Advertisement

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, Türkiye'de devam eden barış süreci hakkında, "AB, büyük bir güç ve iradeyle barış sürecini desteklemektedir. Bu süreç, sadece Türkiye için değil bölge için çok önemli" değerlendirmesinde bulundu.

Mogherini, Komşuluk Politikası ve Genişleme Müzakerelerinden Sorumlu AB Komiseri Johannes Hahn ile İnsani Yardım ve Kriz Yönetiminden Sorumlu AB Komiseri Hristos Stilianidis, Türkiye'deki temaslarının ardından AB binasında basın toplantısı düzenledi.

Toplantıda konuşan Mogherini, Türkiye ile AB arasında yeni bir başlangıç yapılması gerektiğini düşündüklerini belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Suriye, Irak, Libya'daki durum, Ortadoğu Barış Süreci gibi çok önemli konuları ele aldıklarını belirtti. Türkiye'de hukukun üstünlüğü ve temel haklarla ilgili endişeler olduğunu söyleyen Mogherini, "İfade özgürlüğü, medya özgürlüğü, kadının toplumdaki rolüne dair endişeler var" dedi.

Mogherini, Türkiye'deki barış sürecine de değinerek, "AB, büyük bir güç ve iradeyle barış sürecini desteklemektedir. Bu süreç, sadece Türkiye için değil bölge için çok önemli. Hem Yalçın Akdoğan hem de Selahaddin Demirtaş bu iradeyi teyit ettiler" diye konuştu.

Dış politika

Türkiye ile AB'nin dış politika ve güvenlik politikalarında yakınlaşmasının önemini vurgulayan Mogherini, tarafların dış politikada daha paralel hareket etmesi gerektiğini belirtti. Mogherini, Türkiye'nin zorlu bir ortamda yer aldığını kaydederek, şunları söyledi:

"Türkiye de bilmektedir ki ortaklıklara ihtiyacı vardır sınırdaki sorunları çözebilmek için. Daha çok çalışmalı, daha iyi koordine içinde olmalıyız. Bölgesel aktörler daha fazla işbirliği içine girerlerse IŞİD'e karşı birlikte hareket ederlerse daha iyi olur. Bu noktada IŞİD'in İslam adına yaydığı olumsuz mesajlarla da mücadele edilmesi gerekiyor."

Suriye rejiminin sadece Türkiye'yi değil kendilerini de endişelendirdiğini kaydeden Mogherini, "Suriye'de siyasi bir dönüşüm sağlanması da Cenevre mutabakatınca gerekiyor" dedi.

Türkiye'nin önemi

AB Komşuluk Politikası ve Genişleme Müzakerelerinden Sorumlu AB Komiseri Johannes Hahn ise AB'nin Türkiye'ye çok önem verdiğini belirterek, "Tüm konuları birlikte ele alıyoruz. Bir katılım olursa herkesçe kabul edilmesi gerekecektir" dedi. Türkiye'nin AB'ye katılım sürecinin gerekleri içinde Avrupa değerlerinin geliştirilmesi ve uygulanmasının da yer aldığı anımsatan Hahn, "Bu değerlerimizden biri de inanç özgürlüğüdür" değerlendirmesinde bulundu.

Ekonomik açıdan Türkiye ile AB arasında çok güçlü ilişkiler olduğunu vurgulayan Hahn, müzakere sürecine ilişkin, şunları söyledi:

"Bunun bir süreç olduğundan bahsediyorum, günün sonunda vardığımız noktada hemfikir kalabiliyorsak, zaten baştaki hedefimize varmış olacağız. Bu dönemde bir müzakere faslının daha açılacağını tahmin ediyorum. Müzakereleri yeniden başlatmak ve canlı şekilde sürdürmek için bir adım atmış oluyoruz. Türkiye, bir enerji merkezi haline gelirse biz bundan memnuniyet duyarız ve AB'nin enerji ihtiyaçlarının karşılanması anlamında görmek istediğimiz bir gelişme olur bu."

İnsani yardımlar

İnsani Yardım ve Kriz Yönetiminden Sorumlu AB Komiseri Hristos Stilianidis ise toplantıda, sığınmacılara bulunduğu büyük yardımdan dolayı Türkiye'ye teşekkür ederek, "Türkiye büyük bir yük taşıyor ve Türk halkı bu yardımdan gurur duymalı. AB Türkiye'nin çabalarının destekliyor ve desteklemeye devam edecek" dedi.

Ziyaretin önemine dikkati çeken Stilianidis, "AB en üst düzeyde burada. Bu da AB dayanışmasının çok güçlü olduğunu gösteriyor" değerlendirmesinde bulundu.