Advertisement

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, elektrik kesintilerine ilişkin, "İyileştirmeler, yenilemeler, kapasite artırımı, yeni devreye girecek santrallerin bağlantı hattı çalışmaları nedeniyle 5 tane iletim hattının devre dışı kaldığını görüyoruz. Teknik bir arıza olmakla beraber bir işletim hatası olduğu da tarafımızdan düşünülüyor" dedi.

Bakan Yıldız, Tüm Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (TÜMSİAD) yeni yönetim kurulunu kabulü sonrasında ülke genelinde yaşanan elektrik kesintilerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Birçok olumsuzluğun çok kısa bir zaman diliminde bir araya gelmiş olmasının çok az rastlanan bir durum olduğunu belirten Yıldız, iyileştirmeler, yenilemeler, kapasite artırımı, yeni devreye girecek santrallerin bağlantı hattı çalışmaları nedeniyle 5 tane iletim hattının devre dışı kaldığını söyledi. Yıldız, "Teknik bir arıza olmakla beraber, bir işletim hatası olduğu da tarafımızdan düşünülüyor" diye konuştu.

TEİAŞ Genel Müdürü Kemal Yıldır'ın durumu kendi sorumluluğu sayarak istifa ettiğini açıklayan Yıldız, konuyla ilgili daire başkanlarının da açığa alındığını bildirdi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, elektrik kesintilerine ilişkin, "Doğu bölgesindeki üretim fazlalığına bağlı yüksek frekans, batı bölgesinde de tüketim fazlalığına bağlı düşük frekans nedeniyle gerek üretim santralleri, gerekse iletimdeki hatlar toplam 12 saniye içerisinde birbirini tetikleyerek en son bulunduğumuz noktaya ulaşıyor" dedi.

Bakan Yıldız, Tüm Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (TÜMSİAD) yeni yönetim kurulunu kabulü sonrasında basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Yıldız, son basın toplantısında yaptığı açıklamalara değinerek, kesintinin teknik ağırlık bir problemden mi yoksa dışarıdan müdahaleyle beraber mi kaynaklandığı üzerine çalışmaların sonuçlarını açıklamak istediklerini söyledi.

Bu süre içerisinde yapılan çalışmalarda bir sonuca ulaşıldığını belirten Yıldız, "TEİAŞ, bildiğiniz gibi yaklaşık 52 bin kilometrelik, 154 kilovat ve 380 kilovat güç ile beraber bir anlamda enerji sisteminin otobanıdır. Çok geniş bir ağa sahip. Dağıtım hatlarıyla beraber Avrupa'nın ikinci büyük şebekesinden bahsediyoruz. 1,2 milyon kilometrelik bir iletim ve dağıtım hattından bahsediyoruz" diye konuştu. Yıldız, TEİAŞ'ın, yıllık 1,6 milyar lira civarında yatırım yapan ve bunu kamu bütçesi yerine kendi tarife ve işletmeciliği ile sağlayan bir kuruluş olduğunu vurguladı.

Yaz dönemi girmeden gerek iyileştirmeler, yenilemeler, kapasite arttırımı ve yeni devreye girecek santrallerin bağlantı hatları çalışmaları sebebiyle Türkiye'nin doğusunu batısına bağlayan bütün bu eksende beş iletim hattının devre dışı kaldığını ifade eden Yıldız, şunları söyledi:

"Saniyeler mertebesinde, hatta mikro saniyeler mertebesindeki hatlardaki salınımların böyle bir konuya yol açtığını gördük. Birçok olumsuzluğun çok kısa bir süre diliminde bir araya gelmiş olması çok az rastlanan bir konu olmakla beraber burada gerçekleşti. Dolayısıyla doğudan batıya gelen hatlarımızın yükü bu devre dışı kalan hatlardan sonra kalan hatlarımızın üzerinde çok daha fazla yoğunlaştı. Toplam 7 tane hattın üzerinde şu veya bu gerekçeyle, gerek arızalardan kaynaklanan gerekse salınımlardan kaynaklanan sebeplerle beraber uzun hatlarımız mesafe koruma röleleri çalışarak güç salınımı gerekçesiyle devre dışı kalıyor. Dolayısıyla doğu ile batının bağlantısı bir yönde kopmuş oluyor. Doğu bölgesindeki üretim fazlalığına bağlı yüksek frekans, batı bölgesinde de tüketim fazlalığına bağlı düşük frekans nedeniyle gerek üretim santralleri, gerekse iletimdeki hatlar toplam 12 saniye içerisinde birbirini tetikleyerek en son bulunduğumuz noktaya ulaşıyor. Bu arada batıdaki yük atma sistemleri devreye giriyor üretim tüketim dengesini sağlamak üzere. Bir kısım teknik birçok detaylar gerçekleşiyor. Yükler de devre dışı bırakılıyor olmasına rağmen sistemin kendisini korumaya çalışıyor olmasından kaynaklanan sebeple birbirini tetikleyen bir yapı içerisine giriyoruz."

Kesintinin iletim sistemindeki bir hattaki arızayla beraber başladığını ifade eden Yıldız, o arızanın kaynağı üzerinde geriye dönük çok detaylı çalışmalar yapılması gerektiğini söyledi.

Detaylı çalışmaların başladığını ve sisteme dışarıdan bir müdahale olup olmadığını da araştırdıklarına dikkati çeken Yıldız, şöyle devam etti:

"TEİAŞ'ın ve ilgili bütün arkadaşlarımızla alakalı, gerek işletim hatası gerekse aşırı risk alındığına inandığımız bir yapıyı görüyoruz. Kendisini bu işte sorumlu gören TEİAŞ Genel Müdürümüz Sayın Kemal Yıldır da görevinden istifa etmiş bulunuyor. Diğer yük tevzi daire başkanlığı ve bilgi işlem daire başkanlığıyla alakalı da arkadaşlarımız açığa alınmışlardır. Aslında son 33 yıldan bu yana her zaman söylediğim gibi dürüst, öz güvene sahip, çalışkan ve gayretli arkadaşlarımızdan oluşan bir ekip içerisindeyiz. Bu cümleyi benim söylemem tek başına ne kadar anlamlı olur bilmiyorum ama ENTSOE yetkilileri özellikle böylesine büyük bir şebekenin tekrar ayağa kaldırılmasındaki hızdan bahsettiler ve 'bu teknik olarak da başarılı bir dönemdir' diye nitelediler. O yüzden emeği geçen bütün arkadaşlarımıza da ben teşekkür ediyorum."

- "Benzer arızalar başka ülkelerde de oldu"-

Elektrik kesintisine sebep olan arızanın tespit edilmesinde geç kalındığına ilişkin eleştirilere de yanıt veren Yıldız, arızanın giderilmesinin uzun bir sürede gerçekleşmediğini söyledi.

Yıldız, 'Bu iş yalnızca Türkiye'de oldu' diyenlere verilebilecek birçok örnek olduğunu ifade ederek, son olarak 4 Kasım 2006 tarihinde Almanya'da çok benzer bir hadise yaşandığını hatırlattı. Batılı ülkelerde benzer problemlerin 2,5-3 ay içerisinde raporlandığına dikkati çeken Yıldız, şu ifadeleri kullandı:

"Almanya'da yalnızca bir hattın devre dışı kalmasıyla beraber başlayan bir arıza tıpkı bizimkine benzer bir şekilde teknik açıdan biz bunun bütün detaylarını inceledik. Bizimkine çok fazla benziyor. Yalnızca Almanya'yı değil, Kıta Avrupa'sını da etkiledi arkadaşlar. Almanya'nın doğusu, Polonya, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Avusturya ve Danimarka'da bir bölge, Almanya'nın batısı, Hollanda, Belçika, Fransa, İspanya, Portekiz, İsviçre ve İtalya'da bir bölge. Bütün Balkan ülkeleri de bir bölge olarak bu sistemden etkilendi. Bu üç bölgeden bir tanesi tamamen enerjisiz kaldı. Çünkü, aynen bizde olduğu gibi bir bölge yüksek frekans, iki bölge de düşük frekans altında kaldı. Kendini koruyabilen sistem oldu, kendini koruyamayan sistemler oldu. Bütün bunların net sebebi 2,5 aylık bir çalışmadan sonra raporlanabildi. O yüzden bu konuda arkadaşlara haksızlık etmek istemem. Ne varsa olduğu gibi kamuoyuyla paylaşıyoruz. Herhangi bir gizem oluşturmaya çalışmak, ben yapmadım o yaptı tarzında konuşmak, bizim üslubumuza yakışır bir şey değil."

Türkiye'deki elektrik sisteminin güvenilir bir sistem olduğunu ifade eden Yıldız, son 12 yılda Türkiye'deki kurulu gücün iki katına çıktığını belirtti.

Yıldız, Türkiye'de arz güvenliğiyle ilgili bir problem olmadığını, iddia edilenin aksine Adana ve Gaziantep bölgesinde bir problem yaşanmadığını söyledi.

Söz konusu kesinti sırasında Adana ve Gaziantep bölgelerinde 5200 megavatlık üretim ve 2500 megavatlık tüketim bulunduğuna işaret eden Yıldız, "Üretim santrallerimiz, iletim santrallerimiz var ama bir o kadar da önemli olan şu; bunların eş zamanlı ve doğru şekilde yönetilmesi ve işletilmesi lazım. Arkadaşlarımız bir kısım noktalarda aşırı risk almış olabilirler. Tabii ki bu soruşturma sonucunda netleşecek. Bunun teknik gerekçelerle olduğu yönündeki kanaatimiz netleşmiş oldu. Başka bir gerekçe bunu tetiklemişse onun alakalı bizim araştırmalarımız devam ediyor ama kamuoyuyla paylaşacağımız, altını kalın çizgilerle çizdiğimiz konu teknik bir arızanın iletim hatlarına sirayet etmesiyle beraber o arıza oluşmuştur" ifadelerini kullandı.

Bakıma veya işletmeye alınması gereken doğu ile batı arasındaki hatlarda bu işlemlerin hepsinin aynı zamanda yapılmaması gerektiğini belirten Yıldız, şunları kaydetti:

"Arızalı bir hat varken, o anda bakım varken üç gün içerisinde bitireceklerini söylemişler. Üç gün geçse normalde o olmayacak. Öyle bir teknik hatanın olma ihtimali de kalmıyor. Diyorlar ki 'sistem diğer iletim hatları üzerinden rahatlıkla enerji iletimini sağlayabilir' ancak bu bir risk. Sisteme duyulan öz güven, arkadaşlarımızın tecrübesine, kendilerine duyduğu öz güven veya aşırı risk alma eğilimi bu noktaya getiriyor. Yani siz bir uçağı 20 yıl kullanıyorsunuz bir defasında kaza yapıyorsunuz ama o da ciddi bir sıkıntıya sebep oluyor. O yüzden arkadaşlarımız özellikle arızalı bir başka hat varken, doğu ile batıyı bağlayan hat varken diğer hattın bakımını mutlaka askıya almaları gerekirdi diye düşünüyoruz."

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, doğalgaz fiyatıyla ilgili uluslararası tahkim sürecine ilişkin, "İran'la Türkiye'nin uluslararası tahkimdeki davası henüz nihayetlenmedi. Ama bizim aldığımız bilgiler ve beklentilerimiz bu içinde bulunduğumuz ayda sonuçlanması yönünde" dedi.

Yıldız, Tüm Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (TÜMSİAD) yeni yönetim kurulunu kabulü sonrasında basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a İran ziyaretinde eşlik edecek olan Yıldız, enerjinin önemli gündem maddelerinden birisi olacağına dikkati çekti. Yıldız, "Yeni bir 10 milyar metreküplük kontrat ancak şartları belli olduktan sonra değerlendirilebilecek bir konudur. Bu manada İran tarafının bize sunacağı bir çalışma mutlaka olacaktır ancak yeni bir anlaşma imzalanmasını şu anda öngörmedik" ifadelerini kullandı.

Yıldız, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ham petrol fiyatlarının özellikle son 8 aydaki düşüşü ile beraber, son iki ayda doğalgaz fiyatlarındaki düşüşler, birçok anlaşmaların, sözleşmelerin, yeni tekliflerin yeniden gözden geçirilmesine sebep olmuştur. Çünkü dünyadaki son 8 ayda, üretici ülkelerden tüketici ülkelere yapılan para transferi 975 milyar dolardır. O yüzden bizim İran'la yeniden 10 milyar metreküplük anlaşmayı konuşabilmemiz için şartların netleşmesi ve bu arzın ne şekilde, ne zaman, hangi şartlarda yapılacağının belirlenmesi lazım."

- "Elektrik faturalarına yansıtılmayacak"-

Yaşanan elektrik kesintisi sebebiyle tazminat ödenmesinin söz konusu olmadığını belirten Yıldız, "TEİAŞ'la yapılan sözleşmeler, anlaşmalar tazminatı ihtiva etmiyor. Şu kadar milyar dolarlık zarar olduğu söyleniyor 6 saat içerisinde. 6 saat içerisinde o kadar milyar dolar mı kazanıyordu işletmeler. Bir yerde zarar var demeniz için o kadar kar ediliyor olması lazım" ifadelerini kullandı.

Yıldız, kesinti sırasında yaşanan mali kaybın elektrik faturalarına yansıtılmayacağını bildirdi.

Avrupa Birliği'ndeki 28 ülkeyle kıyaslandığında, en ucuz doğalgazın ve en ucuz üçüncü elektriğin Türkiye'de olduğunu söyleyen Yıldız, "Vatandaşımızın faturasına 1 kuruş yansıtılmayacak. Hangi elektrik fiyatından alıyorsa, bundan sonra da aynı fiyattan almaya devam edecek. Sanayicilerimiz için de ticarethaneler için de tarımsal sulama için de böyle" diye konuştu.

Seçimlerde elektrik kesintisi yaşanmaması için de önlem alacaklarını belirten Yıldız "Özellikle muhalefet partilerinin bir kısmının seçim günü yaşanabilecek elektrik kesintilerinin arkasına şimdiden sığınmaya çalıştıklarını görüyoruz. Bunu doğru bir yaklaşım olarak görmüyorum siyaseten. Bütün partiler eşit şartlarda yarışacaklar" ifadelerini kullandı.

Ücretsiz elektrik vaadinin gerçekçi olmadığını söyleyen Yıldız, bedelini bir başkasına ödetmeden ücretsiz elektrik verilemeyeceğini belirtti.

- "Gizli saklı anlaşmalarla yönetilen bir konu yok"-

Yıldız, "Kürt petrolünün satışıyla ilgili 50 yıllık gizli bir anlaşma yapıldığı" yönündeki iddiaların hatırlatılması üzerine şöyle konuştu:

"Türkiye Cumhuriyeti hükümeti, bir hukuk devletini yönetiyor. Burası büyük bir devlet. Böyle gizli saklı anlaşmalarla yönetilen bir konu yok. Bağdat'la yapılan anlaşmaların ve Erbil'le yapılan sözleşmeler, iki ülke arasındaki bütün enerji sektörüyle alakalı yapıyı kurguluyor. Bağdat'la hatırlarsanız yaklaşık 25,5 milyar dolarlık, 4 tane büyük blokta ortaklarımızla beraber aldığımız işler vardı. Bunlar devam ediyor bir yandan. Kuzey Irak'la alakalı bahsedilen Power Trans firmasının yanında orada çalışan birçok firma var. Birisi petrol arıyor, birisi doğalgaz çıkartıyor, birisi doğalgaz ticaretini yapmaya çalışıyor. Bu firmaların seçimi yalnızca Türkiye'ye ait değildir. Bizim Rusya Federasyonu ile beraber özel sektör eliyle doğalgaz getiren şirketlerde olduğu gibi, bu gazı, petrolü tedarik eden yerlerin, ülkelerin seçimiyle beraber gerçekleşen bir konudur. Bunu Türkiye'nin bir tasarrufu olarak düşünmek doğru olmaz."

AA