Advertisement

Piyasalar yıllardır merkez bankalarının hedef faiz oranlarını ne zaman değiştireceğini tahmin etmeye çalışan spekülasyonlara sahne oldu. Bu yöndeki çalışmalar sıfır faiz döneminin de çok öncesine dayanıyor.

Fed'in on yıl aranın ardından ilk kez faiz artırma kararı aldığı Aralık toplantısına uzanan süreçte aracı bir çok aracı kurum araştırması faiz artışlarının aslında piyasaları yönlendirmediğine işaret ediyordu. Ancak aslında, hisse senetleri faiz artırım süreci başladığında yükselme eğilimi gösterdi.

Oysa görünen o ki işler böyle yürümüyor olabilir. Ayrıca, Fed'in feci bir hata yaptığına dair oluşan yeni görüşe ek olarak, akademik araştırmalar da faiz artışının hisse senetleri için olumsuz olduğunu ve artırım süreçlerinde defansif hisse senetlerinin daha iyi performans gösterdiğini işaret ediyor.

Cambridge Üniversitesi ve London Business School akademisyenleri tarafından derlenen Credit Suisse Global Investment Returns Yearbook'un 2016 edisyonu, ABD ve İngiltere'de neredeyse 100 yıla yakın bir döneme ait yatırım getirilerini faizlerin artması veya azalmasına göre ayırıyor. Araştırma faiz oranındaki değişim beklentileri yerine gerçek değişimleri kullanıyor.

Araştırmanın sonucu çok açık. İngiltere'de hisse senetlerinin tahvillere göre priminin nerediyse tamamı faiz oranının düştüğü dönemde elde ediliyor ve bu fark faiz oranı artarken kayboluyor. Aynı durumda, ABD'de hisse senetlerinin tahvillere göre primi yüzde 5.5'tan yüzde 1.9 puana düşüyor. Dolayısıyla, FT haberinde yer alan araştırmada, eğer faizlerin arttığı düşünülüyorsa, faizlerin düştüğü döneme göre hisse senedi pozisyonunun azaltılması gerektiği belirtiliyor.