Advertisement

İran’la P5+1 ülkeleri arasındaki müzakerelerin anlaşmayla sonuçlanması, Türkiye'de iş dünyasında olumlu yankı uyandırdı.

Konuya ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Ömer Cihad Vardan, İran’la P5+1 ülkeleri arasında uzun zamandır devam eden müzakerelerin anlaşmayla sonuçlanarak yaptırımların kaldırılmasını memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti.

Vardan, anlaşma sayesinde İran’ın güvenlik kaygılarıyla hareket eden bir bölge ülkesi olmaktan çıkarak ekonomik ve sosyal kalkınmayı ön planda tutacağı öngörüsünde bulundu.

"Böylelikle bölgede güvenlik kaygıları yerine refah yaratma kaygıları olacak ve bu dönüşüm iradesi, bölgenin demokrasiyle yönetilen en büyük serbest piyasa ekonomisi ve imalat gücü Türkiye’nin ekonomik ilişkilerini pozitif yönde etkileyecek" diyen Vardan, İran’ın sahip olduğu doğal kaynakları, genç ve eğitimli nüfusuyla Türk yatırımcısı ve ihracatçısı için özellikle inşaat, altyapı, enerji, otomotiv, maden, turizm, hizmet ve perakende sektörlerinde yeni iş imkanları oluşacağını vurguladı.

"Avrupa ve Amerikan şirketleri ile ortaklıklar mekanizmaları için çalışıyoruz"

Vardan, normalleşmenin beraberinde getirdiği iş fırsatlarını, şirketlerin en iyi şekilde değerlendirebilmesi ve İran pazarında rekabet güçlerinin artması için "Ambargo Sonrası İran Ekonomisi Etki Analizi" çalışmasını başlattıklarını anlattı.

Ekonomi Bakanlığı desteği ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) iş birliğiyle başlatılan projenin, uluslararası bir danışmanlık firması tarafından yürütüldüğünü aktaran Vardan, şunları kaydetti:

"İran’a yönelik çalışmalarımızı, mart ayında sona erecek bu çalışmada ortaya çıkacak 'İran Yol Haritası ve İş Planı’na göre şekillendireceğiz. Önümüzdeki dönemde Türk şirketlerinin rekabetçi olacağı sektörlerde İran’ın önemli ekonomik merkezlerine yönelik ticaret ve yatırım heyeti organizasyonlarına hız vereceğiz. Özellikle Avrupa ve Amerikan şirketleri ile şirketlerimizin İran pazarında ortaklıklar kurabilmesi için gerekli mekanizmalar üzerinde çalışmaya başladık. Avrupa ekonomisindeki müspet hareketliliğe ilaveten komşumuz İran’ın normalleşmesi, Türkiye’yi orta ve uzun vadeli büyüme ve ihracat hedeflerine daha da yakınlaştıracaktır. İran pazarındaki müspet gündem bölge pazarlardaki etkinliğimizi arttıracaktır."

"Kimya sektörü açısından firmalarımız ülkenin potansiyelinin farkında"

İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz, yaptırımların kalkmasıyla iki ülke arasındaki ticaret ilişkisinin güçleneceğini ve ticari artışa paralel yatırımların daha da artacağını vurguladı.

Akyüz, firmaların mevcut durumlarını gözden geçirerek yatırım yapabileceklerini belirterek, "Kimya sektörü açısından firmalarımız ülkenin potansiyelinin farkında. Yaptırımların kalkmasının ardından petrol ve petrokimyasal ürünlerinin fiyatlarının düşmesi özellikle ham maddesini bu ürünlerin oluşturduğu sektör firmalarımızı pozitif etkileyecek. Ham madde kaynaklarına yakınlığı açısından Türkiye bunu avantaja çevirmeyi başarırsa diğer ülkelerle nasıl ekonomik ilişkimiz varsa aynısı İran’la geçerli olacak. İran’ın Çin’le ticaret potansiyelini de göz önünde bulundurarak bu sürecin Çin’e karşı rekabet avantajımızı da artıracağını söyleyebiliriz" değerlendirmesinde bulundu.

"İran’ın, Türkiye’nin deneyimine ihtiyacı var"

Çelik İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Namık Ekinci, İran’a uygulanan yaptırımların kalkmasının çelik sektörü ticareti açısından olumlu sonuçlar doğuracağının altını çizerek, "İran’ın, ilerleyen yıllarda güçlü bir ihracatçı ülke haline gelip ciddi bir rakibimiz olma ihtimali yüksek. Buna rağmen ambargonun kalkmasıyla İran pazarında yeniden söz sahibi olup çelik ihracatımızı artırmayı hedefliyoruz" diye konuştu.

Türk çelik sektörünün vakit kaybetmeden katma değerli ürün yelpazesini geliştirecek ve maliyetleri düşürecek yatırımları gerçekleştirmesinin büyük önem arz ettiğini ifade eden Ekinci, "Elbette çelik sanayisi açısından İran’ın da önemli başarıları var. Ancak yine de Türkiye’nin deneyimine ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz. İran’ın üretmediği ancak ihtiyacı olan ürünleri sağlamayı tercih ederiz. İran ile sadece ticari değil sanayi iş birliği de yapmak isteriz" görüşünü paylaştı.

"İran’da 3 yılda 1.000 mağaza ve satış noktasına ulaşabiliriz"

Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Sami Kariyo, önümüzdeki 3 yılın sonunda İran’da toplam 1.000 kadar mağaza ve satış noktasına ulaşabileceklerini öngördü.

BMD üyesi 29 markanın halen İran’da 135 mağazası bulunduğu bilgisini veren Kariyo, "Ambargoların kalkmasıyla pazara yeni girecek 20 Türk markası 3 yılda 500 mağaza açabilecek. Halen İran’da faaliyet gösteren markalarımızın açacaklarıyla birlikte önümüzdeki 3 yılın sonunda bu ülkede toplam 1.000 kadar mağaza ve satış noktasına ulaşabileceğimizi öngörüyorum" ifadelerini kullandı.

"Türk firmaları Avrupa markalarından önce İran’a yerleşmeli"

İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Hikmet Tanrıverdi, Türk markalarının İran’da algısının çok pozitif olduğunu belirterek, "Batı ile imzaladığı anlaşmadan sonra İran hızla dünyaya açılacak. Firmalarımızın bu büyük pazardaki fırsatları mutlaka değerlendirmeleri ve Avrupa markalarından önce İran’a yerleşmeleri gerektiğini düşünüyorum" uyarısında bulundu.

Yaklaşık 80 milyon nüfusuyla İran’ın Türk hazır giyim sektörü için çok önemli bir pazar olduğunu bildiren Tanrıverdi, İran pazarı ile ilgili hazır giyim ihracatçısının elini güçlendirecek, onlara doğru ve güncel bilgiler sunacak araştırmalar yaptıklarını söyledi.

Tanrıverdi, İran’da Türk firmalarının katılacağı bir fuar için hazırlıklara başladıkları dile getirerek, "İran’da TİM tarafından Türk Ticaret Merkezi açılması planlanıyor. Bunu sektör olarak biz de destekliyoruz. Bunun dışında biz de İran pazarında farklı iş birlikleri için temaslarımızı yoğunlaştırdık. Geçtiğimiz ay yürüttüğümüz Ur-Ge projesi kapsamında İran’a bir ticaret heyeti gönderdik ve çok başarılı oldu. Benzer çalışmaları bundan sonra da devam ettireceğiz" şeklinde konuştu.

Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Hüseyin Çetin ise Tercihli Ticaret Anlaşması kapsamına ayakkabının da alınmasını beklediklerini aktardı.

Çetin, "Eğer beklentimiz gerçekleşirse İran’a bu yıl ayakkabı ihracatımızı 2015’e göre yüzde 100 arttırıp 20 milyon doların üzerine çıkarabiliriz" dedi.