Advertisement

İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) Başkanı Angel Gurria, Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) tarafından düzenlenen "Türkiye Başkanlığındaki G20 Gündemi" konferansında konuştu.

OECD Başkanı, "Fed'in faiz artışı kademeli ve yavaş olacak. Merkez bankaları arasındaki farklılık çok doğal. Sorunlar farklı zamanlarda ortaya çıkıyor, farklı politikalar doğal" dedi.

Düşük petrol fiyatlarının reformları geciktirmemesi gerektiğini belirten Gurria, "ülkeler gerekli olan kısa vadeli önlemleri alıyor. Petrol fiyatlarındaki sert düşüş küresel ekonomi için "bonus" oldu" değerlendirmelerinde bulundu.

Türkiye'nin krizlere karşı artık daha dirençli olduğunu dile getiren Gurria, "İstikrar için yeni araçlar da geliştirilmeli" diye konuştu.

"Sermaye akımlarının yıkıcı etkilerine karşı reformlar tamamlanmalı" ifadesini kullanan Gurria, "Uzun vadeli yatırımlar için karmaşık kurallar var, kolay değil" dedi

OECD Genel Sekreteri Angel Gurria da finansal küreselleşmenin bu kadar zarar veren krizi tetikleyen unsur olarak düşündüğünü, finansal düzenlemenin aslında krizden bu yana en fazla ilerleme kaydedilen alan olduğunu söyledi.

- "ABD ilk sermayeleşme kurallarını oluşturdu, şimdi bunları geliştiriyor"

Konuşmasında iki alana odaklanmak istediğini belirten Gurria, şöyle devam etti:

"Ayrıştırma konuları, ringte birbirini kollamak gibi bir şey. Burada ticari bankacılık modelini yatırım bankacılık modeliyle birleştirmek, düşük riskli fonlamayı alıp yüksek riskli fonlamalara götürmek, bu işlemlerin sonuçları olacak. Yine de bu alanda inandığımızdan daha fazla ilerleme kaydedildi. Bu tür ayrıştırmalara karşı finansal piyasalar direnç gösteriyor. Çünkü bunlar bir bütünün entegral parçaları. ABD'deki bankacılık modeli bunun en güzel örneği. ABD açık bir ayrışmaya zaten daha önceden gitmişti. Bu önemli ve üzerinde çalışmaya devam etmemiz gereken bir alan."

Diğer önemli konunun sermayeleşme olduğunun altını çizen Gurria, ABD'nin ilk sermayeleşme kurallarını oluşturduğunu, şimdi bunları geliştirdiğini söyledi.

Gurria, artık kurumların kapitalizasyon ve sermayeleşme alanında birbiriyle yarıştığını ifade ederek, bunun iyi, sağlıklı ve önemli olduğunu dile getirdi.

Likidite oranının ne olacağı gibi alanlarda gösterilen çabaların kendisini korkuttuğunu belirten Gurria, daha yumuşak geçiş olması gerektiğini, sorunun düzensiz bir sistemden kaynaklandığını aktardı.

Gurria, soruna ilk önce ABD'nin dahil olduğunu, "daha büyük bir çek defteriyle" olaya müdahale ederek kamu parasını ödenebilir hale getirdiğini ve bunun içinden sıyrıldığını anlattı.

İngiltere'nin de 2 yıl sonra peşinden gittiğini belirten Gurria, "Taşlar yavaş yavaş yerine oturuyor. Acele etmenin anlamı yok. Küreselleşmenin kendisi eğer hazırlıklı değilseniz başlı başına bir tehlike" diye konuştu.

Gurria, yeniden kredi vermenin bazı alanlarda negatif olduğunu belirterek, özellikle Avrupa'da yatırımların, ticaretin yavaşlaması ve fiyatların negatife geçmesinin en önemli nedeni olduğunu söyledi.

Bir an önce toparlanılması gerektiğini çünkü büyüme motorunun silindirlerinin yatırım olduğunu ifade edenGurria, dünyada artık "yatırım"dan daha fazla dile getirilen başka bir kelime olmadığını vurguladı.

Burada çok karmaşık bir dizi sektör kuralları bulunduğuna dikkati çeken Gurria, yetkililerin, kendi çıkarlarını gözetecek şekilde bankaların ihtiyatlı olmasına izin vermesi gerektiğini belirtti. Gurria, "Finansal tüketici, bu konularda eğitimsiz ve korumasız. Son dönemde yaşanan riskler, orta sınıfa baskı uyguluyor" ifadelerini kullandı.