu ürün tartışmaları yeniden alevlenirken, kamuoyunun organik tarım ürünlerine ilgisi de her geçen gün artıyor.

Tüketicinin sadece Türkiye'de değil tüm dünyada doğal ürünlere ulaşma ve tüketme talebi üreticileri de organik tarıma yöneltiyor.

Bloomberg ve Organik Tarım Hareketleri Uluslararası Federasyonu (IFOAM) tarafından 165 ülke arasında gerçekleştirilen organik tarım araştırmasına göre Türkiye, en fazla organik tarım arazisine sahip 14'üncü ülke konumunda.

- 1.8 milyon üretici 37 milyon hektarda organik tarım yapıyor -

Dünyada yaklaşık 1.8 milyon üretici toplam 37.2 milyon hektar alanda organik tarımsal üretim gerçekleştiriyor.

Arılık için sertifikalandırılan alanlar, doğadan toplama yapılan tarım dışı 32,5 milyon hektarlık organik alan da işin içine katıldığında, organik tarım alanlarının büyüklüğü toplam 70 milyon hektara ulaşıyor.

En büyük organik tarımsal üretim alanına sahip olan ülke ise 12 milyon hektar ile Avustralya.

Avustralya'nın sahip olduğu toplam tarımsal arazisinde organik tarımsal alanın payı ise yüzde 2.93. Ülkede organik tarımla uğraşan çiftçi/çiftlik sayısı 2 bin 129.

Organik tarımsal üretim arazisinde Avustralya'yı Arjantin, ABD ve Çin izliyor. Söz konusu alanda ülke, organik tarım arazileri ve üretici sayılarına yönelik detaylı verileri aşağıdaki tabloda özetledik.

Gelelim Türkiye'ye....

Bloomberg ve IFOAM'ın kamu, özel sektör ve organik sertifikası veren kuruluşlardan elde ettiği verilere göre Türkiye'de organik tarımsal arazi yaklaşık 524 bin hektar.

Türkiye'nin sahip olduğu toplam tarımsal arazide organik tarımsal alanın payı ise yüzde 2.16 civarında.

- Türkiye'de 57 bini aşkın üretici organik tarım yapıyor -

Verilere göre Türkiye'de organik tarımla uğraşan çiftçi/çiftlik sayısı ise 57 bin 259 olarak gözüküyor.

İşte bu haliyle Türkiye, organik tarımsal üretim alanında dünyada 14. sırada yer alıyor.

Raporlara göre organik pazarda Türkiye'nin yaklaşık 350 milyon dolarlık bir paya sahip olduğu tahmin ediliyor.

Aslında Türkiye gerek toprak ve tohum zenginliği, gerek su kaynakları, gerekse iklimsel çeşitlilik nedeniyle çok daha büyük bir potansiyele sahip.

Türkiye'de organik tarımda öne çıkan bölge ise Doğu Anadolu. Ardından Ege, Güneydoğu Anadolu, İç Anadolu, Karadeniz, Akdeniz ve Marmara Bölgeleri geliyor.

Her ne kadar organik tarımsal alanların toplam tarımsal arazideki payı küçük gibi gözükse de bu trend hem dünyada hem de Türkiye özelinde her geçen gün artıyor.

- GDO'lu üretime tepki var -

Özellikle genetiği değiştirilmiş organizmaya her geçen gün tepkinin arttığı bir ortamda organik tarımsal üretimdeki büyümeyi ve gelişmeyi çok önemsiyoruz.

Dünyada, 1999-2011 yılları arasında organik pazar büyüklüğü dolar cinsinden yıllık ortalama yüzde 12,5 büyüdü.

Dünyada, 1999 yılında 15 milyar dolar olan organik pazar büyüklüğü, 2011 yılına kadar 4 katından fazla artarak 63 milyar dolara çıktı.

Söz konusu pazarın 29 milyar doları ABD, 9 milyar doları Almanya, 5 milyar doları da Fransa’ya ait durumda.

GDO'lu üretim ve tüketim konusunda ilk sıralarda yer alan ABD'nin organik pazarda da ilk sırada yer alması ise dikkat çekici.

- Organik tüketiminde İsviçre ilk sırada -

Verilere göre tarım alanlarının yüzde 5’inden fazlasını organik tarıma ayıran ülke sayısı 25’e ulaşıyor.

Kişi başı organik gıda tüketiminde İsviçre 250 dolarla birinci sırada yer alıyor.

İsvçire'yi 226 dolarla Danimarka, 187 dolarla Lüksemburg takip ediyor.

GDO kuşatmasındaki küresel tarım sektöründe organik gıda tüketiminin dünya ortalaması ise kişi başına 9 dolar olarak dikkat çekiyor.

Bu da üzerinde düşünülmesi gereken başka bir nokta...

Organik tarımda temel amaç, doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı ve tüketicilerin güvenilir gıdaya ulaşımını sağlamak. Umarım bu trend GDO'ya karşı her geçen gün bilinçlenen kamuoyu desteği ile ivme kazanmaya devam eder...

 

BloombergHT Editörü
İrfan Donat
idonat@bloomberght.com

BU HABERE YORUM YAZ
 
09 Haziran 2014 Pazartesi, 19:56 Misafir türkiyede organik ürünü gıda denetçileri dentlemediğine göre kim denetliyor ? tamamen başı boş bir pazar.