Advertisement

AK Parti'nin seçim beyannamesine göre yurt içi tasarrufların artırılması ve daha üretken alanlara yönlendirilmesi, özel sektör yatırımlarının artırılması yoluyla imalat sanayinin GSYH içindeki payının yükseltilmesi ve iş gücü verimliliğinin geliştirilmesi suretiyle istikrarlı büyüme devam ettirilecek.

AK Parti'nin 7 Haziran Genel Seçimleri Seçim Beyannamesinde, "İstikrarlı ve Güçlü Ekonomi" başlığı altında, büyüme ve makroekonomik istikrardan, ödemeler dengesine, enflasyondan, mali disiplin ve kayıt dışılığın azaltılmasına kadar bir çok alanda yapılan çalışmalar hakkında bilgi verildi.

AK Parti'nin sürdürülebilir ekonomik kalkınma için ileri demokratik standartları ve evrensel hukuk normlarına dayalı işleyen adil yargı düzenini esas aldığı belirtilen beyannamede, "Her alanda olduğu gibi ekonomi alanında da yeni döneme giriyoruz. Bu dönemde bir yandan makroekonomik istikrar ve kazanımlarımızı güçlendirirken, bir yandan da mikro ekonomik ve sektörel dönüşümlere odaklanacağız" ifadelerine yer verildi.

Büyüme ve makroekonomik istikrar konusunda yapılan çalışmalara yer verilen beyannameye göre, yurt içi tasarrufların artırılması ve daha üretken alanlara yönlendirilmesi, özel sektör yatırımlarının artırılması yoluyla imalat sanayinin GSYH içindeki payının yükseltilmesi ve iş gücü verimliliğinin geliştirilmesi suretiyle istikrarlı büyüme devam ettirilecek.

Bu kapsamda, "makroekonomik istikrarın güçlendirilmesi, beşeri sermayenin geliştirilmesi ve iş gücü piyasasının etkinleştirilmesi, teknoloji ve yenilik geliştirme kapasitesinin artırılması, fiziki altyapının güçlendirilmesi, kurumsal kalitenin iyileştirilmesi"nden oluşan 5 temel eksen, büyüme stratejisinin hayata geçirilmesi açısından önümüzdeki dönemde önemli politika alanları olacak.

Son dönemde sağlanan istikrarın güçlendirilerek korunması kapsamında, kamu gelir ve harcamalarında kalitenin artırılmasına yönelik çalışmalar yapılacak. Kamu harcamalarının toplam hasıla içerisindeki payının artırılmamasına ve böylelikle kamunun özel sektörü dışlayıcı etkisinin en aza indirilmesine dikkat edilecek.

- Yurt içi tasarruflar artırılacak-

Verginin tabana yayılması gibi gelir artırıcı çalışmalarla oluşturulacak mali alan ile yeni politikaların uygulanmasına imkan sağlanacak. Fiyat istikrarını güçlendirecek para politikası çerçevesi korunacak. Cari açığın kalıcı çözümüne yönelik politika ve önlemler hayata geçirilecek. Bunlara paralel olarak, yurt içi tasarrufların artırılmasına yönelik çalışmalar sürdürülecek.

Gelecek dönemde nüfus dinamiklerinin sunduğu fırsattan en yüksek düzeyde yararlanmak amacıyla, iş gücüne katılım artırılacak ve eğitimin özellikle nitelik yapısının geliştirilmesi sağlanacak.

İş gücü piyasasının ihtiyaçlarıyla uyumlu biçimde, beşeri sermayenin geliştirilmesine yönelik eğitim politikaların yanı sıra, uygun çalışma ortamı sağlanarak nitelikli insan gücünün ülkeye çekilmesi sağlanacak, teknoloji geliştirme yeteneği ve kurumsal kalite alanlarına önemli girdi temin edilerek, büyümeye katkı sağlanacak.

Çevre faktörünü de dikkate alan Ar-Ge ve yenilik faaliyetleri özel sektör odaklı olacak şekilde artırılacak. Kamu altyapı yatırımları ekonomide üretimin sağlıklı olarak gelişmesini destekleyecek, ancak kaynak israfına yol açmayacak biçimde planlanacak. Bu şekilde kamu eliyle yapılacak nitelikli altyapı yatırımları, özel sektör yatırımlarını güdüleyerek üretim kapasitesini artıracak; bir taraftan da verimlilik bazlı büyüme dinamiğine katkı sağlayacak. Firma ve ülke düzeyinde kurumsal kalite artırılarak istikrarlı ve yüksek büyümeye katkı sağlanacak.

- Yatırım ortamı güçlendirilecek-

Kayıt dışılık ve yolsuzlukla mücadeleye devam edilecek. Vergi düzenlemelerinde öngörülebilirlik ve istikrar gözetilirken, fikri mülkiyet ve patent hakları korunacak. Piyasaların etkin işlemesi sağlanacak ve yatırım ortamı güçlendirilecek.

Türkiye'nin karar alma süreçlerinin daha sağlıklı şekilde işlemesine imkan sağlanılacak, yatırım ve üretimin cazip hale getirilmesi yoluyla, üretim kapasitesi daha hızlı biçimde artırılacak.

Özellikle üretken alanlara, yeni uluslararası doğrudan yatırım girişlerinin artırılması sağlanacak. Böylece hem teknoloji transferi yoluyla verimliliği artırıcı hem de doğrudan istihdam yaratıcı sonuçlar elde ederek, büyümeye katkı sunulacak.

Beyannamede, "tarım sektörünün yıllık ortalama yüzde 3'ün üzerinde büyümesi ve GSYH içerisindeki payının dönem sonunda yüzde 6,8 olması, hizmetler sektörünün ise GSYH'ye paralel eğilim sergilemesi"nin beklendiği de bildirildi.

- Ödemeler dengesi -

Yeni yatırımlar ve imalat sanayinde yaşanacak dönüşümlerle, 2023 yılında 500 milyar dolar mal, 150 milyar dolar da hizmet ihracatına ulaşılmasının hedeflendiği belirtilen beyannamede şu ifadelere yer verildi:

"Mal ihracatımızda ana hedefimiz, dünya ihracatından yüzde 1,5 pay almak. İhracattaki olumlu performansın yanında, cari açık konusunu da dikkatle takip ediyor, gerekli yapısal ve konjonktürel tedbirleri alıyoruz. Üretimde dönüşümün yüksek katma değerli ürünler lehine sağlanmasını, yerli girdi üretimini ve kullanımını teşvik ederek ithalata bağımlılığı ve bu suretle cari açığı azaltmayı amaçlayan İthalata Olan Bağımlılığın Azaltılması Öncelikli Dönüşüm Programımızla dış ticaret açığının GSYH'ye oranını azaltmayı hedeflemekteyiz. Ayrıca ihracatın ithalatı karşılama oranını yüzde 70'e ulaştırmayı ve ihracatın kalitesini artırarak, orta ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracat içerisindeki payını yaklaşık yüzde 40'a ulaştırmayı hedeflemekteyiz."

Buna göre program kapsamında Türkiye'nin girdi tedarik ihtiyacı envanteri dikkate alınarak Girdi Tedarik Stratejisi (GİTES) güncellenecek. Orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlere yönelik Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerine öncelik verilmek suretiyle, "Türkiye Sanayi Stratejisi ve Sektörel Stratejiler" hazırlanacak. Orta ve yüksek teknolojili ürünlere yönelik yeni yatırım destek programları oluşturulacak. Firmaların orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün üretimine odaklanması amacıyla yatırım destek programlarının uygulamasına başlanacak. İthalat bağımlılığını azaltmayı esas alan büyük ölçekli yatırımları ve stratejik sektör boyutlarını içeren yeni teşvik sistemi etkili olarak hayata geçirilecek.

- Enflasyon ve para politikası-

"AK Parti olarak ekonomide temel prensibimiz enflasyonun kalıcı biçimde düşük ve tek haneli oranlarda tutulmasıdır" ifadesine yer verilen beyannameye göre, para politikalarının temel önceliği, fiyat istikrarını sağlamak ve sürdürme olacak. Para politikası finansal istikrarı da gözetecek ve fiyat istikrarını sağlama amacıyla çelişmemek kaydıyla, hükümetin büyüme ve istihdam politikalarını destekleyecek.

Enflasyon hedeflemesi, temel para politikası rejimi olmaya devam edecek. Enflasyon hedefleri, hükümetin ve Merkez Bankası tarafından üçer yıllık vadeler için belirlenecek. Dalgalı döviz kuru rejimi sürdürülecek. Merkez Bankasının fiyat istikrarını sağlamak için uygulayacağı para politikası araçlarını doğrudan kendisinin belirlemesi, esas olmaya devam edecek. Finansal İstikrar Komitesi ve Gıda Komitesi, Merkez Bankasının da katkılarıyla ilgili alanlardaki istikrarı ve verimliliği güçlendirecek.

- Mali piyasalar ve finansal hizmetler-

Finansal hizmetler alanında önümüzdeki dönemde de dinamik bakış açısıyla yenilikçi politikalar uygulanacak. Bu kapsamda finansal piyasalarda derinliğin artırılmasına önem verilecek, halka açık şirketler desteklenecek.

Öz kaynak kullanımına vergi kolaylığı sağlanacak. Nakdi sermaye artırımı yapan şirketler için artırılan sermayenin belli kısmının her yıl kurum kazancından indirilebilmesi de sağlanacak.

Kanunla Hazine kaynaklarından kredi garanti kurumlarına aktarılabilecek 1 milyar lira tutarındaki kaynağın 2 milyar liraya çıkarıldığı belirtilen beyannamede, Kredi Garanti Fonu aracılığıyla 20 milyar lira tutarına kadar Hazine kefaleti verilebilmesinin önünün açılacağı kaydedildi.

Beyannamede, "İstanbul Uluslararası Finans Merkezi Öncelikli Dönüşüm Programı"nın hedeflerine de yer verildi. Ayrıca, program dönemi sonunda 2013 yılında yüzde 3,4 olan finansal hizmetler sektörünün GSYH içindeki payının yüzde 6'ya yükseltilmesi hedeflenecek.

- Vergi tabanının genişletilmesi-

Mali disiplini sürdürmeyi ve daha fazla mali alan oluşturmayı sağlayacak olan "Kamu Harcamalarının Rasyonelleştirilmesi Öncelikli Dönüşüm Programı" çerçevesinde, mevcut harcama programları gözden geçirilecek, verimsiz harcamalar tasfiye edilecek. Bu yolla oluşturulacak mali alan öncelikli harcama alanlarına tahsis edilecek, kamu faiz dışı harcama büyüklüğünün belirli bir seviyede tutulması sağlanacak. Programla ayrıca, kamu harcama büyüklüğünün ve borçlanma gereğinin sınırlandırılmasının yanı sıra, esas olarak harcamaların kalitesinin artırılması hedeflenecek.

Bütçenin gelir kısmını daha da iyileştirmek üzere hazırlanan "Kamu Gelirlerinin Kalitesinin Artırılması Öncelikli Dönüşüm Programı" çerçevesinde de temel olarak kamu gelirlerinin sağlıklı ve sürekli kaynaklardan çağdaş yöntemlerle elde edilmesi amaçlanacak. Programla, gelir mevzuatının oluşturulmasından gelirlerin toplanmasına ve kamuoyunun bilgilendirilmesine kadar olan tüm sürecin kalitesi artırılacak. Temel yaklaşım ise vergi ödeyenlerden daha fazla vergi almak değil, vergi tabanını genişletmek suretiyle gelirlerin kalitesini artırmak olacak. Program kapsamında; vergi mevzuatının sadeleştirilmesi çalışmalarına devam edilecek.

- Kayıtdışılığın azaltılması-

Önümüzdeki dönemde uygulamaya konulacak "Kayıt Dışı Ekonominin Azaltılması Öncelikli Dönüşüm Programı" ile de kayıt dışı ekonominin GSYH'ya oranının ve tarım dışı sektörlerde kayıt dışı istihdam oranının beşer puan azaltılması hedeflenecek.

Program kapsamında kayıt dışı ekonominin boyutu ölçülerek, kayıt dışılığın yol açtığı etkiler araştıracak ve envanter çalışması yapılacak. Denetim kapasitesi güçlendirilecek, eğitici ve kapsayıcı yöntemlerle toplumun tüm kesimlerinde farkındalık artırılacak.

Vergilendirme kapasitesini ölçen yöntemler geliştirilerek kayıt dışı istihdamın boyutu analiz edilecek ve yol açtığı sorunlar giderilecek. Vergi tahsilatını ve hizmet kalitesini artırmak amacıyla belirli yerlere ödeme terminalleri kurulacak. Petrol ve LPG lisans sahipleriyle ilgili düzenlemeler yapılacak. Akaryakıt satış bilgilerini anlık olarak takip edebilecek merkezi bir sistemi hayata geçirilecek.

- Özelleştirmelere devam-

Beyannameye göre Parti, kamu işletmeciliğinden mümkün olduğunca çekilmeyi hedefliyor. Bu hedef doğrultusunda bir taraftan özelleştirme uygulamalarına devam edilirken, diğer taraftan kamunun işletmeci olduğu alanlarda etkinlik artırılması için çalışılacak.

AK Parti döneminde 56,9 milyar dolar tutarında özelleştirme gerçekleştirildiği hatırlatılan beyannameye göre, önümüzdeki dönemde özelleştirme uygulamaları, uzun vadeli sektörel öncelikler çerçevesinde belirlenmiş program dahilinde sürdürülecek.

Yurt içi tasarrufların üretken yatırımlara yönlendirilmesi ve israfın azaltılması amacıyla yurt içi tasarruf oranı orta vadede yüzde 19'a yükseltilecek.

Önümüzeki dönemde gayrimenkullerin elden çıkarılmasında değer artış kazançlarının vergilendirilmesine yönelik uygulamalar, taşınmaz alımlarının finansmanında kullandırılan kredilere ilişkin vergi istisna ve muafiyetler gözden geçirilecek. İmalat sanayii makine-teçhizat yatırımlarının finansmanında Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) istisnası getirilecek.

-BES'te "otomatik katılım sistemi"-

Beyannameye göre, lüks veya ithalat yoğunluğu yüksek tüketim malları tespit edilecek ve caydırıcı vergilendirme yapılacak.

Uzun vadeli tasarruflar teşvik edilmek üzere, özel amaçlı tasarruf mekanizmaları geliştirilecek. Başta altın bankacılığı olmak üzere, altın şeklinde tutulan tasarrufların sisteme çekilmesi için mekanizmalar oluşturulacak.

Seçim beyannamesine göre, ihtiyaç duyulan alanlarda kredi düzenlemelerine ilişkin çalışmalara devam edilecek, bireysel emeklilik sisteminde kesinti oranları uluslararası düzeylere yaklaşacak, bireysel emeklilik sisteminde "otomatik katılım sistemi" pilot çalışması yapılacak.

Kamuoyuna yönelik genel bir tasarruf çağrısı yürütülecek, tüketici mahkemelerinin sayısı artırılacak.

-Yatırımcılara yüksek vergi indirimi-

Beyannameye göre, 2014 yılı toplam sabit sermaye yatırım tutarı 166,2 milyar dolara ulaştı, 2002-2014 döneminde 1,6 trilyon dolar tutarında toplam sabit sermaye yatırımı gerçekleştirildi, kümülatif uluslararası doğrudan yatırım miktarı 150 milyar dolar seviyesine ulaştı.

Gelecek dönem GAP, DAP, KOP, DOKAP gibi bölgesel eylem planları kapsamındaki projelere öncelik verilecek, İstanbul Boğazı Karayolu Tüp Geçidi, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Marmara Otoyolu, İstanbul Yeni Havalimanı, Gebze-İzmir Otoyolu (Körfez Geçişi Dahil), şehir hastaneleri, limanlar gibi büyük projeler tamamlanacak, yeni otoyollar, yüksek hızlı tren hatları dahil olmak üzere, birçok alanda yeni projeler kamu özel işbirliği yöntemiyle hayata geçirilecek.

Yatırımcıların 2015 ve 2016 yıllarında gerçekleştirecekleri yatırım harcamaları için, yatırım döneminde mevcut diğer tüm faaliyetlerinden elde edecekleri kazançlarına daha yüksek miktarda vergi indirimi uygulanacak.

-Özel sektörde kursiyerlere asgari ücret-

Özel sektör işyerlerinde 6 ay süreyle İşbaşı Eğitim Programında (İEP) çalışacak kursiyerlere net asgari ücret ödenecek. Program sonrası kursiyerler aynı işkolunda işe alınırsa, imalat sektöründe 42 ay, diğer sektörlerde ise 30 ay boyunca SGK işveren primi devlet tarafından ödenecek. İşverenin kursiyerler için yaptığı harcamaların vergi matrahından düşürülebilmesi sağlanacak.

Kaliteli ve hesaplı kreş imkanları yaygınlaştırılacak, meslek kurslarına katılan kadınlar için çocuk oyun odaları uygulaması başlatılacak, Kadın Girişimciliği Programı hazırlanacak.

Kıdem tazminatı sisteminde ilgili sosyal taraflarla istişare içinde gerekli mevzuat düzenlemeleri yapılacak. İşsizlik sigortasından yararlanma koşullarının esnetilmesi ve yararlanma sürelerinin artırılması yönünde düzenlemeler gerçekleştirilecek.

Sosyal yardım alanların özel sektörde istihdamı halinde sosyal güvenlik primi işveren hissesine teşvik getirilecek.

AK Parti'nin seçim beyannamesine göre, Türkiye ekonomisi için temel ve kritik olan ham maddelerin güvenli teminine yönelik strateji oluşturulacak. Kritik ham madde, maden ve minerallerin ülke dışına çıkarılmasında düzeni sağlayacak sistem kurulacak.

AK Parti'nin "7 Haziran Genel Seçimleri Seçim Beyannamesi"nde, "İstikrarlı ve Güçlü Ekonomi" başlığı altında, tarım ve gıda, enerji güvenliği, ulaştırma ve lojistik, ticaret, turizm ve inşaat, teknik müşavirlik ve müteahhitlik gibi alanlarda yapılan ve yapılacak çalışmalar hakkında bilgi verildi.

Buna göre tarımsal destekler, 190 tarım alt havzasında, iklim, toprak ve topografyanın yanı sıra mevcut su potansiyeli ve bitkilerin su tüketimi de dikkate alınarak, alt havzalar düzeyinde, bölgesel ve ürün bazında düzenlenecek. 2015 yılında 10 milyar lira nakit hibe desteği verilecek.

Arazilerini büyütmek isteyen ehil mirasçılara kredi imkanları sağlanacak. Tarım arazilerini ve verimli ovaları koruyacak "Arazi Kullanım Planları" ve "Ovalarımızın Belirlenmesi" çalışmaları ile tarım sayımı tamamlanacak.

Tarım Sektör Entegre Yönetim Bilgi Sistemi (TARSEY) tamamlanacak, Ülkesel Tarım Envanteri Takip Sistemleri (ÜTES) yaygın ve etkin bir şekilde uygulamaya koyulacak. 400 tarımsal meteoroloji istasyonu, bin 200'e çıkarılarak tüm ülke geneline yaygınlaştırılacak, 14 yeni araştırma merkezi kurulacak. Türkiye'nin ilk Milli Botanik Bahçesi hizmete açılacak.

Arıtılmış suların sulamada kullanımı araştırılacak, sulama yatırımlarında cazibeli ve düşük pompajlı olanlara öncelik verilecek. 2019 yılına kadar 10 milyon dekar ilave arazi sulanabilir hale getirilecek.

Sertifikalı tohumluk üretimi 880 bin tona çıkarılacak, Tarım alanları içerisinde organik tarımın oranı yüzde 4'e yükseltilecek. İlk yerli patates çeşitleri üretime kazandırılacak.

Ambalajlı ürünlerin etiketlerinde besleyici değerlere ait bilgilerin bulunması zorunlu hale getirilecek. Gıdalarda tuz ve şeker azaltılmasına devam edilecek.

Ürünlerini lisanslı depolarda muhafaza eden üreticilere kira desteği sağlanacak, 800 bin hektar alanda ıslah çalışmaları tamamlanacak.

Kafeinsiz siyah çay ve yeşil çay üretimine geçilecek. Erzurum, Van, Sakarya ve Diyarbakır'da et kombinaları yenilenecek, Erzincan'da tavuk kombinası faaliyete geçirilecek. Sanayiye giden çiğ sütün alım ve satımının sözleşmeli usulde yapılması sağlanacak.

Koyun ve keçi yetiştiriciliğine yönelik teşvikler artırılacak, koyun ve keçilerin kayıt altına alınarak izlenmesi ve hayvan hastalıklarının kontrol altına alınması sağlanacak. Süt ve et üretiminde sözleşmeli model geliştirilecek.

Balıkçı Gemileri İzleme ve Veri Toplama Sistemi kurulacak. Toplam 12 balıkçı barınağı tamamlanacak.

Ormanların sınırlarının korunması ve mülkiyet problemlerinin çözümüne yönelik orman kadastro çalışmaları hızlandırılacak. Ormanların ekonomik, sosyal ve ekolojik fonksiyonlarını gözeten sürdürülebilir yönetim ilkesi benimsenecek, odun ve odun dışı orman ürünleri potansiyeli değerlendirilerek üretim ve pazarlanması konusunda etkin yönetim sağlanacak.

İkinci GAP Eylem Planında beşeri ve sosyal kaynakların geliştirilmesi, temel altyapı yatırımlarının tamamlanması, DAP Eylem Planında tarım ve hayvancılığın geliştirilmesi, KOP Eylem Planında toprak ve su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımını sağlamak suretiyle sektörel çeşitliliğin artırılması, DOKAP Eylem Planında ise turizm odaklı sürdürülebilir kalkınma yaklaşımı esas alınacak.

- Petrol ve doğalgaz aramaları artırılacak-

Vatandaşlara ve üreticilere ucuz, kaliteli, güvenli enerji sağlamaya devam edilecek. 2017 sonuna kadar tüm illerde konut sektörüne doğalgaz iletimi tamamlanacak. Doğalgaz depolama kapasitesi artırılacak. Bu kapsamda yapımı devam eden ve tamamlandığında 1 milyar metreküp gaz depolama kapasitesi temin edecek Tuz Gölü Yeraltı Depolama projesinin ilk aşaması 2017'de, ikinci aşaması ise 2019'da devreye alınacak.

Trans Adriatik Doğal Gaz Boru Hattı Projesiyle (TAP) doğalgaz Yunanistan ve Arnavutluk üzerinden İtalya'ya ulaşatırılacak. Irak-Türkiye Doğal Gaz Boru Hattı Projesiyle Türkiye ve Avrupa için gaz alışı gerçekleştirilecek.

Karapınar Enerji İhtisas Endüstri Bölgesi ilan edilen 3 bin MW kapasiteye sahip ve tarımsal amaçlı kullanılamayacak nitelikteki 6 bin hektar alanda bu yıl yatırımcılara yer tahsisi yapılması hedefleniyor.

Dolgu hacmi bakımından Türkiye'nin 2. büyük, 1.200 MW'lık kurulu gücüyle 4. büyük baraj ve HES olacak Ilısu Santrali ile yıllık ortalama 4,12 milyar kW/s enerji üretilecek. 270 metre gövde yüksekliğiyle Türkiye'nin en yüksek, dünyanın 3. yüksek barajı olacak Artvin Yusufeli Barajı tamamlanacak. Komşu ülkelerle elektrik ticareti kapasitesi artırılacak.

Elektrik üretim varlıklarının özelleştirilmesine devam edilecek. Enerjiyi verimli tüketen ürünlerin verimsiz ürünlere oranla kullanımının artırılması özendirilecek. Afşin-Elbistan gibi büyük linyit havzaları ile daha düşük kapasiteli diğer rezervlerin değerlendirilmesi sağlanacak. Kömür aramalarına hız verilecek ve rezervler artırılacak.

Enerji üretiminde dışa bağımlılığın azaltılması hedefiyle uyumlu olarak yurtiçi ve yurtdışında petrol ve doğalgaz arama faaliyetleri hızlandırılacak.

Linyit kömürü ve jeotermal gibi yerli kaynakların potansiyelinin tespitine yönelik arama faaliyetleri azami düzeye çıkarılacak. Kaya gazı konusunda ise kapsamlı araştırma faaliyetlerinin yürütülmesi sağlanacak. Demir cevheri, mermer ve bor başta olmak üzere sanayi hammaddelerinin yurtiçinde arama ve üretimine öncelik verilecek.

Türkiye ekonomisi için temel ve kritik olan ham maddelerin güvenli teminine yönelik strateji oluşturulacak. Kritik ham madde, maden ve minerallerin ülke dışına çıkarılmasında düzeni sağlayacak sistem kurulacak. Ülkeler ve ülke grupları tarafından belirlenen kritik ham maddeler listesiyle ilgili, başta nadir toprak elementleri olmak üzere Türkiye'de yer alan ham maddelerin aranması ve üretilmesine yönelik arama programı başlatılacak.

Madencilik sektöründe iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin artırılmasına yönelik, maden kanunu ve diğer ilgili kanunlarda yapılan düzenlemeler etkili bir şekilde uygulanacak. Küresel ölçekli ve rekabet gücü yüksek madencilik şirketlerinin oluşturulması desteklenecek.

- MTA ve TTK yeniden yapılandırılacak-

Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü (MTA), günün ihtiyaçlarına göre yeniden yapılandırılacak. Türkiye Taş Kömürü Kurumunun (TTK) zarar eden bir yapıdan çıkarılması için eylem planı hazırlayarak kurumun yeniden yapılandırılması sağlayanacak. "Yerli Kaynaklara Dayalı Enerji Üretimi Öncelikli Dönüşüm Programı" ile enerji alanında yerli kaynaklar maksimum düzeyde harekete geçirilerek dışa bağımlılık azaltılacak. Programla birincil enerji üretiminde yerli kaynakların payının, yüzde 28'den yüzde 35'e yükseltilmesi, yerli kömürden üretilen elektriğin 32 milyar kWh'dan 57 milyar kWh'a çıkarılması ve hidroelektrik kapasitesinin 10 bin Mw'lık kapasite eklenmesi hedefleniyor.

- Yeni otoyollar inşa edilecek-

Bölgeleri ve illeri birbirleriyle bütünleştirmeye, hem yolcu hem de yük açısından güçlü bir lojistik ve ulaştırma altyapısı oluşturmaya devam edilecek.

Karayolunda ülkenin kuzeyini güneyine, doğusunu batısına bağlayan ana akslar tamamlayacak ve otoyol ağı geliştirilecek. Havacılık ve denizcilik sektörlerinde ülke, dünyanın en önemli transit merkezlerinden birine dönüştürülecek. Demiryollarında yüksek hızlı ve hızlı tren hatları önemli ölçüde tamamlanacak. Böylece Türkiye, gelişmiş ülke standartlarında bir ulaştırma alt yapısına kavuşturulacak.

Önemli ulaşım koridorları, otoyol ağıyla birbirine bağlayacak, başta Marmara Bölgesi olmak üzere YİD modeliyle yeni otoyollar inşa edilecek. İstanbul-Bursa-İzmir (Körfez Geçiş Köprüsü dahil) ve Kuzey Marmara Otoyolu tamamlanarak hizmete açılacak. Çanakkale Boğaz Köprüsü'nün yer aldığı güzergahın yapımına başlanacak. Böylece otoyollar ve köprülerle çevrilmiş Marmara Ringi oluşturulacak.

Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve AVRASYA tüneli tamamlanacak.

Doğu Anadolu'yu Karadeniz Bölgesine bağlayan Ovit, Cankurtaran ve Salmankaş tünelleri, Orta Anadolu'yu Karadeniz'e bağlayan Ilgaz Tüneli, Cizre ile Şırnak'ı birbirine bağlayan Cudi Tüneli, Akdeniz sahilini geçilebilir kılan Mersin-Antalya arasında 6 tünel başta olmak üzere 128 kilometre uzunluğunda 62 tünel tamamlanacak. Ayrıca Nissibi, Kömürhan ve Ağın köprüleri ile çok sayıda viyadük hizmete açılacak.

- Mega ulaşım projeleri hayata geçirilecek-

3 katlı Büyük İstanbul Tüneli, günde 6,5 milyon vatandaşın kullanacağı toplam 9 farklı raylı sistemi birbirine bağlayacak. Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinin trafiğine nefes aldıracak projenin, YİD modeliyle yapımına başlanacak.

Yüzyılın en büyük projelerinden biri olan Kanal İstanbul'un çalışmalarına devam edilecek. Projeyle, Avrupa Yakası'nda, Karadeniz ve Marmara Denizi'nin arasına bir kanal inşa edilecek ve İstanbul içinden iki boğaz geçen bir şehir haline gelecek.

Ankara ve İstanbul arasını 1,5 saate indirecek yüksek hızlı tren projesinin, YİD modeliyle, etaplar halinde gerçekleştirmek üzere proje çalışmaları başlatıldı.

Ankara merkezli hızlı tren çekirdek ağını 3 bin 623 kilometreye ve buna paralel olarak ihtiyaç duyulacak hızlı tren seti sayısı 13'ten 125'e çıkarılacak.

Ankara-İzmir Yüksek Hızlı Tren Projesi tamamlanacak. Böylece ülke nüfusunun yarısı yüksek hızlı tren konforundan faydalanacak. Kapıkule'den Kars'a ve İzmir'den Habur'a uzanan Doğu-Batı demiryolu akslarındaki yük ve yolcu taşıyacak hızlı tren hatları ile Kuzey-Güney akslarındaki İstanbul-Antalya, İstanbul-İzmir-Aydın, Karasu-Antalya, Zonguldak-Mersin, Samsun-Çorum-Kırıkkale-Ankara, Kayseri-Nevşehir-Aksaray-Konya-Antalya, Samsun-Gaziantep yük ve yolcu taşıyacak hızlı tren hatları bölümler halinde yapılacak.

Demiryolu ile yük ve yolcu taşımacılığına imkan sağlayacak şekilde sınırlara kadar oluşturulacak demiryolu ağı, uluslararası sisteme entegre edilecek. Kars-Tiflis-Bakü, Ankara-Sivas ve Sivas-Erzincan demiryolu projeleri tamamlanacak.

Milli demiryolu sanayisini geliştirecek, hızlı tren dahil demir yolu araçları imal edilecek. İhale hazırlıkları süren projeyle ilk milli yüksek hızlı tren faaliyete geçirilecek.

- "Hava Ulaşım Ağı" oluşturulacak-

İstanbul Yeni Havalimanını hayata geçirerek, sektörün dünya ortalaması üzerinde büyümesi ve İstanbul'un dünyanın önemli bir transit merkezine dönüşmesi desteklenecek. Her 100 kilometre mesafede bir havalimanına ulaşacak şekilde "Hava Ulaşım Ağı" oluşturulacak. Milli bölgesel uçak yapımına başlanacak.

Uydu Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezinde yerli uydu Türksat 6A'nın üretimi tamamlanacak. Türksat 4B uydusu fırlatılacak, Türksat 5A uydusunun ise yapımına başlanacak.

Ülkenin havacılık ve uzay alanındaki faaliyetlerinin yürütülmesi, yeni teknolojilerin takip edilerek kullanılması ve projelerde koordinasyonun sağlanması amacıyla Türkiye Uzay Ajansı kurulacak.

Denizcilik sektöründe Türkiye, küresel deniz taşımacılığıyla entegre transit bir liman ülkesine dönüştürülecek. Türk deniz ticaret filosunu yenilenerek10 milyar tona ulaşan dünya deniz ticaret hacminden daha fazla pay alınacak. Gemi ve yat inşa sanayisi yenilikçi teknolojilerle donatılarak daha rekabetçi hale getirilecek.

Ülkenin bölgesinde transit liman üssü olmasını teminen kıyılarda büyük ölçekli limanların tesis edilmesi sağlanacak, bu kapsamda 3 büyük denizde 3 büyük liman kurulacak. Marmara Denizi'nde Kuzey Güney aksında en az 2 Ro-Ro terminali inşa ederek, körfez ve boğaz köprüleri üzerindeki trafik yükü azaltılacak. İstanbul limanı kurvaziyer gemilerin ana yolcu değişim limanı haline dönüştürülecek. Ro-Ro ve kabotaj taşımacılığı geliştirilecek.

Komşu ülkeler ve dış ticaretin bulunduğu diğer ülkelerle gümrük işlemleri hızlandırılacak. Kamu-özel işbirliği modeli kullanılarak gümrük kapılarının sayısı artırılacak, kapasite ve kalitesi geliştirilecek. Gümrüklerde tek pencere sistemi tamamlanacak.

Filyos Limanı'nın yapımı tamamlanacak, Çandarlı ve Mersin konteyner liman yapım projeleri yürütülecek.

- Elektronik ticaret hizmetleri geliştirilecek-

Ticaret hizmetlerinde markalaşma ve kurumsallaşma kapasitesinin geliştirilmesi yoluyla işletmelerin özellikle yeni gelişen çevre ülke pazarlarına daha fazla açılması sağlanacak.

Girişimcilerin yurtdışı pazarlara açılması amacıyla elektronik ticaret hizmetlerinin geliştirilmesi sağlanacak. Gümrük işlemlerinin ilk 1 dakika içinde tamamlanma oranının 2015'te yüzde 70'e ulaştırılması hedefleniyor.

Gümrük işlemlerinde "Tek Pencere Sistemi" ile dış ticaret işlemlerinin tek bir noktadan tamamlanması sağlanacak. Tek Durakta Kontrol ve komşularla Ortak Gümrük Kapısı projeleriyle sınır geçişlerini hızlandırmak suretiyle rekabetçilik artırılacak.

- Küresel bir reklam kampanyası uygulanacak-

Turizm merkezlerinde bürokrasiyi azaltacak ve sermaye akışını kolaylaştıracak yeni "Alan Yönetim" modelleri geliştirilecek.

Turizm Gelişim Bölgeleri, Turizm Koridorları, Turizm Kentleri ve Ekoturizm Bölgelerinin geliştirilmesi yaklaşımıyla 9 turizm gelişim bölgesi, 7 tematik koridor, 10 turizm kenti ve 5 ekoturizm bölgesi öngörülüyor. Kış Turizmi Master Planı hazırlanarak, kış turizmine ilişkin yatırımların bütüncül bir şekilde planlanması ve gerçekleştirilmesi sağlanacak.

- İşgücü niteliği yükseltilecek-

İç piyasada rekabet ortamının kalite ve yüksek nitelikli talep üzerine kurulması sağlanacak. İnşaat yatırımlarında talep niteliğinin yükseltilmesi ve kalitenin ön planda tutulması, sektörün ihtiyaç duyduğu dönüşüm de kamunun itici güç olması öngörülüyor.

Yurtdışı müteahhitlik hizmetlerinde kaliteyi artıran ve yapı malzemelerinin ihracat potansiyelini yükselten faaliyetler desteklenecek. Yurtdışı müteahhitlik hizmetleri sektörüne finansmana erişim konusunda ilave destekler sağlanacak.

İnşaat sektöründe işgücü niteliğini yükseltilecek, iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları geliştirilecek.

AK Parti'nin seçim beyannamesinde, Cumhurbaşkanının doğrudan halk tarafından seçilmesinin oluşturduğu yeni durumun yol açabileceği muhtemel yönetim sorunlarının, başkanlık sistemiyle aşılacağına inanıldığı belirtilerek, "Tartışmayı kişiselleştirmeden, siyasal geleneğimizdeki tecrübelerden de yararlanarak, yeni Türkiye vizyonumuza uygun bir sistem arayışını sürdürmek ve çözüm bulmak zorundayız" denildi.

AK Parti'nin 350 sayfalık, "7 Haziran 2015 Genel Seçim Beyannamesi" 6 ana bölümden oluşuyor, bölümler içerisinde alt bölümler yer alıyor.

1. bölüm, "Demokratikleşme ve yeni Anayasal sistem"; 2. bölüm "insani kalkınma ve nitelikli toplum"; 3. bölüm, "istikrarlı ve güçlü ekonomi"; 4. bölüm "bilim, teknoloji ve yenilikçi üretim"; 5. bölüm, "yaşanabilir şehirler, sürdürülebilir çevre"; 6. bölüm ise "vizyoner ve öncü ülke" başlıklarını taşıyor.

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun fotoğrafının yer aldığı beyannamede, Davutoğlu'nun sunuş konuşmasına da yer veriliyor.

Beyannamede, AK Parti'nin, Türkiye'nin partisi olma iddiasıyla yola koyulduğu, bu iddiayla yol aldığı, Türkiye'nin birikmiş ve kronikleşmiş pek çok meselesininin de bu anlayışla çözüldüğü belirtildi.

Beyannamede, geçmişte alınan binlerce yayın yasaklama, toplama ve el koyma emirlerinin kaldırıldığı, yasaklanmış, toplanmış ve el konulmuş eserlerin hürriyetine kavuşturulduğu belirtilerek, işkenceye sıfır tolerans politikasının hayata geçirildiği, Türkiye'nin artık işkence diye bir gündeminin kalmadığı vurgulandı.

"Faili meçhul cinayetler dönemine son verdik, mafya ve çeteleri ülke gündeminden çıkardık. İktidara gelir gelmez, OHAL uygulamasını kaldırarak normalleşme sürecini hızlandırdık" denilen beyannamede, Kürt kökenli vatandaşlar dahil olmak üzere, tüm vatandaşların temel hak ve özgürlükler alanında sorunlarını aşma iradesinin ortaya konulduğu, aidiyet duygusunun güçlendirildiği ve toplumsal restorasyon için önemli adımların atıldığı kaydedildi.

Beyannamede, ilk defa "Alevi Çalıştayları" düzenlenerek, İslam inancının farklı yorumlarının daha özgür bir ortamda tartışılmasına zemin hazırlandığı, TBMM bünyesinde darbeleri araştırmak üzere bir Meclis Araştırma Komisyonu'nun, Dilekçe Komisyonu bünyesinde de "Dersim Alt Komisyonu"nun kurulduğu bildirildi.

Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu kurulduğu, başörtüsü ile sair kısıtlayıcı düzenlemelerin artık tarihe karıştığı, böylece, yıllardır süregelen ve toplumda gereksiz yere gerilim oluşturan bir sorunun çözüme kavuşturulduğu kaydedilen beyannamede, 2014 yılı itibarıyla, dernek sayısının 104 bin 317'ye, vakıf sayısının ise 4 bin 757'ye ulaştığı belirtildi.

Beyannamede, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, Kamu Denetçiliği Kurumu ve Türkiye İnsan Hakları Kurumunu'nun etkinleştirileceği, bu kurumların, AİHM ve BM kapsamında Türkiye'nin üstlendiği sorumlulukları hayata geçirmesi için gerekli tedbirlerin alınacağı, Ekonomik ve Sosyal Konsey'in etkin bir biçimde çalıştırılacağı vurgulandı.

- "Türkiye sivilleşmiş, halkın iradesi hakim irade haline gelmiştir"-

Güvenlik ve özgürlük arasında bir denge kurarak; aralarında hiçbir ayrıma gitmeksizin vatandaşların meşru taleplerinin en geniş şekilde karşılanması için çaba harcandığı, belirtilen beyannamede, "Türkiye sivilleşmiş, halkın iradesi hakim irade haline gelmiştir. Bu süreçte halkımız Cumhurbaşkanını doğrudan kendi iradesiyle seçmiş, Milli Güvenlik Kurulu sivilleştirilmiş, askeri yargının yetki alanı daraltılmış, Emasya protokolü kaldırılmış, bazı kamu kurum ve kuruluşlarındaki askeri üye uygulamasına son verilmiş, Yüksek Askeri Şura kararlarına karşı yargı yolu açılmış, 12 Eylül darbecilerinin yargılanması önündeki engeller kaldırılmıştır. 27 Mayıs'tan beri darbelere gerekçe olarak gösterilen TSK İç Hizmet Kanununun 35. maddesini demokratik bir ruhla yeniden tanzim ettik. Ayrıca, darbelerle mücadele konusunda meclis araştırma komisyonunu kurduk ve hazırlanan raporla, darbelerin nedenleri ve sonuçları hakkında kamuoyunu bilgilendirdik" denildi.

Beyannamede, askeri ve bürokratik vesayetin Anayasa'daki etkilerini silmek için çalışmalarını sürdüren AK Parti'nin, yeni Türkiye'nin, darbe dönemi ürünü olan bir Anayasa ile inşa edilemeyeceği bilinciyle, 2011 seçimleri sonrası yeni Anayasa çağrısını yinelediği ifade edilerek, Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun çalışmaları hakkında bilgi verildi. Beyannamede, AK Parti hükümetlerinin, milli iradeyi yok etme ve egemenliğini gasp etme çabası içinde olan gayri meşru yapılanmalara, 27 Nisan 2007 e-muhtırasına, partiyi kapatma teşebbüsüne, 17-25 Aralık paralel devlet yapılanması gibi darbe teşebbüslerine fırsat vermediği vurgulandı.

Beyannamede, "Yeni anayasa, Cumhuriyetimizin insan hakları ve demokrasi konularındaki kazanımlarını geleceğe taşıyacak; vesayetin izlerini tamamen silecektir. Yeni anayasa, insan onurunu, bireysel hak ve özgürlükler ile toplumsal meşruiyeti, sistemin ahlaki ve demokratik temeli kabul edecek; bireyin ve toplumun geleceğe dair beklentilerini karşılamak üzere tasarlanacaktır. AK Parti, yeni anayasayı; bir parti, bir grup veya bir kesimin sorunu olarak değil, Türkiye'nin tarihsel meselesi olarak görmektedir. Yeni anayasa özgürlük, eşitlik ve adalet üzerine inşa edilecek; insan onuru yeni anayasanın temel ahlaki referansı olacaktır. Yeni anayasa, vatandaş ve toplum odaklı olacak, sivil bir anlayışla insanımızın mutluluk ve refahını artmayı hedefleyecektir. Yeni yapısıyla anayasamız, değişen dünya ve ülke şartlarında akılcı siyasi programların oluşmasını ve etkin bir şekilde hayata geçmesini mümkün kılacaktır" denildi.

- "Parti kapatmalarını uluslararası standartlarda düzenleyeceğiz"-

Yeni Türkiye'nin daha sağlam temellere kavuşacağı yeni dönemde, sözün de kararın da yine yüce milletin olacağı belirtilen beyannamade, şöyle denildi:

"Yeni anayasada, siyasi partilerin çalışmalarını etkin olarak koruyacak ve parti kapatmalarını uluslararası standartlarda düzenleyeceğiz. Birinci atılım dönemi boyunca iktidarlarımız, demokrasi ile kalkınmayı yan yana konumlandırıp, ikisini eş zamanlı geliştiren bir anlayışla hareket etmiş ve Türkiye'ye Cumhuriyet tarihinin en hızlı ekonomik kalkınma ve demokratik gelişim dönemini yaşatmayı başarmıştır. Yeni dönemde de, verdiğimiz demokrasi mücadelesinde elde edilen kazanımları kurumsallaştırarak, demokrasimizi sağlam, öngörülebilir ve kalıcı kılmayı hedefliyoruz.

İkinci atılım döneminde Yeni Türkiye'nin katılımcı, çoğulcu, özgürlükçü, demokratik ve sivil bir anayasa ile yönetilmesini sağlayacağız. Hükümetlerimizin öncülüğünde gerçekleştirilen 2004, 2007 ve 2010 Anayasa değişikliklerini ve Meclis'te oluşturulan Anayasa Uzlaşma Komisyonu çalışmalarını, yeni anayasa için güçlü bir zemin olarak görüyoruz. Yeni Türkiye'nin yeni anayasasında temel hak ve hürriyetlerin, demokrasinin, hukukun üstünlüğü ilkesinin, düşünce ve inanç özgürlüğünün dayanağı toplumsal meşruiyet olacaktır. Yeni anayasamız, bireysel hak ve özgürlükleri esas alırken, Türkiye'nin birikimi üzerine inşa edilecek, taraf olduğumuz uluslararası normları gözeterek demokratik bir anlayışla hazırlanacaktır. Yeni anayasa, milletimizin kültürel ve toplumsal çeşitliliğini tanıyan, herhangi bir etnik veya dini kimliğe referans yapmayan bir vatandaşlık tanımını esas alacaktır. Yeni anayasa, toplumun herhangi bir kesiminin dışlanmasına yol açacak değer yargıları ve siyasal tercihler barındırmayacaktır. Anayasamız tüm toplumu kucaklayan, kader birliğimizi yansıtan, demokratik denge ve denetim ilişkisini esas alan bir mahiyette hazırlanacaktır. Yeni anayasa, ortak değerleri ve çeşitlilik içinde birlik anlayışını esas alacaktır. Toplumsal hayatın ve siyasetin her alanını ayrıntılı bir biçimde düzenlemeyecek, her bir alanın kendi dinamiğinin ortaya çıkmasına imkân sağlayacaktır. Yeni anayasa, sorunların çözümünün imkan ve araçlarını barındıracaktır. Sorunları, demokratik bir ortamda bireyler, toplum ve siyaset kurumu çözecektir. AK Parti, sadece anayasa metni ile anayasal sistem tesis edilmediğinin bilincindedir. Doğrudan anayasal sistemle bağlantılı seçim kanunları, siyasi partiler kanunu ve sair temel kanunlar, yeni anayasa metniyle birlikte bir bütün olarak yenilenecektir."

- Cumhurbaşkanı ile Başbakanın yetki ve görev paylaşımı, yeni bir düzenlemeyi zorunlu kılıyor"-

Beyannamede, doğrudan halk tarafından seçilen Cumhurbaşkanı ile Başbakanın siyasal sistem içindeki yetki ve görev paylaşımının, yeni bir düzenlemeyi zorunlu kıldığı vurgulandı.

Mevcut sistemin, Cumhurbaşkanı ve Başbakanın farklı siyasi geleneklerden gelmeleri durumunda, kriz üretme potansiyelini taşımaya devam ettiği belirtilen beyannamede, şu görüşlere yer verildi:

"AK Parti olarak, mevcut sistemin siyasi tarihimizdeki vesayetçi kurgusunu da göz önünde bulundurarak, Cumhurbaşkanının doğrudan halk tarafından seçilmesinin oluşturduğu bu yeni durumun yol açabileceği muhtemel yönetim sorunlarının başkanlık sistemiyle aşılacağına inanıyoruz. Nitekim uzunca bir süredir, savunduğumuz başkanlık sistemini, 2011 yılında kurulan TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu'na partimizin önerisi olarak da sunmuş bulunuyoruz. Muhalefet partileri ise Cumhurbaşkanının doğrudan halk tarafından seçilmesinin parlamenter sistemin işleyişinde yol açabileceği muhtemel sıkıntıları çözmeye yönelik pozitif bir katkı sunup, ilkesel ve yapıcı bir tartışma yürütmek yerine, meseleyi kişiler üzerinden tartışmayı tercih etmiştir. Bu tutum, siyasetin ve kamuoyunun, etkin ve demokratik bir siyasal sistemi hayata geçirme arayışını olumsuz etkilemiştir. Ayrıca, başkanlık sistemi ile ilgili olarak yapılan tartışmalarda, güçlü ekonomiye sahip bir çok demokratik ülkenin bu modelle yönetiliyor olduğu gerçeği gözlerden kaçırılmaya çalışılmaktadır.

Bu çerçevede, tartışmayı kişiselleştirmeden, siyasal geleneğimizdeki tecrübelerden de yararlanarak, yeni Türkiye vizyonumuza uygun bir sistem arayışını sürdürmek ve çözüm bulmak zorundayız. Hükümet modellerinin tartışılacağı zemin kuşkusuz demokratik bir anayasal zemin olacaktır. AK Parti olarak, demokratik bir perspektifle yapılandırıldığında, parlamenter sistemle başkanlık sistemi arasında demokrasiye uyum açısından bir fark bulunmadığı kanaatindeyiz. Nitekim her iki sistemin de olumlu örneklerine rastlanabileceği gibi olumsuz örneklerine de rastlanabilir. Ancak bir yandan vesayetçi bir şekilde kurgulanarak demokratik doğasından koparılmış parlamenter sistemin yol açtığı siyasal istikrarsızlıklar, öte yandan Yeni Türkiye vizyonumuzun ihtiyaç duyduğu etkin ve dinamik yönetim dolayısıyla, başkanlık sisteminin daha uygun bir yönetim modeli olduğuna inanıyoruz. Milletimizin teveccühüyle hazırlayacağımız özgürlükçü ve insan odaklı yeni Anayasa ile seçimlerin istikrar üretebildiği, yasama ve yürütmenin müstakil olarak etkin olduğu, demokratik denge ve kontrol mekanizmalarının öngörüldüğü, toplumsal farklılıkların siyasal temsilinin sağlandığı, ademi merkeziyetçi bir idare sisteminin güçlendirildiği, karar alma süreçlerinin hızlandığı, her türlü vesayetin engellendiği yeni bir siyasal sisteme geçebiliriz. Bu çerçevede öngördüğümüz başkanlık sistemi, Türkiye'nin AK Parti iktidarında geçirdiği demokratik dönüşümü nihai sonucuna erdirerek, 2023 ve sonrasına yönelik kalkınma hedeflerine ulaşmasını kolaylaştıracak bir çerçeveye sahip olacaktır. Bu unsurlarıyla başkanlık sisteminin, Türkiye'nin siyasal tecrübesine ve gelecek vizyonuna daha uygun olduğuna inanıyoruz."

- "Hakim ve savcı sayısı 9 bin 349'dan 14 bin 837'ye yükseldi"-

Beyannamede, son 12 yılda adalet sisteminde yapılan köklü iyileştirmelere yer verildi.

Hakim, savcı ve personel sayısının artırıldığı, 2002 yılında 9 bin 349 olan hakim ve savcı sayısının, Şubat 2015 itibarıyla 14 bin 837'ye ulaştırıldığı, ceza infaz kurumlarında görev yapanlar hariç olmak üzere, 2002'de 26 bin 274 olan personel sayısının ocak 2015 itibarıyla 52 bin 187'ye yükseltildiği bildirilen beyannamede, ceza mahkemeleri kaldırılarak, yerine kişi hürriyeti ve güvenliğiyle doğrudan ilgili konulara müstakilen bakmakla görevli sulh ceza hakimliklerinin kurulduğu, böylece bazı AB ülkelerindeki "özgürlük hâkimliğinin" ülkeye kazandırılarak bireysel özgürlüklerin güvence altına alındığı belirtildi.

12 yılda 257 cezaevinin kapatıldığı, açık ceza infaz kurumu sayısının artırıldığı belirtilen beyannamede, "Dünya genelinde ceza adaleti sisteminin önemli bir parametresi olarak kabul edilen; tutukluların cezaevlerinde kalanlara oranı, ülkemizde 2001 yılında yüzde 54 iken bugün itibarıyla yüzde 14.5'e gerilemiştir. Avrupa Birliği'nde ise bu oran yüzde 20'den fazladır" denildi.

Beyannamede, şöyle denildi:

"Demokratik bir ülke olarak Türkiye, hukuk düzeniyle kendi yurttaşlarının özgürlüklerini korumaya, uluslararası topluma güven vermeye, yerli ve yabancı yatırımcılar için güvenli bir liman olmaya devam edecektir" denilen beyannamede, "İkincil düzenlemelerle oluşturulabilecek detayları, yasalardan ayıklayacak ve mevzuat enflasyonuna son vereceğiz. Yargıda etkinlik, hızlılık, hesap verebilirlik, ekonomiklik ve şeffaflığı sağlayacağız. Anayasal değişikliklere bağlı olarak yüksek yargıda içtihat düzeyinde dağınıklığı gidereceğiz. Bu çerçevede, disiplin mahkemeleri dışında askeri yargıya son vereceğiz. Temyiz mahkemelerinin, alt derece mahkemeleri üzerindeki hukukilik denetiminin ötesine taşan etkilerini azaltacağız ve temyizi, hukuki denetim ile sınırlandıracağız. Yargı üst yönetimi ile temyiz mahkemelerinin oluşumunda milli iradeyi temsil eden Meclisimizin rolünü güçlendireceğiz, yargının toplumsal meşruiyetini artıracağız. Yüksek Mahkemeler, bölge adliye ve idare mahkemeleri ile ilk derece mahkemelerinin faaliyet raporları hazırlayıp kamuoyuna duyurmalarını sağlayacağız. Yüksek mahkeme üyeliğini, Avrupa örneklerine benzer şekilde makul sürelerle sınırlayacağız. İhtisas mahkemelerinin sayısını artıracağız. Ticaret ve iş mahkemesi gibi bazı ihtisas mahkemelerinde meslekten olmayan hakimlerin de yer almasını sağlayacağız. Hakimleri yeknesak bir hukuki statüye kavuşturacak ve tüm hakimler için geçerli tek kanun çıkaracağız.

Bilirkişilik müessesesini yeniden yapılandıracağız. Bilirkişilerin seçimi ve görevlendirilmesine yönelik standartlar belirleyerek, sertifikalandırma sistemine geçeceğiz. Bilirkişilik kurumunu, geçim aracı bir meslek olmaktan çıkaracak, gerçek işlevine uygun işlemesi için gerekli tedbirleri alacağız. Bireysel başvurunun Anayasa Mahkemesine getirdiği aşırı iş yükünün, mahkemenin işlevselliğine zarar verme ihtimali karşısında bu uygulamayı gözden geçireceğiz. Adalet sisteminde kadınlar, çocuklar ve engellilere yönelik kolaylaştırıcı uygulamaları hayata geçireceğiz. Vatandaşlarımızın daha kolay adalet hizmeti alabilmesi için, birçok gelişmiş ülkede uygulanan Hukuki Yardım (Himaye) Sigortası Sistemi geliştireceğiz. Noterlik sistemini yeniden yapılandırarak, noterliklerden idarenin ve yargı organlarının iş yükünün azaltılması için faydalanacağız. Adalet sisteminin aile içi şiddet suçları konusundaki kapasitesini güçlendireceğiz. Adli ve idari yargıda istinaf mahkemelerinin faaliyete geçmesini sağlayacağız. Başta büyük şehirler olmak üzere adliye saraylarının inşasına devam edeceğiz. Başta UYAP olmak üzere, yargıda bilişim hizmetlerinin daha da etkinleştirilmesini sağlayacağız. Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemini (SEGBİS) ülke geneline yaygınlaştıracağız. Adli Tıp Kurumun kapasitesini geliştirileceğiz. Adli Bilimler Akademisini kurarak bu alandaki ileri araştırmalara ve eğitimlere ortam hazırlayacağız."

Millet iradesi, egemenliği ve geleceğinin kimsenin tekeline terk edilmeyeceği kaydedilen beyannamede, "İster paralel yapı, ister başka adlar altında bu kutlu yürüyüşü durdurmak isteyenlerin karşısında AK Parti kadroları, kararlılıkla durmaya devam edecektir. Eski vesayetler ile nasıl mücadele ettiysek, yeni vesayet girişimleriyle de milletimizin sağduyusu ve desteğiyle mücadelemizi sürdüreceğiz. Uluslararası bağlantıları da değerlendirildiğinde, bu unsurlar sadece hükümetimize yönelmiş bir tehdit olarak değil, devletin varlığına kast eden, onun yapısını çökertmeyi hedefleyen bir ulusal güvenlik sorununa dönüşmüştür. Bu tehdit karşısında, kararlı ve dirayetli duracağımız konusunda hiçbir vatandaşımızın şüphesi olmasın" görüşüne yer verildi.

AK Parti'nin milletvekili seçimlerine ilişkin seçim beyannamesinde, gelecek dönemde kültür ve sanat alanının, idari örgütlenmesinin yeniden ele alınacağı, genel bütçeden kültür ve sanata ayrılan payın artırılacağı sivil toplumun kültür ve sanat faaliyetlerine aktif olarak katılabileceği mekanizmaların oluşturulacağı bildirildi.

AK Parti'nin seçim beyannamesinde, "Kültür ve Sanat" başlığı altında, Türkiye Cumhuriyeti'nin Osmanlı, Selçuklu ve daha öncesine giden çok köklü ve kadim bir medeniyetin son halkası olduğu belirtildi.

"AK Parti olarak medeniyet, kültür ve sanat değerlerimizi muhafaza eden, yeniden üreten ve gelecek nesillere kaliteli bir biçimde aktaran, kültürel farklılıkları zenginlik olarak gören, herkesin kültür ve sanat faaliyetlerine katkıda bulunduğu ve erişebildiği, estetik duygusu güçlü ve kültürlü bir toplum için çaba gösteriyoruz" denilen beyannamede, iktidarın bugüne kadar yaptığı uygulama ve hizmetlere de yer verildi.

"Yapılacaklar" başlığı altında ise gelecek dönemde kültür ve sanat alanının, idari örgütlenmesinin yeninden ele alınacağı, genel bütçeden kültür ve sanata ayrılan payın artırılacağı, kültürün esas olarak sivil toplum inisiyatifinden beslendiğinin ve yeniden üretildiğinin bilincinde olunarak, sivil toplumun kültür ve sanat faaliyetlerine aktif olarak katılabileceği mekanizmaların artırılacağı ifade edildi.

Beyannamede şunlar yer aldı:

"Türkiye, çok katmanlı ve zengin bir kültür birikimine sahiptir. Türkiye'nin medeniyet birikiminin sunduğu imkanların uluslararası camiaya tanıtılması ve evrensel kültüre, düşünce ve sanat üretimine aktif olarak katkıda bulunmasını sağlayacağız. Bu kapsamda, kültürel etkinliklerimizin miktar ve kalitesini artıracağız. 2023 ve ötesini hedeflerken dünyayı tanımış, Türkiye'nin meselelerine vakıf, kendi toplumu ve tarihiyle barışık kültür ve sanat insanlarının yetişmesini sağlayacağız. Bu kapsamda; sahne sanatları, müzik, sinema, resim, animasyon, reklam, tasarım, estetik alanlarında kendi kültürel birikimimizin yanı sıra evrensel birikimden de istifade edeceğiz. Kültür ve sanat eserlerinin özgürce üretilmelerinin önünü açacak hukuki altyapıyı geliştireceğiz.

Fikri mülkiyet haklarının kurumsallaşmasına yönelik çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Kültür ve sanat insanlarımızın yurtiçinde ve dışında tanıtımına önem verecek, bu insanlarımızı teşvik edici her türlü tedbiri alacağız. Toplumumuzda simgesel değer ve kutsallık atfedilen kültürel varlıkların korunmasına özen göstereceğiz. Medeniyet değerlerimizin kurumsal taşıyıcısı olan vakıf geleneğimizi geliştirerek yaşatmaya ve yaygınlaştırmaya devam edeceğiz."

-"Osmanlıca'nın etkin bir şekilde öğretilmesini sağlayacağız"-

Türkçe'nin Birleşmiş Milletler'in resmi dilleri arasına girmesi için girişimlerin artarak devam edeceğinin altının çizildiği beyannamede, "Farklı kültürlerin temel düşünce ve bilim eserlerinin Türkçe'ye çevirisini ve uzaktan eğitim yolu ile yabancılara Türkçe öğretimini sağlayacağız. Medeniyet birikimimizin en önemli unsurlarından olan Osmanlıca'nın etkin bir şekilde öğretilmesini, tarihimizle ve kültürümüzle olan bağlantının güçlendirilmesini sağlayacağız" denildi.

Beyannamede, Türk tarihinin önemli şahsiyetleri ve olayları ile masal kahramanlarının belgesel, dizi ve çizgi filmlere dönüştürülerek tanıtımının yapılmasının destekleneceği, çocukların sevebilecekleri ve sorumlu birer birey olarak yetişmelerini sağlayacak içeriğe sahip bilgisayar oyunlarının ve animasyonların üretilmesinin teşvik edileceği ifade edilerek, tiyatro, sinema, opera, bale ve müzik alanlarında yerli üretimin evrensel standartlarda teşviğinin sürdürüleceği aktarıldı.

"Türk film endüstrisinin dünyada sayılı endüstriler arasına girmesini sağlayacak tedbirleri alacağız. Kültürümüzün temel öğeleri olan milli, dini, ahlaki ve folklorik değerlerin işlenmesine yönelik etkin çalışan bir teşvik mekanizması oluşturacağız" ifadelerine yer verilen beyannamede, tarihi kent bölgelerindeki dokunun bütüncül olarak ortaya çıkarılacağı ve korunacağı kaydedildi.

Şehirlerde kültür ekonomisine yönelik strateji ve projelerin destekleneceği ifade edilen AK Parti seçim beyannamesinde, şöyle devam edildi:

"Şehirlerde, AVM benzeri ticari faaliyet alanlarında kültürel faaliyet alanlarının oluşturulmasını teşvik edeceğiz. Kitap merkezleri, kitapçılar çarşısı ve sahaflara mekan desteği vereceğiz. Şehirlerimizin, kültür ve sanat varlıklarımızın ve toplum kesimlerinin zaman içindeki değişimlerini izleyecek şekilde Dijital Fotoğraf Arşivleri oluşturacağız. Böylece medeniyet birikimimizin gelecek nesillere aktarılmasına katkıda bulunmuş olacağız.

Yerel yönetimlerimizin kültür sanat alanındaki hareket kabiliyetlerini geliştirecek ve mevcut kültür merkezlerinin yerel yönetimlere devredilmesini sağlayacağız. Kütüphane, kültür merkezi ve müze gibi kültürel tesisleri yerel yönetimlere devredeceğiz. Belediye, STK ve özel girişimcilerin kurduğu tiyatroların artırılmasını destekleyeceğiz. İlk, orta ve yükseköğretimde sanat ve estetik duygusunu geliştirici müfredatın oluşturularak uygulanmasını sağlayacağız. Ülkemizde okuma oranının yükseltilmesini özendireceğiz. Bu doğrultuda özellikle halk kütüphanelerinin ve okul kütüphanelerinin sayı ve niteliğini artıracağız."

-"Spordaki şiddet ve dopingin önlenmesine yönelik faaliyetlere ağırlık vereceğiz"-

Beyannamede spor alanında insan kaynağına ve altyapıya yatırım yapmaya devam edileceği belirtilerek, "Yeni dönemde sporcu sayımızın ve sportif niteliklerimizin artırılması birinci önceliğimiz olacaktır" denildi. Ayrıca, sportif yeteneklerin erken yaşta tespitine yönelik çalışmalar yapılacağı, sporcu öğrencilere desteğin artırılacağı bildirildi.

2015 Yılında 2,3 milyar lira büyüklüğe sahip 178 adet spor tesisinin yapımının tamamlanacağı, mevcut tesislerin fiziki durumlarının da iyileştirileceği kaydedilen beyannamede, bölgesel kalkınma perspektifi de dikkate alınarak spor turizmini geliştirme konusunda yeni adımlar atılacağının altı çizildi.

Beyannamede, "Spordaki şiddet ve doping olaylarının önlenmesine yönelik başta spor etiği olmak üzere bilinçlendirme ve bilgilendirme faaliyetlerine daha fazla ağırlık vereceğiz" ifadesi de yer aldı.

-"İşletmelerimizin rekabet gücünü artıracağız"-

Çalışma hayatına ilişkin reformların gelecek dönemde de devam edileceğinin aktarıldığı beyannamede, şunlar yer aldı:

"Çalışma hayatındaki katılıkları azaltarak, istihdamın gelişimine sağlıklı bir zemin oluştururken, işletmelerimizin rekabet gücünü artıracağız. Kıdem tazminatı sisteminde yaşanan sorunların çözümü amacıyla sosyal taraflarla diyalog içinde mevcut durum tespiti ve mevzuat çalışması yapacağız. Mevzuat düzenlemesi yaparak fazla çalışma sürelerinin aşılması halinde işverenlere idari para cezası verilmesini sağlayacağız. Özel sektör işletmelerinde eğitim birimleri kurulmasını teşvik edeceğiz. Özel sektör, meslek kuruluşları ile işçi ve işveren kuruluşlarının meslek eğitimi vermelerini özendireceğiz. Sektörden gelen talepler doğrultusunda iş ve eğitim dünyası için gerekli olan Ulusal Meslek Standartları hazırlanıp yürürlüğe konulacak, yürürlükteki standartlar en geç 5 yılda bir güncellenecektir. "

İş Sağlığı ve Güvenliği Eylem Planını kararlılıkla hayata geçireceği vurgulanan beyannamede, sosyal güvenlik alanında sağlanan ilerlemelerin devam edeceğine dünyada değişen şartlar ve gelişen standartlar da yakından takip edilerek, sistemin güncelleneceğine işaret edildi.

-"Tamamlayıcı emeklilik tasarruflarını destekleyeceğiz"-

Beyannamede şöyle devam edildi:

"Kayıt dışı istihdam ve kayıt dışı ücretle mücadele edilerek kayıtlı çalışan sayısını artıracak ve prim tabanını genişleteceğiz. Prim yapılandırmalarını ekonomik kriz ve doğal afet gibi istisnai haller dışında uygulamayacağız. Sağlık hizmetleri ve harcamalarında sürdürülebilirlik dikkate alınarak ilaç ve tedavi harcamalarını daha akılcı hale getireceğiz.

Sağlık bütçesinde kaynak etkinliğinin sağlanması amacına yönelik çalışacağız. Özellikle hasta ve işlemin takibinin yapılması, suistimallerin önlenmesi, gereksiz ve mükerrer tetkiklerin önüne geçilmesine yönelik çalışmalara hız kazandıracağız. Giderek artan yaş ortalamamızı da dikkate alarak aktif ve sağlıklı yaşlanmayı destekleyeceğiz. Yaşam boyu öğrenim programlarına daha iyi erişim sağlayarak uzun çalışma yaşamını destekleyecek, ileri yaşlarda uygun istihdam olanaklarını geliştireceğiz. Sektörel katkısının yanı sıra ülkemizdeki tasarruf eğilimini de güçlendireceğini öngördüğümüz tamamlayıcı emeklilik tasarruflarını destekleyeceğiz. Sosyal güvenlik ve prim ödeme bilincini artıracak ve farkındalık oluşturacağız. Cari dönem prim tahakkukunu ve tahsilatını artıracağız."

-"Sağlık sigortacılığını geliştirecek, emeklilik hizmetlerini etkinleştireceğiz"-

Koruyucu, önleyici sağlık hizmetlerinin geliştirilmesine ve yaygınlaştırılmasına katkı sağlanacağının aktarıldığı beyannamede, "Sağlık hizmetlerinin doğru kullanılması konusunda toplumu bilinçlendirecek ve farkındalık oluşturacağız. Sağlık sigortacılığını geliştireceğiz. Emeklilik hizmetlerini etkinleştireceğiz. Geçmişe olduğu gibi önümüzdeki süreçte de düşük düzeyde maaş alan emeklilerimizin gelir seviyesini alacağımız tedbirlerle yükselteceğiz" denildi.

Başbakan Davutoğlu tarafından açıklanan emeklilere yönelik zammın da yer aldığı beyannamede, şunlar kaydedildi:

"Ticari faaliyette bulunan emeklilerimizden kesilen ayda yüzde 15 oranında Sosyal Güvenlik Destek Primini yüzde 10'a indireceğiz. 630 binden fazla emeklimizin yararlanacağı bu düzenlemeyle emeklilerimizin aylıklarına ortalama en az 50 liralık ayrıca bir artış sağlayacağız. 65 yaş aylığı alan vatandaşlarımızın 145 lira olan aylığını, 200 liraya çıkaracağız. İmkanlarımız arttıkça emeklilerimize ve diğer sosyal gruplara desteğimizi daha da artıracağız. Bu ve benzeri tedbirlerimiz ile bir yandan gelir dağılımını iyileştirmeye, diğer yandan ekonomik canlılığımızı sürdürmeye devam edeceğiz. Evde çocuk bakım hizmetleri yoluyla kayıtlı kadın istihdamını destekleyeceğiz. Sosyal güvenlik sözleşmelerine göre sağlık yardım hakkı elde etmiş sigortalıların ve bakmakla yükümlü oldukları kişilerin sağlık aktivasyon ve provizyon sistemine dahil edilmesini sağlayacağız. Sosyal güvenlik kurumuna erişimi artıracağız. e-randevu projesiyle randevu sistemini etkin ve daha kolay hale getireceğiz."

AK Parti seçim beyannamesinde siyasi partilerin seçimden önce kaynaklarını ilan etme zorunluluğunun getirileceği belirtildi.

Beyannamede, AK Parti olarak güvenlik ve asayiş ortamını bozan bütün yapıların üzerine kararlılıkla gidileceği, uluslararası ve bölgesel teröre destek veren çevre ve odaklarla mücadeleye devam edileceği, kimden gelirse gelsin terörün karşısındaki ilkeli duruşun sürdürüleceği bildirildi.

Uyuşturucu ile mücadeleye yönelik güvenlik önlemlerinin artırılacağı, bu kapsamda personel ve teknik kapasitenin güçlendirileceği ifade edildi.

Vatandaşla kolluk güçleri arasındaki ilişkinin güven esasına dayalı olacağına işaret edilerek, toplum destekli kolluk yaklaşımının güçlendirileceği, iç güvenlik birimlerinin sivil gözetimi kapsamında Bağımsız Kolluk Denetim Mekanizması kurulacağı kaydedildi.

Güvenlik personelinin vatandaşlara karşı iyi muamelede bulunması amacıyla hizmet içi eğitime ağırlık verileceği belirtildi.

Beyannamede, "Sınırlarımızın korunmasından sorumlu olacak yeni, profesyonel bir sınır kolluğu teşkilatının kurulmasını sağlayacağız. Kayıp çocuk bulma konusundaki Kayıp Alarmı, Uluslararası Polis Eğitim Merkezi (UPEM), Türkiye'nin Doğu Sınırlarında Mayın Temizlenmesi Projesi ve Geri Gönderme Merkezleri Yapımı projelerini gerçekleştireceğiz" ifadelerine yer verildi.

- "Akıllı kentler oluşturacağız"-

Beyannamede, önümüzdeki dönemde de kamu hizmetlerinin adil, etkili, verimli, süratli ve kaliteli sunumunu sağlayacak şekilde merkezi birimlerin daha küçük ama daha etkin bir yapıya dönüştürüleceği belirtilerek, "Kamu kurum ve kuruluşlarımızdan izin alma, görüş sorma gibi süreçleri kısaltacağız. Kamu kurumlarının uyması gereken temel ilkeleri bir bütün olarak ortaya koyacağız. Merkezi idareden mahalli idarelere yetki ve görev aktarımını, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartında getirilen ilkeler doğrultusunda yasal bir zemine kavuşturacağız. Devlet personel rejimimizi etkinleştirecek, kamuda insan gücü planlaması yapacağız" denildi.

Özellikle geri kalmış yörelerde yeterli ve nitelikli personel istihdamına yönelik tedbirler alınacağı belirtilen beyannamede şunlar kaydedildi:

"Kamu idarelerindeki iç denetim ve performans esaslı dış denetimi güçlendireceğiz. Kamu kurumlarının dış temsilciliklerinin rasyonelleştirilmesine yönelik çalışma yürüteceğiz. Üst yöneticiler başta olmak üzere kamu personelinin gelişimine yönelik etkin eğitim programları uygulayacağız.

Yerel yönetim hizmetlerinin elektronik ortamda, ortak norm ve standartlarda sunulmasını sağlayacak ve e-Devlet Kapısına entegre edilen yerel yönetim hizmetlerinin sayısını artıracağız. Kamu kurum ve kuruluşlarının topladıkları ve ürettikleri verilerin, bilgi güvenliği tedbirlerini almak suretiyle, paylaşımını sağlayacağız. e-Devlet uygulama ve hizmetlerinin geliştirilmesine ve e-Devlet Kapısına taşınmasına devam edeceğiz. Vatandaşlarımızın kamu kurum ve kuruluşlarına başvurmalarını mümkün olduğunca e-devlet üzerinden gerçekleştirmelerini sağlayacağız.

Kent hizmetlerinin hızlı, sağlıklı ve ekonomik olarak sürdürülebilir bir şekilde verilebilmesi için entegre kent yönetimi bilgi sistemini kuracağız. Akıllı kentler oluşturacağız. Kamu veri merkezlerinin bütünleştirilmesi ve etkin hizmet verilmesi amacıyla Kamu Bulutu Projesini hayata geçireceğiz.

Resmi istatistik üretim sürecinde yer alan kurum ve kuruluşların idari kayıtlarının istatistik üretiminde kullanılmak üzere TÜİK'in kullanımına açılması sağlayacağız. Kurumlarda istatistiki analiz yapabilecek birimler kuracağız."

-"Yolsuzlukla mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz"-

Beyannamede, yolsuzlukla mücadeleye de değinilerek, "Halkımızı gerektiğinde en üst siyasi ve bürokratik düzeyde bilgilendirmeyi ve onlara hesap vermeyi demokratik hukuk devleti anlayışımızın bir parçası olarak görüyoruz. Hem bütçeyi büyüttük hem de yaptığımız bütçenin ve kullandığımız kaynakların hesabını halkımıza verdik. Şeffaflığı partimizden başlatarak, bütün gelirlerimizi ve giderlerimizi örnek olacak bir şekilde vatandaşlarımızla paylaştık" denildi.

Kamu yönetiminin şeffaflığı için büyük adımlar atıldığını kaydedilen beyannamede, "Bizden önce kapalı kapılar ardında yapılan kamu ihaleleri, bugün TV'lerde canlı olarak yayınlanmaktadır. Yolsuzlukla daha etkin mücadele için şahsa verilen cezai düzenlemeler, ilk olarak iktidarlarımız dönemimizde yapıldı" denildi.

Beyannamede, yolsuzlukla mücadele kapsamında çıkarılan kanunların anımsatıldığı beyannamede, şunlar kaydedildi:

" Her türlü yolsuzlukla mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Şeffaflığın yerleştirilmesi ve yolsuzlukla mücadelenin bir zihniyet ve kültürel dönüşüm gerektirdiği bilinciyle, bireyden başlayarak tüm alanlarda daha ileri bir noktayı hedefliyoruz.

Yolsuzlukla mücadelenin bütüncül bir yaklaşım gerektirdiği ilkesinden hareketle, hükümet-vatandaş- sivil toplum ve medya diyaloğunun sağlıklı bir biçimde gerçekleşmesini sağlayacağız. Kamuoyuyla paylaştığımız şeffaflık paketini süratle hayata geçireceğiz. Siyasi partilerin seçimden önce kaynaklarını ilan etme zorunluluğunu getireceğiz. Siyasi partilerin ve seçim kampanyalarının finansmanının şeffaflaştırılmasına yönelik Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ile Siyasi Partiler Kanununda değişiklikler yapacağız.

Milletvekili ve belediye başkan adaylarına yapılacak nakdi yardımların, kendi adlarına açılmış seçim hesaplarına yatırılmasını ve şeffaflığı sağlayacağız. Adaylara ve siyasi partilere yapılacak ayni ve nakdi yardımlara bazı sınırlamalar getireceğiz. Siyasi partilere yapılan bağış miktarının, elektronik ortamda ilan edilmesini ve seçim hesaplarıyla yapılan harcamaların denetiminin yapılmasını ve sonuçlarının elektronik ortamda ilan edilmesini sağlayacağız.

Seçim sonuçlarının ilan edilmesinden sonra, siyasi partilerin seçim bilançolarının elektronik ortamda ilan edilmesini sağlayacağız. Partilerin bu konuda aldığı yardımın nerede kullandığının açık ve berrak olmasını sağlayacağız. Mal bildirimlerinin şeffaf olmasını sağlayacağız. Mal bildirimlerinin elektronik ortamda verilmesini ve kıyaslanmasını sağlayacak bilişim alt yapıları kuracağız. Bunlar, elektronik ortamda bildirilecek ve isteyen herkes, kimin hangi gelirle neyi elde ettiğini görebilecek. Mal bildiriminin yenilenme süresini de 5 yıldan 2 yıla indireceğiz, ara bildirimleri kaldıracağız.

Yüksek Mahkeme Başkan ve üyeleri ile daire başkanlarının, TBMM Başkanlığına mal bildiriminde bulunmasını sağlayacağız. Görevinden ayrılan kamu görevlilerinin ve üst düzey bürokratların 2 yıla kadar eski çalıştığı yerle iş yapamamasını ve görevden ayrıldıktan sonra görevleriyle ilgili şirketlerde vazife alamamasını etkili hale getireceğiz."

-"Eğitim fakültelerinin müfredatını yenileyeceğiz"-

Beyannamede, AK Parti'nin hedefleri arasında, Türkiye'nin "yüksek insani gelişmişlik" kategorisinden "çok yüksek insani gelişmişlik" kategorisinde olan ülkeler arasına yer almasının da geldiği ifade edildi.

Beyannamede, eğitim alanındaki hedeflere de yer verildi. İkinci atılım döneminde de eğitimin, her zaman olduğu gibi yine AK Parti iktidarının en öncelikli gündemi olacağı belirtilerek, "İktidarlarımız döneminde eğitim alanındaki temel altyapı ve erişim sorunlarını önemli ölçüde çözdük. Önümüzdeki dönemde başta eğitimin kalitesini yükseltmek olmak üzere çok daha büyük atılımlar hedefliyoruz" denildi.

Beyannamede, eğitim alanındaki hedefler özetle şöyle sıralandı:

"Önümüzdeki dönemde 'Eğitimde Kalite' en öncelik verdiğimiz alanlardan biri olacaktır. Bu kapsamda 'Eğitimde Kalite Seferberliği'ni başlatacağız. Sınıf, okul türü, ilçe, il ve bölgeler düzeyinde Türkiye'nin eğitim kalitesi haritasını ortaya çıkaracağız. Okul türleri ve bölgeler arası başarı farklılıklarını azaltarak eğitimde fırsat eşitliğine bütün boyutlarıyla hayatiyet kazandıracağız.

Bu süreçle uyumlu bir şekilde öğretmen yetiştirme ve eğitim yönetimi alanlarında da önemli dönüşümler hayata geçireceğiz. Öğretmen Genel ve Alan Yeterliliklerini belirleyerek bu yeterliliklerle ilişkilendirilmiş Ulusal Öğretmen Strateji Belgesini hazırlayıp yürürlüğe koyacağız.

Eğitim fakültelerini, milli eğitim sistemindeki yeni yapılanmaya göre bölüm, anabilim dalı ve öğretmenlik genel ve alan yeterlilikleri ile ilişkilendirilmiş bir şekilde yeniden yapılandıracağız. Eğitim fakültelerinin müfredatını yenileyeceğiz. Eğitim fakültesi öğrenci veya mezunları için eğitim fakültesi dışındaki fakültelerde çift ana dal veya yan dal yapma imkanı sağlayacağız. Kamu Personeli Seçme Sınavında bütün alanlardaki öğretmen adayları için alan sınavı yapacağız.

Her alanda dijital içerikle zenginleştirilmiş etkileşimli bir eğitim-öğretim sistemini yaygınlaştıracağız. Derslerin müfredat ve kazanımlarına yönelik görsel, işitsel, hareketli, etkileşimli ve dinamik öğeler bir arada kullanılarak zenginleştirilmiş eğitim içeriklerini yaygınlaştıracağız.

Kazanımlara yönelik hazırlanmış video çekimlerinden oluşan, öğretmenler için bir uygulama örneği teşkil edecek öğrenciler için de öğrenmelerini destekleyecek öğretim materyallerini yaygınlaştıracağız. Oyun tabanlı öğrenmeyi etkin hale getireceğiz.

Mobil öğrenme sistemlerini geliştireceğiz. Öğrencilerimize yazılı ve sözlü iletişim kurabilecek düzeyde yabancı dil öğretimine öncelik vereceğiz. FATİH projesi aracılığıyla tüm öğrencilere eğitimde fırsat eşitliğini sağlayacağız.

İlk ve ortaöğretimde okul bazlı bütçe yönetimine geçilmesine yönelik çalışmalar yapacağız. Okullarda ikili öğretime son verme hedefi doğrultusunda tüm okullarımızda tam gün eğitim-öğretime geçilmesi için yeter sayıda derslik inşasına devam edeceğiz.

Ortaokul sekizinci sınıfta uygulanan merkezi ortak sınavların geliştirilmesini sağlayarak, eğitim sisteminin performansının izlenmesi ve değerlendirilmesinde de kullanacağız. Her türdeki liseleri 9'uncu ve 10'uncu sınıfları temel yetkinliklerin kazandırılmasına yönelik ortak programlar olarak düzenleyeceğiz. 11'inci ve 12'inci sınıfları, öğrencinin devam etmek istediği yükseköğretim programına geçiş için hazırlık yapmasını sağlayacak veya bir mesleğe hazırlayacak derslerden oluşan modüller halinde düzenleyeceğiz.

'En iyi okul eve en yakın okuldur' ilkesi hayata geçirilecek ve aileler üzerinden önemli bir külfet kaldırılmış olacaktır."

-"Eğitimin finansman kaynaklarını çeşitlendirip artıracağız"-

Beyannamede, "Yükseköğretim Çerçeve Yasası" hazırlanacağı da belirtildi. Üniversite yönetiminin, özerklik ve hesap verebilirlik temelinde yeniden örgütlendirilmesinin sağlanacağı, üniversitelerin, öğretim üyesi yetiştirme ve araştırma altyapıları dikkate alınarak kategorilere ayrılacağı kaydedildi.

Üniversite giriş sisteminin de gözden geçirileceği belirtilen beyannamede, "Öğrencilerimizin gerçek performansını dikkate alan ve sınav stresini en aza indirecek bir yaklaşımla tekrar formüle edeceğiz. Öğrencilerimiz üzerindeki sınav baskısını azaltmak amacıyla yükseköğretime geçişteki sınavların yılda birden çok yapılmasını temin edeceğiz" denildi.

Beyannamede, şu ifadelere yer verildi:

"Hem öğretim elemanı hem de öğrenciler için özel tasarlanmış yeni bölgesel değişim programlarını özendireceğiz. Yükseköğretim öğrencilerinin yanı sıra mezunlara da yan dal ve çift anadal yapma imkanı getireceğiz. Devlet üniversitelerine ayrılan öğretim elemanı kadro sayılarını ihtiyaçlar çerçevesinde artıracağız. Mevcut devlet ve vakıf üniversitelerinin yanı sıra özel üniversitelerin de kurulması için gerekli düzenlemeleri yapacağız.

Eğitimin finansman kaynaklarını çeşitlendirip artıracağız. Bu kapsamda, eğitimin finansmanında özel sektörün payının artırılması yönünde kamu-özel ortaklığı gibi yeni arz ve işletim modellerinin kullanılmasını sağlayacağız. Eğitim istihdam bağını güçlendireceğiz. Yeni alanlarda beceri ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için örgün eğitim kurumları bünyesinde ve yaygın eğitim çerçevesinde istihdam edilebilirlik oranı yüksek programlar geliştireceğiz.

Öncelikli alanlar belirleyerek bu alanlarda yeterli kapasite artırımı için gerekli teşvik ve desteği vereceğiz. Girişimcilik ve yenilik ekosistemi güçlendirilerek girişimci bireylerin yetiştirilmesini sağlayacağız. İşgücü piyasasının ihtiyaç duyduğu temel becerileri tespit edeceğiz. Uygulamalı eğitimleri yaygınlaştırarak, okul ve iş dünyası arasındaki işbirliğini güçlendireceğiz. Özellikle mesleki eğitimde özel sektörün rolünü güçlendirecek, odalar ve Borsalara daha fazla sorumluluk vereceğiz. İşgücü piyasası ihtiyaç analizlerini etkinleştirerek, mesleki eğitimleri işgücü piyasasının ihtiyaçlarına göre planlayacağız. Üniversitelerde 1 dönem uygulamalı, 2 dönem akademik eğitimi içeren üç-dönem uygulamalarını yaygınlaştıracağız.

Fabrikaların sektörlerine yönelik özel mesleki ve teknik eğitim okulu açabilmeleri için düzenleme yapacağız. Mesleki ve teknik okul ve kurumlarında atölye ortamlarını sektörel bazlı olarak iyileştireceğiz. Mesleki ve teknik eğitim okul yönetim modelini geliştirecek, yerel yönetimlerin ve sektör temsilcilerinin katılımını sağlayacağız. Eğitimin tüm kademelerindeki müfredatı temel becerileri içerecek şekilde güncelleyeceğiz. Temel eğitimden ortaöğretime geçiş sınavlarında ve üniversiteye giriş sınavlarında temel becerileri ölçeceğiz. Ortaokul ve liselerde bireysel yeteneklere göre öğrencileri yönlendirebilecek bir rehberlik sistemi oluşturacağız."

AK Parti'nin seçim beyannamesinde, AK Parti iktidarında eğitim almamış genç kalmayacağı belirtilerek, genç işsizliğinin önüne geçmek için "ulusal genç istihdamı strateji belgesi" hazırlanacağı belirtildi.

AK Parti'nin seçim beyannamesinde aile ve dinamik nüfus yapısının korunması, sosyal yardımlar, kadın, sağlık ve gençlik politikalarına da yer verildi.

Fiziken ve ruhen sağlıklı nesillerin yetişmesinin öncelikli görüldüğü ifade edilen beyannamede, "Sağlıklı nesillerin yetiştirilmesini, aynı zamanda kalkınmada beşeri sermayenin oluşumu için de bir gereklilik olarak görüyoruz" denildi.

Beyannamede, sağlık alanında hizmet standardının sürdürülebilirliğini sağlamanın, yeni reformlarla hizmet kalitesini arttırmanın, başta yoksul kesimler olmak üzere hizmeti vatandaşların ayağına götürmenin temel amaç olduğu vurgulanarak, sağlık alanındaki insan kaynağının ve hizmetlerin kalitesini sürekli artırmanın hedeflendiği kaydedildi.

Beyannamede, sağlıkta küresel bir marka haline gelen Türkiye'nin önümüzdeki dönemde sağlık turizmi alanında dünyanın önde gelen ülkeleri arasına girmesinin hedeflendiği ifade edildi.

Türkiye'nin sağlıkta üreten ülke olmasının amaçlandığı anlatılan beyannamede, "Hedefimiz ülkemizi sağlık alanında bölgemizin öncü ülkesi yapmaktır. Önümüzdeki dönemde hastanelerimizdeki nitelikli yatak oranını yüzde 90'ın üzerine çıkaracağız. Aile hekimi başına düşen nüfus sayısını 3 binin altına düşüreceğiz. Koruyucu hekimliği yaygınlaştıracağız ve sağlıklı yaşam kültürünü teşvik edeceğiz" ifadelerine yer verildi.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile belediyelerin entegre edilmesiyle evde öz bakım hizmetlerinin geliştirileceği belirtilen beyannamede, ağız ve diş sağlığının düzenli kontrollerle takip edileceği, biyoteknolojik ürünlerde yerli üretimin artırılacağı, plazma fraksinasyonu ile yerli plazma ürünleri üretileceği kaydedildi.

Kişiye özel kanser tedavisini öngören ONCOGEN projesinin hayata geçirileceği anlatılan beyannamede, projeyle kişiye özel ilaç ve kanser türüne özgü tedavinin mümkün olacağı ve Türkiye'nin sağlıkta biyoteknolojik ürün rekabetinde dünyanın sayılı ülkeleri arasına girerek, sağlıkta lider ülke olma hedefine bir adım daha yaklaşacağı ifade edildi.

Beyannamede Türkiye'nin kendi aşısını üreteceğine de yer verildi.

- "Biyoeşdeğer ilaç geliştirilmesini sağlayacağız"-

Kamu-Özel Ortaklığı modeliyle inşa edilen şehir hastanelerinin yaygınlaştırılacağı belirtilen beyannamede, "Yurt genelinde oluşturulacak 29 sağlık bölgesinde toplam 56 bin yatak kapasiteli hastanelerimizi hizmete sokarak, daha gelişmiş bir hizmet altyapısı kuracağız" denildi.

Türkiye Biyoteknoloji Enstitüsü ile ülkemizde sağlık alanında biyoeşdeğer ilaçların geliştirilmesinin sağlanacağı vurgulanan beyannamede, Sağlık Bilimleri Üniversitesi projesi kapsamında sağlık sisteminde rol model uygulamaları hedefleyen bir ülke olarak çalışmaların bir üniversite çatısı altında yapılanmasına önem verildiği kaydedildi.

- Sağlıklı beslenme ve obeziteyle mücadele-

Beyannamede "Sağlıklı Yaşam ve Hareketlilik Öncelikli Dönüşüm Programı"nın hayata geçirileceği ve bu doğrultuda tarımsal işletmelerle gıda ve yem işletmelerinde yapılan kontrollerin sayı ve nitelik bakımından artırılacağı, başta çocuklara yönelik olmak üzere sağlığa zararlı gıda ürünlerinin yanıltıcı, yanlış yönlendirici tanıtım faaliyetlerine yönelik tedbirler alınacağı ifade edildi.

Etiket ve ambalajların, tüketicileri daha doğru bilgilendirecek şekilde düzenleneceğine değinilen beyannamede, "Çocukluk ve ergenlik dönemindeki bireylere yönelik sağlıklı beslenme programları yürüteceğiz. Obezite ile mücadele edeceğiz" denildi.

Diyabetin erken dönemde teşhis edilme oranının artırılacağı ve diyabetli bireylere yönelik bakım hizmetlerinin geliştirileceği anlatılan beyannamede, tütün ve alkol bağımlılığından kurtulmak isteyen vatandaşların hizmete erişimlerinin kolaylaştırılacağı, uyuşturucu madde bağımlılarına yönelik tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin güçlendirileceği vurgulandı.

- Okul spor kulüplerine teşvik-

Beyannamede, bazı kanser türleri başta olmak üzere erken teşhise yönelik taramaların yaygınlaştırılacağı, bütün illeri kapsayan aktif kanser kayıt sistemi oluşturulacağı kaydedildi.

Ülke genelindeki Toplum Ruh Sağlığı Merkezi (TRSM) sayısı ve kapasitesinin artırılacağına da yer verilen beyannamede, ülke genelinde psikiyatri yataklarının sayısının artırılacağı belirtildi.

Yaşam alanlarına yakın uygun yerlerde çok amaçlı, uygun maliyetli spor tesisi projelerinin hayata geçirileceği ifade edilen beyannamede, "Kamuya ait spor tesislerinin kullanım ilkelerini belirleyecek ve tamamını vatandaşların kullanımına açacağız. Spor dostu okul programı geliştireceğiz ve okul spor kulüplerinin kurulmasını teşvik edeceğiz" denildi.

- "Ailenin korunması öncelikli mesele"-

AK Parti'nin aile kurumunu güçlendirmeyi, çocukların sayısını artırarak nitelikli yetişmesini sağlamayı insan merkezli kalkınma politikalarının ana ekseni olarak kabul ettiği vurgulanan beyannamede şöyle devam edildi:

"AK Parti olarak ailenin korunması ve güçlendirilmesini, milletimizin bekası açısından öncelikli bir mesele olarak ele aldık. AK Parti olarak, gelecek idealimiz olan güçlü toplumun esasının sağlam ve mutlu bir aile olduğunu biliyoruz. İlke ve değerlerin nesiller arasında sağlıklı bir biçimde aktarılmasını sağlayan aileyi ilk ve en önemli eğitim kurumu olarak görüyoruz. Bize göre, geleceğimizin teminatı çocuklarımız kaliteli bir aile ortamında büyürken, ruhen ve bedenen sağlıklı bir biçimde yetişecekler ve topluma dinamizm kazandıran nesiller oluşturacaklardır. Çocuklarımızın haklarını ve ihtiyaçlarını esas alarak, potansiyellerini geliştirmeye yönelik fırsat ve imkanlarını artırmayı ve temel kamu hizmetlerine erişimlerini kolaylaştırmayı hedefledik. Erken çocukluk eğitimini yaygınlaştırdık ve okullaşma oranlarını artırdık. Şartlı eğitim ve sağlık yardımları, ücretsiz kitap, okul sütü ve taşımalı eğitim uygulamalarını gerçekleştirdik."

Ailenin bütünlüğünün korunmasına, güçlendirilmesine ve sosyal refahının artırılmasına yönelik aile eğitimi programlarının yaygınlaştırılarak devam edeceği kaydedilen beyannamede, Sosyal hizmet birimlerinde sunulan hizmetlerle aile bireylerinin ekonomik ve sosyal yaşama katılımlarının artırılacağı belirtildi.

- "Yurt ve yuvalar kapatılacak"-

Beyannamede aile, bebek ve çocuk dostu kültürel ortam ve mekanlar oluşturulacağına; konut, eğitim, sosyal güvenlik ve gelir dağılımı politikalarıyla aile bütünlüğünün korunması ve güçlendirilmesi politikalarının birbirini tamamlayıcı anlayışla uygulanacağına yer verildi.

Çocuk hizmetlerinde toplumun tüm kesimlerinin katıldığı ve sorumluluk üstlendiği toplumsal duyarlılığın ve farkındalığın oluştuğu, çocuğa karşı ihmal, şiddet ve istismarın olmadığı bir ortam oluşturulacağı vurgulanan beyannamede, "Çocuk haklarının ulusal bir strateji olarak benimsendiği ve tüm kamu kurum ve kuruluşları ile uygulamaya geçirildiği bir Türkiye'yi hedefliyoruz" denildi.

Beyannamede, yurt ve yuvaların kapatılacağı, çocuk bakım hizmetlerinin sadece ev tipi kuruluşlar aracılığıyla devam ettirileceği belirtildi.

Her çocuğun fırsat eşitliği çerçevesinde eğitim almalarına imkan verileceğine değinilen beyannamede, aile ve iş hayatının uyumunun güçlendirilmesi için farkındalığın artırılacağı, okul saatlerinin çalışma saatleriyle uyumunun sağlanacağı anlatıldı.

Göç alanında güvenilir bir veri sistemi oluşturulacağı da ifade edilen beyannamede, göç ve uluslararası koruma alanında hukuki ve kurumsal düzenleme eksikliklerinin tamamlanacağı kaydedildi.

- Yoksullukla mücadele-

Beyannamede, ekonomik ve sosyal politikaların sosyal adalete öncelik veren insani kalkınma anlayışı çerçevesinde belirlendiği anlatılarak, şöyle devam edildi:

"Yoksulluğun ortadan kaldırılmasını, ihtiyacı olan herkese sosyal destek sunulmasını ve sosyal desteklere duyulan ihtiyacın azaltılmasını temel görevlerimiz arasında görüyoruz. Yoksullukla mücadelede elde ettiğimiz başarıların sürdürülmesi ve gelir dağılımının daha da iyileştirilmesi temel hedeflerimizdendir. Önümüzdeki dönemde de yoksullukla hızlı bir biçimde mücadeleyi ve sosyal koruma politikalarımızı sürdüreceğiz. Sosyal transferler ve vergi düzenlemelerinde en yoksul kesimi gözeten anlayışımızı sürdüreceğiz. Sosyal yardım alanında hak temelli bir anlayış içinde etkinliğin artırılmasına yönelik olarak Sosyal Yardım Kanunu çıkaracağız. Sosyal yardımlarda aile büyüklüğünü esas alacak, ailenin bütünlüğünü koruyan bir modeli hayata geçireceğiz. Sosyal destek ve hizmetlerin hak temelli olarak bütünleşik bir şekilde sunulduğu bir sosyal destek sistemi kuracağız. Evde bakım hizmetlerinin sosyal hizmeti de kapsayacak şekilde yeniden tasarlanmasını sağlayacağız. Yaşlıların ekonomik ve sosyal hayatta daha fazla yer almalarına ve yaşam kalitelerinin yükseltilmesine yönelik daha güçlü adımlar atmaya devam edeceğiz."

- Kadınla ilgili mevzuat gözden geçirilecek-

Kadının bireysel ve toplumsal olarak daha da güçlenmesi için hayata geçirilen politikalar ve çalışmaların kararlılıkla uygulanmaya devam edileceği vurgulanan beyannamede, "Kadınlarımızın konumunu daha da güçlendirmek ve uygulamalarımızın etkinliğini artırmak üzere, kadına ilişkin mevzuatı ilgili tarafların görüşlerini alarak gözden geçireceğiz" ifadesine yer verildi.

Başta erken çocukluk dönemi eğitiminin geliştirilmesi olmak üzere, kız çocuklarının eğitime devam etmelerinin sağlanması için gerekli tedbirlerin alınacağı ve ilave teşvik mekanizmalarının hayata geçirileceği belirtilen beyannamede, mobil eğitim ve öğretim ekiplerinin mevsimlik tarım işçileriyle göçer ve yarı göçerlere yönelik sunduğu temel eğitim, yaygın eğitim ve yayım hizmetlerinin yaygınlaştırılacağı anlatıldı.

Beyannamede, erken evliliklerin önlenmesi için aileye yönelik eğitim hizmetlerinin yaygınlığı ve etkinliğinin artırılacağı kaydedildi.

- Şiddete karşı önlemler-

Kadın girişimcilerin finansmana erişimlerinin kolaylaştırılması ve böylelikle kadın istihdamının artırılması amacıyla yapılan düzenlemeyle kadın girişimcilerin 100 bin liraya kadar ve 5 yıl vadeli kullanacakları krediler için Kredi Garanti Fonu aracılığıyla yüzde 85 oranında kefalet imkanı sağlanacağı ifade edilen beyannamede, kadınların iş hayatında tutunmalarını kolaylaştırmak amacıyla kaliteli ve hesaplı kreş imkanlarının yaygınlaştırılacağı belirtildi.

Beyannamede, genel olarak şiddete, özel olarak da kadınlara ve çocuklara yönelik şiddete karşı her türlü yasal korunmanın ve yasaların etkin bir şekilde uygulanmasının sağlanacağı, kadın ve çocukların şiddete uğradıklarında başvurabilecekleri, bilgi ve destek alabilecekleri merkezlerin daha işlevsel ve erişilebilir hale getirileceği, kadına ve çocuğa yönelik şiddete ilişkin adalet, kolluk kuvvetleri, acil servis gibi kamu hizmetlerinin kayıt verilerine dayanan, düzenli istatistiki bilgi üretilmesine yönelik bir veri tabanı kurulacağı kaydedildi.

- Yükseköğretim kurumlarının kalitesi artırılacak-

Beyannamede, önümüzdeki dönemde de gençlerin eğitimden istihdama, karar alma süreçlerinden sosyal politikalara, kültürel faaliyetlerden yenilikçiliğe varıncaya kadar her alanda öncelikli hedef grup olmaya devam edeceğinin altı çizildi.

Eğitimin her kademesinde ve üniversitelerde gençlerin demokratik ve bilimsel eğitim zeminlerinin daha da güçlendirileceği, özgürlüklerin geliştirileceği vurgulanan beyannamede şu ifadelere yer verildi:

"Cumhuriyet tarihinde en çok üniversite kuran iktidar olan AK Parti, eğitim almamış genç bırakmayacaktır. Yükseköğretim kurumlarının kalitesi ve bilimsel-teknolojik olanakları artırılarak nitelikli bir öğrenim ve araştırma-geliştirme süreci gerçekleştirilecektir. Yüksek lisans ve doktora programları için yurtdışına gönderilen öğrenci sayısını yükselteceğiz. İktidarımız döneminde önemli seviyeye ulaştırdığımız üniversite yurtlarımızın kapasitesini daha da arttıracak, standartlarını geliştirmeye devam edeceğiz. Nihai amacımız, yükseköğrenimde müracaat eden tüm öğrencilerimize barınma imkanı sağlamaktır. Müracaat eden ihtiyaç sahibi ve başarılı öğrencilere burs, talep eden diğer tüm öğrencilere de kredi vereceğiz.

115 Çocuk, halk ve üniversite kütüphanelerimizi koleksiyon bakımından çeşitlendirecek, içerik bakımından zenginleştirileceğiz. Belirli kıstaslar içerisinde, gençlerimizin bilgi ve iletişim teknolojilerinden daha yaygın bir şekilde yararlanmaları için ücretsiz internet erişimi imkanı getirecek yenilikçi paketler geliştireceğiz.

Seçilme yaşını 18'e indireceğiz.

Gençlerin kültür ve sanatla beslenmelerini, sanat icra etmelerini sağlayacak 'Sanat Evleri' kuracağız. Gençlerin modern sanat dallarıyla tanışabileceği 'Gençlik Stüdyoları' kuracağız.

Genç işsizliğinin önüne geçmek için 'ulusal genç istihdamı strateji belgesi' hazırlayacağız. Gençlerin ortaöğretimden yükseköğretime geçişte eğitim ve kariyer planlamasına yardım edecek 'Kariyer Merkezleri' kuracağız. Esnek çalışma biçimlerini geliştirerek özellikle gençlerin istihdama katılımının önünü açacağız."

AK Parti'nin seçim beyannamesine göre, alt gelir gruplarının konuta erişimini artırmak üzere finansman yöntemleri çeşitlendirilecek, kiralık konut uygulamaları geliştirilecek.

AK Parti'nin, 7 Haziran Genel Seçimleri için hazırladığı Seçim Beyannamesinin "Yaşanabilir Şehirler, Sürdürülebilir Çevre" başlığına göre, şehirlerin kültürel renkleri yansıtan, yaşanılan zamanın çizgilerini barındıran, altyapısı sağlam, afetlere dayanıklı ve çevreye duyarlı biçimde gelişmesi hedeflenecek.

Bölgesel gelişmişlik farkları azaltılacak, daha kapsayıcı, hakkaniyetli ve katılımcı kalkınma için bölgesel kalkınma politikalarına özel önem verilecek. Metropollerin küresel ölçekte rekabet edebilirliği artırılacak, kentsel altyapı ve kültür geliştirilerek sosyal uyum güçlendirilecek.

- Özel istihdam politikaları geliştirilecek-

Dinamik, yatırım ve nitelikli işgücünü kendine çeken rekabetçi şehirler oluşturulacak. Orta gelişmişlik düzeyindeki illerde, girişimciliğin desteklenmesine, kentsel standartlarının geliştirilmesine ve şehir imajının güçlendirilmesine, şehirlerdeki dönüşüm sürecini destekleyecek beşeri ve sosyal sermayenin geliştirilmesine ağırlık verilecek.

Nüfusun bölgelerde kalıcılığını sağlamaya destek olmak üzere bölgelere yönelik özel istihdam politikaları ve uygulamaları geliştirilecek. Üniversitelerin bulundukları bölgelerle bağlantılarının güçlendirilmesi, öncelikle bölgelerindeki işletmeler ve kurumlara hizmet sunan bilgi, yenilik ve teknoloji aktarım merkezleri haline gelmesi sağlanacak.

Kalkınma ajanslarının daha etkin çalışması yönünde ilave tedbirler uygulanacak. Ajans desteklerine ilişkin süreçlerde işlemler azaltılacak ve destek mekanizmaları yeni araçlarla çeşitlendirilecek. Kalkınma ajanslarının analiz ve araştırma çalışmalarına ağırlık vermeleri, bölgelerinin potansiyellerine odaklanarak farklılaşmaları ve strateji geliştirmeleri desteklenecek. Ajansların AB yapısal fonlarının yönetimi ve kullanılmasıyla, sınır ötesi işbirliklerinin güçlendirilmesi konusunda daha etkili rol üstlenmesi sağlanacak.

- İmar ve şehircilik mevzuatı yenilenecek-

Şehirler, estetik, katılımcı, insan ve çevre dostu marka şehirler haline getirilecek. Kentsel tasarım ilkeleri ve uygulamaları; engelli, yaşlı, hareket kısıtlılığı olanlar gibi özel ilgi bekleyen kesimlerin hizmetlere erişimini kolaylaştırmak üzere geliştirecek. Şehirlerde kamu arazilerinin; imarlı yapılaşma, ekonomik kalkınma, ortak sosyo-kültürel fayda temelinde daha aktif kullanımı sağlanacak.

Tarihi dokusu güçlü şehirler başta olmak üzere yatay yapılaşma özendirilecek. Şehirlerin planlı ve sağlıklı yapıya kavuşması için arazi kullanımı, planlama ve yapılaşma konularında temel ilke ve standartlarla denetim mekanizmasını içerecek şekilde imar ve şehircilik mevzuatı yenilenecek.

Ortak kullanım alanlarının genişletilmesi ve imar uygulamalarındaki finansal yüklerin azaltılması amacıyla yapılaşmamış alanlarda imar haklarının transferi gibi yenilikçi araçların belediyeler tarafından kullanımı yaygınlaştırılacak. Mekansal planlama sistemi sadeleştirilecek. Planlamanın ve uygulamanın üst ölçekli strateji, hedef ve kriterleri gözetilerek yerinde ve katılımcı bir süreçle gerçekleştirilmesi sağlanacak. Coğrafi nitelikli mekansal bilgi üreten ve kullanan kuruluşlar arasında birlikte çalışabilirlik esaslarını hayata geçirecek ve ulusal coğrafi bilgi sistemi altyapısı kurulacak.

- Yapı Araştırma Merkezi kurulacak-

"Rekabetçiliği ve Sosyal Uyumu Gözeten Kentsel Dönüşüm Öncelikli Dönüşüm Programı" hayata geçirilecek. Program kapsamında; imar değişiklikleriyle oluşan değer artışından kamunun pay almasını sağlayacak düzenlemeler yapılacak. Kentsel dönüşüm alanlarında hakların devredilmesine imkan sağlayacak şekilde gayrimenkul sertifikası modeli geliştirilecek. Kentsel dönüşüm projelerinde, sukuk gibi yeni finansman araçlarının önünü açacak düzenlemeler yapılacak. Şehir merkezinde kalan küçük sanayi siteleri taşınacak veya iyileştirilecek. Dönüşüm alanlarında uygulanacak asgari kentsel standartlar, şehirlerde yüksek yaşanabilirlik düzeyini mümkün kılacak şekilde belirlenecek.

Tarihi, kültürel ve estetik değerlerle uyumlu kentsel dönüşüm projeleri gerçekleştirecek. Kentlerin tarihi ve kültürel kimliğini ortaya çıkarmayı ve güçlendirmeyi hedefleyen çalışmalar yapılacak. Afet riskiyle karşı karşıya olan kültür varlıklarına ilişkin öncelikli tedbirler alınacak. Özel mülkiyette olan taşınmaz kültür varlıklarının onarımı ve restorasyonunu desteklenecek.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bünyesinde Yapı Araştırma Merkezi kurulacak. Yeni yapım teknikleri ve malzeme-ekipman geliştirilmesine odaklanılacak. Yenilikçi, çevreye duyarlı ürün ve çözümlerin uluslararası standartlarda yerli üretimini sağlamak için AR-GE ve yatırım destek mekanizmaları oluşturulacak. Piyasaya arz edilen uygunsuz ya da güvensiz ithal yapı malzemelerinin kullanılması engellenecek. Kentsel dönüşümde yerli ve yenilikçi ürünlerin kullanılması sağlanacak.

- Kentsel Dönüşüm Alanları Strateji Belgesi hazırlanacak-

Büyükşehirlerde mahalle bazlı sosyal analizler yapılacak. Dönüşüm alanlarında sosyal uyumun güçlendirilmesi için sosyo-ekonomik ve kültürel etütler gerçekleştirecek ve alt gelir gruplarının, yoksul kesimin konut ihtiyacının karşılanmasına yönelik düzenlemeler yapılacak. Meslek edindirme ve istihdam programları ile sosyal amaçlı kentsel dönüşüm programları arasındaki ilişki güçlendirilecek.

Kentsel dönüşüm alanlarındaki uygulamaların ülke genelinde önceliklendirilmesi için Kentsel Dönüşüm Alanları Strateji Belgesi hazırlanacak. Afet riski yüksek alanlar, artı değer üretme potansiyeli yüksek alanlar ve projeden yararlanacak kişi sayısı gibi kriterler oluşturmak suretiyle kentsel dönüşüme tabi olacak alanlarda önceliklendirme yapılacak. Kentsel dönüşümde yeşil bina ve yerleşme uygulamalarını teşvik edilecek.

- Alt gelir gruplarının konuta erişimi-

Konut açığının bulunduğu yerleşmeler başta olmak üzere arz ve talep dengesinin kurulması sağlanacak.

Konuta erişimi artırmak üzere sosyal ve teknik altyapıları tamamlanmış arsa üretimine ağırlık verilecek. Alt gelir gruplarının konuta erişimini artırmak üzere finansman yöntemleri çeşitlendirilecek, kiralık konut uygulamaları geliştirilecek.

Ev almak için hesap açan ve yüzde 25 peşinat biriktiren vatandaşlara yüzde 15 kamu katkısı sağlanacak.

Yaşlı, çocuk ve engellilerin ihtiyaçlarına uygun konut ve çevrelerin tasarlanmasına çalışılacak. Konutlarda enerji verimliliği uygulamalarının yaygınlaştırılması amacıyla yeni finansman modelleri geliştirilecek.

- Melen Barajı inşaatı tamamlanacak-

Su yönetimine ilişkin mevzuattaki eksiklik ve belirsizlikler giderilecek. Kurumların görev, yetki ve sorumlulukları netleştirilecek, su yönetimiyle ilgili tüm kurum ve kuruluşlar arasında işbirliği ve koordinasyon geliştirilecek.

İçme suyu ve kanalizasyon yatırım ve hizmetlerinin sağlanmasında, mali sürdürülebilirlik gözetilecek. Melen Barajı'nın inşaatı 2016 yılında tamamlanacak. Gerede Projesini tamamlanarak, Ankara'nın 2050 yılına kadar içme suyu problemi çözülecek.

KKTC'nin uzun vadeli su ihtiyacının karşılanması için Anamur Dragon Çayı'ndan yıllık 75 milyon metreküp suyun, Akdeniz'e askıda döşenen borular vasıtasıyla Girne yakınlarında inşa edilen Geçitköy Barajı'na aktarılarak adaya götürülmesi sağlanacak.

- Çöp toplayanlar için kayıt sistemi oluşturulacak-

Büyükşehirlerde katı atık yönetimi yeni model çerçevesinde ele alınacak. Sokaklarda çöplerden geri dönüştürülebilir maddeleri ayıklayan vatandaşların insani şartlarda çalışmasını temin etmek üzere kayıt sistemi oluşturulacak. Belge sahibi olmak şartıyla çöp toplayıcılarına ikamet ettikleri belediyeler tarafından, çalışma şartlarına uygun yazlık ve kışlık olmak üzere her yıl iş kıyafeti ve ayakkabıları ücretsiz temin edilecek. Belge sahibi kişilerin yıllık sağlık taramalarının bağlı bulunduğu belediyelerdeki sağlık birimleri tarafından ücretsiz yaptırılması sağlanacak.

Yerel yönetimlerin katı atık toplama, taşıma, geri kazanım ve bertaraf tesisleri Katı Atık Programı çerçevesinde merkezi bütçeden her yıl ayrılacak kaynakla desteklenecek.

- Yeni büyükşehirler-

Büyükşehir belediyelerinin hizmet sunum yöntemleri yeni bir model çerçevesinde değerlendirilerek gerekli idari, kurumsal ve mevzuat düzenlemeleri yapılacak. Başta yeni kurulan büyükşehir belediyeleri olmak üzere mahalli idarelerde çalışan personelin kapasitelerini artırmaya yönelik ölçüt ve standartları belirlenmiş eğitim çalışmaları düzenlenecek. Bu kapsamda hazırlanan "Yerelde Kurumsal Kapasitenin Geliştirilmesi Öncelikli Dönüşüm Programı" hayata geçirilecek.

Program kapsamında, vatandaşların belediye hizmetlerinden memnuniyetini belirli aralıklarla ölçülecek. Belediye hizmetleriyle ilgili alanlarda hizmet standartları belirlenecek. Bulut Belediye Projesi ile elektronik ortamda sunulacak belediye hizmetleri standartlaştırılarak, merkezi altyapıya kavuşturulacak. Büyükşehir belediyelerinin akıllı kent uygulamalarına yönelik çalışmaları desteklenecek. Mevcut ve yeni kurulan büyükşehir belediyeleri tecrübe aktarımı için eşleştirilecek.

Üniversiteler başta olmak üzere yerelde proje geliştirme kapasitesi güçlendirilecek. STK-kamu işbirliğinin genel çerçevesini çizen bir kanun tasarısı hazırlanacak.

Büyükşehir olmayan iller gözden geçirilerek, yapılacak değerlendirmeye göre yeni büyükşehirler oluşturabilecek.

Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartının çekince konulan paragrafları gözden geçirilerek, mahalli idarelere yetki aktarımı sürdürülecek.

- Kırsal turizm altyapısı geliştirilecek-

Kırsal alanda köy bazlı hizmet ve yatırım ihtiyacı analizi yapılcak. Doğal ve kültürel kaynak potansiyeli yüksek yörelerde kırsal turizm altyapısı geliştirilecek.

IPARD kapsamında, 1,9 milyar lirası hibe olmak üzere toplamda 4 milyar lira yeni yatırımla ilave 5 bin tesis açılacak, 40 bin yeni istihdam sağlanacak. IPARD-2 Uygulama Döneminde, IPARD-I'den farklı olarak kamu katkısı kadın ve genç çiftçilerde yüzde 70'e kadar çıkarılacak.

- Sera gazı emisyonları azaltılacak-

Sürdürülebilir üretim-tüketimi sağlamak üzere kamu alımlarında çevre dostu ürünlerin tercih edilmesi sağlanacak. Başta karayolu olmak üzere; tüm ulaşım türlerinde sera gazı emisyonlarına yönelik çalışmalara öncelik verilecek ve gerekli takip sistemi kurulacak.

Büyükşehirlerde akıllı sistemlerle desteklenen bütünleşik toplu taşıma sistemleri hayata geçirilecek. Elektrikli demiryolu hatları yaygınlaştıralarak sera gazı emisyonlarını azaltılacak. Atık yönetimi hizmetlerinin desteklenmesine devam edilecek. Atık yönetiminin, geri dönüşüm yoluyla hem enerji üretimini, hem de istihdamı artırıcı bir yatırım alanı olması sağlanacak.

Küçük hidroelektrik santrallere (HES) ilişkin çevre duyarlılığını en üst düzeyde hayata geçirilecek, bu amaçla gerekli düzenlemeler hızlı bir şekilde yapılarak etkili bir şekilde uygulanacak. Yer üstü ve yer altı su kaynaklarını kapsayacak şekilde, hukuki ve kurumsal olarak "Bütüncül Su Kaynakları Yönetimi Modeli"ne geçilecek.

- Su Kanunu çıkarılacak-

Su Kanunu çıkarılarak, su yönetimine ilişkin mevzuattaki eksiklik ve belirsizlikler giderilecek. Su Bilgi Sistemi kurulacak ve böylece su ile ilgili bütün verilere tek merkezden erişilmesi sağlanacak.AB Çevre Faslı Su Kalitesi Sektörü kapsamındaki müktesebata uyum sağlanacak.

Ormancılıkta 2023 hedefine ulaşmak için 2015 yılında orman varlığı 22 milyon hektara yükseltilecek. Erozyonla taşınan toprak miktarı, 2019 yılında 140 milyon tona indirilecek.

Orman köylülerinin yerinde kalkındırılması maksadıyla önümüzdeki 5 yıllık dönemde "5 Bin Köye, 5 Bin Gelir Getirici Orman" projesi çerçevesinde ceviz, badem, fıstık çamı gibi meyveli orman ağaçları dikilecek. 2019 yılı sonuna kadar ormanların tamamının tapu ve tescil işlemleri tamamlanacak.

Hava kalitesini daha iyi takip edebilmek için Adana, Diyarbakır, Erzurum, İzmir, Konya ve Samsun'da temiz hava merkezleri hizmet binası yapılacak.

Yaban hayatının korunması ve desteklenmesi maksadıyla Yaban Hayatı Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezleri kurulacak.

- Afet ve acil durum yönetim merkezleri kurulacak-

Vatandaşların doğal afet ve acil müdahale edilmesi gereken durumlardan korunması ve gereken bilinci kazanarak felaketlere karşı hazırlıklı olması için çalışmalar yapılacak. Bu çerçevede, AFAD koordinasyonunda başlatılan afet yönetiminde dönüşüm tamamlanarak, afetlere dirençli bir ülke ve toplum oluşturulacak.

Afet ve acil durumlara ilişkin hizmetlerin ve kurumlar arası işbirliğinin yerelde tek merkezden etkin şekilde yürütülmesi ihtiyacına yönelik olarak her ilde standart tip ve kalitede afet ve acil durum yönetim merkezleri kurulacak. Türkiye'nin her yerine en geç 1,5 saat içerisinde ulaşabilmek için havadan arama-kurtarma kapasitesi geliştirilecek. Afet anında iletişimi sağlamak amacıyla kesintisiz ve güvenli haberleşme sistemi kurulacak. Bu kapsamda 4 ilde pilot çalışmalar yıl sonuna kadar tamamlanacak, 2017 sonuna kadar da tüm illerde yaygınlaştırılacak.

Doğal afet sigorta sisteminin yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalar devam edecek. Afet yönetimi konusunda risk yönetimi ve toplumun direncinin artırılmasına yönelik faaliyetlere yer verecek bütüncül bir çerçeve yasa çıkarılacak.

Türkiye Afet Yönetim Strateji Belgesini tamamlanacak. Bölgesel Afet Eğitim Merkezlerinin ve Gezici Afet Eğitim Merkezlerinin sayısı artırılacak, Türkiye Afet Bilgi Bankasını kurulacak.

AK Parti'nin seçim beyannamesine göre, otomotiv sektöründe küresel pazarların ihtiyaçlarına yönelik özgün tasarım araçlarla markalaşma teşvik edilecek ve bu kapsamda yerli marka otomobil üretimi çalışmaları hızlandırılacak.

AK Parti'nin "7 Haziran Genel Seçimleri Seçim Beyannamesi"nde bilim, teknoloji ve yenilikçi üretim başlığı altında, Türkiye'nin yüksek gelir grubundaki ülkeler arasına girmesinin, bilim ve teknoloji ile yenilik alanında yapılacak atılımlarla mümkün olabileceğine yer verildi.

Beyannameye göre, önümüzdeki dönemde Türkiye'nin kalkınmasına daha fazla ivme sağlayacak yüksek katma değerli alanlara odaklanılacak. Oluşturulan altyapı, etkin şekilde kullanılarak Türkiye'de yenilikçi ve yüksek katma değerli üretim artırılacak ve kalkınma süreci yeni bir evreye taşınacak.

Teknolojik gelişimde özel sektör daha fazla desteklenerek, yeniliğe dayalı bir ekosistem oluşturulmasına, araştırma sonuçlarının ticarileştirilmesine ve markalaşmasına özel önem verilecek. Yenilikçiliğe odaklanılarak firma becerilerinin artması ve KOBİ'lerin rekabet güçleri artırılarak, ekonomik büyümeye katkısının yükseltilmesi sağlanacak.

İkinci atılım döneminde araştırma kapasitesi, Ar-Ge ve yenilikçilik bilinci ile üniversite-sanayi işbirliğinin daha da geliştirilmesinin, öncelikli kalkınma hedefleri arasında olduğu belirtilen beyannameye göre, bilim, teknoloji ve yenilik, yeni Türkiye'nin ekonomisinde kritik role sahip olacak.

2023 yılında Ar-Ge harcamalarının milli gelir içindeki payının yüzde 3'e çıkarılması hedefleniyor. Önümüzdeki dönemde Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerinin artırılmasına yönelik destek sağlayan kurumlar arasında koordinasyon güçlendirilecek ve desteklerin etkinliği artırılacak.

Araştırma Altyapılarının Desteklenmesine Dair Kanunun ikincil mevzuat çalışmaları tamamlanacak ve dışa bağımlılığın yüksek olduğu sektörlerde, yerli ürün ve teknolojiler geliştirilmesine yönelik araştırma programları desteklenerek, etkinleştirilecek.

Bilim Merkezleri yaygınlaştırılacak, yurtdışında yer alan bilimde öncü 10 ayrı merkeze bilim müşaviri ve ataşesi atanacak, teknoloji transfer ve yenilik merkezlerinde hizmet kapasitesi geliştirilecek ve Patent Borsası kurulacak.

- Kamu alımlarında orta-yüksek ve yüksek teknoloji sektörlerindeki yerli firmaların payı artırılacak-

Öncelikli Teknoloji Alanlarında Ticarileştirme Öncelikli Dönüşüm Programı ile teknolojik ürün ve marka sayısı artırılacak, araştırma ve yenilik merkezleri güçlendirilecek, nitelikli insan sayısı artırılacak ve yenilikçi girişimcilik geliştirilecek. Bu kapsamda, sanal ve gerçek ortamlarda kamu-üniversite-sanayi işbirliği platformları oluşturulacak, girişimcileri desteklemek için finansman eksiğinin en çok hissedildiği erken aşamaya yönelik bir fon kurulacak.

Kamu Alımları Yoluyla Teknoloji Geliştirme ve Yerli Üretim Öncelikli Dönüşüm Programı ile de kamu alımlarının kaldıraç gücü kullanılarak, yerli teknoloji ve üretim geliştirilecek. Her yıl 100 milyar lirayı aşan kamu alımları, Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerine katkı sağlayacak, yeniliği, yerlileştirmeyi, teknoloji transferini ve yenilikçi girişimciliği teşvik edecek etkili bir politika aracına dönüştürülecek. Bu kapsamda, kamu alımlarında orta-yüksek ve yüksek teknoloji sektörlerindeki yerli firmaların payı artırılacak.

Uluslararası yükümlülükler de dikkate alınarak, yüksek teknolojili ürünlerde kamu alım garantili tedarik modelinin uygulanabilmesi için Kamu İhale Kanunu ve ilgili diğer mevzuatta gerekli düzenlemeler yapılacak. Yüksek teknolojili ürünlerde kamu alım garantisine dayalı üretim yapılabilmesi için ürün bazlı yerli tedarik modelleri geliştirilecek ve uygulanacak.

Türkiye, geniş coğrafyaların nitelikli beyinleri için bir cazibe merkezi haline getirilecek. Beyin göçü engellenirken, başlatılan tersine beyin göçü hızlandırılacak.

- Sanayi politikaları -

Gelecek dönemde büyük çaplı ve yatırım niteliğindeki kamu alımlarında, alıcı kurumların yerli sanayiyi geliştirecek yönde kamu alım sürecini yönetme kapasitesi geliştirilecek.

Kamunun raylı ulaşım sistem ihtiyaçlarının yurtiçinden karşılanma oranı artırılacak, küresel rekabet gücünün artırılması için sektörel ve sektörler arası entegrasyon güçlendirilecek. Bu kapsamda, tekstil, deri, mobilya sektörlerinin tarım sektörüyle; makine, tıbbi cihaz ve elektronik sektörlerinin hizmetler sektörüyle; makine, tıbbi cihaz, otomotiv sektörlerinin de elektronik sektörü ile aralarındaki entegrasyon güçlendirilecek.

Başta enerji, ulaştırma ve sağlık sektörleri olmak üzere imalat sanayinde özel sektör tarafından hayata geçirilecek projeler, Türkiye Kalkınma Bankası aracılığıyla desteklenecek ve yüzde 50'ye kadar uygun koşullu finansman sağlanacak. Ayrıca, Türkiye Kalkınma Bankası ekonominin ihtiyaç duyduğu nitelikli projeleri daha fazla destekleyecek bir anlayış içinde yeniden yapılandırılacak.

Sağlıkta ulaşılan kalitenin finansal olarak sürdürülebilmesi ile ilaç ve tıbbi cihaz alanında yerli üretimin artırılmasının temel amaç olduğu belirtilen beyannameye göre, Sağlık Endüstrilerinde Yapısal Dönüşüm Programı ile yurtiçi ilaç ihtiyacının değer olarak yüzde 60'ı, yurtiçi üretimle karşılanacak. Uzun vadede ise araştırma altyapısını geliştirmek ve yeni ürünlerin keşfi yoluyla küresel değer zincirlerinde etkinlik artırılacak.

Program kapsamında ayrıca, "Sağlık Endüstrileri Yönlendirme Komitesi" oluşturacak, yerli Ar-Ge ve üretimi destekleyecek şekilde "Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı" kurulacak.

- Yerli marka otomobil üretimi çalışmaları hızlandırılacak-

Beyannameye göre, otomotiv sektöründe çevreye duyarlı yeni teknolojilerin geliştirilmesi sağlanacak. Söz konusu sektörde küresel pazarların ihtiyaçlarına yönelik özgün tasarım araçlarla markalaşma teşvik edilecek ve bu kapsamda yerli marka otomobil üretimi çalışmaları hızlandırılacak.

Öte yandan, yerli cep telefonu üretilmesi de sağlanacak. TÜBİTAK, bu kapsamda akıllı telefon ve bileşenleri üretecek kuruluşlara destek için çağrıya çıktı ve 8 şirket, bu konuda çalışmalara başladı.

Savunma sanayinde, denizlerde MİLGEM'in yanı sıra yeni tip karakol botu, hızlı müdahale botu, amfibi gemi, arama kurtarma gemisi, süratli amfibi gemi, Perry sınıfı fırkateyn modernizasyonu projelerinin hayata geçirildiği aktarılan beyannameye göre, Türk mühendisleri tarafından tasarlanan özgün temel eğitim uçağı HÜRKUŞ-A'dan, 2019 yılına kadar 15 adet yapılacak.

Türkiye'nin gece, gündüz ve her türlü hava koşulunda uzaydan görüntü alınabilmesini sağlayan uydu sistemi Göktürk-3 projesi hayata geçirilecek.

Savunma sanayindeki projelerin gerçekleşmesiyle Türkiye, sadece milli ihtiyaçları temin etmekle kalmayacak, savunma sanayi ihracatında da küresel düzeyde önemli bir aktör haline gelecek.

- Girişimcilik ve KOBİ'ler-

Türkiye'yi yenilik alanında bir üst lige taşıyacak Bilişim Vadisi'nin kurulacağı belirtilen beyannameye göre, Artvin ve Hakkari'de de Organize Sanayi Bölgesi (OSB) kurulmasıyla, Türkiye'de OSB'si olmayan il kalmayacak. 2023 yılında ise 70 yeni OSB ve 1 milyon ilave istihdam hedefleniyor.

KOBİ'lerin finansmana erişiminin artırılması amacıyla taşınırların teminat olarak kullanılmasının önündeki engelleri kaldıracak düzenlemeler yapılacak. Kadın girişimciliğinin önündeki engellerin kaldırılması ve kadınların ekonomik hayattaki rollerinin geliştirilmesine yönelik yeni destek mekanizmaları geliştirilecek.

Gelecek dönemde verimlilik odaklı bir yaklaşımla rekabet gücünü artırarak, cari açık sorunu yaşamadan yüksek ve istikrarlı büyümeye ulaşılması hedefleniyor. Bu kapsamda hazırlanan Üretimde Verimliliğin Artırılması Öncelikli Dönüşüm Programı ile verimlilik alanında sistematik gelişmeler kaydeden KOBİ'lerin devlet desteklerinden öncelikli ve avantajlı olarak yararlanması sağlanacak.

KOBİ'lerin kurumsallaşmalarına önem verilecek. Bu amaçla destek programları oluşturulacak ve mevcut destekler gözden geçirilecek. Program kapsamında ayrıca, Türk malı markası ve imajının iyileştirilmesi için faaliyetler yürütülecek. Dış pazarlardaki dağıtım kanallarına doğrudan erişim amacıyla, özellikle yüksek teknolojili sektörlerde faaliyet gösteren yabancı şirket ve markaların satın alınması desteklenecek.

- Bilgi Toplumuna Dönüşüm-

Gelecek dönemde de bilgi toplumu olma yolundaki adımlara hız verilecek. Türkiye'nin bilgi toplumuna dönüşümde önemli yere sahip olan, büyüme ve istihdam odaklı hazırlanan ve 2015-2018 dönemini kapsayan yeni Bilgi Toplumu Stratejisi ve Eylem Planı hayata geçirilecek. Bu strateji ve eylem planı çerçevesinde bilgi toplumuna dönüşüm alanındaki yatırımlara daha da ağırlık verilecek.

Kamunun e-dönüşümü (e-Devlet) büyük oranda tamamlanacak. 4G mobil elektronik haberleşme hizmetlerine yönelik yetkilendirme çalışmalarının başlatıldığı aktarılan beyannameye göre, bu hizmetlerin yaygınlaştırılması sağlanacak. 4G elektronik haberleşme ekipmanlarının yurtiçinde üretilmesine yönelik teşvikler verilecek ve 5G mobil elektronik haberleşme altyapısına ilişkin Ar-Ge çalışmaları başlatılacak.

Fiber Erişim Destekleme Programı oluşturulacak. Fiber altyapı yatırımlarının artırılmasına önem verilecek, hızlı ve kaliteli genişbant erişim yaygınlığı sağlanacak ve 2018 yılında 4 milyon "fiber aboneye" ulaşılacak.

- Bilişim suçları ihtisas mahkemeleri kurulacak-

Bilgi teknolojileri firmalarının küresel pazarlara açılımı teşvik edilecek ve Oyun Sektörü Stratejisi oluşturulacak.

Kişisel verilerin korunması ve siber güvenliğe ilişkin yasal düzenlemeler hayata geçirilecek, Siber Suçla Mücadele Stratejisi ve Eylem Planı hazırlanacak ve bilişim suçları ihtisas mahkemeleri kurulacak.

Yoksul ailelere, belirli ölçütlerle internet erişimi imkanı sağlanacak. FATİH projesi kapsamında dağıtılan tablet bilgisayarlardan alan çocukların bulunduğu aileler öncelikli olarak değerlendirilecek, bu ailelere belirli bir kotada internet erişim hizmeti sunumu, kamu kaynakları kullanılarak sağlanacak.

İnternet kafelerin şartları başta fiziksel koşullar olmak üzere, tüm bireylere hizmet verebilmelerini teminen iyileştirilecek, bu kafeler sınıflandırılacak, sağlıklı ve güvenli bir şekilde hizmet vermeleri sağlanacak. Bu sayede, yaklaşık 5 milyon internet kafe kullanıcısı için daha kaliteli ve güvenli hizmet ortamı oluşturulması hedefleniyor.

AK Parti seçim beyannamesinde dış politikaya ayrılan bölümde, "12 yıllık iktidarımızın en büyük başarılarından birisi dış politikayı milletimize mal etmemizdir. Etkin, kararlı ve stratejik yönetim anlayışımız ile artık bütün resmi kurumlarımız dış politikaya katkı vermektedir" denildi.

AK Parti'nin seçim beyannamesi açıklandı. Beyannamenin Türkiye'nin dış politikasına yer verilen "Vizyoner ve Öncü Ülke" bölümünde, Türk dış politikasının vizyona dayalı ve çok boyutlu olduğu ve olmaya devam edeceği belirtildi. Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) hedefini stratejik bir hedef olarak gördüğü vurgulanan beyannamede, ancak AB ile ilişkilerin diğer ilişkilerin bir alternatifi değil, tamamlayıcısı olarak tanımlandığı ve bu açıdan Türkiye'nin ısrarla takip ettiği "değer odaklı dış politika"nın dünyada giderek yükselen uluslararası sistemin demokratikleştirilmesi, adalet ilkesinin hem siyasete, hem de ekonomiye hakim kılınması taleplerine önemli bir güç kattığının altı çizildi.

Türkiye'nin adaletsizliğe, her türlü önyargıya, İslam düşmanlığına karşı dimdik ayakta durması ve elini dünyanın dört bir köşesindeki mağdura, mazluma, muhtaca uzatması sonucunda adının bugün dünyanın pek çok coğrafyasında çok daha saygın bir konumda olduğuna işaret edilen beyannamede, "12 yıllık iktidarımızın en büyük başarılarından birisi dış politikayı milletimize mal etmemizdir. Etkin, kararlı ve stratejik yönetim anlayışımız ile artık bütün resmi kurumlarımız dış politikaya katkı vermektedir" ifadesi yer aldı.

Beyannamede, Türkiye'nin 2003 yılında 166 olan yurt dışındaki misyon sayısını geçen yıl itibarıyla 259'a ulaştırdığı, küresel ölçekte bir kültür merkezleri ağı oluşturarak kültürel sahadaki etkinliğin artırılması hedefiyle 30 ülkede 38 Yunus Emre Türk Kültür Merkezi kurduğu aktarıldı.

Türk dış politikasındaki temel önceliklere de yer verilen beyannamede, Kıbrıs Türk halkının uluslararası toplum içindeki haklı yerini alabilmesinin temel önceliklerden biri olduğu belirtilerek, "KKTC'nin ekonomik altyapısının güçlendirilmesi ve refahının arttırılması için bugüne kadar kararlılıkla attığımız adımlara devam edeceğiz" denildi.

- Ortadoğu -

Kuzey Afrika ve Ortadoğu coğrafyasında birleştirici ve yapıcı bir rol oynamaya devam edileceği kaydedilen beyannamede, şu ifadelere yer verildi:

"Türkiye, Ortadoğu'da halkın iradesine dayanan demokrasinin herkesin hakkı olduğunu savunmaya devam edecektir. Bölge ülkeleriyle karşılıklı faydaya dayalı çok boyutlu politikalar izlemek önceliklerimiz arasında yer alacaktır. Ortadoğu'da etnik ve mezhebi ayrılıklara dayalı çatışmaların ve dışlayıcı yaklaşımların karşısında olarak Irak'ın toprak bütünlüğünün korunması, ülkede güvenlik ve istikrarın tesisi, demokrasinin güçlendirilmesi, iç barışının sağlanması Irak'a yönelik dış politikamızın temel ilkeleridir. Partimiz, Irak'ta kapsayıcı bir siyasi iktidar tesis edilmesine destek vermeye devam edecektir.

Ortadoğu'da kalıcı istikrarın sağlanmasının en önemli koşullarından birisi Filistin sorununun adil, kapsamlı ve yaşayabilir bir çözüme ulaştırılmasıdır. Türkiye'nin Filistin ulusal birlik hükümetine yönelik güçlü desteği önümüzdeki dönemde de devam edecektir. İsrail'in Mavi Marmara saldırısıyla ilgili olarak Mart 2013'te özür dilemesinin ardından başlayan normalleşme sürecinde ilerleme kaydedilmesi, İsrail'in Filistin'e yönelik saldırıları ve başta Gazze olmak üzere uyguladığı acımasız ambargo sona ermedikçe mümkün olamayacaktır."

- Suriyeli sığınmacılar -

Seçim beyannamesinde AK Parti iktidarlarının Türkiye'ye sığınan Suriyelilerin yanında yer almaya devam edeceği vurgulandı.

Balkanlar'da temel hedefin bölgede barış ve istikrar ortamını tehdit etme potansiyeli barındıran etnik, dini ve siyasi gerginliklerin önlenmesine katkıda bulunmak olduğu belirtilen beyannamede, Balkan ülkelerinin Avrupa-Atlantik kurumlarıyla bütünleşme perspektifine Türkiye'nin güçlü desteğini sürdüreceği ve AB kurumları ve üye ülkeleriyle iyi ilişkileri geliştirmeye devam edeceği kaydedildi.

Devletlerarası ilişkilerin ötesinde toplumdan topluma ve iş dünyaları arasında ilişkileri geliştirerek yeni bir süreç başlatılacağı kaydedilen beyannamede, "Vizelerin kaldırılması, gümrük birliğinin güncellenmesi, mali işbirliğinin derinleştirilmesi gibi yeni inisiyatiflerle Türkiye-AB ilişkilerinde pozitif gündemin güçlendirilmesinin hedeflendiğinin" altı çizildi.

AK Parti seçim beyannamesinde, Türkiye'nin bölgesel ve uluslararası sorunlara karşı dayanışma içinde bulunduğu ABD ile ilişkilerini karşılıklı saygı ve güven temelinde geliştirmeye devam edeceği vurgulandı.

- Rusya -

Beyannamede, Rusya ile enerji ve ticaret başta olmak üzere ilişkilerde yakalanan ivmeyi muhafaza etmeye ve daha da güçlendirmeye gayret gösterileceği, Ukrayna'daki krize, Ukrayna'nın toprak bütünlüğü ve uluslararası hukuk temelinde diplomatik yöntemlerle çözüm bulunması yönünde yürütülen çabaları desteklemeye devam edileceği mesajı verildi. Ayrıca, "Kırım'ın asli halkı olan soydaş Kırım Tatar Türkleri'nin güvenlik ve refahının temini, hak ve çıkarlarının genişletilerek güvenceye kavuşturulması bakımından Ukrayna ile Rusya arasındaki diyalog çabalarını desteklemeyi ve gerekli girişimlerde bulunmayı sürdüreceğiz" ifadesi kullanıldı.

- Ermenistan ile ilişkilerin normalleşmesi -

Türkiye'nin Azerbaycan toprakları ile Yukarı Karabağ'daki işgalin sona erdirilmesi, Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki gerginliklerin sonlanması için çaba göstermeye devam edeceği kaydedilen beyannamede, şunlar denildi:

"Ermenistan ile ilişkilerin normalleşmesine yönelik adımlarımız da sürecektir. Ermenistan'ın karşılıklı yarar ve işbirliğinin önünü açacak kapsayıcı, adil hafıza arayışı içine giren bir anlayışa yönelmesini ve açılımlarımıza ileri görüşle mukabelede bulunmasını bekliyoruz.

Kafkasya'da oluşturduğumuz Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan, Türkiye-Azerbaycan-İran ve Türkiye-Türkmenistan-Azerbaycan üçlü mekanizmaları Türk Konseyi'nin daha da güçlendirilmesi temel hedeflerimiz arasında yer almaktadır."

- Afrika -

Beyannamede son beş yıllık dönemde Afrika kıtasındaki büyükelçilik sayısının 12'den 39'a yükseltildiği ve daha da artırılacağı, 20 milyar dolar seviyesini aşan toplam ticaret hacminin daha da yukarılara taşınması için gayret gösterileceği ifade edildi.

Çin, Japonya, Kore Cumhuriyeti, Endonezya ve Malezya ile stratejik seviyeye yükseltilen ilişkileri daha da ileri bir noktaya taşıma hedefinin belirtildiği AK Parti seçim beyannamesinde, "Tarihi dostluk ve kardeşlik ilişkilerimiz bulunan Afganistan ve Pakistan'ın istikrarı için katkıda bulunmayı sürdürecek, Güneydoğu Asya'nın önemli siyasi ve ekonomik güçleri arasında sayılan Hindistan'la ilişkilerimizi güçlendirmeye çalışacağız" ifadesine yer verildi.

- Kalkınma işbirliği için dönüşüm programı -

AK Parti'nin kalkınma işbirliği politikasını stratejik bir çerçeveye kavuşturacağı ifade edilen beyannamede, Türkiye'nin uluslararası kalkınma işbirliği kuruluşları için bölgesel merkez haline gelmesi amacıyla "Kalkınma İçin Uluslararası İşbirliğinin Geliştirilmesi Öncelikli Dönüşüm Programı"nı hayata geçireceği ifade edildi. Program kapsamında yapılacak faaliyetlerin bazıları şöyle sıralandı:

"Kalkınma İşbirliği Temel Politika ve Strateji Belgesi ve Dış Yardım Kanunu'nu hazırlayacağız. Kalkınma işbirliği alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarını akredite edecek, uluslararası merkez olabilmeleri amacıyla destekleyeceğiz. İlk ve ortaöğretimde küresel farkındalığı artırmaya dönük eğitimler vereceğiz. Kamu kurumlarında "Dış İlişkiler Uzmanlığı" kadrosu oluşturacağız."

Beyannamede, Türkiye'nin IMF'de kotasının arttığı ve ilk defa İcra Direktörlüğü görevinin Türkiye'ye verildiği hatırlatılarak, ülkenin IMF programları uygulayan bir ülke olma konumundan IMF'de karar alıcı bir ülke konumuna yükseldiği vurgulandı.

AK Parti'nin reform sürecini daha da ileri götürmek hususunda iradesini koruduğu ve bu çerçevede AB'ye katılım sürecinde siyasi nedenlerden kaynaklanan tıkanıklıkların aşılması ve katılım müzakerelerinin yeni fasıllar açılarak canlandırılması yönündeki çalışmalara devam edileceği ifade edilen beyannamede, "2013 yılında başlatılan Vize Muafiyeti Diyaloğu süreci tamamlanacaktır. AB katılım müzakereleri ve müktesebata uyum çalışmalarının sürdürülmesi, katılım öncesi mali yardımların etkin kullandırılması ve Türkiye'nin yeni AB iletişim stratejisinin uygulanması öncelikli hedeflerimiz arasında yer alacaktır" denildi.

Seçim beyannamesinde, NATO'nun gerek askeri gerek siyasi etkinliğinin daha da güçlendirilmesine yönelik çalışmaların bundan sonra da destekleneceği, gelecek dönemde bölge ülkeleriyle Türkiye arasında imzalanmış mevcut serbest ticaret anlaşmalarına "hizmet ticareti ve yatırım" bölümleri eklenmesine ilişkin çalışma ve müzakerelerin başlatılmasının hedeflendiği bildirildi.

Türkiye'nin başta Afrika kıtası olmak üzere dünya genelindeki diplomatik misyon sayısını artıracağı, Birleşmiş Milletler nezdinde başlatılmasında önemli rol aldığı "Medeniyetler İttifakı" ve "Barış İçin Arabuluculuk" gibi girişimlere öncülük etmeyi sürdüreceği kaydedilen beyannamede, "Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi'ndeki (AKPM) Türk milletvekili sayısını 12'den 18'e çıkarma, Türkçe'nin AKPM'nin çalışma dilleri arasına girmesi ve Avrupa Konseyi bünyesinde hazırlanan, başta temel hak ve özgürlükleri ilgilendiren sözleşmelere taraf olma" hedeflerinin altı çizildi.

Yurt dışındaki vatandaşlar ve akraba toplulukların her daim yanında olma ve onlarla birlikte yeni kültürel ve ekonomik inisiyatifler geliştirme düşüncesinden hareketle "Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı"nın kurulduğu ve yurt dışında yaşayan Türk vatandaşların sorunları ile daha yakından ilgilenmeye ve faaliyetlerine finansman desteği verilmeye başlandığı aktarılan beyannamede, şunlar belirtildi:

"Yaklaşık 750 bin mavi kartlı vatandaşımızın mağduriyetini giderdik, çifte vatandaşlık kabul etmeyen ülkelerdeki vatandaşlarımızın haklarını koruduk. Bütüncül bir strateji çerçevesinde yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza yönelik farklı kurumlarımız tarafından yürütülen hizmetlerin koordinasyonunu sağlamayı, AK Parti olarak temel önceliklerimiz arasında görüyoruz.

Partimiz, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın soydaş ve akraba toplulukların, içinde bulundukları topluma entegre olmalarını, ekonomik, sosyal ve siyasi yaşama aktif katılımlarını desteklemektedir. Bununla birlikte asimilasyon politikalarına karşı kültürel kimliklerinin korunmasına azami önem gösterecek ve gerekli desteği vermeye devam edeceğiz."

Gelecek dönemde bu kapsamda yurt dışında yaşayan vatandaşların kültürel aidiyetlerinin korunması, sivil toplum kurumlarının daha etkin hale getirilmesi, topluma aktif katılım kapasitelerinin geliştirilmesi ve vatandaşlık haklarının kullanımının güçlendirilmesinin destekleneceği kaydedilen beyannamede, yurt dışındaki sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerinin desteklenmesi ve yurt dışı Türkler'in dil ve kültürel varlıklarının muhafazası için proje destekleme bütçesinin artırılacağı ifade edildi.

Beyannamede, Türkiye kökenli azınlıkların bulunduğu ülkelerde Türk okullarının kreş ve orta öğretim seviyelerini de barındırır bir şekilde kurulmasının teşvik edileceği bildirilerek, ayrıca üniversiteler bünyesinde Diaspora Araştırma Enstitülerinin kurulması ve geliştirilmesinin destekleneceği, yaşadıkları ülkede kültürel alanda öne çıkacak seçkin kişilerin yetiştirilebilmesi için özellikle gençlere yönelik özel programlar geliştirileceği, "Yurt Dışı Eğitim Kurumları Merkezi" kurulmasının hedeflendiği bilgilerine yer verildi.

AA