Advertisement

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, "Ekonomi Bakanlığı olarak tek bir belgede 10 milyar TL'lik bir doğalgaz depolama yatırım belgesi düzenledik. Yatırım, Mersin'de gerçekleştirilecek" dedi.

Zeybekci, Cityscape'in bilgi ortaklığı, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), İstanbul Ticaret Odası (İTO), Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) ile Türkiye İhracatçılar Meclisinin (TİM) desteğiyle sektöre yeni bir ivme kazandırmak için "Türk Gayrimenkul Sektörünün Körfez Yatırımcıları ile Buluşması" etkinliğinin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Bugün cari açıkla alakalı 8 aylık verilerin açıklandığını hatırlatan Zeybekci, şöyle devam etti:

"Cari açık öngördüğümüz gibi 8 aylık periyotta 29,15 milyar dolardan 25,7 milyar dolara düştü. Yüzde 12 civarında bir iyileşme var. 2014 yılında da 2013'e göre yüzde 30'luk bir iyileşme vardı. Bu, Türk ekonomisi için son derece başarılı. Bu ay itibarıyla cari fazla noktasına çok yaklaştık. Mal ve hizmet ihracatının bu iyileşmede katkısı var. En önemli bilgilerden biri de doğrudan yabancı yatırım girişi 2014 yılına göre yüzde 35,5 artarak 11,8 milyar dolara ulaştı. Yıl sonu itibarıyla bunun daha iyi olacağını göreceğiz.

Ekonomi Bakanlığı olarak 1 kalemde, tek bir belgede 10 milyar TL'lik bir yatırım belgesi düzenledik. Arkadaşlarımız bunun teknik bilgilerini sizinle yakında paylaşacak. Türkiye'nin enerji güvenliğini sağlayacak bir yatırım. Doğalgaz depolama ile ilgili bir yatırım. Türkiye doğalgaz depolayamadığı için doğalgaz ile ilgili dalgalanmalardan gerek fiyat gerekse sürdürülebilir enerji güvenliği anlamında kendini güvence altına alamadığı bir zayıflığı söz konusuydu. Bu yatırım, Türkiye'nin gerek fiyat hareketliliğine karşı elastikiyeti gerekse sürdürülebilir arz güvenliğiyle ilgili önemli bir yatırım olacak."

Zeybekci, bu ve buna benzer çok güzel haberlerin ortaya çıktığına işaret ederek, bunun Türk-yabancı ortaklığı olduğunu ve yatırımın Mersin'de (İskenderun-Hatay bölgesinde) gerçekleştirileceği bilgisini verdi.

Bu yatırımın cari açığa katkısının ne olacağına ilişkin bir soruyu ise Zeybekci, şöyle yanıtladı:

"Elinizde hiçbir stok yoksa, bir şeyi devamlı musluktan açıp da alıyorsanız, orada bütün kuralları karşıdaki belirliyor. Ama sizin 1 aylık stoğunuz varsa karşıdan su gelmese de elinizdeki stoğa güvenerek hareket ettiğinizde, fiyat oynamalarından gerek Türkiye gerekse Türk ekonomisi, sanayisi anlamında büyük faydası olur. İkincisi arz güvenliği. Bir dalgalanma geldiğinde yokluk söz konusu değil, 1 aylık stoğunuzun olması... BOTAŞ'ın da yaptığı çalışmalarla bir de bu devreye girerse Türkiye'nin 1 aylık rezervini tutabilmesi dünya standartlarının üzerinde bir çalışma olur. Bunu stratejik teşvik kapsamına aldık."

- "Biz komplekssiz bir milletiz"

Zeybekci, Türkiye'den konut alan yabancılara doğrudan vatandaşlık verilip verilmeyeceğine ilişkin bir soru üzerine de şunları söyledi:

"Dünyada bir çok ülkede, o ülkeden eğer bir konut aldıysanız, bedeline göre değişiyor. Şu fiyata kadar olursa hızlı şekilde devreye giren bir sistem, şu değerden buraya kadar olursa 2 yıl veya 1 yıl içinde vatandaşlık kazanmak, şu değer ve üzerinde olursa eğer güvenlikle ilgili sıkıntı yoksa doğrudan vatandaşlıkla ilgili uygulamalar var. Türkiye olarak bunu gerçekleştirmemiz gerekiyor. Önemli adımlar attık. Biz komplekssiz bir milletiz. Her kim Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak istiyorsa benim yüzümde gülücükler olması lazım. Benimle aynı ülkeyi, kaderi, kimliği paylaşmak isteyen birine benim son derece pozitif yaklaşmam gerekiyor. Özellikle gayrimenkul edinmekle ilgili vatandaşlık talebi varsa bunu belirli kategorilerde bir sınıflandırma yapmamız gerekiyor. Bu önerimi de Bakanlar Kurulunda dile getirdim. Henüz erken ama olması gereken bu, doğru olan bu."

Zeybekci, hükümetin inşaat sektörüne verdiği desteğe dikkati çekerek, yabancıya konut satışının bir ihracat olduğunu dile getirdi.

Döviz getirici işlemlerin yüzde 100 mal ihracatı gibi sayılmasının imkansız olduğunu vurgulayan Zeybekci, bunu getirebildikleri yere kadar getirmeleri gerektiğini söyledi.

Zeybekci, gelecek süreçte katma değer yaratan firmalar ya da ürünlerle ilgili farklı destekleri olup olmayacağı sorusu üzerine, yüksek teknoloji yatırımlarının Türkiye'nin neresinde olursa olsun en üst seviyede destekleneceğini açıkladı.

İstanbul, İzmir ve Kocaeli gibi yerlere yatırımla ilgili neredeyse sıfır teşvik verdiklerini aktaran Zeybekci, ancak konu yüksek teknolojiyle ilgili olursa en üst düzeyde teşvik verilmeye devam edildiğini söyledi.

Son Japonya seyahatine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Zeybekci, "Türkiye'nin menfaati neyse, Türkiye'ye yüksek teknoloji transferi sağlayacaksa, stratejik öneme sahipse, büyük bir yatırımsa gibi konuları dikkate alarak, hükümet olarak yatırıma özel düzenlemeler yapmaya hazırız. Kişiye özel ceket dikmek gibi bütün bu alanlarda son derece elastiğiz ve birebir görüşmelere hazırız. 7 gün 24 saat bununla ilgili hükümetimiz, Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız reel sektörün bir temsilcisi gibiyiz. Hiçbir çekincemiz olmadan bunları yapıyoruz" ifadelerini kullandı.

- "Enerji verimliliğine konu olacak malzeme üreten firmalar, stratejik yatırım kapsamında"

Zeybekci, enerji verimliliğine konu olacak malzemeleri üretecek yeterli fabrika bulunmamasına ilişkin görüşlerinin sorulması üzerine ise bu konuyla ilgili teşvikleri olduğunu anlattı.

Enerji verimliliğini sağlayacak ürünleri üreten firmaların, üst düzeyde teşvik edilen yatırımlar çerçevesinde değerlendirildiğini vurgulayan Zeybekci, burada bir boşluk bulunduğunu düşünmediğini kaydetti.

Zeybekci, izolasyon, ısıtma, soğutma, kaplama malzemeleri gibi alanlarda üretim yapan firmaların tüm yatırımlarının stratejik yatırım kapsamında değerlendirilerek desteklendiğini hatırlattı.

Dünyada teknolojinin çok hızlı değiştiğinin altını çizen Zeybekci, "Sizin aldığınız kararlar, kanunlar, yönetmelikler ne varsa, günde 2 defa değiştirmeniz gerekiyorsa bunu yapmanız lazım. Bu konuda hiç sıkıntı çekmiyoruz. Bunların tamamı Türkiye'de siyasetin, ekonominin istikrarıyla da doğru orantılı" diye konuştu.

Zeybekci, cari açıkla ilgili bir soruyu ise şöyle cevapladı:

"Dış ticarette ihracatın ithalatı karşılama oranında eylül sonu itibarıyla yüzde 70 noktasına geldik. Bu bizim için tarihi zirveler ancak henüz serbest bölgelerden yapılan net ihracat ve bavul ticareti buna dahil değil. Bunu da eklediğimizde Türkiye olarak çok şanslı bir noktadayız. Hizmet dış ticaretimizde yüzde 50 fazla veriyoruz. 26-27 milyar dolar civarındaki fazlamızı da bunun üzerine koyarsak ilk defa denge noktasını konuşmaya başlayacağız. Türkiye, dış ticarette TL kullanımını yüzde 14'ler seviyesine getirdi. Bu da bizim cari açığın finansmanında yabancı finansman ihtiyacımızı aşağı düşürüyor. Eğer bizim cari açığımız 5 ise yabancı finansmana duyduğumuz ihtiyaç 4'tür. Bu yıl da cari açığın yabancı finansmana duyduğu ihtiyaçta yüzde 3'lerin konuşulduğu noktaya gelecek. Türkiye artık cari açığın, problem olmaktan çıktığını konuşabilir."

- "Gayrimenkule yatırım yapılmasın diyemeyiz"

Zeybekci, eski Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın "Sanayi sektörüne yönelik yatırımlar azalıyor ancak bu gayrimenkul sektörüne yöneliyor" şeklindeki açıklamalarına ilişkin soru üzerine, Babacan'ın 2007-2008 yıllarında yaşanan global krizin altındaki önemli sebeplerden biri olan şişen balonla ilgili uyar yaptığını söyledi.

Babacan'ın sözlerini kendisinin bu şekilde gördüğünü dile getiren Zeybekci, şunları kaydetti:

"İnşaat, gayrimenkul, konut sektörü tabiatın kuralıdır. Bu gelişmenin önüne geçemezsiniz, engelleyemezsiniz. Oradaki gelişmeleri, büyümeyi, rantı hükümet, devlet olarak bizi ilgilendiren kısmı sadece ve sadece bu alandaki çevresel hassasiyetler, vergilendirilebilen kazançlar, kayıt dışı ekonomi ile ilgili bunlara bakarız. Onun dışında gidip de piyasaya 'Artık daha çok konut yapılmasın, gayrimenkule yatırım yapılmasın' diyemeyiz. Böyle bir politika olmaz zaten. Kaldı ki inşaat sektörünü sonuna kadar destekliyoruz. Türkiye, dünyada Çin'den sonra inşaat sektöründeki şirketleri anlamında ikinci sırada. Şu anda dünyada almış olduğu kontakların toplamı 320 milyar dolar civarında."

Zeybekci, bu sektörü korumaları gerektiğini vurgulayarak, "Burada yapsak yapsak çok aşırı ranta dayanan vahşi kapitalizmi engelleyici tedbirler alabiliriz" dedi.

Gayrimenkul sektörünün bu noktaya ulaşıp ulaşmadığına ilişkin bir soru üzerine Zeybekci, henüz böyle bir şeyin söz konusu olmadığını, gayrimenkulde kayıt dışı, aşırı rant gibi bir durumun oluşmadığını ifade etti.

Zeybekci, gayrimenkul sektörünün döviz kazandırıcı hizmetler kapsamına alınması talebiyle ilgili, "Böyle bir çalışmamız var zaten şu anda. Bakanlık olarak diğer bakanlıklar ile istişare halinde yapıyoruz. Sonuna kadar da destekliyor, doğru bir talep olarak görüyorum" değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'de konut alanların yanlış yönlendirilmesi şikayetlerinin arttığına ilişkin bir soru üzerine ise Zeybekci, "Asıl yaptırım bu kişilerin deşifre edilerek Bakanlığa bildirilmesi. Bunun sadece hükümete, devlete bırakılması son derece yanlış, bu bize direkt söylenmeli. Yabancı yatırımcıyı aldatan kişi ve kişilerin söylenmesi halinde gerekli bütün tedbirleri alacağız ve yaptırımları ortaya koyacağız. Türkiye'de konut sektörüyle ilgili sadece bunu konuşmak yanlış olur" şeklinde konuştu.

AA