Advertisement

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, döviz kurunun istikrarlı seyrinin ekonomik olduğu kadar siyasi gelişmelere de bağlı olduğunu belirterek, "Şubat ayında TL'nin dolar karşısında değer kaybının yavaşladığı gözlenmektedir. Bu yavaşlama önümüzdeki dönemde TÜFE üzerindeki baskıyı da azaltacaktır" ifadesini kullandı.
Yılmaz, yazılı açıklamasında Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan şubat ayı enflasyon rakamlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Şubatta piyasa beklentilerinin oldukça dışında olmak üzere enflasyonda gerileme kaydedildiğini ifade eden Yılmaz, Tüketici Fiyat Endeksi'nin (TÜFE) yüzde 0,02, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi'nin (Yİ-ÜFE) ise yüzde 0,20 azaldığını hatırlattı.
Yıllık TÜFE artış hızının ocakta yüzde 9,58 iken şubatta yüzde 8,78'e gerilediğini belirten Yılmaz, Yİ-ÜFE artış hızının ise ocakta yüzde 5,94 iken şubatta yüzde 4,47'ye düştüğünü ifade etti.
TÜFE'deki azalmada özellikle gıda ve alkolsüz içecekler fiyatının yüzde 0,04, giyim ve ayakkabı fiyatının yüzde 6,16, haberleşme fiyatlarının yüzde 0,42, eğlence-kültür fiyatlarının yüzde 0,13 düşmesinin etkili olduğunun altını çizen Yılmaz, şunları kaydetti:
"Şubatta TÜFE üzerinde, özellikle işlenmemiş gıda fiyatlarının yüzde 1,01 oranında azalması ve et fiyatlarına yönelik tedbirler etkili olmuştur. Gıda fiyatlarındaki gerileme lokanta-otel fiyatlarını da aşağı çekmiştir. Şubatta Döviz kuru nominal artış hızındaki yavaşlama ve petrol fiyatlarının genelde aşağı yönlü seyri enflasyonda kaydedilen azalmaya katkıda bulunmuştur. Hizmet fiyat artış hızlarında da gerileme söz konusudur. Temel eğilimi ve para politikasının etkisini gösteren ve TCMB'nin özellikle izlediği çekirdek enflasyon I endeksi (enerji, gıda ve alkolsüz-alkollü içecekler, tütün ve altın hariç) şubatta yüzde 0,06 azalmış, yıllık artış hızı da yüzde 9,72'ye gerilemiştir."
Şubatta Türk Lirasının dolar karşısında değer kaybının yavaşladığının gözlemlendiğini belirten Yılmaz, bu yavaşlamanın önümüzdeki dönemde TÜFE üzerindeki baskıyı da azaltacağını, döviz kurunun istikrarlı seyrinin ekonomik olduğu kadar siyasi gelişmelere de bağlı olduğunu vurguladı.
Gıdada yıllık fiyat artış hızının yüzde 8,83'e gerileyerek, OVP varsayımının altına indiğine dikkati çeken Yılmaz, "Gıda fiyatlarındaki gelişmeler enflasyon kadar sosyal refah açısından da önemlidir. Gelir düzeyi düşük kesimlerde gıda harcamalarının payının daha yüksek olduğu dikkate alındığında, gıda enflasyonundaki gerilemeden en fazla dar gelirli kesimlerin yararlanacağı ifade edilebilir" değerlendirmesinde bulundu.
Yılmaz, gıda fiyatlarının yıllık artış hızının yüzde 9 civarında seyretmesinin, petrol fiyatlarının OVP'de öngörülen tahmin civarında kalması ile TÜFE yıl sonu artış hızı hedefine ulaşılabileceğini kaydederek, bu hedefin asgari ücret artışının etkisini de kapsadığını belirtti.