Advertisement

IŞİD'in 10 Haziran'da Musul'un kontrolünü ele geçirmesi ile, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü'nün (OPEC) ikinci büyük üreticisi konumundaki Irak'ın petrol üretimine yönelik endişeler boy gösterdi.

Musul'un düştüğü günlerde, bir de Ukrayna Rusya arasındaki soğuyan tansiyonun bir Ukrayna helikopterinin düşürülmesi ile tekrar gerilmesi, petrol fiyatları açısından itici güç olabilecek bütün koşulların sağlanmış olmasına neden oldu. Böylece Avrupa gösterge petrolü Brent'i 9 ayın zirvesine taşıyan süreç başladı.

9 Haziran'da, yani IŞİD'in Musul'u kontrol altına almasından bir gün önce, Brent petrol günü varil başına 108.55 dolardan tamamlarken, Batı Teksas türü ham petrol (WTI) varil fiyatı ise 102.62 dolar düzeyindeydi. IŞİD'in Musul'u kontrol altına alması ve Beyci Rafinerisi'ne yönelik oluşan endişelerle birlikte fiyatlarda yükseliş başladı. Brent 19 Haziran'da varil başına 115.71 dolar ile 9 Eylül 2013'ten sonra en yüksek seviyeye ulaşırken, ertesi gün yani 20 Haziran'da WTI 107.73 dolara kadar tırmandı.

-"Arz yönlü endişeler aşırı"

Zirve noktalarının görüldüğü 19-20 Haziran tarihlerine kadar yaşanan yükseliş, son 1 haftada endişelerin yavaş yavaş dinmesi ile aşağı yönlü bir trende dönüştü. Analistler tarafından bu düşüşün sebebi olarak olayların güney bölgelere, Basra'ya sıçramaması olarak gösteriliyor.

Bloomberg HT Emtia Analisti Ateşan Aybars, Irak'ta petrol üretiminin 4'te 3'ünü oluşturan güney bölgelerdeki tesislerde hiçbir aksama olmadığını, aksine ihracatın arttığını söyleyerek, "Arz yönlü endişelerin aşırı olduğu anlaşılmaya başladı" dedi. Aybars ayrıca, Ukrayna ve Rus yanlısı ayrılıkçıların geçici de olsa ateşkes konusunda uzlaşmasının fiyatları aşağı çeken bir başka faktör olduğu görüşünde.

-OPEC kanadı

OPEC ise 30 Haziran'da açıkladığı raporda, üretimin Mayıs'tan sonra Haziran ayında da arttığını bildirdi. Raporda Irak üretiminin günlük 400,000 varil azalarak 2.9 milyon varile düştüğü görülüyor. OPEC Irak'taki bu durumu, Suudi Arabistan'ın 230,000, Nijerya'nın ise 200,000 varillik günlük üretim artışları ile sırasıyla 9.9 milyon ve 2.15 milyon varillik üretime ulaşmaları ile dengelemiş durumda. OPEC'in günlük üretimi Haziran'da toplam 278,000 varil artarak 30.223 milyon varil düzeyinde gerçekleşti.

Frankfurt'ta bulunan Commerzbank AG'nin Şef Emtia Analisti Eugen Weinberg ise, fiyatları yüksek seviyelere taşıyan jeopolitik tansiyonun son dönemde geri plana çekildiğini belirtirken, Irak'ın geçtiğimiz hafta açıkladığı ihracat verisindeki olumlu sürprizin ve yeni bir risk oluşumu görülmemesinin bunu sağladığını bildirdi.

-Bundan sonra ne olur?

Fiyatlar geçtiğimiz hafta başlayan düşüş ile Brent cephesinde 112, WTI cephesinde ise 105 dolarlara kadar çekilse de, bazı analistler Irak'ta büyük çapta olumsuz bir gelişme olmasının fiyatları tekrar yukarı itebileceği konusunda temkinli olunmasını söylüyor.

Energy Aspects Ltd.'nin Şef Petrol Piyasaları Analisti Amrita Sen, geçen hafta yaptığı yorumda, "Görünürde olayların ciddi biçimde büyüme göstermemesine ve şu ana kadar üretimdeki kayıpların oldukça düşük olmasına rağmen, Irak hala herkesin dilinde" ifadelerini kullanarak piyasayı uyarmıştı.

HSBC Holdings Plc ekonomistlerin Karen Ward ise yine geçtiğimiz hafta, 115 doların üzerindeki Brent petrolü varil fiyatının, daha önce görüldüğü dönemlerde şirket karlarını kısarak büyümeye olumsuz etkide bulunduğunu, bu seviyelerin kalıcı olması durumunda "Küresel ekonomi için kötü haber" olacağını vurguladı.

Diğer taraftan olayların daha fazla kızışmaması ve mevcut durumun sürmesi ya da daha da hafiflemesi durumunda yaşanabilecek olan geri çekilmenin boyutu da artabilir. Bu doğrultuda Ateşan Aybars, "WTI fiyatının 104.30 dolar/varil desteği altında işlem görmesi satış baskısını artırır ve düzeltme sürecini 100 dolar/varil altına kadar çekebilir" yorumunu yapıyor.

Sonuç olarak petrol fiyatlarındaki Irak kaynaklı ve aşırıya kaçtığı düşünülen yükseliş, son dönemde yeni bir "büyük" olay yaşanmaması ve Irak üretiminin olaylardan olumsuz etkilenmemesi ile, yerini fiyatların tekrar normal seviyelere çekilişine bırakıyor. Genel görüş; olayların güney bölgelere yani Basra'ya sıçramaması durumunda Irak sebepli yeni bir yukarı yönlü tırmanış olmayacağı yönünde.

BloombergHT.com Editörü
Fırat Taşvur
ftasvur@bloomberght.com