Advertisement

Doların 10 yıldan uzun bir sürenin en yüksek seviyesine ulaşması ticaret ağırlıklı bazda ABD’nin ve Çin dahil olmak üzere döviz kurunun doları takip ettiği ülkelerin rekabet edebilirliğini düşürüyor. Güçlü dolar emtia fiyatlarını aşağı çekerek Brezilya gibi üreticilerin zara görmesine neden oluyor ve şirketlerin dolar ile borçlanmış olduğu diğer gelişmekte olan piyasaları tehdit ediyor.

Diğer tarafta ekonomileri desteklemek için teşvik sunan Euro Bölgesi ve Japonya, şirketlerinin dünya piyasalarında yükselmesinden fayda sağlıyor. Hindistan ise enerji ithalatlarına daha az ödeme yapıyor.

New York’taki Deutsche Bank Securities Inc. baş ekonomisti Peter Hooper, “Dolardaki yükseliş dünyayı kazananlar ve kaybedenler olarak bölüyor” dedi.

Doların 6 önemli para birimi karşısındaki performansını takip eden ABD Dolar Endeksi, 6 Mayıs 2014’ten bu yana yaklaşık yüzde 25 yükseldi. Yatırımcılar, ABD ekonomik büyümesinin ülkenin ticaret ortaklarını geride bırakacağı ve Fed’in yakın zamanda faizleri artıracağı spekülasyonları yapıyorlar. Diğer ülkeler ise para politikasında gevşek duruşlarını sürdürüyorlar.

Yatırımcılar dolardaki hareket ile birlikte portfolyolarını yeniden dengeliyorlar. Euro Stoxx 50 Endeksi, traderların Euro Bölgesi ekonomisinin ivmeleneceği iddiasında bulunmaları ile bu yıl yüzde 21 yükseldi. Uçak üreticisi Airbus Group NV ve kozmetik ürün üreticisi L’Oreal SA eurodaki düşüşten fayda sağlamayı ümit eden şirketler arasında yer alıyor.

Standard & Poor’s 500 Endeksi ise bu yıl yüzde 2.1 yükseldi. Endeksteki şirketlerin yüzde 40’ından fazlası satışlarını yurtdışından elde ediyor. Tohum üreticisi Monsanto Co. ve mücevherat satıcısı Tiffany & Co. güçlü doların karları sınırlandıracağı uyarısında bulundu.