Advertisement

Japon kredi derecelendirme kuruluşu Japan Credit Rating (JCR) Eurasia Başkanı Orhan Ökmen, "Enflasyonda beklenen düşüş yılın geri kalan ikinci yarısında başlamayacak ve yılın son çeyreğine kadar uzayabilecek" dedi.

Ökmen, yazılı açıklamasında, hane halklarının tüketim harcamalarında yüzde 2,9, kamunun nihai tüketim harcamalarında ise yüzde 8,6 reel artış olduğunu belirterek, kamu talebinin artarak devam etmesinin seçimlerle ilgili olduğunu, Orta Vadeli Program (OVP) ve ilan edilen ekonomik ve para politikaları ile uyumlu olmadığını dile getirdi.

Ökmen, ihracatın önemli bir kısmının yöneldiği Euro Bölgesi'ndeki toparlanmanın etkisiyle dış talepte de önemli artış olduğunu belirterek, bu kapsamda Türk Lirası'nın rekabetçi dış değerlerinin de yardımıyla ihracatın ilk çeyrekte reel olarak yüzde 11,4 artış gösterdiğini aktardı.

Enlasyonun ilk çeyrekte Türk ekonomisine zarar verdiğini ifade eden Ökmen, Türk ekonomisinin 2014 yılı ilk çeyreğinde nominal olarak yüzde 14,8, reel olarak ise yüzde 4,3 büyüme gerçekleştirdiğini hatırlattı.

Nominal GSYH ile reel büyüme arasında 3,44 katı fark oluşmasının enflasyon etkisinin yüksekliğini gösterdiğini aktaran Ökmen, büyümenin hem iç hem de dış talep ağırlıklı olarak gerçekleşmiş olmasının talep bileşeninde kalıcı bir dengelenmenin sağlandığı anlamına gelmediğini söyledi.


Ökmen, şunları kaydetti:

"İlk çeyrekte sağlanan yüzde 4,3 oranındaki reel ekonomik büyümenin, dolar bazında kişi başı gelirin artırılma sorununu çözememiş olması, Türkiye'nin ekonomik pozisyonlarının denge sorununun devam ettiğine ilişkindir. Özel tüketimindeki artışın devam etmesi cari açıkta beklenen daralmanın sağlanamayacağının göstergesidir. Özel kesim yatırımlarının azalması ve stokların erimesi, üretici fiyatlarının tüketici fiyatlarına henüz yansımadığını ve enflasyonist etkinin yılın geri kalanında da devam edeceğini göstermektedir. Bu bakımdan enflasyonda beklenen düşüş yılın geri kalan ikinci yarısında başlamayacak ve yılın son çeyreğine kadar uzayabilecektir"

Enflasyonda beklenen düşüş görülmeden yapılacak olası faiz indirimlerinin dış finansman akımları üzerinde yaratacağı tereddüt olasılığının faiz indiriminin büyümeye yapacağı beklenen pozitif katkıyı negatife çevirebileceğini vurgulayan Ökmen, şöyle dedi:

"Yılın geri kalan dönemleri için büyüme tahmininde mevcut imalat-sanayi kapasite kullanım oranlarına göre şekillenecektir. Ancak, Türk ekonomisinin en önemli özelliği olarak büyümenin ve siyasi risk priminin daima inişli-çıkışlı görünüm özelliği devam etmektedir. Büyüme ve etkilenme açısından en yüksek oynaklık ise mali aracılık hizmetleri ve finans kesiminden kaynaklanmaktadır"