Advertisement

Çin’de piyasanın görünmez eli, bazen devletin demir yumruğundan destek ihtiyacı hissedebilir. Bu durum, Şanghay ve Şenzen Borsalarında işlem gören hisse senetlerinin değerinden 3.5 trilyon dolarlık bir miktarın buharlaşmasının ardından doğrulandı.

Başkan Xi Jinping’in hükümeti, balon oluşurken büyük rol aldı. Söz konusu balon şişirilirken de geride durmadı. Hükümet, hisse senedi piyasasındaki satış dalgasının önüne geçmek amacıyla ilk halka arzları askıya altı ve kredili işlemler ile ilgili kuralları gevşeterek yatırımcıların borç parayla hisse senedi alabilmeleri için konutlarını teminat olarak göstermelerine imkan sağladı. Çin Merkez Bankası 27 Haziran’da gösterge faiz oranını ve bankalar için zorunlu karşılıkları düşürme kararı aldı. Merkez bankası bu kararın günler sonra 21 aracı kuruma finansal destek sağlamayı teklif etti. Banka, 120 milyar yuan (19.3 milyar dolar) değerinde hisse alımı yapacağı ve bu hisseleri bir sene tutacağı taahhüdü verdi. Çin menkul kıymet regülatörü 8 Temmuz’da büyük şirket hissedarlarının (payı yüzde 5’i geçenler), kurumsal yöneticilerin ve direktörlerin hisselerini 6 ay boyunca satmalarını yasakladı.

Çin hükümetinin şimdiye kadar gösterdiği çabaların büyük bir etkisinin olduğu söylenemez. Şanghay Bileşik Endeksi 12 Haziran’daki zirve seviyesinden yaklaşık yüzde 32 geriledi. Endeks bazı günlerde yüzde 5’ten fazla düştü. Çin’deki satış baskısı 8 Temmuz’da o kadar yüksekti ki yaklaşık 1,300 şirketin Çin borsalarındaki hisse senedi işlemleri durduruldu. Bu da 2.6 trilyon değerinde hisse senedinin veya hisse senedi piyasasının yüzde 40’ının dondurulmasını sağladı. 7 Temmuz’da Hong Kong, Çin hisselerini takiben ayı piyasasına girdi.

Hisse senedi piyasasındaki gerileme 1992’den bu yana en kötü piyasa düşüş olarak kaydedildi ve Xİ ve Başbakan Li Keqiang için utanç kaynağı oldu. Liderler devlet müdahalesini azaltmayı hedefleyen 300’den fazla reform taahhüdü vermişlerdi.