Advertisement

Ünlü yatırımcı Muhammed El-Erian Yunanistan'ın IMF'e yapacağı kredi ödemesi konusunda değerlendirmelerde bulundu. El-Erian'ın değerlendirmesi şöyle:

"Yunanistan Maliye Bakanı Yanis Varoufakis'in Uluslararası Para Fonu (IMF) İdari Direktörü Christine Lagarde ile Washington'da sürpriz görüşme kararı, Yunanistan'ın 9 Nisan'da Fon'a yapması gereken kredi geri ödemesini gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceği ile ilgili şüpheleri artırdı.

Bu önemli bir soru, zira dünyanın "tercih edilen birkaç kreditöründen" bir olan IMF'e kredi geri ödemesinin yapılamaması çok az rastlanılan bir durum. Bu durum gerçekleştiğinde, borçlu ülkeler, dünyanın en elit ekonomik gruplarından biri olan Euro Bölgesi bir yana bırakıldığında, gelişmiş ülkelerde değil ancak gelişen dünyada kırılgan ya da batık ülke olma eğilimi gösteriyor.

450 milyon euroluk (yaklaşık 500 milyon dolar) ödemenin yapılmasının şüpheli hale geldiği gerçeği, Yunanistan'ın karşı karşıya bulunduğu ekonomik, finansal ve sosyo-politik koşulları yansıtıyor. Bu kötü duruma ilişkin, Yunanistan'a çok faydası olacak herhangi bir sonucun çıkacağını düşünmek oldukça zor.

Yüzde 26 işsizlik oranı ile birlikte, ekonomik büyümeye ulaşmada zorluk çeken Yunanistan, tüm yükümlülüklerini karşılamaya yetecek geliri sağlayamıyor. Ekonomik mantığın çoğunlukla Yunanistan'ın lehine işlemesine karşın, Yunanistan'ın yurtdışından ilave fonları harekeye geçirme yeteneği, hem yanlış yönetilen müzakeler hem de kreditörlerin uzlaşmazlığı nedeniyle durma noktasına geldi.

Öte yandan, Yunanistan'ın iç sosyo-ekonomik yapılanması hükümetin, özellikle ücretleri ve temel sosyal hizmetlerin finansmanını karşılamakta zorlandığı bir dönemde, IMF'e ödeme yapmasını zor hale getiriyor.

Ancak IMF'e ödemenin yapılması gerekiyor.

IMF'e yükümlülüklerinde temerrüte düşen ülkeler, sık sık sınır ötesi finansal ilişkilerinde geniş çaplı sıkıntılar ile karşı karşıya kalırlar. yunanistan olayında, böyle bir temerrüt, şimdiler ülke bankaları için can suyu olan Avrupa Merkez Bankası'ndan (AMB) fon akışlarının aksamasına neden olacaktır. Ve bu durum bankalardan mevduat kaçışlarını hızlandıracak ve bankalarda yavaş seyreden sorunların bankaların işleyişini istikrarsızlaştıracak bir duruma dönüşme olasılığını artıracaktır.

Bunun farkında olunması ile birlikte, Yunaniatan hükümeti muhtemelen 9 Nisan'a kadar (ya da kabul edilebilir bir süre sonrasına kadar) IMF'e ödeme yapmanın bir yolunu bulacaktır ve Pazar günü Washington'da gerçekleştirlen görüşmeden sonra, Lagarde, Varoufakis'ten ödemenin yapılacağına dair "teyit" aldığını söyledi. Ancak bunun yapılması, bir kaybet-kaybet durumunda, Yunanistan için en az kötü seçenek olabilir.

IMF'e ödemenin yapılması tek başına, Yunanistan ve kreditörlerinin, ülkenin büyüme ve Euro Bölgesi ile finansal sürdürülebilirliği sağlayabilmesi için işibirliği içinde daha iyi çalışabilmesini sağlamayacak. Daha kötüsü, bu durum muhtemelen gerilimin artmasına neden olacak ve hatta bir "Yunankazası  (Graccident)" (yani, diğer tüm önemli oyuncuların karşı çıkmasına karşın Yunanistan'ı Euro Bölgesi dışına çıkaracak bir çeşit ekonomik/finansal/politik sıkıntı) ihtimalini artıracaktır.

Yunanistan'ın tarihin en büyül mali düzenlemelerinden birini gerçekleştirmesine karşın, sermaye kaçışından dolayı fon kanamasının devam etmesi, resmi kreditörlerinden birine 500 milyon dolarlık net bir transferi göze alamayabileceği anlamına geliyor. Eğer giderler Ağutos ayından bu yana neredeyse tamamen duran kreditörlerin fonlaması ile hızlı bir şekilde karşılanmazsa, fonların gözle görülür bir şekilde tükenmesi, yerli bankalardan çıkışları hızlandırabilir. "

Hükümet ayrıca, en coşkulu destekçilerinin gözünde kredibilitesini sürdürmek konusunda güçlükle karşılaşacak. Zira bu destekçiler, Yunanistan'ın çıkarlarını yabancı kreditörlerin çıkarlarının önüne koyan seçim söylemine oy verdiler. Sonuç olarak, eğer ödeme yapılırsa, hükümet, ülkenin ihtiyaç duyduğu yapısal reformların yasal düzlemde onaylanması konusunda daha da zorlanacaktır. Aynı zamanda, kreditörlerden, kemer sıkma tedbirlerinde anlamlı bir gevşemeyi ve borçların önemli bir bölümünden vazgeçilmesini içeren daha büyük çağlı imtiyazlar beklenecek.

Bu hafta IMF'e yapılacak ödemeye ilişkin belirsizlik, Yunanistan ve kreditörleri için birkaç yıldır devam eden tragedyanın son perdesini oluşturuyor. Zira çok ürkek bir şekilde, çok uzun süredir, bir durumu yönetmeye çalışıyorlar. Her iki taraf da daha kesin sonuçlara yönelik daha etkin bir işbirliğine gitmezlerse, bu perdelerden birinin herkesin kaçınmaya çalıştığı Yunankazası için nihai bir katalizör olması yalınızca bir zaman meselesi.