Advertisement

Başbakan Tsipras, Yunanistan’da bir finansal çöküş yaşanmasının Euro Bölgesi’nin geri kalanını aşağı çekeceği iddiasında bulunuyor. Ancak söz konusu iddia boşa çıkabilir.

Tsipras liderliğindeki Yunan hükümeti ve uluslararası kreditörler arasında hafta sonu gerçekleştirilen görüşmelerde kayda değer bir ilerleme sağlanamadı. Anlaşmaya yaklaşıldığına dair bir işaret olmamasının ardından yatırımcıların ellerinde gösterge Almanya tahvilleri yerine İtalya ve İspanya tahvilleri tutmak için talep ettikleri ekstra faiz çok düşük bir hareket gösterdi. Söz konusu faiz farkları geçtiğimiz yılın ortalamasına yakın seyrederek bulaşıcılığın sınırlı olduğunu gösteriyor. Yatırımcılar, Yunanistan en son 2012’de Euro Bölgesi’nden çıkış ihtimali ile karşı karşıya kaldığında borçlanma maliyetlerindeki patlamadan dolayı zarar görmüşlerdi.

Bu kez, Avrupa Merkez Bankası’nın (AMB) parasal genişleme programı Euro Bölgesi’nin en borçlu ülkeleri için borçlanma maliyetlerini düşük tutuyor ve bu durum Tsipras için olumsuz olabilir. Çünkü Yunanistan Başbakanı, Ocak ayında göreve gelmesinden bu yana, kreditörlerin sistemik bir krizinden kaçınmak için tavizler vermesi gerektiğini savunuyordu.

Londra’daki ADM Investor Services International Ltd. stratejistlerinden Marc Ostwald, “QE olmasaydı daha fazla kozları olurdu. Bundan şüphe yok. Bulaşıcılık riski birkaç faktör tarafından sınırlandırıldı. Ancak en önemlisi AMB alımları” dedi.

10 yıl vadeli İspanya tahvil faizi Londra saati ile 08:29’da yüzde 1.86 oldu. Mart ayında yüzde 1.048 seviyesindeydi.

İspanya ve Almanya tahvil faizleri arasındaki fark 136 baz puan veya 1.36 yüzde puan seviyesinde. Geçtiğimiz yıl ortalama 122 baz puan idi. İtalya ve Almanya tahvil faizleri arasındaki fark 138 baz puan seviyesinde. Geçtiğimiz yıl ortalama 139 baz puan idi.